Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ramazan Bayramı açıklaması

AA |  07 Nisan 2021 Çarşamba - 15:27 | Son Güncelleme : 07 04 2021 - 17:13

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
Erdoğan kısıtlamalarla ilgili olarak, "Avrupa ülkelerinin hemen tamamı Türkiye'den daha ağır kapatma tedbirleri uyguluyor. Biz Ramazan ayı sonrası vaka sayısını 1000-2000 seviyesine düşürürsek turizm için fırsatımız olacak." dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Meclis çalışmalarından, hükümet icraatlarına ve belediye faaliyetlerine  kadar her yerde tespit ettiğimiz eksikleri, aksaklıkları ve hatta hataları derhal  telafi yoluna gidiyoruz, gitmeye devam edeceğiz." dedi. 
 
Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl  Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçen ay gerçekleştirilen 7. Olağan  Büyük Kongre sonrası ilk il başkanları toplantısını düzenlediklerini belirtti.
 
Her kongre ve her seçimin, yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayan  Erdoğan, "Şimdi bir adım daha ötesine gitmiş bulunuyoruz, geçtiğimiz 19 yılda  ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetleri de yeni bir başlangıç kabul ederek,  2023 hedeflerimize yöneldik. Büyük kongremize besmele ve Fatiha ile başlayarak  niyetimizin hayır olduğu inancıyla akıbetimizin de hayırla neticeleneceğine olan  teslimiyetimizi tekrarladık." diye konuştu.
 
Erdoğan, "Türkiye için güven ve istikrar" diyerek inandıkları yolda  hangi istikamette yürüyeceklerinin taahhüdünü millete verdiklerini belirterek,  kendileri ile tüm kardeşlerinin, dostlarının ve insanlığın hayrı ve huzuru için  yeniden yola revan olduklarını söyledi.
 
Konya'da düşen askeri gösteri uçağına ilişkin Erdoğan, "Bizim, Türk  Yıldızları olarak tanıdığımız ve bildiğimiz uçaklarımızdan bir tanesi eğitim  uçuşu esnasında maalesef düşüyor ve pilot yüzbaşımız da şehit oluyor. Allah'tan  kendilerine rahmet diliyoruz ve birlikte gelin şahsında tüm şehitlerimizin ruhuna  birer Fatiha okuyalım. Gerek ailesine gerekse tüm silahlı kuvvetlerimize ve  milletimize başımız sağ olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan, dünyanın koronavirüs salgınıyla açığa çıkan zulüm, çarpıklık,  adaletsizlik ve haksızlık batağında daha fazla ilerleyemeyeceğinin her geçen gün  daha iyi anlaşıldığına dikkati çekti.
 
Tarihin bu önemli kavşağında medeniyet nöbetini devralmak için her  alanda çok daha fazla çalışacaklarını, gayret göstereceklerini ve mücadele  edeceklerinin ahdini milletle paylaştıklarını ifade eden Erdoğan, şunları  söyledi:
"Tüm kalbimizle ülkemizin ve milletimizin önünde yepyeni bir dönemin  açıldığına inanıyoruz. Bu yeni süreç, inşallah büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa  ederek 21. yüzyılın lider ülkesi hedefimize ulaşacağımız bir dönem olacaktır.  Hamdolsun artık Türkiye için bu vizyon iç geçirecek özellikle de iç geçirmek  suretiyle ifade ettiğimiz bir rüya olmanın ötesinde somut bir hedefe dönüşmüştür.  Coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımız boyunca defalarca gerçekleştirdiğimiz  medeniyet şahlanışlarından birinin tam eşiğindeyiz.
 
Türk milleti bu noktaya gelememesi için Cumhuriyet tarihimiz boyunca  tek parti zulmü ile vesayetle darbe ile terörle engellenmeye çalışıldı.  Demokrasimizi güçlendirerek, kalkınmamızı tamamlayarak, altyapımızı kurarak,  insan gücümüzü geliştirerek ve vizyonumuzu genişleterek önümüze çıkartılan  engelleri birer birer açarak buraya kadar geldik. Herkes kendi hesabını yaparken,  kader hükmünü verdi ve kendimizi yeni bir küresel değişimin tam merkezine  yerleştirmeyi başardık. Ülkemize kazandırdığımız eserleri ve hizmetleri her  fırsatta hatırlatmamızın özetle de olsa sayıp dökmemizin 2023 hedeflerimize ve  2053 vizyonumuza atıfta bulunmamızın sebebi işte budur."
 
"Gereğini yerine getiriyoruz"
Erdoğan, "Bunları söylerken madalyonun diğer yüzünü de görmezden  gelmiyoruz. Sıkıntılarımız yok mu, elbette var. Bunun için kendi içimizde  yapmamız gereken değişimler olduğunu biliyoruz.Teşkilatlarımızdan başlayarak, her  seviyede bu değişimi adım adım hayata geçiriyoruz, geçirmeye de devam edeceğiz.  Hiç şüphesiz bu süreçte yanlış insanlarla yanlış işlerle ve yanlış yöntemlerle de  karşılaştığımız oluyor. Bunları tespit eder etmez asla üstünü örtmüyor, asla  yanlışı savunmuyor ve hemen gereğini yerine getiriyoruz getirmeyi de  sürdüreceğiz." diye konuştu.
 
"Hataları derhal telafi yoluna gidiyoruz"
"Meclis çalışmalarından, hükümet icraatlarına ve belediye  faaliyetlerine kadar her yerde tespit ettiğimiz eksikleri, aksaklıkları ve hatta  hataları derhal telafi yoluna gidiyoruz, gitmeye devam edeceğiz." ifadelerini  kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Milletle inatlaşılmayacağını, ancak millete ram olunacağını, teslim  olunacağını ve hizmetkar olunacağını siyasetinin merkezine yerleştirmiş bir parti  olarak, zaten başka türlü de hareket edemeyiz. Bunun yanında karşımızda başka  sıkıntılar da var. Mesela uluslararası alanda Türkiye'nin geldiği konumu hala  kabullenemeyenler var. Sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturma projesinden  hala vazgeçmeyenler var. Tek misyonu ülkemize düşmanlık olan zalim rejimleri  ayakta tutmakta ısrar edenler var. İçeride siyasetini kendi ülkesinin ve  milletinin felaketi üzerine kuran muhterisler var. Proje genel başkanlar, proje  partiler, proje şahsiyetler ve proje kampanyalar üzerinden bizi yıpratarak  Türkiye'ye diz çöktürmeye çalışanlar var. Artık tarihe karışmış olmasını arzu  ettiğimiz darbe ve vesayet heveslerini buldukları her fırsatta ortaya dökenler  var. Bunlara karşı da tavizsiz bir şekilde mücadeleyi sürdürüyoruz. Ülkemizin  içerideki ve dışarıdaki kazanımlarından asla vazgeçmeden çok daha iyisi, çok daha  fazlası ve çok daha hayırlısı için var gücümüzle çalışıyoruz."
 
Erdoğan, Türkiye'nin geldiği her seviyenin yeni ihtiyaçları ve yeni  araçları gerektirdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Bir yandan mevcut çalışmalarımızı sürdürüyor ve diğer yandan da  kesintisiz reformlarla değişim nehrinde ilerliyoruz. Yeni anayasa teklifimizi bu  ihtiyaç ortaya çıkarmıştır. Büyüyen ve gelişen Türkiye'nin yükünü taşıyamayan  darbe dönemi anayasasını bir kenara bırakarak, ilk defa siyasetin ve milletin  bizatihi kendi eseri olan bir anayasa için kolları sıvadık. Girişimci ve insani  dış politikamızın önümüze açtığı yeni alanları en verimli şekilde değerlendirmek  için sahada ve masada sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Terörle mücadelede 40 yıl  sonra nihayet ülkemizin içini tamamen temizleme aşamasına geldik. Ekonomide  yatırım, istihdam, üretim ve ihracat temelinde ülkemizi büyütme kararlılığı ile  ilerlerken hiçbir temeli olmayan finans hareketlerine karşı da tedbirlerimizi  alıyoruz. Sanayi ve ihracat tarafında salgın döneminin ülkemizin önünde açtığı  fırsatları değerlendirmek için tüm imkanlarımızı kullanıyoruz. Hamdolsun, bugün  üretim tarafında çarklar dönüyor, tırlarımız, uçaklarımız ve gemilerimiz harıl  harıl yurt içinden yurt dışına mal taşıyor."
 
Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları  Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, turizm sektöründe ülke potansiyelinin çok büyük  olduğunu, hazırlıkların tamamlandığını belirtti. Sadece salgının Türkiye ile  dünyada, insan hareketliliklerine uygun bir zemin oluşturmasını beklediklerini  ifade eden Erdoğan, aynı şekilde salgın tedbirlerinden etkilenen yeme içme  sektöründekiler başta olmak üzere tüm esnafın sıkıntılarını bildiklerini ve bunu  özellikle ortadan kaldırmak için gayret gösterdiklerini söyledi.
 
"En önemlisi kendi vatandaşımızın sağlığıdır"
Erdoğan, salgın tehdit olmaktan çıktığında normalleşme adımlarını  hemen başlatırken, tehdit yeniden arttığında mecburen sıkılaştırmaya  yöneldiklerini ifade etti.
 
"Amacımız, ülkemizi ramazan ayında genel olarak dinlendirerek bayram  sonrasındaki güzel günler için hazırlamaktır." diyen Erdoğan, sözlerine şöyle  devam etti:
"Bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Türkiye'nin tek başına salgın  tedbirlerini gevşetmesi, hatta tek başına salgını tümüyle yenmesi önemli  değildir. Asıl olan, yakın insani ve ticari ilişki içinde olduğumuz coğrafyalar  başta olmak üzere dünyadaki genel iyileşmenin gerisinde kalmamak, hatta mümkünse  önünde gitmektir. Bugün Avrupa ülkelerinin hemen tamamı, Türkiye'den daha ağır  kapatma tedbirleri uyguluyor. Üstelik bu ülkelerin sağlık sistemleri de tam  anlamıyla felç durumdadır. Şayet biz ramazan ayındaki tedbirlerimizle vaka  sayılarını birkaç binli rakamlara düşürebilirsek mayısla birlikte başlayacağı  anlaşılan turizm sezonu ve bunun içeride yol açacağı ticari hareketliliği  yakalayabiliriz.
 
Aksi takdirde sadece turizmde bir sezonu daha kaçırmakla kalmayacak,  yurt dışına yapılacak iş ve aile ziyaretleri de dahil olmak üzere pek çok alanda  ciddi sıkıntılar yaşayacağız. Tabii, en önemlisi de kendi vatandaşımızın  sağlığıdır. Tek bir insanımızın bile bu meşhum hastalık sebebiyle acı çekmesine,  hele hele hayatını kaybetmesine gönlümüz razı gelmez. Ramazan ayının manevi  ikliminde tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız namazlar ve diğer ibadetlerimiz ruhumuzu  zenginleştirirken tedbirlere riayet ederek salgının boynunu da Allah'ın izniyle  kıracağız."
 
"Türkiye'nin en önemli sorunu muhalefetin duruşundaki bozukluktur"
Herkesin aynı Türkiye gemisinde bulunduğunu, kazançların ve kayıpların  ortak olduğunu dile getiren Erdoğan, "Salgın sebebiyle yaşadığımız sıkıntıları  daha sonraki kazançlarımızın kefareti kabul ederek sabredeceğiz. 'Sabreden zafere  ulaşır' diyerek her birimiz kendi alanımızda üzerimize düşenleri yerine  getireceğiz." ifadelerini kullandı.
 
Hep söylediğimiz gibi Türkiye terörün de ekonominin de uluslararası  mücadelelerin de üstesinden Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle  gelecektir." diyen Erdoğan, Türkiye'nin en önemli sorununun muhalefetin  zihniyetinde, dilinde, duruşundaki bozukluk olduğunu söyledi. Erdoğan, sözlerini  şöyle sürdürdü:
"CHP'nin başındaki zatın durumu, bu çarpıklığın en somut örneğidir.  Söylediği şeylerin yarısı yalan, yarısı yanlış olduğu halde sanki atomu  parçalamanın formülünü bulmuş edasıyla sürekli konuşuyor. Bir yalanı söylüyor,  ilgili birimlerimizce gereken cevabı verildiği halde yüzü kızarmadan hemen bir  sonrakine geçiyor. Bir iftirayı atıyor, bilgileri ve belgeleriyle doğrusu ortaya  konduğu halde ertesi gün arsızca aynı iftirayı tekrarlamayı sürdürüyor. Yanlış  bir şey söylüyor, pek çok kanaldan düzeltildiği halde hiç aldırmadan aynı yanlışı  tekrar tekrar ifade ediyor. Karşımızda, öylesine şekilsiz bir malzeme var ki  neresini düzelteceğimizi biz de şaşırıyoruz. Tek bir konuşmasında, 40 yalanı,  iftirayı, yanlışı aynı anda söyleme başarısını gösteren bu zat son dönemde bol  keseden vaatler sıralamaya da başladı. Elbette vaatlerine bir dediğimiz yok.  Siyasetçi, biz hariç vadeder, milleti ikna edebilirse bunları hayata geçirmek  için iş başına gelir. Şayet, vaatlerini yerine getiremezse de sefil bir şekilde  oradan ayrılır, Bay Kemal hariç. Ama sorun, bu zatın vaatlerinin dibinin delik  olması."
 
Emekli amirallerin bildirisi
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Türkiye'de 10  milyon işsiz var, ben bunu çözeceğim." dediğini anımsattı.
 
"İşsizliğe çare olarak söylediği projeye kargalar bile gülüyor."  ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Türkiye'de bunca hastane niye yapılıyor, hani hastane mi veya hasta  mı var?' diyor. Salgın başladığında 'Niye daha çok hastane yapmadınız?' diye  yakamıza yapışmaya kalkıyor. 'Türkiye'de tarım sektörü ölüyor diye buğday ithal  ediyorsunuz' diyor, bu buğdayların gıda sektörünün ihracatı için yapıldığı  söylendiğinde de işi hemen sapa samana bağlıyor. 'Türkiye'de üretim bitti,  çarklar durdu' diyor, ihracatçıların siparişlere yetişemediği, fabrikaların 3  vardiya çalıştığı söylendiğinde, 'Niye yeni fabrika yapılmıyor?' diyor. Biraz  önce grup toplantımızda söyledim. '99 bin esnaf ticaret sicilinden silindi'  diyor. Sicile yeni kaydedilen 365 bin esnafı hiç söylemiyor. Bu örnekler o kadar  çok ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
 
Hadi hepsini bir kenara bıraktık diyelim. Fırsatını her bulduğunda,  teröristlerin, darbecilerin, vesayet güçlerinin savunuculuğuna soyunmasına ne  diyeceğiz? İşte geçtiğimiz günlerde bir grup emekli amiralin, onun yanında emekli  büyükelçilerin ve yine emekli milletvekillerinin, bunlar, hepsi CHP merkezlidir.  Yayınladığı ve içinde açık darbe tehdidi olan malum bildiriye onlardan çok daha  sıkı bir şekilde sarılıyor. Allah, kimseyi şaşırtmasın. İnsan bir defa şirazeden  çıktı mı işte burada olduğu gibi kendini nerede bulacağı belli olmuyor."
 
Erdoğan, katılımcılardan illerine döndüklerinde, bugünkü AK Parti Grup  Toplantısı'ndaki konuşmasında anlattığı gibi 19 yıllık çalışmaları bıkmadan,  usanmadan her fırsatta millete anlatmalarını istedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP'nin başındaki zatın ve yanındaki çetenin,  yalanlarını, çarpıtmalarını, iftiralarını, hezeyanlarını, terörist ve darbe  seviciliklerini, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla, özellikle de  muhalifiyle her vatandaşımıza biteviye anlatmanızı istirham ediyorum. Arazi,  arazi, arazi. Durmak yok yola devam." diye konuştu.