Çocuk hem zayıf, hem sağlıklı olabilir

15 Haziran 2017 Perşembe - 11:49 | Son Güncelleme : 15 06 2017 - 11:49

Uzmanlara göre, çocuğun kilolu olmaması sağlıksız değil aksine sağlıklı olduğu anlamına geliyor.


Pek çok anne baba çocuklarının iştahsızlığından ve kilosunun yaşıtlarına göre daha az olmasından yola çıkarak endişeye kapılabiliyor. Ancak uzmanlara göre, çocuğun kilolu olmaması sağlıksız değil aksine sağlıklı olduğu anlamına geliyor.
 
Çocukların yeterli miktarda beslenmediği düşüncesinin, annelerin en önemli endişeleri arasında yer aldığını belirten Çocuk Endokrinoloji ve Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, bu düşünceyle hareket eden anneler, çoğu zaman beslenme konusunda yanlış adımlar attığını söyledi. 
 
Çocuğun kilo ve boy değerleri normal sınırlar içindeyse ‘çocuk az yemiyor, çok hareket ediyor’ sonucunun çıkması gerektiğini dile getiren Kurtolu, şöyle konuştu: 
 
“Bu dengede çocuk normal gelişim eğrileri içinde ise yani gelişim geriliği yoksa az miktarda yemeyi sorun haline getirmemek gerekmektedir. Çocukların iştahını artıran veya azaltan çeşitli nedenler bulunmaktadır. Bu nedenle beslenme sorunu olan çocukların tamamının iştahsız olarak tanımlanması doğru değildir. Aslında iştahsızlık, gelişimi yavaş olan çocuklarda vitamin ve mineral yetersizliği nedeniyle sorun haline gelmektedir. Bunun için gelişim sorunu olan çocukların uzman doktor tarafından takip edilmesi gerekmektedir.”
 
İŞTAHSIZLIĞIN NEDENİ MİNERAL EKSİKLİĞİ OLABİLİR
 
İştahsızlığın, mineral eksiklikleri ve mide problemleri gibi pek çok fizyolojik sebebinin olabildiğini aktaran Uzman, bunun dışında çocuğun iç dünyasında yaşadığı bazı psikolojik sorunların da iştahsızlığa yol açtığını söyledi. Bebeklikten itibaren beslenme konusunda çeşitliliğe önem verilmesinin önemine işaret eden Kurtoğlu, “Bebek 6 aylıkken ek besinlere başlanılmalı, çocuk 1 yaşına geldiğinde hemen hemen tattırılmayan sebze ve meyve kalmamalıdır. Herhangi bir besini yemek istemeyen çocuğa, o besin değişik şekillerde sunularak verilmelidir. Örneğin sade süt içmek istemeyen çocuğun sütüne taze meyve eklenerek tüketimi daha cazip hale getirilmelidir. Peynir yemek istemeyen çocuklar için de omlet, börek ve tost hazırlanabilir. Peynirin tadını fark edip tüketmeyen çocuklar için de tadı yoğun hissedilmeyen lor peyniri önerilmektedir” şeklinde konuştu.
 
GELİŞİM GERİLİĞİ OLUP OLMADIĞI BELİRLENMELİ
 
Çocukların büyümesinin belirli aralıklarla izlenmesi ve gelişim geriliği olan çocukların belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Kurtoğul şöyle devam etti: 
 
“Bebeklerin doğumdan itibaren ilk 6 ayda her ay, boy ağırlık ve baş çevresi ölçülmelidir. 6-12 ay arasında 3 aylık, 1-3 yaş arasında altı aylık aralarla, 3 yaşından sonra da yıllık kontrolleri yapılmalıdır. Çocukların ideal ağırlığı (yaşx5)+8 formülüyle bulunmaktadır. Bir çocuğun ağırlığı ideal olarak 50 persentil (büyüme eğrisi, hesaplama) olmalıdır. Persentil değerinin 25, 10 olması normal toplumsal dağılım içindedir. 10 persentil değeri altındaki çocukların ise incelemeye alınması gerekmektedir. Persentil değeri 5’in altında ise kesinlikle detaylı inceleme yapılmalıdır.
 
 
SERPİLME YETERSİZLİĞİ TANISI NASIL KONUR?
 
Vücut ağırlığının yorumunda ise çocuğun boy değeri de dikkate alınmalıdır. Çocukların ağırlık persentili kısa sürede veya 6 ay içinde 2 persentil basamağı gerilemişse olay kesinlikle ciddiye alınmalıdır. Boya göre uyarlanmış ağırlık değeri 5 persentil altında ise serpilme yetersizliği tanısı konulabilmektedir. ‘Zayıf çocuk sağlıksız mıdır?’ sorusundan önce, çocuğun gelişimi normali mi sorusuna yanıt bulmak gerekmektedir. Bu süreç ise anne karnında başlamaktadır. Yeterli ağırlığa sahip bir bebek dünyaya getirmek için anne plasenta ve bebekte problem olmaması gerekir. Tansiyon ve kalp hastalığı, diyabet, karaciğer ile bağırsak hastalıkları, TORCH grubu enfeksiyonları, iyot eksikliği ve kansızlık annenin yetersiz beslenmesine neden olmaktadır. Plasentanın küçük olması, kireçlenmesi, gebelik zehirlenmesi ve ilerlemiş diyabet ise bebeğin büyümesini olumsuz etkilemektedir.” (NTV)