Bir koltukta iki karpuz taşıyor

28 Nisan 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 28 04 2018 - 2:30

“Kalk Gidelim” dizisinin “Elif”’i genç oyuncu Zülal Yürekli, oyunculuğun yanında aynı zamanda moda tasarımı yapıyor.


Kalk Gidelim ilk oyunculuk deneyiminiz mi?

İlk oyunculuk deneyimim. Bunun öncesinde hiç deneyimim olmamıştı. Bir ajansada kayıtlı değildim. İlk girdiğim seçmede kazanınca çok heyecanlanmıştım. Menajerim Elisa Yıldırım ile tanıştıktan beş gün sonra, seçmelere katıldım. Annem inanmıyordu seçmelere katılıp kazandığımda. Jenerikte benim ismimi gördüklerinde şok oldular.

Dizide canlandırdığınız Elif karakteri nasıl biri?

Elif köyde doğup büyümüş bir kız. Dizide espriyi yapan kişi değil, espriyi paslayan kişi oluyor Elif. Biraz esprili bir kişiliği var. Moda tasarımı okuyor. Köyde yaşadığı için bir yandan da çeyiz işleri yapıyor. Köy koşullarında moda tasarımı okuyan bir kız için bir geçim kaynağı olmuş oluyor. Olaylara karşı Elif çok sakin yaklaşabiliyor. Hanım hanımcık bir kız. Anlayışlı ve olayları yatıştırabilen bir kişiliği var. Şehirden köye gelen ailenin onlardan çok farklı olduğunun da farkında.

Oyunculuk eğitimi aldınız mı?

Craft Atölye’de başladım eğitim almaya. Bu rolü aldığımda üç hafta olmuştu başlayalı. Rolü aldıktan sonra bir süre daha devam ettim. Sonrasında dizi, okul şehir dışında olunca, mecburen yaza ertelemek zorunda kaldım. Eğitim sürecinde öğrendiklerime dikkat etmemiştim. Biraz deneyim kazandıktan sonra her şey yerine oturdu benim için.

İnsanların bana karşı yaptığı eleştiriler beni geliştirerek motive ediyor.

Çocukken oyuncu olmak gibi bir hayaliniz var mıydı?

İlk kez ilkokul birinci sınıfta bir piyeste rol almıştım. Okulda başarılı bir şekilde ilerleyince sanki böyle oyunculuk gibi bir şey olmazmış gibi geliyor insana. Ama ortaokulda da, lisede de, tüm tiyatro etkinliklerine katılıyordum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdiğimde yine olmazmış gibi geldi aslında. Çünkü okulda ders çalışma konusunda ister istemez mesleğin getirdiği gereklilik de bir baskı oluyor. Sanki böyle bir şeye vakit kalamazmış gibi. Zaten Ankara çevresinde böyle bir eğitim alabileceğim yer yoktu.

Oyunculukta neleri hedefliyorsunuz?

Çok acemi olduğumu düşünüyorum şu anda. Öğrenecek çok şey var gerçekten. Aslında oyunculuğun beni en çok cezbeden yanlarından biri insan davranışlarını ve psikolojisini çok merak etmem. Her bölüm çıktıktan sonra kendimi izleyip eleştriyorum. Etrafımdaki yakın arkadaşlarım ve ailem en doğal halimi bildiği için beni eleştiriyorlar. Bunların beni geliştirdiğine inanıyorum. Vaktim oldukça eğitim almayı planlıyorum.

Genç bir oyuncunun en çok dikkat etmesi gereken şey ne sizce?

Bence samimiyet göstermeye ve gözlem yapmaya dikkat etmeli.

BEĞENİLMEK MUTLU EDİYOR

Hem tıp fakültesinde eğitim görmek, hem dizide oynamak hem de tasarım yapmak zor oluyor mu?

Çok zor oluyor. Ben Ankara’da okuyorum. Dizi zaten şehir dışında. Bazen haftada iki gün gidiyorum sadece. Ama sınav tarihlerimle ilgili sağolsun yapımcımız Eyüp Üstün anlayışla karşılıyor ve ona göre bir düzenleme yapıyor. Okulda çok güzel dönüşler alıyorum. Bu dönüşler yorgunluğun üstüne beni çok mutlu ediyor. Kafamda sürekli bir şeyleri yetiştirme düşüncesi var.

Tasarımın nasıl dikildiği de önemli

Moda tasarımı yapmaya   nasıl başladınız?

Kıyafetlere çocukluğumdan beri çok ilgiliydim. Kafamda çok değişik fikirler oluyor ama o düşündüğüm kıyafeti bulamıyordum. Ya da bir kıyafet görüyorum ve o kıyafetle ilgili şu şurada dursaydı daha iyi olurdu falan diye düşünüyordum. Bu ben hazırlığa başladığım süreçte gelişmeye başladı. Yazın bir kursa gittim. Üç ay kadar. Bu süreçte annem boşuna uğraşmamamı, dinlenmemi söylüyordu. Bir kumaşı giyilebilecek niteliğe taşıyınca çok keyifli bir hal alıyor. İki-üç yazı bu şekilde değerlendirdim. Bu rol için ilk kez Muğla’ya gittiğimde, senaristimiz Baykut Badem ve Hazan Toma, ile konuşuyorduk ve onlar Elif karakteri için ya tıp ya da moda tasarımı okusun diye düşünmüşler. Duyunca zaten şok oldum. Çünkü rolü aldığımda sadece bir köylü kızı olarak biliyordum Elif’i.

Tasarım yaparken en çok nelere dikkat ediyorsunuz?

Hiçbir şekilde bir şeyden esinlenmiş olmasına gerek yok. Kumaşı görüyorum ve o kumaşı bir yere koyuyorum kafamda. Gerçekten o şekilde oluşturunca güzel bir şey haline geliyor. Bence bir tasarım ne kadar göze çarpıcı olduğu kadar, nasıl dikildiğide önemli. Çünkü büyük bir markayı gördüğümüzde onu diğerlerinden ayıran en büyük farklardan birisi kumaşın kalitesinden sonra aslında o kalıbı, muntazam dikişi oluyor. Tabi ki tasarım bunu gün yüzüne çıkartıyor ama. Çok güzel düşünülmüş bir şeyi, güzel bir şekilde ortaya koymayınca o bir şeye benzemiyor.