Başbakan Yıldırım'dan seçim barajı açıklaması

AA |  08 Kasım 2017 Çarşamba - 18:59 | Son Güncelleme : 09 11 2017 - 1:44

ABD ziyareti sırasında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, seçim barajıyla ilgili olarak "Partilerden öneri gelirse konuşuruz ama bizim böyle bir vaadimiz yok" dedi. Yıldırım ayrıca "ABD ile sorunları geride bırakmak istiyoruz. FETÖ'nün iadesi talebini yineleyeceğiz" açıklamasında bulundu.


Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet  Bahçeli'nin seçim barajıyla ilgili sözlerine ilişkin, "Barajın yüzde 10 olarak  muhafaza edilmesinin esprisi ne, yönetimde istikrar. Yönetimde istikrar açısından  barajın yüzde 10 olarak devam etmesi düşünülebilir. Ancak temsilde adalet  noktasında seçim sistemi topyekun değiştirilecekse o zaman bütün bu meselelerin  birlikte ele alınması gerekir." dedi. 
 
Yıldırım, ABD'de kaldığı otelden Thomas Jefferson Anıtı'na yürüyüşü  sırasında kısa mola verdiği bir kafede basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
 
Washington'da alınan geniş güvenlik önlemlerine ilişkin "Bir talebiniz  oldu mu?" sorusu yöneltilen Yıldırım, olağanüstü düzeyde, devlet başkanı  seviyesinde bir güvenlik uygulaması yapıldığını söyledi.
 
"Geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretinde yaşan  tatsız hadiselerin tekrarının olmaması açısından olabilir. O yüzden aşırı tedbir  almış olabilirler. Bizim güvenlik konusunda herhangi bir ilave tedbir alınması  yönünde talebimiz olmadı." diyen Yıldırım, Amerikan makamlarının uyguladığı bir  güvenlik protokolünün olduğunu belirtti.
 
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin seçim barajına ilişkin açıklamaları  sorulan Yıldırım, "Açıkçası ben açıklamadan tam net olarak 'seçim barajı  düşürülebilir' diye bir şey anlamadım. Söylediği, MHP'nin seçim barajı problemi  yok. Eğer seçim kanunlarında değişiklik yapılacaksa oturup bunu karşılıklı  görüşüp yeni cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyum çerçevesinde çıkarılacak  kanunlar bakımından ele alınabilir." ifadelerini kullandı.
 
Yıldırım, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yürütme seçimi yasama  ile aynı anda yapılacağı için aslında yürütmede iktidara gelmeme diye bir  alternatifin olmadığını, hükümetin seçimle tek başına iktidara geleceğini  söyledi.
 
Seçim öncesi partilerin birbirlerine destek açıklaması  yapabileceklerini, bunda bir problemin olmadığını vurgulayan Yıldırım, ancak  sonunda adaylardan birinin tek başına seçileceğini dile getirdi.
 
Meclis'te aslında iktidar partisi, muhalefet partisi tanımının da  kalkacağını vurgulayan Yıldırım, "Meclis yasama organı olarak milletvekillerinden  teşekkül ediyor. Milletvekilleri bütün yasama faaliyetlerinde partilerinden  bağımsız olarak hareket edebiliyorlar. Sistemin özü itibarıyla,  milletvekillerinin nasıl belirleneceği, baraj, vesaire hepsi bir paket olarak ele  alınabilir. Bunlar uyum yasaları çerçevesinde görüşülecek konular. Seçim kanunu  bütün partileri hatta ülkeyi ilgilendirdiği için geniş bir uzlaşma içinde ele  alınması gereken bir konu." dedi.
 
Yıldırım, "AK Parti'nin bir öngörüsü var mı seçim barajına ilişkin?"  sorusu üzerine, şunları söyledi:
 
"Barajın yüzde 10 olarak muhafaza edilmesinin esprisi ne, yönetimde  istikrar. Yönetimde istikrar açısından barajın yüzde 10 olarak devam etmesi  düşünülebilir. Ancak temsilde adalet noktasında seçim sistemi topyekun  değiştirilecekse o zaman bütün bu meselelerin birlikte ele alınması gerekir."
 
Uyum yasaları
 
Başbakan Yıldırım, uyum yasalarının Meclis'e ne zaman geleceğine  ilişkin ise, "Uyum yasalarıyla ilgili hazırlık çalışmaları şu anda devam ediyor.  Her parti kendi açısından bir hazırlık çalışması yapıyor. AK Parti'de  oluşturduğumuz bir komisyon var. Bu komisyon şimdi tüm mevzuatı tarıyor. 16 Nisan  referandumundan sonra yapılan değişikliklere uygun bir şekilde hangi kanunlarda  değişiklik yapılması gerektiğinin taramasını yapıyor. Bunlarla ilgili değişiklik  teklifleri Meclis'e getirilecek ve görüşülecek." değerlendirmesinde bulundu.
 
Seçim barajı
 
Yıldırım, "16 Nisan referandumu sürecinde seçim barajının düşürüleceği  yönünde bir beklenti oluşmuştu. Bu devam ediyor. Nasıl bir süreç olacak."  sorusuna karşılık, şunları kaydetti:"
 
"Seçim kampanyamızda doğrusunu isterseniz seçim barajına yönelik bir  taahhütte bulunmadık. Anayasa değişikliği kampanyasında bu sistem değişikliği ile  Türkiye'de sürekli iktidar, sürekli istikrar döneminin başlayacağını, artık zayıf  iktidarlar döneminin sona ereceğini söyledik. Sistemin ülkemizin istikrarı,  kalkınması bakımından getireceği faydaları anlattık. Ne seçim sistemi ne siyasi  partiler kanunu, bunlarla ilgili kamuoyu ile paylaştığımız konu, taahhütümüz  olmadı. Ama bu konular gündeme getirilirse diğer partiler tarafından biz de gayet  tabii ki her türlü öneriyi birlikte oturur değerlendiririz. Artılarıyla  eksileriyle birlikte karar veririz. Yani tek başımıza değiliz ki 'kalksın,  artsın, eksilsin' demek çok anlamlı olmaz."
 
Seçim sisteminin yeniden göre ele alınması gerektiğine dikkat çeken  Yıldırım, "Seçim sisteminde cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden dolayı Siyasi  Partiler Kanununda da, Seçim Kanununda da, diğer kanunlarda da bir güncellemeler  yapma ihtiyacı var. Bunlar konuşulacak, bu çerçevede de bunların hepsi, baraj  vesaire hepsi ele alınacak." dedi.
 
"Ciddi sorunlarımız var"
 
ABD ziyaretindeki yapacağı temaslarda hangi konuların gündeme  geleceğine ilişkin soru üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:
 
"Görüşmemizde esas itibarıyla, Türkiye-Amerika arasında ikili  ilişkilerimizdeki geldiğimiz durum ve bundan sonra ne yönde hareket edeceğiz,  bunları iki müttefik ülkenin başbakanı, başkan yardımcısı, başkanvekili konumunda  şu anda bütün açıklıkla konuşacağız. Amerika ile ilişkilerimizin mükemmel düzeyde  olduğunu söylememiz doğru olmaz. Ciddi sorunlarımız var. Bu sorunların artık  geride bırakılması, geleceğe odaklanılması yönünde düşüncelerimizi muhatabımıza  aktaracağız. Ayrıca bölgesel konularda da ele alacağımız meseleler var.
 
Suriye'de, Irak'ta yaşananlar, terör örgütüyle mücadelede ABD'nin  özellikle DEAŞ mücadelesindeki politikası ve buna yönelik bizim itirazlarımız,  bunların hepsini gündeme getireceğiz. Aynı şekilde FETÖ'ye yönelik darbenin  arkasında olduğuna hiç şüphemiz, tereddütümüz olmayan bu örgütün başının  yargılanması ve iade sürecinin başlatılması konuları da gündemimizde olan konular  arasında. Bizim tarafımızdan bütün her şey, eldeki bütün bilgiler, belgeler  gönderildi. Bu bakımdan yeni bir belge sunma ihtiyacı yok. Gereğinden fazla da  belge sunuldu diyebilirim. Bundan sonra beklentimiz, Amerika Birleşik  Devletleri'nin ilgili makamlarının harekete geçmesi."
 
Başbakan Yıldırım, DEAŞ'a karşı verilen mücadelelerde önemli ölçüde  hedefe ulaşıldığının hatırlatılmasının ardından, "Amerikalılar, PYD/YPG'ye  verdikleri silahları acaba ne zaman geri alacaklar?" sorusu üzerine, bu konunun  görüşmelerde gündeme getirileceğini belirtti.
 
PYD/YPG ve DEAŞ ile mücadele
 
PYD/YPG ile birlikte DEAŞ mücadelesi konusunda Amerikalı yetkililerin,  "Bu bir tercih değil, mecburiyettir ve bu birliktelik geçici, sadece DEAŞ'ı yok  etmeye yönelik bir birliktelik. Ondan sonra biz kendi yolumuza, onlar da kendi  yoluna gidecek."  şeklinde sözlerini aktaran Yıldırım, "Biz bunun artık zamanının  geldiğini görüşmelerde gündeme getireceğiz." dedi.
 
 
Suudi Arabistan'da yaşanan gelişmelere yönelik bir soru üzerine ise  Yıldırım, bu ülkede olup bitenleri, onların iç meselesi şeklinde görmek  gerektiğini söyledi.
 
Yıldırım, "Detaylarını, ayrıntılarını çok bilmediğimiz konuda yorum  yapmamız yanlış olur. Kendi iç meseleleri. Belli ki içeride birtakım sorunlar  var, kendi aralarında bunu halleşmeye çalışıyorlar." diye konuştu.
 
Başbakan Yıldırım, ziyaretten beklentisinin neler olduğu sorusuna  karşılık da, bu ziyaretlerde "sen şunu ver, ben bunu vereyim, hesabımızı görelim"  şeklinde bir sonucun çıkmayacağını dile getirerek, şunları söyledi:
 
"Bu ziyaretlerin amacı, ülkelerin anlaşamadığı konularda olumlu yönde  mesafe almalarını sağlamak. Biz de bunu yapmaya çalışacağız. Dolayısıyla  Türkiye-Amerika ilişkilerinin olumsuz yönde değil, olumlu yönde gelişmesi için  birçok haklı sebep olduğunu ortaya koyacağız. Muhataplarımız da öyle zannediyorum  ki geldiğimiz bu durumdan çok da memnun değiller. Çünkü Türkiye, yıllardan beri  NATO'da, ABD ile müttefik. Ayrıca bölgede de önemli bir stratejik ortağı. Bu  bakımdan ABD-Türkiye arasında var olan FETÖ kaynaklı, PKK/YPG/PYD kaynaklı  sorunlar çözülmeyecek sorunlar değil. Bunun için biz de irade mevcut. Biz bu  görüşmelerde bunu gayet açık bir şekilde, samimiyetle ifade edeceğiz ve onların  tutumunu da bu vesileyle anlamış olacağız."
 
İki ülke arasında yaşanan vize sorununda ise ABD ziyareti öncesinde  Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun muhatabıyla görüşmesinin olduğunu dile  getiren Yıldırım, "Bunu, olumlu adım olarak değerlendirmek lazım. Kısıtlıdan  kasıt şudur, günde 400 vize verilirken, 100 tane verecekler, önceliklere göre  verecekler. Aşağı yukarı böyle rakamlar. Bu bizim için de, Amerika için de  geçerli. Uygulamalar birbiriyle eş değer uygulamalar. Zaman içerisinde  normalleşir. Bu atılan adım aslında vize rejiminin eski haline döndüğünün bir  göstergesidir." açıklamasında bulundu.
 
İş adamı Rıza Sarraf'ın ABD'de görülen davasına ilişkin bir soruya da  Yıldırım, duruşmanın 22 Kasım'da olacağını söyleyerek, "Bakalım o duruşma sonucu  ne olacak, bilemiyoruz." ifadesini kullandı.