Bakan Koca vaka sayısını açıkladı: Yeni can kaybı sayısı 69, toplam can kaybı 425 oldu

AA |  03 Nisan 2020 Cuma - 19:26 | Son Güncelleme : 03 04 2020 - 22:58

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, corona virüsle ilgili son dakika açıklamalarda bulundu.

Bakan Koca, corona virüs nedeniyle son 24 saatte 69 kişinin yaşamını yitirdiğini, toplam can kaybının 425 olduğunu bildirdi.

Bakan Koca, İstanbul'da 12 bin 231, İzmir'de 1105, Ankara'da 860, Konya'da 601, Kocaeli'de 500 vaka olduğunu açıkladı.

Koca, "Türkiye'nin analizi, şu anda İstanbul'da bir kişi 16 kişiye bulaştırıyor." dedi.

Bakan Koca en yüksek can kaybının 210 ile İstanbul olduğunu belirtti.


Sağlık Bakanı Fahrettin Koca  Bilkent Yerleşkesi'nde Bilim Kurulu üyelerinin  telekonferansla katıldığı Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından  düzenlediği basın toplantısında, son 24 saatte 16 bin 160 test yapıldığını  söyledi. Toplam 141 bin 716 test yapılmış olduğunu belirten Koca, 2 bin 786  pozitif vaka daha tespit edildiğini, toplam vaka sayısının 20 bin 921 olduğu  bilgisini paylaştı.
 
 "Bugün kaybettiğimiz 69 kişiyle toplam can kaybımız 425'i buldu."  diyen Koca, hastanelerde tedavisi süren hastalardan 1251'inin yoğun bakımda  olduğunu, 867'sinin solunum cihazına bağlı bulunduğunu söyledi, toplam 484  hastanın da iyileşerek taburcu edildiğini anlattı.  Türkiye'nin tüm illerinde vaka görüldüğünü ifade eden Koca, "Dağılıma  göre İstanbul'da 12 bin 231 vakamız, İzmir'de bin 105 vakamız, Ankara'da 860,  Konya'da 601, Kocaeli'de 500 vakamız olduğunu söylemek istiyorum. Nüfusa göre en  riskli illerimiz değerlendirildiğinde İstanbul, İzmir, Ankara, Konya ve  Kocaeli'yi ilk 5 il olarak sıralamak mümkün." diye konuştu.
 
Tanı konulan vakalardaki yaş dağılımıyla ilgili de bilgi veren Koca,  virüsün 20 yaşından itibaren daha yoğun görüldüğünü, 40 yaş üstü teşhis konulan  vakaların daha çok, özellikle erkeklerde görülme oranının kadınlara göre daha  yüksek olduğunu söyledi.
 
   "En yüksek vefat sayımız 210 ile İstanbul"
 
  Genç yaşlarda teşhis sayısının düşüklüğü virüse karşı direncin bir  işareti olarak algılanmamalıdır." diyen Koca, gençlerin hastalığı ya hiç  hissetmediğini ya da çok hafif geçirdiğini daha önce de söylediğini ifade etti. 25 ilde can kaybı yaşanmadığını, 56 ilde ise hayatını kaybedenlerin  olduğunu dile getiren Koca, şu bilgileri paylaştı:
 
  "En yüksek vefat sayımız 210 ile İstanbul. 27 ile İzmir. 14 ile  Kocaeli, 11'er vefat ile Ankara ve Konya takip ediyor. Vefat eden hastalarımızın  yaşlarına baktığımızda 50 yaş üzerindeki vefat sayısının giderek daha da artmış  olduğunu, özellikle de erkek oranının kadınlara göre daha yüksek olduğunu da  görmüş oluyoruz. Özellikle 60 yaş üzeri vatandaşlarımızın temas izolasyonlarının  çok sıkı olması gerektiğini de görmüş oluyoruz.
 
 60 yaş üstünün çok kritik olduğu... Yoğun bakımda yatan hastaların  yüzde 64,4'ünü oluşturuyor. Hayatını kaybeden hastalarımızın da yüzde 78,7'si 60  yaşın üzerindeki hastalardır. Diğer taraftan, hastaneye ihtiyaç duymaksızın evde  takip edebildiğimiz hastaların oranı ise yüzde 86,7'si 60 yaşın altında yani 60  yaşın altında olanların önemli bir kısmını hastaneye yatırmadan evde takip etmiş  oluyoruz.  Ayrıca, eşlik eden kronik veya alt hastalığın olup olmadığıyla ilgili  tabloda, yoğun bakımdaki hastalarımızın yüzde 74,4'ünde en az bir tane altta  yatan bir hastalık var. Kaybettiğimiz hastalarımızın içinde de yüzde 64,2  oranında en az bir kronik veya alt hastalığın olduğunu görüyoruz. Yoğun bakımda  yatan hastaların 62,2'sinde altta yatan en az iki hastalık bulunmakta, vefat  edenlerin yarısında da en az iki kronik veya alt hastalığın olduğunu görüyoruz."
 
"Sokak hareketliliği maalesef gerektiği düzeye inmedi"
 
 Koca, sosyal izolasyon konusunda çok çağrı yapılmasına rağmen  yeterince başarılı olduklarını düşünmediğini söyledi.  "Şehirler arası hareketliliği daha fazla kısıtlayıcı tedbirlere  ihtiyaç var." diyen Koca, şunları ifade etti:  "Başta İstanbul olmak üzere büyükşehirlerimizde sokak hareketliliği  maalesef gerektiği düzeye inmedi. Özelikle yaşlılarımız ve birlikte kronik  hastalığı olanlar büyük risk oluşturmaktadır. Belirti vermeyen taşıyıcılar olan gençlerimizin hareketliliği ise  riski daha da artırmaktadır."
 
 
Bilim Kurulu olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gençlerle  ilgili iletilen tavsiye kararın içeriği sorulan Koca, konuyla ilgili açıklamayı  Erdoğan'ın yapacağını söyledi.  Koca, maske kullanımıyla ilgili farklı görüşler bulunduğunun  anımsatılarak, "bu konudaki önerisinin" sorulması üzerine, "Hastalık belirtisi  olan herkesin muhakkak maske takması gerekiyor. Yalnız şu dönemde, her geçen gün  risk taşıyan ve giderek vaka sayısının arttığı bölgelerin olduğunu biliyoruz.  Görülme oranının giderek yükseldiği bölgelerde maske takmanın doğru olabileceği,  özellikle kalabalık ortamlarda, market, pazar yeri, toplu taşıma araçları,  çalışma ortamı gibi yoğun ortamlarda maske takılması gerektiği Bilim Kurulunun da  önerisi." diye konuştu.  Bulaşıcılığın ortalama seyrine ilişkin soru üzerine Bakan Koca, bugüne  kadar virüsle ilgili bilgi kaynağının Dünya Sağlık Örgütü ve vakaların ilk  görüldüğü Çin olduğuna işaret etti. Bir kişinin ortalama 2,6 kişiye hastalığı bulaştırdığının bilindiğini  anlatan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Biz kendi vakalarımızın analizlerini yapıyoruz. Bu analizleri  yaparken dünyaya da bu analizlerimizi göstermiş olacağız. Çin'de mesela bu  anlamda yapılan analizlerde, binlerle, 10 binlerle ifade edilen analiz daha  görmedik. Türkiye, bu anlamda birçok noktada yaptığı, sayıca da yüksek, binlerle  ifade edilen analizlerine ilişkin bilgiyi de dünyaya aktarmış olacak. Bu noktada  çok şeffaf olduğumuzu söylemek istiyorum.
 
  Mesela sadece İstanbul için tarama yaptığımız, özellikle filyasyon  dediğimiz bir vakanın kimlere bulaştırdığını analiz ettiğimizde, İstanbul'da bir  kişinin bulaştırdığı toplam kişi sayısı 16. 2,6 değil."
 Bilim Kurulunun dünyadaki verileri çok iyi takip ve analiz ettiğini  vurgulayan Koca, "Herkesin bulunduğu noktada biraz daha araştırarak, analiz  ederek konuşması gerektiğini söylemek istiyorum. Türkiye'nin analizi, şu an  itibarıyla İstanbul'da bir kişi, 16 kişiye bulaştırıyor." dedi.
 
  Koronavirüsten hayatını kaybedenlerin defin süreçleri
 
 Koronavirüsten hayatını kaybedenlerin cenaze ve defin süreçleriyle  ilgili farklı uygulamalar görüldüğüne işaret edilerek, Bilim Kurulunun  tavsiyelerinin sorulması üzerine Koca, bu konunun çok istismar edilen bir husus  olduğunu söyledi. Koca, zaman zaman da Kovid-19'a yaklaşımla ilgili farklı bir algı  oluştuğunu gördüklerini belirterek, şöyle konuştu:  "Normalde bulaşıcı hastalıklarla ilgili nasıl gömülüyorsa Kovid-19'dan  vefat eden kişilerin de aynı şekilde gömülmesi gerekiyor. Yani bulaşıcı  hastalıklarda nasıl koruyucu tedbir alınıyorsa, maske, eldiven, önlük kullanarak  yapılıyorsa, devamında kefenleniyor, kireç ve benzeri herhangi bir uygulama  olmadan defnediliyorsa benzer şekilde burada da aynı durumun olduğunu birkaç defa  yazıyla bildirdik. Dün itibarıyla bu konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı, Çevre ve  Şehircilik Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığına da bir yazı gönderdik. Burada  farklı bir uygulamanın olmadığını, bu uygulamanın bugüne kadar bulaşıcı  hastalıklardakine benzer şekilde yapıldığını, ekstra bir uygulama yapılmasına  asla gerek olmadığını tekrar ifade etmek istiyorum."
 
 "Gönlümden şehit olarak geçmeleri yatar"
 
Sağlık Bakanı Koca, koronavirüs sebebiyle yaşamını yitiren sağlık  personeline "şehitlik" unvanı verilmesiyle ilgili bir çalışma olup olmadığı ve bu  konudaki değerlendirmelerinin sorulması üzerine, "Gönül hiçbir sağlık  çalışanımızın kaybedilmesinden asla yana değil. Benim de gönlümden en az şehit  olarak geçmeleri yatar. Bu önümüzdeki günlerde gündeme gelebilecek bir konu."  dedi.
 
   "Çin'den gelen ilaçlar yoğun bakımdaki hastalar için kullanılıyordu.  Test sonuçları çıktı mı?" sorusuna karşılık Koca, bu ilaçla ilgili daha önceki  çalışmaların, "uygulamada yoğun bakımdaki hastalar için daha uygun olacağı"  şeklinde olduğunu belirtti.  Koca, "Bu ilacın yoğun bakım dönemi öncesi yani solunum sıkıntısının  başladığı, daha entübe edilmediği dönemde faydasının daha fazla olduğunu gördük.  Onunla ilgili ilaç algoritması da buna göre değiştirilmiş oldu." açıklamasında  bulundu.
 
  "Bulaşıcılığı çok yüksek"
 
Bakan Koca, ABD'li bir grup uzmanın görüşünün anımsatılarak, virüsün  havada kaldığına ilişkin bir tespit bulunup bulunmadığına yönelik soruya da  "Yapılan araştırmanın detaylarını bilmiyoruz. Bununla ilgili çok geniş kapsamlı  çalışmalar daha yok. Ama bulaşıcılığın çok yüksek olduğunu, bu yüksekliğin  bildiğimiz '1 metre mesafeden sonra etkisi olmaz.' gibi durumdan biraz farklı  olduğunu söyleyebilirim." yanıtını verdi. Bir başka soru üzerine ise Koca, virüsün ciğer dışındaki organları  etkileyip etkilemediğinin henüz bilinmediğini, bunun vaka sayısının artmasıyla  birlikte yapılacak analizler sonucunda söylenmesinin mümkün olabileceğini dile  getirdi.
 
"Bir arkadaşımızın, bilim insanımızın böyle bir durumu var"
 
 Bilim Kurulu üyelerinin, kendisinin koronavirüs testi yaptırıp  yaptırmadığına ilişkin soru üzerine Koca, belirtisi bulunanlara test yapıldığını  hatırlattı. Koca, "Bilim Kurulunda da bu virüsü taşıyan kişiler potansiyel olarak  her zaman olabilir. Semptom olanlar testlerini yaptırıyor. Bir arkadaşımızın,  bilim insanımızın böyle bir durumu olduğunu söyleyebilirim." bilgisini paylaştı. Vatandaşların büyükşehirlerden küçük şehirlere gitmeye başladığının  hatırlatılması üzerine Koca, daha sıkı tedbir konusunda Bilim Kurulunun önerileri  olduğunu kaydetti.
 
Üniversite hastanelerinde yardımcı sağlık personeline malzeme desteği  yapılmadığı iddialarına ilişkin ise Koca, malzeme konusunda üzerlerine düşen  sorumluluğu yerine getirdiklerini belirtti. Koca, çalışan bütün sağlık personelinin ihtiyacının giderilmesi  gerektiğini, talep halinde de kendilerinin gereğini yaptıklarını vurguladı. Vaka sayılarına umreden gelenlerin etkisinin sorulması üzerine Koca,  oran olarak en büyük etkinin Avrupa olduğuna dikkati çekti.
 
 "Yurt dışından gelen herkes risk taşıyor"
 
 Bakan Koca, "İki haftalık zaman diliminde yurt dışından gelenlerin  içindeki umreci oranı yüzde 16 idi, Avrupa'dan gelenlerin oranı çok çok yüksekti.  Yurt dışından gelen herkesin bir risk taşıdığını, bu oranın farklı olmadığını  söyleyebilirim." ifadelerini kullandı.
 
Televizyon yayınlarına ilişkin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin  Bilim Kurulu üyeleri arasından bir sözcü seçilmesine yönelik önerisinin  anımsatılması üzerine Koca, Bilim Kurulu üyelerinin televizyondan daha sağlıklı  bilgi verme, vatandaşı bilgilendirme gayreti içinde bulunduğunu anlattı.
 
 Koca, "Önümüzdeki günlerde daha çok vakaların konuşulduğu, sayıların  konuşulduğu bir dönemden farklı olarak psikolojik yönü, sosyolojik yönü,  istatistiki boyutlarıyla, din sosyolojisi boyutlarıyla farklı bir ekibin, bir  kurulun oluşacağı hazırlık içindeyiz. Bu anlamda yeni süreçte olabilecek  etkileri, travmayı da gündemde tutabilecek ikinci bir kurulun duyurusu da  yapılmış olacak. Hazırlıklarına başladık." diye konuştu.
 
  "Buna dönük bir planlama yapılıyor"
 
  
"Kötü ve iyi simülasyonlarınız var mı? Bir de Çin'in verileriyle sizin  verilerinizin uyuşmadığını ifade ettiniz, bulaşıcılıkla ilgili. Çin'in dünyayı  yanılttığı ve Dünya Sağlık Örgütü nezdinde bunun soruşturulması gerektiği yönünde  bilgiler var, Türkiye'nin görüşü nedir?" sorusuna yönelik Koca, şunları  kaydetti:  "Yanılttı anlamında söylemiyorum. Tabii ki o verilen bilgiler de bir  analiz oluyor. Bizdeki analizlerin farklı olduğunu ve bununla ilgili  bilgilendirmeyi zaten Dünya Sağlık Örgütüne yapıyoruz. 2 gün önce Avrupa  direktörüyle görüştüğümüzde de, o zaman da ifade etmiştim, bu anlamda en sağlıklı  bilgileri veren ülke olduğumuzu ifade etmiş oldular. Bu analizlerimizi de  aktarmış olacağız. Bizim durumumuz, şu an İstanbul'da bir kişinin 16 kişiye  bulaştırdığı şeklinde. Bir yanıltma anlamında söylemedim."
 
Birtakım simülasyonlar yapıldığını anlatan Koca, Türkiye'nin henüz  salgının başında olduğuna işaret etti.  Temasın, izolasyonun ve mesafenin önemine değinen Koca, bunlara  uyulmadığında kötü simülasyonlarla karşılaşılacağını bildirdi, vatandaşlardan  evlerinden çıkmamalarını istedi.
TBMM Adalet Komisyonunda görüşmeleri devam eden infaz düzenlemesinin  yasalaşması halinde cezaevlerinden yapılacak tahliyelerin risk oluşturup  oluşturmayacağına ilişkin soru üzerine ise Koca, "Buna dönük bir planlama  yapılıyor." dedi.