"Türkiye'de günlük tuz tüketimi 16-18 grama ulaştı"

AA |  15 Mart 2019 Cuma - 16:16 | Son Güncelleme : 15 03 2019 - 16:16

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi Nefroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Oğuz, yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'deki günlük tuz tüketiminin 16-18 grama ulaştığının tespit edildiğini belirterek, Türkiye'deki tuz tüketiminin gelişmiş ülkelere göre 3-4 kat fazla olmasının önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu bildirdi.


Prof. Dr. Oğuz, "11-17 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası" dolayısıyla  yaptığı yazılı açıklamada, erkek vücudunun yaklaşık yüzde 60'ının, kadın  vücudunun ise yüzde 50'sinin sudan oluştuğunu belirtti.
 
 Bu suyun 3'te 2'sinin dokuları oluşturan hücrelerin içinde, 3'te  1'inin de hücrelerin dışındaki alanlarda bulunduğunu kaydeden Oğuz, hücrelerin  dışında bulunan suyun 4'te 3'ünün hücreler arası alandayken, 4'te 1'inin de kan  şeklinde damarların içinde bulunduğunu aktardı.
 
Prof. Dr. Oğuz, suyun vücudun içinde bu şekilde  belli oranlarda  dağılma durumunun sodyum adı verilen tuz tarafından sağlandığına dikkati çekerek,  tuz sayesinde vücut suyunun damar içinde kaldığını ve gerektiğinde hücreler arası  alan ile hücrelerin içine girip çıkabildiğini ifade etti.
 
Suyun bölümler arasında devamlı hareket halinde olmasının ise  oksijenin ve besin maddelerinin hücrelere ulaşmasını ve orada oluşan  karbondioksit ile metabolik artıkların hücrelerden uzaklaşmasını sağladığını  belirten Oğuz, şunları kaydetti:
 
"Sözü edilen işlevlerin yapılabilmesi için günlük 1,5-2 gram (bir çay  kaşığı) tuza ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaç günlük içtiğimiz su ve katkısız  her türlü gıdalardan sağlanabilmektedir. Vücuda giren tuz kullanıldıktan sonra  büyük oranda böbreklerden, az oranda da gaita ve terle atılmaktadır. Gereğinden  fazla tuz tüketilirse damar içinde fazla tuz ve su birikimine yol açarak  hipertansiyona, hücreler arası alanda birikimine bağlı olarak da öncelikle  ayaklarda ödeme neden olacaktır. Hipertansiyon kalbi etkileyerek kalp  yetmezliğine, beyin damarlarını etkileyerek inmeye, böbrek damarlarını  etkileyerek böbrek yetmezliğine ve bütün bunlara bağlı olarak ölüm sıklığının  artmasına yol açmakta."
 
"Gelişmiş ülkelerde günlük tuz tüketimi 6 gram civarında"
 
Yapılan çalışmalarda tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda  tüketimin az olduğu toplumlara göre hipertansiyonun ve buna bağlı hastalıkların  daha fazla görüldüğünün tespit edildiğini aktaran Oğuz, "Türk Hipertansiyon ve  Böbrek Hastalıkları Derneğinin yaptığı çalışmada, ülkemizde günlük tuz  tüketiminin 16-18 grama ulaştığı bildirilmiştir. Gelişmiş ülkelerde ise bu  miktarın 6 gram civarında olduğu saptanmıştır. Türkiye'de tuz tüketiminin  gelişmiş ülkelere göre 3-4 kat fazla olması önemli bir halk sağlığı sorunu olarak  karşımıza çıkmaktadır." ifadesini kullandı.
 
Bu kapsamda, tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik bazı tedbirlerin  alınmasının zorunlu hale geldiğini kaydeden Oğuz, şu bilgileri verdi:
 
 "Evde pişirilen yemeklerde hiç tuz kullanılmamalı veya az  kullanılmalı. Tuz kısıtlaması yapılırken yemeklerin lezzetlerini arttırmak için  baharatlar ve limon kullanılmalı. Tuz içeriği yüksek olan fastfood ve paketlenmiş  hazır gıdaların üretilmesi, bu gıdaların tüketilmesinden kaçınılması ve bu durumu  devletin sağlık politikası haline getirilmesi sağlanmalıdır. Özellikle çocukların  patates cipsi gibi yüksek miktarda tuz içeren atıştırmalık gıdalar tüketmesi,  çocuklarda tuz tadı alma eşiğinin yükselmesine ve zaman içerisinde daha fazla  tuzlu gıda tüketmelerine neden olmakta."