"Tarımsal ilaçlardan kaynaklı alerjik astım şikayetleri artıyor"

AA |  07 Kasım 2018 Çarşamba - 14:32 | Son Güncelleme : 07 11 2018 - 14:32

Şanlıurfa'da Harran Ovası'ndaki tarımsal alanlarda yapılan ilaçlamaların astım, alerji gibi göğüs hastalıklarına etkisi, HRÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalının araştırmasıyla ortaya konuldu.


Şanlıurfa'da Harran Ovası'ndaki  tarımsal ilaçlamaların astım, alerji gibi göğüs hastalıklarına etkisi, Harran  Üniversitesi (HRÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalınca yapılan araştırmayla ortaya konuldu. 
 
Yaklaşık 8 milyon hektar alanda tarımsal üretim yapılan Şanlıurfa'da,  Türkiye'deki mercimeğin yüzde 36'sı, buğdayın yüzde 10'u, arpanın ise yüzde 11'i  karşılanıyor.
 
Sulama imkanlarının artmasıyla her geçen gün genişleyen tarım  alanlarında kullanılan ilaçlar ise özellikle bu bölgelerde çalışanları olumsuz  etkiliyor.
 
HRÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr.  Üyesi Dr. Zafer Hasan Ali Sak yaptığı açıklamada, son dönemlerde  kırsal bölgelerde astım ve alerjik şikayetlerinin artması üzerine Harran  Ovası'nda araştırma yaptıklarını söyledi.
 
Araştırmada ilginç sonuçlara ulaşıldığını belirten Sak, "Tarımsal  ürünlerden kaynaklı bir astım veya alerji olabilir mi diye konuyu bütün yönüyle  değerlendirdik. Araştırmanın sonunda çok ilginç sonuçlara ulaştık. Tarımsal  ilaçlardan kaynaklı bu tip şikayetlerin olduğunu ve artış gösterdiğini, sadece  tarlada çalışan işçiyi değil, yaşam alanlarında, tarımsal alanların ortasındaki  köylerde çocuklarda, yaşlılarda ve kadınlarda bu tip alerjik astım şikayetlerinin  oldukça arttığını gözlemledik." diye konuştu.
 
Sak, ekiplerin Harran bölgesindeki yaklaşık 10 köyde aralarında kadın,  çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 500'ün üzerinde kişiyi muayene ettiğini ve  hikayelerini dinlediğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bunun yanında hastalara solunum testleri yapıldı. Bütün bu sonuçları  makalede  topladık ve yayınladık. Gözlemlerimizde haziran-eylül arası  traktörlerle atılan tarımsal ilaçlara insanların çok yoğun olarak maruz kaldığını  tespit ettik. Bunun bölgede yaşayanları da tarlada çalışanlar gibi etkilendiğini  belirledik. Koruyucu önlemlerin de çok sağlıklı yapılmadığını gözlemledik. İşin  üzücü tarafı tarlada çalışan işçilerin bu nedenle mesleği bir süre sonra  bıraktıklarını gözlemledik."
 
 "Daha az kimyasal ilaç kullanılacak ürünlerin tarımına yönelmek gerek"
 
Sulama ve teknolojik imkanların artmasıyla tarım arazilerinin  genişlediğinin altını çizen Sak, şunları kaydetti:
 
"Bu konu önlem gerektiren ve halk sağlığını ilgilendiren bir konu.  Bunun önlenmesi için ot tarımı yerine daha az kimyasal ilaç kullanılacak  ürünlerin tarımına yönelmek gerek. Örneğin ağaç tarımı bunlardan biri. Daha  zararsız, toksik olmayan pestisitlerin kullanılmasının uygun olacağını  düşünüyoruz. Halka da bizzat ulaşıp bu konu hakkında bilinçlendirilmeleri  gerekmektedir. Harran Ovası çok verimli topraklara sahip ama bu alan çukur  şeklinde ve etrafı Tektek Dağları ile çevrili. Ova adeta etrafı duvarlarla  çevrili bir bahçe gibi. Yüksek nem ve sıcaklığın çukur bir alanda olması, tarım  ilaçlarının orada yaşayanların üzerinde etkisini oldukça artıyor."
 
Sak, gelecekte daha büyük sorunların yaşanmaması için yerleşim  yerlerinin bu tür tehlikelere göre şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Araştırmalarında ilaçlama öncesi ve sonrası muayene durumları ile  solunum fonksiyonlarını değerlendirdiklerini, araştırdan önce de havadaki  partikül madde miktarını da ölçtüklerini anlatan Sak, "İlaçlamanın hemen  sonrasında 30 katı yüksek değerler elde ettik. Bunun da orada yaşayanlar için  oldukça sağlıksız ve toksik etkiler yaptığını gözlemledik. Yerleşim yerlerinin,  tarımsal alandan uzak olması gerekiyor. İnsan sağlığı için bu çok önemli."  ifadelerini kullandı.
 
Sak, araştırmalarının Türk Toraks Derneği'nin geçen yıl düzenlenen 20.  kongresinde sözlü bildiri dalında ödül aldığını, "Annals of Agricultural and  Environmental Medicine" dergisinde de birkaç ay sonra yayınlanacağını sözlerine  ekledi.