Yangın savaşçıları

BURAK KARA / bkara@gazetevatan.com |  06 Mayıs 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 06 05 2018 - 2:30

Geçtiğimiz hafta İstanbul İtfaiyesi’nde görevli İtfaiye Onbaşı Taner Çebi, otel yangınına müdahale ederken şehit oldu. Kendilerini “yangın savaşçıları” olarak tanımlayan ve yılda 125 bin olaya müdahale eden kahraman itfaiyecilerle yaşamın kıyısında icra ettikleri mesleklerini konuştuk.


İstanbul İtfaiyesi’nin 300 yıllık tarih kokan merkezindeyiz. Her sabah itfaiyeciler görevi gece ekibinden devralırken ‘İtfaiyeci Duası’yla mesaiye başlıyor, “Allahım tehlikeye düşmüş her canlının özellikle de küçük bir çocuğun ya da yaşlı birinin yardımına geç kalmadan yetişebilmemiz için bize güç ver. Yangınla mücadelede bilgi, teknik ve tecrübemi artır. Sevgimi, cesaretimi eksiltme. Pirimiz İbrahim Peygamber’i yanmaktan koruduğun ilahi emrin sırrına beni de dahil et. Kaderimde ölmek varsa çocuklarımı, eşimi ve yakınlarımı koru...”

İşte geçtiğimiz cuma günü bu dua ile görevine başlayan itfaiyecilerden biri de İstanbul İtfaiyesi’nin ödüllü itfaiyecilerinden Onbaşı Taner Çebi idi. Çebi, gelen ihbar üzerine ekip arkadaşlarıyla birlikte hızla Sultanahmet’teki bir otelde çıkan yangına müdahale etti, üç turistin hayatını kurtardı ama kendisi ağır yaralandı. Üç gün süren yaşam mücadelesine de yenik düştü...

Olaya ulaşma süresi 5 dakika 32 saniye, dünya standarlarının 28 saniye altında (Dünya standartı 6 dakika)

Bu talihsiz kaza ile ölümü göze alarak yangınlara müdahale eden itfaiyeciler nasıl çalışıyor, göreve nasıl motive oluyor ve her anı yaşamın kıyısıda geçen bir mesleği icra etmek nasıl bir duygu sorularını da akıllara getirdi. Sorularımıza cevap bulmak için İstanbul İtfaiyesi’nin gizli kahramanlarıyla buluştuk, aşkla yaptıkları mesleklerini konuştuk.

127 bin olaya müdahale

Türkiye’de yılda 80 binden fazla yangın vakası oluyor. En büyük kent İstanbul’daki yangın sayısı, diğer büyükşehirlerden iki kat daha fazla. Geçtiğimiz yıl İstanbul İtfaiyesi’nin yangın savaşcıları, 127 bin 284 olaya müdahale etmiş. Bunun 25 bin 73’ü yangın. Onlar askeri sistemde çalışan, rütbelendirmeler bile aynı ordudaki gibi önce er sonra onbaşı, çavuş, başçavuş ve kumandan diye ilerleyen bir hiyerarşi ve disiplin ile görev yapıyorlar. Fatih ve Beyoğlu Grubu ise İstanbul İtfaiyesi’nin en çok olaya müdahale eden ana yapısının en önemli noktaları, Bu gruplarda yangınlarla mücadele eden itfaiyeciler her gün kadar karada ve denizde ortalama 150’den fazla olaya hızır gibi yetişiyorlar.

Her yangının karakteristiği farklı

İstanbul’daki yangınların yüzde 48’i sigara-kibrit nedeniyle, yüzde 36’ı baca tutuşması ve sobadan, yüzde 16’sı ise elektrik kontağı kaynaklı çıkıyor. Hüsnü Fil, 20 yıldır görev yapan tecrübeli bir itfaiyeci, bugüne kadar kaç yangına katıldığını kaç canı kurtardığının sayısını hatırlamıyor, “Saniyeler ile yarışırız. Saniyeler içinde insanların hayatını etkileyecek kararlar alırız. Fiziksel ve zihinsel olarak zinde olmalıyız. Mücadele ettiğiniz yangın ve alevler rastgele büyüyüp gelişmiyor. Bir karakteristiği, bir formülü, dinamiği var. Yangınla mücadelede düşmanınızı iyi tanımanız gerekiyor. Kontrol altına almak söndürmek için savaş veriyorsunuz. O bir yol bularak kaçmaya, yakmaya çalışıyor, biz ise yakalamaya, tutmaya çalışıyorsunuz. Böyle bir mücadele. Bu mücadelede bilgiyi ve gücü hızlı bir şekilde kullanmanız için teknolojiye hâkim olmanız gerekiyor” diyor.

Hayat kurtarmak için spor yapıyorlar

Nurettin Ünal, itfaiye olimpiyatlarına da katılan milli yüzücülerden. Ünal sporun itfaiyeciler için olmazsa olmaz olduğunu şöyle özetliyor,  “İtfaiyecilik yüzde 70 fizik gücüne dayalı bir meslek. Mesleki bilgiler ve tecrübe ise görev başındayken ediniliyor. Bizim spor yapma nedenimiz öncelikli olarak hayat kurtarma. Ne kadar güçlü, hızlı ve dayanıklı olursak o kadar görevimizi layıkıyla yaparız, bu nedenle tüm itfaiyeciler fit ve hazır olmalı. Her gün saat 16’da bir saat spor yapıyoruz ekip olarak. Bu antrenmanlar ağırlık ve güç çalışmaları, kondüsyon artırıcı performansa dayalı egzersizler ve mesleki taktik eğitimleri. Birçok sportif yarışmalara da katılıyoruz. Los Angeles’taki 17. Dünya Polis ve İtfaiye Oyunları’nda 32 madalya “En Sıkı İtfaiyeci” ödülünü kazandık.”

 

KARADA DENİZDE HAVADA

İstanbul İtfaiyesi sadece yangın söndürmüyor, sıkışmalı trafik kazalarında yaralı çıkarma, sel ve su baskınlarında su tahliyesi, sahil ve plajlarda cankurtaranlık, doğal afetlerde arama-kurtarma, tehlikeye düşmüş kedi, köpek, kuşları kurtarma gibi birçok olaya müdahale ediyorlar.

30 KİLO TEÇHİZAT

30 kiloluk yük taşıyoruz, elbiselerimiz tepeden tırnağa ateşe ve 400 derece ısıya dayanıklı. Alevlerin içine girdiğimizde yine de sıcaklık her yerimizde hissediliyor, kıyafetlerimiz bizi koruyor ama vücut öyle bir terliyor ki görev bittiğinde çizmelerimiz yarıya kadar ter ile doluyor.

 

En büyük engel trafik ve yanlış park etmiş araçlar

Tabii yangına müdahalede hızlı hareket etmenin karşısındaki en büyük engel İstanbul trafiği ve ara sokaklarda uygunsuz bir şekilde park etmiş araçlar, itfaiyeciler, “biz her ne kadar 30 saniyede yangına müdahale için yola çıksak da trafikte yol vermeyen sürücüler ve ara sokaklarda yanlış park etmiş araçlar bizi geciktiriyor” diyorlar. Kendilerini “yangın savaşçıları” olarak tanımlayan Beyoğlu Ekipler Amiri Başçavuş Nurettin Ünal, “Zorda olana, darda kalana yetişiyoruz. Hızır gibi derler ya. En zor, en çaresiz anda uzanan bir el olmak için nefes nefese kalıyoruz. Can kurtarmak için, canımızı ortaya koyuyoruz. Bu mesleği ne para ne de şöhret olmak için yapıyoruz. Manevi huzuru bize yetiyor” diye mesleklerini nasıl canla başla yaptıklarını anlatıyor. “Bir yangın olduğunda o binadaki insanlar en yakınlarını bile bırakıp yangından kaçarken bizler canlarımız pahasına olay yerine giriyor ve önce insanları kurtarma ardından da yangına müdahale çalışmalarına başlıyoruz. Can kurtarmak bizim için ilk öncelik, bu nedenle saniyelerle yarışıyoruz. Ortam ısısının hızla yükseldiği, gözgözü görmeyen bir kaosun içinde saniyelerle yangın mahallinde masur kalan biri var mı yok mu diye hızla alevlerin arasına dalıyoruz. Böylesi bir ortamda bir can kurtarmak ise paha biçilmez bir mutluluk. İtfaiyecilerin giremeyeceği alanlara robotlar müdahalede bulunuyor, teknolojiyi de iyi kullanıyoruz” diyor.

 

30 saniye

İstanbul İftaiyesi’ndeki 3 bin 911 itfaiyeci 7/24 göreve hazır bir şekilde ihbarları bekliyor, bu ihbar bir yangın da olabilir, trafik kazasından yaralı kurtarma da, denizde arama yapma da.. Ya da ağaca çıkmış ve aşağıya inemeyen bir kedinin kurtarılma operasyonu da. İtfaiyeciler için görevin ne olduğu hiç farketmiyor, onlar her olaya, gelen her ihbara heyecanla koşuyor, disiplinle görevlerini tamamlıyorlar. 30 kiloyu bulan teçhizatları, ateşe dayanıklı kıyafetlerini araçta giyen itfaiyeciler ihbar alındıktan 30 saniye sonra yola çıkıyorlar ve ortalama 5 dakika 35 saniye içinde olay yerine ulaşıyorlar. İstanbul İtfaiyesi yangına ulaşım konusunda dünyada ortalaması 6 dakika olan süreyi azaltmış. Bunun nedeni Amerika ve Avrupa’da itfaiyeciler ihbar geldiğinde merkezde giyinip göreve çıkmaları, bizim itfaiyecilerin ise trafiği de hesaplayarak hazırlık sürecini araçlarda yapmaları. İşte 30 saniyelik bu hız bir dünya rekoru ve İstanbul İtfaiyesi’nin de farkı burada başlıyor.

ETİKETLER


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep