Veliler isyanda! Aile bütçesinin %10’u spora gidiyor

BURAK KARA / bkara@gazetevatan.com |  18 Şubat 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 18 02 2018 - 2:30

Çocuklar için spor okulları yüksek ücretleri ile adeta cep yakıyor. Kayıt ücreti, malzeme parası, yol harcamaları ailelerin bütçesini zorlarken yarışma stresi çocukların psikolojisini bozuyor.


Pazar sabahı İstanbul’un önde gelen spor okullarında veliler yorgun yüzlerle anterenman yapan çocuklarını bekliyor. Bu bekleyiş sırasında sohbet kaçınılmaz, “Benim kızım hala yüzmeyi çözemedi, o kadar da para harcadık nafile...”, “Altı yaşından beri oğlumu spor okuluna gönderiyorum, tonlarca para harcıyorum geçtiğimiz gün bana spor yapmayı sevmediğini söyledi. Yıkıldım!..”

Orta sınıf Türk ailesinin saplantısıdır, çocuğunu baleye ya da piyano kursuna yazdırmak. Çocuğun kabiliyetine bakılmaz, yıllardan gelen bir küçük burjuva geleneği olarak bu özentili durum devam eder. Bir de spor var tabii. Her veli çocuğunun en zeki öğrenci olduğunu bildiği gibi, olimpiyatlara aday bir sporcu olduğunu da düşünür. İşte bu veli psikolojisinin karşılığı da büyükşehirlerde faliyet gösteren irili ufaklı tüm spor okullarının varoluş sebebi.

2 saat

Spor okullarında hafta sonu birer saatten toplam iki saat eğitim veriliyor.

Spor yapmak önemli ama çok pahalı

Spor yapmak sadece yetişkinler için değil; çocuklar için de çok önemli. Çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine (paylaşmayı öğrenmeyi, yeni arkadaşlıklar kurmalarını, özgüvenlerinin artmasına) ciddi katkılar sunan spor, ne kadar erken başlanırsa, o kadar fayda sağlayan bir aktivite. Ama bir gerçek var ki Türkiye’de spor yapmak çok pahalı! Ayrıca artık büyükşehirlerde güvenlik nedeniyle kimse çocuğunu sokağa top peşinde koştursun diye salmıyor, okullarda da iki saatlik beden eğitimi dersi de çocuklara yetmiyor. Belediyelerin açtığı ve dar gelirli ailelerin tercih ettiği spor kursları hariç 6-12 yaş arası çocuklar için yüzmeden yelkene, eskrimden basketbola, tenisten futbola birçok farklı branşın öğretildiği özel spor okullarınınıa fiyatları ise el yakıyor. Aileler arasında çok popüler olan okullarda tenis 1800 ile 2 bin 250 TL, yüzme dersleri 500 ile 850 TL, futbol 350 ile 500 TL, jimnastik 450 ile 750 TL, basketbol 450 ile 650 TL arasında değişiyor. Spor okullarında hafta sonu birer saatten toplam iki saat eğitim veriliyor. Orta sınıf bir aile aylık bütçesinin yüzde 10’unu çocuğukların spor eğitimi için harcıyor. Aileler yaz kış demeden her hafta sonu çocuklarının spor okullarına taşıyor ve sanki olimpiyatlara sporcu hazırlar gibi çaba ve para sarfediyor.

Yelken öğrenmek 25 bin lira

Benzer bir durum yelken okulları için de geçerli. Ekim ayında başlayan ve Mayıs’a kadar süren okulların aylık ücreti 750 ile 1000 TL arasında değişiyor. Bu fiyata ek olarak 2 bin 500 TL’lik drysuit (kuru elbise) de almanız gerekiyor. Böylece bir dönemlik yelken kursu 10-12 bin TL’ye çıkıyor. Bununla da kalmıyor, çocuğunuz üst seviyeye çıkarsa, kulüpler sizden ekstra olarak 10 bin TL’ye optimist teknesi almanızı talep ediyor. Turnuvaya katılmak için de ebeveynlerin bütçesinden ortalama 7-8 bin TL para çıkması gerekiyor ve fatura da 25 bin TL’ye yükseliyor.

Olimpiyata hazırlanmak için ne kadar harcanıyor?

Olimpiyat Oyunları’na hazırlanan sporcular üzerine Amerikan Olimpiyat Komitesi’nin (USOC) araştırması en fazla bütçe gerektiren yedi spor dalını şöyle listeliyor: Yelken, binicilik, okçuluk, yüzme, eskrim ve jimnastik.

Eksirimde: 46 bin TL

Jimnastik: 38 bin TL

Yüzme: 65 bin TL

Yatçılık: 76 bin TL)

Okçuluk: 57 bin TL

Kayak: 38 bin TL

Eskrim okulları el yakıyor

Türkiye’de 6 ile 13 yaş bir çocuğu eskrim kursuna yazdırmak istediğinizde minimum 5 bin TL kurs ücreti ödemeniz gerekiyor, buna ek olarak yaklaşık 3 bin TL’lik malzeme ve kıyafet faturası da önünüze çıkıyor. Ayrıca 7 ile 10 bin TL’lik bir turnuva bütçesi de ayırmanız gerekiyor. Buna ek olarak aylık 400 TL özel ders ücreti, yemek ve ulaşıma da aylık 500 TL harcandığını hesaplarsak yıllık 30 bin TL cebinizden çıkıyor. Bu rakam ABD’de olimpiyatlara hazırlanan bir eskrimcinin yıllık harcamasının yarısı.

Bir ev parası harcadık

Milli yüzücü Kaan Özcan’ın babası Akın Özcan bugüne kadar Avrupa 4’ncüsü olan oğlunun yüzme eğitimi için bir ev parası harcadığını söylüyor. “Altı yaşından beri her sabah Kaan’ı antrenmana oradan da okuluna götürüyorum. Her gün yaklaşık 150 TL Kaan’ı anterenmanlara götürmek için masraf yapıyoruz. Bu rutin 6 yaşından beri devam ettiğini düşünüreniz ayda yaklaşık 3 bin 500 TL gibi bir masraf çıkıyor karşımıza. Bununla da kalmıyor, yılda en az 6 bin TL mayo parası ödüyoruz. Yıllık 50 bin TL masrafımım var. Benim maddi durumum iyi, Kaan’dan çok daha yetenekli ama durumu müsait olmayan birçok çocuk sporu bırakıyor.”

Çocuklar şişmanladı spor okulları açıldı

Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sürhat Müniroğlu, 1986 yılında Türkiye’nin ilk yaz spor okulu olan Ankara Zıraat Fakültesi Spor okulunun kurucularından. “Spor okulları günümüzde tamamen ticari oldu diye söze giriyor” ve sözlerine devam ediyor, “Bundan 30-40 sene önce 80’li yıllardan önce spor okulu mevhumu yoktu ülkemizde. 90’lı yıllardan itibaren evden dışarı çıkmayan şişmanlayan ve asosyalleşen çocuklar çıkmaya başladı. Ailelerde çocuk sayısı azaldı ve çocuk sokağa bırakılamayacak kadar değerli oldu. Çalışan anne babaların da sayısı arttı ve bugüne geldik. İşte orada da spor okulları ticari olarak ortaya çıktı 80’li yıllarda eğlence amaçlı spor okulları bugün dolar ve euroların havada uçuştuğu ticerethanelere dönüştü. Spor okulları tabii ki devam etsin ticarileşmenin önüne geçmek zor ama kriterlerin ve denetimlerin yükselmesiyle spor okulları gerçekten sporcu yetiştirmeye başlayabilir.”