Varis problemine dikkat

09 Ekim 2018 Salı - 15:10 | Son Güncelleme : 09 10 2018 - 15:10

Op.Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, kadınlarda varis problemine dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.


Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, “Varis, çoğunlukla bayanlarda görülen ve artık her yaştan insanın karşısına sıklıkla çıkabilen çağın hastalığı diye adlandırabileceğimiz bir hastalıktır. Varis, çeşitli nedenlerle toplardamarların işlevini yitirerek uzaması, genişlemesi ve kıvrıntılı hale gelmesi durumudur. Varis sıklıkla bacaklarda görülür. Bunun nedeni toplardamarlar kirli kanı kalbe taşımaya çalışırken bir taraftan yer çekimi etkisine maruz kalırlar. Ayakta uzun süre kalındığında bu etki nedeniyle toplardamarlarda aşırı bir basınç oluşacaktır. Artan basınç toplardamarların kapakçıklarında bozulmaya ve işlevini kaybetmesine neden olmaktadır” dedi.
Varis’in meydana gelmesinde bilinen en önemli faktörün ailesel yatkınlık olduğunu ifade eden Op.Dr. Yılmaz, “Bunun yanında ileri yaş, obezite, sigara kullanımı, dar kıyafetler ve topuklu ayakkabı giyilmesi ve uzun süre ayakta çalışma zorunluluğu olan meslek grupları risk altındadır. Özellikle kuaförler, öğretmenler, tezgahtarlar, eczacı ve kalfaları bu meslek gruplarına örnektir. Ayakta uzun süre hareketsiz kalmak toplardamar basıncını çok yüksek tutacağı için varise davetiye hazırlar. Varis hastalığı genel anlamda insanların yaşam konforunu olumsuz etkileyen estetik görünümde de sorun yaratan bir hastalıktır. Çok küçük çaplı örümcek ağı şeklinde kılcal damarlardan daha büyük çapta cilt yüzeyinde çok rahat görülen kabarık lezyonlara kadar varis hastalığı tanımına girer. Dışarıdan göz ile görülen hiçbir damar lezyonu olmasa bile varise sebep olan toplardamarda yetmezlik görülebilir. Bu hastalar ayakta kaldıkça ağrı, ayak bileğinde şişlik, ayak tabanında yanma, gece krampları gibi şikayetler ile baş etmek zorunda kalırlar. Ailesel yatkınlığı olmayan hastalarda dahi en çok meslek hastalığı olarak görülmektedir. Ayakta uzun süre çalışmak zorunda olan meslekler en yüksek risk grubundadır. Bayanlarda dar kıyafetler ve yüksek topuklu ayakkabı kullanımı yine en sık varis sebebidir. Varis hastalığını artıran veya oluşturan birebir etkili gıda yoktur. Ancak genel olarak yağlı ve şekerli beslenme ve bunun sonucu olarak aşırı kilo alınması varis oluşumunu tetikler ve hızlandırır. Ayrıca sigara ve alkol kullanımı yine varis oluşumunda çok etkili faktörlerden biridir. Bayanlarda daha fazla görüldüğü için dar kıyafetler giymek ve yüksek topuklu ayakkabı kullanmakta varis oluşumunda etkilidir. Varise iyi geldiği söylenen gıdalar arasında başlıca bol yeşillikli salata, kiraz, böğürtlen gibi kırmızı meyveler sayılabilir. Ekmek tercih edilecekse mutlaka tam buğday, kepekli ekmek tercih etmek gerekir” diye konuştu.
 
Varis teşhisinde kullanılan en temel tanı yönteminin doppler ultrasonografi olduğunu kaydeden Op.Dr. Yılmaz, “Dopplerde varise sebep olan damarın genişliğine ve kaçak seviyesine bakılarak teşhis edilir. Varisin hangi aşamada olduğunu bize gösteren ve çok kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Tedavi de: varis tedavisin temel prensibi varise sebep olan damarın ortadan kaldırılması, devre dışı bırakılmasıdır. Çünkü bu damar işlevi yitirmiş ve vücuda zarar vermektedir. Bu amaçla tedavi prensibi açık cerrahi ve kapalı yöntemler olarak ikiye ayrılabilir. Açık cerrahide kesi uygulanarak damar komple çıkartılır. Kapalı yöntemlerde ikiye ayrılır; ısıya dayalı yöntemler ki bunun en çok bilinenleri lazer, radyofrekans, buhar gibi yöntemlerdir. Bu yöntemlerin tamamında kesi uygulanmadan damar içerisine yüksek ısı verilerek damarın yakılması amaçlanır. Son zamanların en popüler ve tercih edilen tedavi yöntemi olan Venablock yönteminde ise damarın her iki duvarının birbirine yapıştırılması yöntemidir” ifadelerini kullandı.
 
Venablock yönteminin varis tedavisinde gelinen son nokta olduğunu belirten Dr. Yılmaz, “Yüksek teknoloji içeren tamamen milli ve yerli kaynaklar ile üretilen biyolojik bir yapıştırıcı kullanılarak yaklaşık 3 dakika da varisi tamamen ortadan kaldırabilen bir yöntemdir. Bu yöntemde damarın içine ultrasonografi yardımı ile iğne ile girilerek özel bir katater kullanılarak damar içine biyolojik yapıştırıcı ilaç uygulanır. Çok hızlı bir şekilde damarın birbirine yapışarak ortadan kaybolduğu görülür. Bu yöntemin diğer kapalı yöntemlerden farkı ısıya dayalı olmadığı için anestezi gerektirmez, işlem sonrası elastik bandaj ve varis çorabı kullanımı gerektirmez” şeklinde konuştu. 

ETİKETLER