Vahşi bir karakteri oynamak isterim

Kerem Akyıldız / akyzkerem@gmail.com |  16 Haziran 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 21 06 2018 - 15:03

Bu hafta vizyona giren “Düş Kırgınları” filminde Çiğdem karakterini canlandıran Bahar Yanılmaz, “Sürekli kendimi ifade etme isteğim vardı. Çocukken katıldığım oyunculuk kursları beni oyunculuğa yöneltti” diyor.


Nasıl başladı bu oyunculuk serüveni?
 
95-96 yıllarında Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda çocuk oyunlarında oynayarak başladım. Çocuk oyunlarının önceside de kurslar vardı. Mimar Sinan Üniversitesi’nde konservatuar eğitimim oldu. Benim için çocukluk hayali gibiydi oyunculuk.. Çocukken katıldığım oyunculuk kursları beni oyunculuğa yöneltti diyebilirim aslında. Sürekli kendimi ifade etme isteğim vardı. Çocukken yazdığım günlüklerde de görüyorum ki hep tiyatro hayalini kurmuşum. Varsa yoksa tiyatro dedim.
 
Düş Kırgınları’ndan bahsedelim biraz...
 
Mehmet Eroğlu’nun romanından uyarlandı Düş Kırgınları. Fakat romanı okuyanlar birebir benzerlikler aramasınlar çünkü romandan farklılıklar var. Film Kuzey ve Şafak adlı iki karakterin ilişkisi üzerinden ilerliyor. Eski bir devrimci olan Kuzey, yaşama küsmüş durumdayken Şafak ile tanışıyor. Şafak, Kuzeye aşık oluyor. Fakat Kuzey, Şafağı sadece seviyor. Eğer farklı zaman dilimlerinde birbirlerini bulabilselerdi belki her şey onlar için çok daha iyi olabilirdi.
 
Oynadığınız karakter Çiğdem   peki nasıl biri?
 
Çiğdem aslında Kuzey’in hayatını teğet geçen bir karakter. Kuzey’in işlettiği otele misafir olarak geliyor fakat Kuzey’e karşı ilgi duymaya başlıyor. Fotoğraf çekiyor Çiğdem. Aslında fotoğraf makinesini bir araç olarak kullanıyor iletişime geçmek için ama başarılı olamıyor.
 
Çiğdem’le benzer yönleriniz var mı peki sizce?
 
Aslında Şafak ve Kuzey daha içe dönük karakterler. Çiğdem daha çok enerjik ve sempatik. Bu yönden kendimi Çiğdem’e benzetiyorum.
 
Her oyuncu tiyatro kuramaz
 
Son zamanlarda çoğu oyuncu kendi tiyatrolarını açıyor. Sizce bunun nedeni ne? Sizin böyle bir düşünceniz var mı?
 
Tiyatro kurmak çok başka bir mecra. Şu dönemde tiyatro kurabilen arkadaşlarıma çok saygı duyuyorum. Oyunlarını mümkün oldukça izleyerek destek olmaya çalışıyorum. Fakat benim hiçbir zaman öyle bir düşüncem olmadı. Çünkü o bambaşka bir vizyon ve kafa gerektiriyor bence. Ben ancak orada oynayabileceğimi düşünüyorum. Büyük bir sorumluluk gerektiriyor çünkü. Liderlik vasfı gerektiriyor birazda. 
 
Son zamanlarda çoğu dizi oyuncusu da tiyatroya yöneldi...
 
Çoğu tiyatro kökenli olan oyuncu tiyatrodan kopamıyor. Ne kadar yoğun bir dizi temposu olsa bile devam ediyor insanlar. Tiyatro kökenli olmayan oyuncular da daha çok tiyatroya yönelmeye başladılar. Buda onlar için avantaj diye düşünüyorum.
 
Nasıl bir karakter sizi cezbeder?
 
Beni genelde fiziksel görünüş itibariyle naif, tatlı diyebileceğim şekilde kategorize ediyorlar ilk bakışta. Fakat ben daha sert, altı çizilecek keskin sözleri olan, vahşi karakterleri oynamak isterim.

ETİKETLER