Gazetevatan.com » Yazarlar » Mükemmel sevgiliden iyi koca olmaz!

Mükemmel sevgiliden iyi koca olmaz!

Birçok kadın “iyi bir koca ve baba bulamadığı” için şikayetçi. Peki iyi bir koca ve baba nasıl bulunur? Psikolog İlkim Öz, kadınların erkeklerle ilgili bilmesi gereken kişilik özelliklerini anlatıyor.


Birçok kadının en büyük hayali olan evlilik, bazen çiftlerin hayatını kabusa çevirebiliyor. Evlilik kadar çocuk kararı vermek de büyük bir probleme dönüşüyor. “İyi bir koca ve iyi bir baba” seçtim diye yola çıkan kadınlar kendilerinin ayrılmanın eşiğinde bulabiliyor. Peki kadınlar nerede hata yapıyor, gerçekten iyi bir kocadan iyi bir baba olur mu ya da iyi bir baba iyi bir koca mıdır? Psikolog Evlilik ve Aile Terapisti İlkim Öz bakın neler anlatıyor.

Erkek soyunun devamı için ürer, bakmak için değil

Her iyi koca, iyi bir baba mıdır?

Erkeklerde baba olmak bir içgüdü değil. Kadınların annelik içgüdüsü var ancak erkeklerde babalık içgüdüsü diye bir güdüsel hareket söz konusu değil. Soyunun devamı için ürer erkek, çocuk bakmak için değil.

Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir ki erkeğin kişilik yapısı, koca ve baba sorumluluğunu nasıl yerine getireceğini belirliyor. İkinci olarak da erkeğin kendi babasının kişiliği, eşine yaklaşımı ve baba rolü son derece önemli.

Çünkü erkekler baba olmayı önce kendi babalarından sonra aile içindeki diğer baba modellerinden dede, amca gibi ve sonra da toplumdaki diğer baba modellerinden öğreniyorlar.

En çok hiperaktifler ve narsistler aldatıyor

Görüldüğü üzere “tüm iyi”lerin bir arada olduğu bir erkek ve insan yok. Bu noktada risk taşıyan erkekleri elemek en doğru olanı. Ama bir de aşk durumu var. Aşık olan kadının gözüne, aklına, mantığına  perde iniyor. Ve günün birinde perde kalkınca gerçekler acıtıyor. Erkekler baba olmadan önce öyle enine boyuna düşünmezler. Ama toplumların modernleşmesiyle beraber erkekler de eşleriyle beraber hamilelik okullarına ve egzersizlerine katılıyorlar. Bize terapistlere gelen çift sayısı da giderek artıyor. Anne baba olmadan önce gelerek, danışmanlık alıyorlar. Doğru erkek, iyi koca kavramlarının içine iyi bakmak gerek.

Göreceli olan bu kavramlarda her kadın kendi “doğru eş”ini bulabilir. Nasıl derseniz; kadın kendi beklentilerini oluşturmalı ve var olan beklentilerine göre beraber olduğu kişiyle evlenme kararı almalı ya da almamalı. Kimi kadın eşinin toplumda statülü biri olmasını ister, kimisi zengin olmasını ister, kimi de romantik bir eş ister. Ama hiç kuşkusuz her kadın sevilmek, saygı duyulmak ister ve yine her kadının asla istemediği durum ise aldatılmaktır. Bu noktada bir ipucu vereyim: Araştırmalara göre eşini en çok aldatma kapasitesi olan erkekler; hiperaktifler, narisitler.

Erkeklerin kişiliği esnek değildir, değiştiremezsiniz!

Kadınların evleneceği erkeği seçerken yaptığı hatalar neler?

Kadınların evlenmeden önce yaptığı en belirgin hata, “evlenince ben onu değiştiririm” düşüncesidir. Oysa hiç kimse kendi istemediği sürece değişmez. Erkeklerin kişiliği esnek değildir, davranışlarını çok çok zor değiştirirler. Kadınlar bilsin ki sevgilisi evlenince eşi olduğunda içinden başka bir adam çıkmayacak. Tabii ki zamanla insan değişir ama radikal bir değişim beklenmemeli. Karşı tarafı olduğuı gibi kabul edebiliyorsa evlenme kararı almalı çiftler. Kadınlar doğal olarak hem iyi koca hem de iyi baba olacak bir erkekle evlenmek istiyor.  Karşınızdaki erkek sizin bu beklentilerinizi yerine getiremeyecekse, donanımı yeterli değilse, rasyonel düşünüp değerlendirin. Armut ağacı elma verir mi hiç?

Kişilik özelliğine göre 7 erkek tipi

1- Lover erkekler;

Romantik, sürprizler yapan, hediyeler alan, minik detaylara önem veren, kadının ruhunu iyi okuyan bu erkekler kadınların ayaklarını yerden keserler. Çok iyi "sevgili" olan bu erkeklerden ne yazık ki iyi bir koca ve baba olamıyor. Neden derseniz, bu erkekler ciddi sorumluluklardan kaçarlar. Evlilik ve çocuk sahibi olmak ise sorumluluk ister. Oysa onlar için hayat eğlenmek ve sorumsuz yaşamaktır. Kadını sadece sevgili olarak gören bu erkekler, partnerlerinden evlilik ve çocuk konusunu duyunca hemen ortadan kaybolurlar. Mükemmele yakın sevgilisi tarafından terk edilen kadın ise şoka girerek duruma hiç anlam veremez.

2- Çocuk erkekler;

Fiziksel olarak büyümüş ama ruhu çocuk kalmış bu erkekler de neşeli ve cıvıl cıvıl olurlar. Sevgililerine bolca kapris yapan bu erkekler annelerine aşırı bağımlı olduğundan literatürde "peterpan sendromu" dediğimiz sendroma sahiptirler. Evlenince iyi eş olabiliyorlar ama iyi baba olamıyorlar. Bu erkekler eşlerinden de annelik beklerler ve onlar için çocuk demek baba olmak değil, eve yeni doğan kardeş anlamını taşır neredeyse. Asla çocuk istemezler. Çocuk olunca evliliklerinin bozulacağını eşlerine sık sık söylerler. Eşlerinin tüm ilgisinin kendilerinde olmasını isterler. Eğer çocukları olursa, iyi giden evlilik birden ters yüz olur ve eşine sık sık küsen, sinirli kocalar haline gelebilirler. Çocuklarıyla çatışan, onlara küsüp yıllarca konuşmayan,  babalar olurlar.

3- Narsist erkekler; 

Fazlasıyla ben merkezci olan bu erkekler partnerini ya da eşini sürekli eleştiren ve suçlayan erkeklerdir. Her şeyi kendilerinin bildiğine inanan bu erkekler eşlerini sık sık aşağılarlar. Kadının psikolojik, duygusal ve hatta fiziksel şiddete maruz kaldığı bu evlilikler çocuk için de sağlıksız bir ortamdır. En belirgin özellikleri empati kuramamak yani karşı tarafı anlayamamak olan bu erkekler baba olduklarında aynı eşlerine davrandıkları gibi çocuklarına da eleştirel, suçlayıcı ve aşağılayan davranışlarda bulunurlar. Kısacası ne iyi eş ne de iyi baba olamazlar.

4- İşkolik erkekler;

Sorumluluk duyguları ve egoları yüksek olan bu erkeklerin zekaları da yüksektir. Eşine ve çocuğuna nasıl davranacağını bilir ancak onların da ciddi bir zaman sorunu vardır. Aşırı çalışmaktan dolayı aileye zaman ayıramazlar. Maddi olarak eşini ve çocuğunu ihmal etmeyen bu erkekler, ilgi ve zamana ayırma konusunda eksik ve yetersiz kalabilirler. Bu erkeklerin eşleri, kocalarının önceliğinin iş olduğunu söyleyerek ihmal edilmekten yakınırlar.

5- Paylaşımcı erkekler;

İyi eş ve baba olmanın gereklerini olabildiğince yerine getirmeye özen gösteren bu erkekler, empatik, duygu bağı kurar, aile kavramına önem verir, toplumda kadın ve çocuğa saygı duyarlar. İşkolik olmadıkları için ekonomik olarak eşlerini hayal kırıklığına uğratabilirler. Eşlerinin söylemi şöyledir; Çok iyi bir eş çok iyi bir baba ama gelin görün ki adamın hiç hırsı yok. İkinci bir iş yap daha çok gelirimiz olsun ya da terfi et diye söyler dururum ama bir kulağından girer diğerinden çıkar”.

6- Obsesif erkekler:  

Aşırı korumacı ve takıntılı olan bu erkekler, çocuk sahibi oluncaya kadar iyi bir eş olma davranışı gösterirken çocuk olduktan sonra tüm ilgi ve dikkatlerini çocuğa yönlendirirler. O güne kadar karısını başının tacı yaparken, çocuk olduktan sonra eşin pabucu dama atılır, çocuğu taçlandırır. Aşırı ilgili, alakalı, korumacı babalar olurlar. Ama duygusal anlamda kocalık sorumluluklarından genellikle sınıfta kalırlar.

7- Hiperaktif erkekler; 

Yerinde duramayan, ele avuca sığmayan, zeki, sorun çözücü, sempatik, yaratıcı ve hafif de çocuksu tavırlarıyla bu erkekler kadınların kalplerini en çok fetheden erkekler arasında yer alıyor. "Hadi şunu yapalım, hadi şuraya gidelim"e asla hayır demezler. Kadınlar onların enerjilerine ve yaratıcılıklarına hayran kalır. Aile kurmak isterler, çok sayıda çocuk isterler. Ama evlenince de “çok”ları bitmez. Çok eşlidirler. Hem eşlerini hem çocuklarını hem de sevgililerini yönetmekte becerikli olurlar.

İyi sevgili mi iyi koca mı?

Pek çok kadın danışanım gözyaşları içinde  şunu sorar; “Arkadaşlarımın hepsi evlendi. Çoğu da mutlu. Benim de pek çok sevgilim oldu ama  evlenecek bir erkek bulamadım. Benim neyim eksik?” Ben de şunu söylerim; “Sen hep iyi sevgililer seçmişsin, arkadaşların ise aile babası olan erkekleri seçmiş. ”