Teröristlerin katlettiği anne ve 4 evladının acısı dinmiyor

AA |  03 Mayıs 2018 Perşembe - 14:13 | Son Güncelleme : 03 05 2018 - 14:32

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde PKK'lı teröristlerce 28 yıl önce gerçekleştirilen saldırıda annesi ve 4 kardeşini kaybeden Neytullah Çelik'in acısı ilk günkü tazeliğini koruyor.


Yaylak köyünün Kelesor mezrasında 3 Mayıs 1990'da aralarında anne  Sariye (29) ile çocukları Zelihan (12), Rahime (10), Abdülcebbar (7) ve  Emrullah'ın (3) bulunduğu 7 kişinin teröristlerce katledildiği saldırıdan sağ  kurtulan Neytullah Çelik'in yaşadığı üzüntü dinmiyor.
 
İple pencereden indirmiş
 
O dönem 14 yaşında olan Neytullah Çelik, AA muhabirine, 3 Mayıs  1990'da PKK'lı teröristlerin gece baskın yaparak 6 aylık hamile olan annesini ve  4 kardeşini katlettiğini anımsattı.
 
Gece yarısı eve gelen teröristlerin kapıyı çalması üzerine durumu fark  eden annesinin yakınlarına haber vermesi için kendisini arka odanın penceresinden  iple indirerek dışarı çıkardığını dile getiren Çelik, teröristlerin daha sonra  kapıyı kırarak evlerine girdiğini aktardı.
 
Teröristlerin 6 aylık hamile annesine ve kardeşlerine 2 saat işkence  ettiğini dile getiren Çelik, şöyle konuştu:
 
"Annemin ve kardeşlerimin üzerine 2 el bombası atıp, uzun namlulu  silahla taradıktan sonra evdeki yorgan ve yastıkları üzerlerine koyup sonra da  benzin döküp yakmışlar. Teyzemi ve çocuklarını evine götürdükten sonra o evi de  ateşe vermişler. Teyzem, fırsatını bulup iki çocuğunu alıp pencereden kaçmayı  başarmış. O gece aralarında annem ve 4 kardeşimin bulunduğu 7 kişiyi şehit  ettiler."
 
 
 
"PKK'ya destek veren de çocuk katilidir"
 
Terör örgütü PKK'nın en çok Kürtlere zarar verdiğini vurgulayan Çelik,  şunları söyledi:
 
"Benim annem de kardeşlerim de Kürt'tü. Gavur bile 3 yaşındaki çocuğa  silah sıkamaz. 3 yaşındaki bebeğe silah sıkanlar dinimizden değil. Biz onları  Kürt olarak kabul etmiyoruz, bunlar zalim PKK terör örgütüdür. Ona destek veren,  yardım ve yataklık edenler de onlar kadar katildir. Terörü destekleyen ister  siyasi parti, ister milletvekili olsun, kim olursa olsun 6 aylık hamile anneme  kurşun sıkan o terörist gibidir."
 
"O acı hep içimizde"
 
Olay gecesi şans eseri evde bulunmadığı için kurtulan babasının daha  sonra yaşadığı büyük üzüntü nedeniyle kansere yakalanıp vefat ettiğini belirten  Çelik, "Evde cenazelere ulaştığımızda hepsi yanmıştı ve parçalanmıştı." dedi.
 
PKK terör örgütü ve siyasi uzantılarına tepki gösteren Çelik, şöyle  devam etti:
 
"Başımıza gelen acı kimsenin başına gelmesin. İnşallah zalim ve  dinsizler bizim hiçbir genci kandıramayacak, dağa çıkartamayacak. İnşallah terör  belası bitecek. Acım hiç azalmadı, sanki bu katliam dün yaşanmış gibi. Hiç  unutmuyoruz. Onlar kalbimizde yaşıyor. Onları hiçbir zaman unutmuyoruz. O acı hep  içimizde."
 
Çocuklara isimleri verildi
 
Çelik, saldırıda teröristlerin ateşe vermesi dolayısıyla tüm  eşyalarının da yandığına işaret ederek Çelik, "Sadece evden annemin bir  fotoğrafını kurtarabildik. O fotoğrafa baktıkça ağlıyorum. 2 çocuğuma saldırıda  şehit olan kardeşim Abdülcebbar ve Emrullah'ın, babamın sonradan yaptığı  evlilikten doğan kızlara ise Rahime ve Zelihan'ın adını verdik." dedi.
 
PKK'lı teröristler, Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Yaylak köyü  Kelesor mezrasında 3 Mayıs 1990'da güvenlik korucusu Sabri Çelik'i şehit etmiş,  ardından korucubaşı Sait Çelik'in evini ateşe vermişti. Evde bulunan anne Sariye  ile çocukları Abdülcebbar, Zelihan, Rahime ve Emrullah Çelik yanarak can  vermişti. Teröristler kaçırdıkları güvenlik korucusu Hasan Yazıcı'yı da kırsalda  şehit etmişti.

ETİKETLER