Soylu'dan 'Cumartesi Anneleri' ile ilgili açıklama

AA |  27 Ağustos 2018 Pazartesi - 10:38 | Son Güncelleme : 27 08 2018 - 11:45

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Cumartesi Anneleri' ile ilgili yaptığı açıklamada 700. gösterilerini yapmak istediler, izin vermedik çünkü artık bu istismarın ve kandırmacanın son bulmasını istedik. Anneliğin terör örgütünce istismar edilmesine, teröre kılıf yapılmasına göz mü yumsaydık?" dedi.


- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Cumartesi Anneleri' ile ilgili açıklama yaptı.
 
Soylu, Eğitim Daire Başkanlığı Durmuş Yalçın Konferans Salonu'nda  düzenlenen "104. Dönem Kaymakamlık Kursu Açılış Programı"na katıldı.
  
Türkiye'nin küresel terör örgütleriyle eşzamanlı mücadele  ettiğini, güneyinden gelen ciddi bir göç dalgasını başarılı ve insani  ölçülere göre yönetebildiğine işaret eden Soylu, terörün ana finansman  kaynağı uyuşturucu ticaretinin ana geçiş güzergahında bulunan Türkiye'nin  buna karşın hem dünya hem de kendi gençliğini korumaya çalıştığını  vurguladı.
 
Soylu, DHKP-C'sinden, PKK'sına FETÖ'den DEAŞ'ına kadar Türkiye'yi  tehdit eden hemen hemen bütün terör örgütlerinin, Avrupa Birliği üye  ülkelerinden açık veya örtülü destek gördüğünü, sığınma ve korunma  taleplerinin karşılandığını, eğitildiğini, silahlandırıldığını ve ceplerine para  konulduğunu belirterek, bütün bunlar yapılırken de Türkiye'nin "Batı'nın  müttefiki" olarak tarif edildiğini, kamuoyunun buna inandırılmaya  çalışıldığını dile getirdi.
 
Türkiye'de de terör örgütlerinin ele geçirdiği veya etkilediği  siyasal yapıların bulunduğunu aktaran Soylu,  şöyle devam etti:
 
"Doğrudan doğruya terör örgütünün sözcülüğünü yapıyorlar,  savunuyorlar, hiçbir şey yapamıyorsa eylemlerine sessiz ve tepkisiz kalıyorlar.  Örgütlere bir 'poker yüzü' temin etmeye ve aslında bir meşruiyet alanı  açmaya çalışıyorlar. Terör örgütleri Türkiye'de her zaman bir istismar  içinde olmuştur. Kadın istismarı yaptılar, çocuk istismarı yaptılar, etkin  köken istismarı yaptılar, mezhep istismarı yaptılar. Bugün terör örgütleri,  bu odaklar eliyle bir başka istismar alanı peşinde koşuyorlar, anne istismarı.  Yapılmak istenen çok açıktır. Annelik kavramı üzerinden bir mağduriyet  oluşturup, hem teröre bir mağduriyet maskesi giydirmeye çalışıyorlar, hem de  toplumu ayrıştırmaya çalışıyorlar."
 
"Yıllardır annelik üzerinden bir istismar ortaya konuluyor"
 
Bakan Soylu, 1995'den beri süregelen "cumartesi anneleri" adı verilen  bir eylemin yapıldığını anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulunudu:
 
"Galatasaray Lisesi önünde toplanıyorlar. Peki bu işin aslı nedir?  1995 yılında, resmi raporlarla ve örgüt içi itiraflarla belgelenmiş, aşırı  sol TKP/ML örgütü tarafından gerçekleştirilmiş bir örgüt içi infazın  suçunu devlete yıkmaya çalışan bir eylem. Kayıp falan değil, gözaltına  alınmış değil, örgüt infaz etmiş, bir kenara bırakmış. Bu olay üzerinden  bir mağduriyet hikayesi üretildi ve yıllardır annelik üzerinden bir istismar  ortaya konuluyor. Bugün de terör örgütü ve bölge sorumlusunun bahane  edildiği bir anlayış söz konusudur. Dikkat edin, son günlerde renkli  listelerde aradığımız teröristleri, bölge sorumlularını etkisiz hale  getirdikçe bu tepkiyle karşılaşıyoruz. Bu bir tesadüf değildir. Bunu kabul  etmek de mümkün değildir.
 
Hasan Ocak, Galatasaray Meydanı'ndaki eylemlerin başlama  sebeplerinden sadece birisidir. Servis ediliyor. Çok affedersiniz, bu kişiler,  Eminönü Meydanı'nda gezerken mi kayboldü Neden her şeyi açık açık  konuşmuyorlar? Hasan Ocak, TKP/ML Terör Örgütü üyesi değil miydi? Örgüt  tarafından infaz edilmedi mi? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bu konuda dava  açılmadı mi Bu davada komisyona ifade veren bir başka örgüt üyesi, bu işin  örgüt içinde bir infaz olduğunu anlatmadı mi Muhatapları bu dediklerimin  detaylarını çok iyi bilirler. Bu ve bundan sonra bu eylemlere konu edilmiş  kişiler, yasa dışı örgüt üyesi değiller miydi?"
  
"Göz mü yumsaydık"
 
"Cumartesi anneleri"nin 700. gösterilerini yapmak istediğini belirten  Soylu, "İzin vermedik, doğrudur. Çünkü artık bu istismarın ve kandırmacanın  son bulmasını istedik. Bu ikiyüzlü kandırmacanın son bulmasını istedik. Ne  yapsaydık yani, anneliğin, terör örgütü tarafından istismar edilmesine,  anneliğin teröre kılıf yapılmasına göz mü yumsaydık? Çocuklarımızı terör  örgütü üyeliğine özendirip, 'İstanbul'un göbeğinde anılacaksınız' diye  teşvik etmelerine, anneleri gözü yaşlı bir şekilde evlat yolu gözler halde  bırakmalarına göz mü yumsaydık?" dedi.
 
"Ne yapalım yani terörle mücadeleyi rafa mı kaldıralım? DHKP-C  kiralık katil tarzı eylemlerine devam etsin, diğer sol gruplar eylemlerine devam  etsin, PKK Doğu ve Güneydoğu'da acı üstüne acı yaşatsın, FETÖ Türkiye'nin  tamamını eline geçirmek için bir gece topla tüfekle saldırsın, biz sırtımızı  mı dönelim, devleti, ülkeyi bunlara teslim mi edelim?" diye soran Soylu, buna  asla müsaade edemeyeceklerini bildirdi.
 
Bakan Soylu, Galatasaray Meydanı'nın, terör örgütlerinin sözde  ortak meşruiyet alanı haline getirilmesine de müsaade etmeyeceklerini  vurgulayarak, "Anne, devlet, millet gibi kavramları, yıllarca bunların  düşmanlığını yapmış terör örgütlerine ve onların çağrısıyla toplanan  payandalarına istismar ettirmeyiz. Bu millet yüz yıl önce bunların  ağababalarına bu ülkeyi teslim etmemişti, bugün onların paçozlarına da  teslim etmez, bunu herkes böyle bilsin." ifadesini kullandı.
 

ETİKETLER