Sizin çocuğunuz maker mı?

TÜRKAN HİÇYILMAZ / thicyilmaz@gazetevatan.com |  17 Nisan 2016 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 17 04 2016 - 2:30

Bazı çocuklar bilgisayarda oynuyor, bazıları ise oynamak yerine kodlamaya yöneliyor, teknolojik cihazlar ve hayatı kolaylaştıracak ürünler üretiyorlar. İşte yeni endüstri devriminin yeni oyuncuları, maker çocuklar...


  Maker çocuk ne yapar?  

  Maker sıfırdan hiç olmayan bir şeyi hayal edip üretebilir. Sensörlerle çalışan sistemler de kurgulayabilir, evde yokken yerine bakacak bir robotta. Bazen hepimizin ihtiyacı olan ama hiç aklımıza gelmemiş basit bir düzenek üretir...  

Bu çocuklar yeni endüstri devriminin temellerini atıyor. Adı maker hareketi.. Anaokulundan başlayan ve üniversite yıllarına kadar süren yeni bir neslin yükseliş hikayesi bu. Okullarda, evde, etüd odalarında kısacası çocukların özgürce çalışacakları her yerde yaratıcılığın sınırlarını zorluyorlar. Önceleri küçük projelerle, kes-yapıştır gibi el becerisi geliştiren oyunlarla başlasa da ardından geleceğin teknolojisininin temelleri atılıyor. Uzmanlar “tüketmeyen, üreten çocuklar” olarak tanımlıyor makerları. Robert Koleji’nden örnek verelim, akıllı telefonlarımızın sıklıkla kopan şarj cihazlarının kablosu bir maker tarafından “koplayan kablo” olarak yeniden dizayn edildi. Bir önceki nesil, bu kabloyu ne tamir etmekle uğraşır ne de yeniden bir üretim işine girerdi. Gider yenisini alır, bozuk olanı da çöpe atardı. Ama maker çocuklar, yeniden üretiyor ve daha kullanışlı bir ürün ortaya çıkarıyor.

 

Bu çocuklar bilgisayarda oyun oynamak yerine bilgisayar kodu yazıyor. Bunun en net örneği Minecraft oyunu. Birçok çocuk bu oyunu hem oynuyor hem de kod yazarak oyunu kendilerince geliştiriyor. Maker çocukların diğer akranlarından ayıran en büyük özelliklerinden biri de tüketici değil, üretici olmaları. Maker çocuklar yalnızca bilgisayar kodlamasında değil yaratıcılık, tasarım ve üretim gerektiren bir çok alanda kendilerini geliştiriyorlar. Legolarla iyi oynayan, oyuncaklarını bozup tekrar yapan ya da farklı parçalardan yeni tasarımlar geliştiren çocuklar geleceğin makerları olacak. Yurtdışında okullarda da ders olarak okutulan bilgisayar kodu yazmak, gelecek nesli şekillendirecek.

Makercocuk.com’un kurucusu Ongun Tan:

Sıfırdan kendi oyunlarını yapıyorlar

Bilgisayar oyunlarını seven diğer çocuklardan farkları ne?

Bilgisayar oyunlarıyla fazla zaman geçirdiğinizde, oyundan öğrendiklerinizden çok, tükettiğiniz zaman daha büyük bölümü kapsıyor. Bir maker çocuk bilgisayar oyunlarını da birer üretim aracı haline çeviriyor. Mesela çocukların çok sevdiği Minecraft oyunu bir tasarım aracına çevriliyor. Çocuklar orada yaptıkları objeleri 3 boyutlu yazıcılar aracılığı ile üretiyorlar. Ve bunu birkez yaptıktan sonra artık Minecraft oynarken tasarım odaklı düşünmeye başlıyor. Bir oyun, basit bir tasarım aracına dönüşüyor. Ya da sıfırdan kendi oyunlarını yapıyorlar. Bu da onlara oyunu sadece tüketecek olan değil, üretebilecek olabileceğini de gösteriyor.

5 yaşından itibaren eğitim başlıyor!

Çocukların kaç yaşından sonra yazılımla ilgilenmeleri gerekiyor?

5 yaşından itibaren eğitim başlıyor. Farklı araçlar var 4 yaşından itibaren kodlayabildiğiniz. Hatta bilgisayar kullanımı olmadan kodlama mantığını anlamak için var olan 3 yaş için araçlar da çıktı. Okuma yazma bilen her çocuk kodlamaya başlayabilir. Oldukça da iyi çıktılarla üretim yapabilir.

 

Geleceği bu çocuklar şekillendirecek

Maker çocuklar gelecekte nasıl yetişkinler olacaklar?

Dünyadaki en büyük örneği Silikon Vadisi. Burada genellikle üniversitede çıkan yeniliklerin, uygulamaların değerlemesi milyarlarca dolar. Bu gençler aslında altyapılılarını çocuk yaşlarda bu kültür ile besledikleri için, üniversite de bu ürüneleri ortaya çıkarabiliyorlar. Örneğin Snapchat’in sahibi Evan 90 doğumlu. Uygulaması 10-20 milyar dolarında değerlenmiş durumda. Bu gençlerin doğması için, üretim kültürünün çocuk yaşlarda aşılanması lazım. Bunun için gerekli olan özgüven, bilgi, doğru insan ve doğru araçlar ortamını yatarmaya çalışıyoruz.

Teknolojiyi uzak tutmayın

Bir çok veli, telefon ya da tablet vermiyor çocuklarına. Ebeveynler çocuklarına teknolojiyi sınırlandırarak vermeli. Eskiden TV karşısında cizgi film izliyordu çocuklar, artık Youtube’tan istediğini izliyor, Çocuk seçtiği bir şeyleri izleyip kontrol ediyor artık.

Her bilgisayar oynayan çocuk eğer üretiyor ve üretime yönleniyorsa bir maker’dır, oyunu nasıl geliştiririm diyen çocuk maker çocuktur.

 

 

Temelinde bozmak var!

Makerlığın temelinde bozmak var. Oyuncağın parçalarını çıkarıp başka bir şey yaratıyor, vidaları söküp başka bir yere takmaya çalışıyorsa, bu çocuk var olanla yetinmiyor onu istedi bir şekle sokuyor demektir. İşte bu maker çocuktur.

Çocuğun yaratıcılığını destekleyecek, üretimi teşvik edecek bilgisayar oyunları çocuklar her yaşta oynayabilirler. Savaş oyunlarından de uzak durmak gerekir.

Öğretmenden bağımsız öğreniyorlar

Çocuktaki yeteneği eğitime yönlendirecek ebeveynler. Artık birçok okulda makerlık eğitimi var. Bu nesil kendi öğrenmelerine sahip çıkan çocuklar. Öğretmeni ne veriyorsa alan değil, kendi kendilerine araştırıp öğrenen nesil bu.

Robert Koleji Bilgisayar Merkezi Yöneticisi Mehmet Özdemir

Bilgisayar gibi düşünme hareketi

Her bilgisayar oyunu oynayan maker cocuk mudur?

Maker çocuk aslında “bilgisayarca düşünme” oluyor. Hayal eden, keşfeden ve üreten bir nesil bu. Her bilgisayar oynayan maker değil tabii,  tüketenden çok üreten bir çocuk oluyor makerlar. Oyun oynasın ama kendi oyununu oluşturup oynasın. Bu oyunun kodlarını yazma ve oluşturma oluyor. Kod yazma da artık değişti, elle değilde blok kodlamayla yazıyor çocuklar. Hem kod yazıyorlar, hem de yazdıkları kodları oyuna yansıtıyorlar. Önce üretip sonra tüketiyorlar.

Hayaller canlanıyor

Diğer çocuklardan ne farkları var?

Çocuklar önce bir şey üretebilmeye alışıyorlar, bu ürettiklerini de günlük hayatlarında kullanıyorlar, hayallerini gerçek dünyaya yansıtıyorlar. Hayaller canlanıyor. Buluşu yaratıcılığı ve hüneri kullanıyorlar. Bu çocuklar kendi kendilerine öğreniyor kendi tutkularının peşinden gidiyorlar.. Üniversitede de tabii ki çok farklı şeyler öğrenmiyor ama maker nesli kendi öğrenmesine sahip çıkıyor. Merak ettikten sonra bu neslin önünde kimse duıramaz o merak ettiği şeyi öğrenir ve en üste çıkarır. Anne baba çocukların merakını yeter ki engellemesin.

Minecraft Lego’nun bilgisayar veriyonu

Minecraft oyunu çocuklara bir tasarım yapmasına sevkediyor. maker çocuklara en çok yardım eden oyun, önce tasarımı öğreniyor bu da tüm çocukların ilgisini çekiyor, inovatif bir dünya yaratıyorlar. Bu dünyayı yaratırken de çıkan sorunları kod yazarak yönetiyorlar. Çocukların düşündüğü şeyi de ürün haline getirmek içim 3D yazıcılardan elle tutulur bir hale getiriyorlar tasarımını. Bunu ben yaptım diyor çocuk.

Kendi kendine yap

Maker hareketinin bir yaşı yok, küçük yaşlardan itibaren bir şey üretmeye başlıyorlar. Anasınıfından itibaren çocuklar maker olarak yetiştiriliyorlar. Yeni nesil üretim için çabalayan, bir şey yok demeden kendileri yaratan çocuklar. İletişim ortamı her şey demek. İnternette en çok izlenen videolar “do it yourself” yani kendi kendine yap videoları. Bu yalnızca eklektronik olarak değil, kes - yapış etkinlikleriyle de anaokulunda başlıyor. Çocuk henüz anaokulundayken kartonları kesip uçak yapıyor, bir süre sonra o çocuk o kartondan uçağa motor takıyor.

Çocuğumuzun maker olduğunu nasıl anlarsınız?

Üretimi teşvik eden her hareket bunun bir parçası. Şu anda teknolojik kısmı daha ön planda. Çünkü eskiden beri aslında yemek yapabiliyorduk ama mesela cep telefonu yapamıyorduk. Artık insanlar yemek yapar gibi interneti kullanarak cep telefonu bile yapabiliyorlar. Çocuklarımız da bu üretim özgüveni ve bilgisine sahip olduğu anda zaten birer “maker çocuk” oluyorlar. Oyuncaklarını tamir eden, yapan, bilgisayarla oyun dışında kodlama ya da donanım olarak ilgili olan cocuklar bu harekete daha yatkın.

Kırılmayan şarj kablosu

Robert Kolej’de 15 yaşında bir grup öğrenci akıllı telefonlara kırılmayan şarj kablosu tasarladı. 25 kuruşa ürettikleri bu kabloyu da 5 Euro’dan satışa çıkardı. Şimdi Ali Sabancı’ya sunum yapıp Ürünü pazarlayacaklar.

ETİKETLER


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep