Gazetevatan.com » Yazarlar » Eşinizle cinsel sorunlarınızı nasıl konuşabilirsiniz?

Eşinizle cinsel sorunlarınızı nasıl konuşabilirsiniz?


Ülkemizde 10 kişiden yalnızca ikisi cinsel problemlerini eşleriyle konuşabiliyor.  Ancak cinsel sorunlarınızı kabul etmek ve bu konuda konuşmak çözüme giden ilk adım. Sorunları konuştuğunuzda tedaviye ihtiyaç bile duymayabilirsiniz.

Cinsel konuları konuşmaktan çekindiğiniz veya utandığınız için eşinizden uzak durmayın. Birçok çift cinsel sorunları eşleriyle konuşmak yerine sessiz kalmayı yeğliyor.  Oysa cinsel sorunlar konuşulmadığında giderek büyüyor.  Bu nedenle seksüel problemleri ertelemeyin ve iletişim için harekete geçin. 

- Cinsel hayatınızda yolunda gitmeyen bir şeyler varsa, eşinizin veya sizin cinsel problemleriniz mevcutsa ilk yapacağınız şey bu konuları nerde, ne zaman ve nasıl eşinizle konuşacağınıza karar vermek.  Sadece size değil eşinize de uyan bir anı yakalayın.  Eğer eşiniz o gün çok yorgun, gergin veya başka şeylerden dolayı mutsuzsa cinsel sorunlarınızı sağlıklı bir şekilde konuşmanız güçtür.  

- Konuşmaya başlarken rahatsız edilmeyeceğiniz bir zaman ve mekanı seçin. Mümkün olduğunca konuşmanızı bölecek engellerin (cep telefonu, kapı zili, çocukların oyun saati, iş saatleri gibi)  olmadığı bir aralık belirleyin.  Hatta öncesinde eşinize bu konuda konuşmak istediğinizi belirtip randevulaşabilirsiniz.

- Cinsellikte bir başarısızlık yaşadıysanız veya bir sorunla karşılaştıysanız sorunu hemen konuşmak yerine bu konuşmayı ertelemek iyi bir fikir olabilir. Olumsuz duygu ve düşüncelerden kurtulup, esas çözülmesi gereken meseleye odaklanacağınız bir vakitte cinsel konuları konuşursanız alınganlıkların ve yanlış anlamaların önüne daha rahat geçersiniz.

- Konuşmaya olumlu başlayın.  Onun ilişkide ve cinsellikte sevdiğiniz beğendiğiniz özelliklerini dile getirin.  Cinsellikte size keyif veren davranışlarını, yaklaşımlarını belirtin. 

- Cinsel sorunlarınızı konuşamaya başladığınızda tüm duygu ve düşüncelerinizi nezaketle ifade edin. Kırıcı, eleştirisel veya azarlayıcı şekilde konuşmaktan kaçının. 

- “Sen şöyle yapıyorsun” gibi cümleler yerine “Ben böyle hissediyorum” şeklinde cümleler kullanın.  Bu eleştirisel tonu azaltacak ve sizin ne hissettiğinizi aktarmanızı kolaylaştıracaktır.

- Cinsel sorunlarınız özellikle bir süredir devam ediyorsa içinizde pek çok duygu birikmiş olabilir.  Öfke, kırgınlık, özgüven kaybı, çekiciliğini yitirmiş hissetme gibi hisler bir anda konuşulduğunda iletişime zarar verebilir. Bu durumda gerçekte olanla sizin ifade ettikleriniz farklı olabilir.  Gerçeklere sadık kalın.  Problemlerinizi abartmadan ifade etmeye çalışın.  

- Onu eleştirmek yerine kendi istek ve arzularınızı söyleyin.

- Eşinizin ne hissettiğini ve ne düşündüğü konusunda tahminlerde bulunmayın.  Ona konuşmak için fırsat verin.  Belki sizin düşündüğünüzden tamamen farklı hisler ve düşünceler içindedir.  İyi bir dinleyici olmaya özen gösterin. 

- Fikir ayrılıklarında hemen ve aşırı tepki vermekten kaçının.  Eşinizle aynı fikirde olmasanız bile onun hislerine duyarlı davranın. Geri alamayacağınız sözleri söylemeyin.

HANGİ CİNSEL SORUN CİNSEL HAYATI NASIL ETKİLER?

- Sertleşme sorunu: Önsevişme süresi kısalabilir. Kadında ‘Eşim beni artık beğenmiyor’ veya “Beni aldatıyor” gibi düşünceler oluşabilir.   Erkek cinsel sorun yaşama endişesiyle eşten uzak durmaya başlayabilir. 

- Erken boşalma: Önsevişme süresi kısalabilir. Kadında “Hep kendi zevkini düşünüyor” şeklinde öfke gelişebilir. Erkekte yetersizlik hissi, özgüven kaybı görülebilir.

- Erkekte İsteksizlik: İsteksizliğe eşlik eden sertleşme sorunu veya erken boşalma meydana gelebilir. Cinsel ilişki sıklığı azalır. 

- Orgazm sorunu: Cinsellikten soğuma ve cinsel isteksizlik gelişebilir. Erkek eşi orgazm olmadığında kendini veya eşini suçlayabilir.

- Cinsel ağrı: Cinsellikten kaçınma yaşanabilir. Cinsellikte konsantrasyon bozulur, kasılma oluşabilir.

- Vajinismus: Cinsel korku, gerginlik, kasılma oluşur. Her başarısız deneme sonrasında moral bozukluğu gelişebilir.

- Kadında İsteksizlik: İsteksizliğe eşlik eden uyarılma zorluğu, orgazm problemi meydana gelebilir. Cinsel ilişki sıklığı azalır. Eşin istek seviyesi yüksekse çift arasında çatışmalar          doğabilir. 

Yüzde 80 oranında biyolojik

Cinsel sorunların her zaman psikolojik kaynaklı olmadığını hatırlayın.  Hatta cinsel fonksiyon sorunlarının %80’e varan oranda biyolojik problemlerden kaynaklandığını artık biliyoruz.  Hormon dengesizlikleri, cinsel bölge damar ve sinirlerindeki yetmezlik, altta yatan diyabet-kalp sorunları-tiroit gibi problemler cinsel sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle eşinizle bu konularda konuşurken gerektiğinde cinsel sorunların organik yönden incelenmesi gerektiğini unutmayın.