PKK'nın 'üçüncü Kandil' çabası: Karaçuğ Dağı

07 Mart 2017 Salı - 12:01 | Son Güncelleme : 07 03 2017 - 12:12

Irak'ta terör örgütü DEAŞ'ın saldırılarını bahane ederek başta Musul'un Sincar ilçesi olmak üzere Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) stratejik bölgelerini işgal eden terör örgütü PKK, istikrar ve güvenlik konusunda tehdit oluşturmaya devam ediyor.


Irak'ta  DEAŞ saldırıları sonrası güvenlik boşluğundan istifade eden terör örgütü PKK,  ciddi güvenlik tehdidi ve çatışma ortamı oluşturuyor. Sincar Dağı ve çevresinde  geniş askeri kamplar kuran PKK'nın, Mahmur Kampı ve Karaçuğ Dağı yakınlarında  artan faaliyetleri de dikkati çekiyor. IKBY'deki güvenlik kaynakları PKK'nın Mahmur Kampı ile Karaçuğ Dağı çevresinde kazdıkları hendeklerle mevzi ve kontrol noktaları oluşturduğunu  söylüyor. KYB hakimiyetindeki Süleymaniye, PKK için  Kandil-Türkiye-Avrupa ve diğer ülkeler arasında bağlantıyı sağlayan kent  konumunda bulunuyor. Barzani liderliğindeki KDP haricinde, KYB ve Goran  Hareketi, PKK'nın kendi bölgelerinde serbestçe faaliyet göstermesine izin veriyor.
 
Sincar ile çevre bölgelerindeki PKK ve ona bağlı yerel militanların  cuma günü Irak-Suriye sınırındaki Hanesur köyüne geçmek isteyen Suriyeli  Peşmergelere saldırması, "örgütün bölgede oluşturduğu ciddi tehdidi" bir kez daha  gözler önüne serdi.
 
IKBY halkı ve Ezidilerin iradesi dışında bölgede kalmakta ısrar eden  PKK'nın, seçilmiş siyasetçiler, hükümet yetkilileri ve Peşmerge Bakanlığı  tarafından yapılan tüm çağrıları görmezden gelerek DEAŞ sonrası Sincar'da yeni  bir çatışma ortamına zemin hazırladığı ifade ediliyor.
 
Suriye'nin kuzeyinde Beşşar Esed rejimine vekalet eden terör örgütü  PYD/PKK'nın ise geçen cuma günü Peşmerge güçlerine saldırmasından sonra  Suriye'den Sincar'a ağır silahlar sevk ederek, saldırı hazırlığı yaptığı ve işgal  ettiği bölgelerden de çekilmeyeceği belirtiliyor.
 
Sincar Dağı ve çevresinde geniş askeri kamplar kurarak bölgede  konuşlanmaya başlayan PKK'nın, söz konusu bölgeyi "ikinci Kandil"e dönüştürmek  için uzun ve derin tüneller kazdığı kaydediliyor. İlçedeki hükümet yetkilileri ve  Ezidiler, PKK'nın Sincar'da kazdığı tünellerin örgütün bölgeden kolay kolay  çekilmeyeceğinin en büyük göstergesi olduğunu söylüyor.
 
Sincar Dağı'ndan sonra Karaçuğ Dağı
 
Musul'un Sincar ilçesindeki varlığı tartışma konusu olan terör örgütü  PKK'nın, Erbil'e yakın Mahmur ilçesi sınırları içerisinde yeni karargahlar  oluşturma girişimi içerisine girdiği belirtiliyor.
 
Terör örgütü DEAŞ'ın 2014'te Mahmur ilçesine düzenlediği saldırıları  bahane ederek bölgeye yerleşen ve Kandil'den getirdikleri militanlarla buradaki  silahlı gücünü her geçen gün artıran PKK'nın, Mahmur Kampı ve yanındaki Karaçuğ  Dağı'nı adeta "askeri üs" haline getirdiği dikkati çekiyor.
 
IKBY'deki güvenlik kaynakları PKK'nın Mahmur Kampı ile Karaçuğ Dağı  çevresinde kazdıkları hendeklerle mevzi ve kontrol noktaları oluşturduğunu  söylüyor.
 
PKK çember içine aldığı bölgeye hiçbir şekilde Peşmerge ve yerel  asayiş güçlerinin girişine de izin vermiyor. Bu yüzden zaman zaman PKK'lı  teröristler ile Peşmergeler arasında gerginlik yaşanıyor. Karargaha yaklaşmak  isteyenlere ateş açılıyor. Söz konusu bölgeye ilişkin görüntülerde PKK'nın  mevzileri, hendekleri ve güvenlik noktaları görülüyor.
 
Sincar Dağı'nı "ikinci Kandil"e dönüştürmeyi hedefleyen PKK'nın, eş  zamanlı olarak Karaçuğ Dağ'ındaki söz konusu girişimleri akıllara "Üçüncü Kandil  oluşturma çabası mı?" sorusunu getiriyor.
 
Süleymaniye'deki faaliyetleri
 
Süleymaniye, terör örgütü PKK için Kandil-Türkiye-Avrupa ve diğer  ülkeler arasındaki bağlantıyı sağlayan bir kent olma özelliği taşıyor. Suriye'de  DEAŞ ile girilen çatışmalarda yaralanan PKK'lıların özel helikopterlerle  Süleymaniye'ye nakledildiği ve burada tedavi edildiği iddia ediliyor.
 
Aynı zamanda Süleymaniye Havalimanı'nın da örgütün Avrupa ve  Türkiye'den gelen kadrolarının Kandil ile bağlantısı için büyük kolaylık  sağladığı belirtiliyor.
 
Süleymaniye kent merkezinde terör örgütünü simgeleyen flama ve bezler  ile posterler yaygın şekilde satılırken, örgütün birçok dilde yayın yaptığı  "Rojnews" ve "Fıratnews" haber sitelerinin merkezleri de yine bu kentte  bulunuyor.
 
Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) hakimiyetindeki Süleymaniye  kentinde PYD'nin Suriye'nin kuzeyinde ilan ettiği kantonlara ait, 2015'ten bu  yana, temsilcilikler bulunuyor. Sadece KYB'nin tanıdığı söz konusu kantonları  Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ise tanımıyor ve bunlara şiddetle karşı çıkıyor.
 
KYB'nin PKK'ya yaklaşımı
 
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşet Salihi'nin 18 Eylül 2016'da  Kerkük'teki PKK varlığına karşı çıkarak örgütün derhal bölgeyi terk etmesini  istemesi üzerine Kerkük'teki KYB'li Peşmerge Komutanı ve Politbüro Üyesi Westa  Resul, hemen ertesi gün bir basın toplantısı düzenleyerek, "Erşet Salihi’nin  gerillayla ilgili sözlerini ve PKK'yı terörist olarak tanımlamasını reddediyoruz.  PKK gerillalarına saygıyla bakıyoruz." demişti. 
 
Kerkük'teki askeri varlığı açık şekilde devam eden örgüt, özellikle  Şii Türkmenlerin olduğu Tuzhurmatu ve Dakuk ilçelerine gönderdiği militanlarla  Türkiye ve KDP aleyhine propaganda yaptırıyor.
 
PYD lideri Salih Müslim ise 14 Haziran 2016'da Kerkük'e  gerçekleştirdiği ziyarette, "Kerkük'ün Kürtler için mukaddes olduğunu" söylemiş,  Kerkük Valisi Necmeddin Kerim de Rojava (Suriye'nin kuzeyi) ve Kerkük arasındaki  dayanışmanın daha da güçleneceği sinyalini vermişti.
 
Kerkük merkezinin girişinde terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın  fotoğraflarının yer aldığı bez parçalarının yer alması, PYD lideri Müslim'in  komşu ülkeden gelen bir siyasi lider olarak karşılanması, kentin güney bölgesinde  örgüte ait askeri kampların varlığını sürdürmesi PKK'ya verilen siyasi ve askeri  desteğin açık göstergesi olarak yorumlanmıştı.
 
PKK, Sincar ve Irak'ın diğer bölgelerine nasıl konuşlandı?
 
Irak ordusunun Haziran 2014'te terör örgütü DEAŞ'ın saldırılarına  ciddi bir direniş göstermeden ülkenin ikinci büyük kenti Musul'u terk etmesi ve  hemen ardından IKBY'e bağlı Peşmerge güçlerinin kentin kuzeyindeki Sincar  ilçesini boşaltması terör örgütü PYD/PKK'nın hızla bölgede yayılmasına yol açtı.
 
Irak topraklarının 1982'den beri sadece kuzey bölgelerindeki  İran-Irak-Türkiye sınırlarında ve 1990'lı yıllarda ise Musul'un güneyindeki  Mahmur Kampı'nda varlık gösteren PKK, DEAŞ'ın ülkenin üçte birini ele  geçirmesinden sonra ortaya çıkan güvenlik boşluğundan yararlanarak, birçok  bölgede etkin olmaya başladı.
 
Peşmerge güçlerinin, İran sınır hattındaki Diyala iline bağlı Hanekin  ilçesinden başlayıp sırasıyla güneyde Celavla, Karatepe, Dakuk ile orta  bölgelerde Tuzhurmatu, Mahmur, Guver ve kuzeydeki Sincar ilçesinde DEAŞ ile  girdiği çatışmalarda kırılgan bir direnç göstermesi, PKK'nın "destek" bahanesiyle  söz konusu bölgelere yerleşmesine neden oldu.
 
Bölgede "DEAŞ ile çatıştığına" yönelik bir algı oluşturan PYD/PKK'nın,  daha sonra Suriye'deki Kobani olayları sırasında ABD'den mühimmat desteği alması  ve uluslararası basında "insan kurtaran bir örgüt" imajı verilmesi üzerine örgüt  bölgede siyasi olarak da güçlendi.
 
IKBY Başkanı Mesut Barzani liderliğindeki KDP haricinde, Tahran'a  yakınlığıyla bilinen Süleymaniye merkezli KYB ve IKBY'de muhalefetin başını çeken  Goran (Değişim) Hareketi, PKK'nın kendi bölgelerinde serbest bir şekilde faaliyet  göstermesine izin veriyor.
 
KYB ve Goran Hareketi, DEAŞ'ın bölgeye gelmesinden sonra PKK'nın  Süleymaniye'de rahat bir şekilde hareket etmesini ve Kerkük'te de askeri  kamplarının varlığını sürdürmesini destekliyor.
 
PKK'nın Suriye'deki rakibi "Roj Peşmergeleri"
 
IKBY Peşmerge Bakanlığı bünyesinde 2012'de kurulan ve Kürtçede "güneş"  anlamına gelen Roj Peşmergeleri adlı Suriyeli Peşmergeler, PYD/PKK'nın  engellemelerinden dolayı Suriye'nin kuzeyine gidip Kürt bölgelerine geçemedi.
 
Kurulduğu zaman sadece 300 civarında olan Suriyeli Peşmergelerin  sayısının 6 bine çıktığı, bu sayının 10 bine ulaşması için alımların devam ettiği  belirtiliyor.
 
PKK'nın engellemelerinden dolayı yaklaşık 4 yıldır kendi bölgelerine  dönemeyen bu Peşmergelerin, terör örgütü DEAŞ'a karşı Musul Barajı yakınlarında  gerçekleştirilen operasyonlara katıldığı biliniyor.
Roj Peşmergeleri, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu  (SMDK) bünyesindeki Suriye Kürt Ulusal Konseyinin (ENKS) silahlı gücü olarak da  biliniyor. Söz konusu Peşmergeler, ülkelerindeki iç savaştan kaçıp, IKBY'ye  sığınan Suriyeli Kürtlerden meydana geliyor.