Gazetevatan.com » Yazarlar » 'Samimiyetin önemini hatırladım'

'Samimiyetin önemini hatırladım'

11 Nisan 2016 Pazartesi


 
Son dönemde Filinta dizisindeki rolüyle dikkat çeken Hakan Kurtaş, yeni vizyona giren 91.1 filminde ise fırlama Soner’i canlandırıyor. Çekimlerde zorlandıklarını ancak bu zorlukları sevdiğini belirten Kurtaş, filmin kendisine samimiyetin önemini tekrar hatırlattığını da söylüyor.
 
Gelen işler konusunda çok mu seçici davranıyorsunuz?
 
Hep aynı tipi oynamaktan ziyade, farklı karakterler oynamak ilgimi çekiyor. Bu konservatuvardan beridir böyle. Her mecrada canlandırdığım karakterler -konuk oyunculuklar da dahil- birbirinden epey farklı. Bunu da 3 yılda bir pop starlar gibi bir imaj belirleyip öyle oyunculuk yapmak yerine, farklı hikayeler anlatan bir oyuncu olmanın bana daha heyecan verici ve taze gelmesine bağlıyorum. İçgüdüsel bir şey.   
 
Bu hafta vizyona giren ve rol aldığınız ‘91.1’ filmi, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi… Konusunu sizden dinlesek…
 
3 ayrı hikayenin kesişimiyle oluşan bir hikaye. Benim olduğum ana hikayede; beklenmedik bir anda yaşadığı bir kazayla engelli kalan Alper’in, onun en yakın arkadaşı Soner ve sevgilisi Hazan’ın hem eğlenceli hem de dramatik hayata tutunma çabalarını konu alıyor.  
 
Siz ekibe nasıl dahil oldunuz?
 
Senaryoyu okuduktan sonra hikaye çok özgün geldi ve oynamak istedim. Alper’in en yakın arkadaşı Soner’i canlandırıyorum. Fırlama ve asi... Bir yandan da dostu için her şeyi göze alabilecek kadar gözü kara biri. Maceracı. Hayatın kenara ittiklerinden ama kenarda rahat durmayanlardan.  
 
Her zaman hayalperest oldum
 
Fedakarlıklarla dolu bir film… Çekimlerde neler yaşadınız?
 
Hikaye, onu anlatanların ve içinde bulunan herkesin inandığı bir film oldu. Maddi zorluklar yaşandı ama manevi olan doygunluk hepimizin kol kola hiç unutmayacağımız bir hikayenin ortaya çıkmasını sağladı. Zoru sevdik o da bizi sevdi.
 
Filmde, 3 farklı jenerasyon bir araya geliyor. Sizin çocukluk ve şimdiki yıllarınıza bakacak olursak nasıl bir değişim görebiliriz? Filmde anlatılan olaylar gibi maceracı bir tarafınız var mı?
 
Çocukluğumdan beri çok soru soran ve hissettiğini yapan, hayalperest bir insan oldum. Bencil hesaplar yapmadan, seni sen yapan tüm halinle yaşamak bir macera sayılabilir. 
 
Bu yapımda yer almak size neler kattı?
 
Birçok yaşayan, taklit olmayan, organik hikaye ve samimiyetin önemini, hırs yerine azmin güzelliğini bir kez daha hatırlattı.  
 
 
OYUNCULUK VE MÜZİK BİRBİRİNDEN BESLENİYOR
 
Siz ayrıca karikatür ve müzikle de çok ilgili birisiniz. Hatta bir müzik grubunuz da varmış. Bu grubun kurulması nasıl gelişti?
 
Üniversiteden beri birlikte gitar çalıp şarkı söyleyen arkadaşlardık. Eve ufak çaplı bir kayıt düzeneği kurunca iş biraz ciddiye bindi. Çok da binmedi aslında. Şu aralar hobi olarak istediğimizi yapıyoruz. Çizim de bir yandan devam. Paylaşılacak hale geldiğinde paylaşılacaklardır.  
 
Oyunculuk ve müzik arasında kaldığınız dönemler oldu mu?
 
İkisi de yaşadığımı hissettiren ayrı mecralar. Fakat devamlı birbirlerinden de besleniyorlar zihnimde, kalbimde. Mesleğim oyunculuk elbette. Müzik de her an benimle.  
 
Gelecek projeleriniz arasında neler var?
 
Seneye bir tiyatro oyunu yapacağız. Kesinleşti gibi. Aynı zamanda yazdığım uzun metraj bir film senaryosunu da bu yaz çekme niyetimiz var.