Gazetevatan.com » Yazarlar » 56’lık kahraman

56’lık kahraman

27 Temmuz 2018 Cuma


Tom Cruise, ilk filmi 1996 yılında yayınlanan ‘Görevimiz Tehlike’nin 6’ncı yapımında da IMF ajanı Ethan Hunt’ı canlandırıyor. 56 yaşındaki Cruise; çatılardan, helikopterden atlıyor, kötü adamlarla dövüşüyor ve sonunda yeni bir kahramana dönüşüyor  

1966-1973 yılları arasında yayınlanan televizyon dizisinden sinemaya uyarlanan ‘Görevimiz Tehlike’nin 6’ncısı ‘Mission: Impossible -Fallout’ bugün seyirciyle buluştu. Seride, başroldeki IMF ajanı (Impossible Missions Force) Ethan Hunt’ı canlandıran Tom Cruise’un hiç yaşlanmaması nedeniyle ‘Hiç bitmeyecek’ duygusu başarıyla hissettiriliyor.

Dile kolay. 1996 yılında yayınlanan serinin ilk filminde Cruise henüz 34 yaşında, delikanlı çağındaydı. Aradan 22 yıl geçti. Birçok farklı yapımda yer alan Cruise, 56 yaşında da Ethan Hunt’ı hiç bırakmadı. Bırakmaya niyeti de yok. Uçaklardan atlıyor, hareket halindeki arabaların üzerinde koşuyor... Ayağını kırıyor ama çıkıp sete gidiyor. Daha geçenlerde “Ethan’ı başkasına bırakamam” gibi oldukça kıskanç bir açıklama bile yaptı. Yalnız aklıma geldi; acaba Cruise sırf bu rolü daha uzun yıllar canlandırabilmek için yaşlanmasını durdurmuş olabilir mi bir şekilde? Ne de olsa Cruise deyince hemen arkasından üyesi olduğu uzaylı tarikatı ve kuralları gereği yıllardır kızını görmemesi geliyor. İnancı için yapmayacağı şey yok.
 
Şu an gözümün önünden Cruise yaşlansa bile bastonuyla ekibe emirler verdiği bir ‘Görevimiz Tehlike’ filmi sahneleri geliyor :) 
 
Paris karışıyor
 
Filmin dedikodu kısmı bir tarafa, yapım gerçekten olmuş. Nükleer bomba yapımında kullanılan uranyumları ele geçiren Hunt ve ekibi, uranyumların olduğu çantayı kötü adamlara kaptırınca geri almak için savaşıyor. Araya başkaları da girince ortalık karışıyor. Kim kimden taraf belli değil. Düğümler atılıyor. Paris sokaklarında silahlar konuşuyor. Çözmek de Hunt’a kalıyor.  
Bu sefer Hunt tam bir kahramana dönüştürülebilmiş. Süper güçleri yok fakat Hunt, aşkını geri plana atıp kendini insanlığa adıyor, bunu yaparken samimiyetten ödün vermiyor.   
 
Film, en küçük ayrıntısına kadar ince düşünülmüş dövüş sahnelerinden efektlerine, kovalamaca sahnelerinden dramatik yapısına kadar serinin en iyisi. Ancak, yan karakterleri geri plana atarak Hunt’ı tek kahraman yapmak elbette ekip ruhunu öldürmüş. Kötü adamların iyiliğin kazanmasına yardımcı hareketleri de mantık sınırlarını zorluyor.         
 
Yönetmen koltuğunda bir önceki filmin yönetmenliğini ve senaristliğini de üstlenen Oscar ödüllü Christopher McQuarrie oturuyor. Başarılı bir iş çıkaran McQuarrie, sonucunu ezbere bildiğimiz filmde bile heyecanlandırmayı biliyor.