Gazetevatan.com » Yazarlar » Bitmeyen isyan yapmışlar!

Bitmeyen isyan yapmışlar!

26 Ocak 2018 Cuma


‘Labirent’ serisi, ‘Son İsyan’ filmiyle vedasını yaptı. Birçok filmden esintiler taşıyan yapım, 2 saat 22 dakikalık süresi ve inandırıcılığı arka plana atan sahneleriyle bazen hiç bitmeyecek hissi yaşatıyor

 

3 filmlik ‘Labirent’ serisinin son filmi ‘Maze Runner: The Death Cure’, Türkiye’de ‘Labirent: Son İsyan’ adıyla vizyona girdi. Filmlere Türkçe isim koyarken inanılmaz yaratıcıyız! ‘Ölümcül Deney’, ‘Savaş’ ve ‘İsyan’ ismiyle yayınlanan kaçıncı film oldu bilmiyorum. Orjinal adı da çok iç açıcı olmasa da insan arada farklılıklar arıyor.

Filmin çekimlerine başrol karakteri Thomas’ı canlandıran Dylan O’Brien’ın sette geçirdiği kaza sonrası ara verilmişti. Dünyaca ünlü oyuncu O’Brien’ın iyileşip filmi tamamlaması herkesi sevindirdi. Açıkçası filmin yüzde 70 seyredilme nedeni olaylar zinciri, yarattığı etki, çekimler ve diğerleri ise yüzde 30’u Thomas’ı O’Brien’ın canlandırması diyebilirim. O’Brien, en çok sevilen genç oyuncular arasında.

İlk film ‘Labirent: Ölümcül Kaçış’ta geçmişe dair hiçbir şey hatırlamadan uyanıp içine düştükleri labirentten kurtulmayı başaran gençler, ikinci film ‘Labirent: Alev Deneyleri’nde üzerlerinde deney yapan WCKD’ye karşı mücadeleye girişmişlerdi. Ekipten Teresa’nın (Kaya Scodelario) ihanetine uğrayan gençlerin, arkadaşları Minho da (Ki Hong Lee) WCKD’nin elinde kalmıştı. Yeni film, Minho’yu geri almak için WCKD’nin virüsten arındırılmış ‘Son Şehir’ine girmeyi anlatıyor.

Yine virüs yine zombiler

Peki bu WCKD’nin derdi nedir? Cevap oldukça klişe aslında. En basit anlatımıyla insanları zombiye çeviren bir virüs hızla yayılıyor. Labirentten kaçan bu çocuklar virüse karşı bağışıklığa sahip. Virüse karşı panzehir üretmeye çalışan WCKD’nin bu çocuklara ihtiyacı var. Ancak, o kadar ağır testler yapıyorlar ki sonuç olarak bağışıklığı olanların kaçması normal.

James Dashner’ın kaleme aldığı 5 ciltlik kitabın ilk 3 kitabından beyaz perdeye uyarlanan serinin yönetmenliğini Wes Ball üstleniyor. Ball, ilk filmden itibaren iyi iş çıkarmasına rağmen özellikle son filmdeki abartılı sahneler ve 2 saat 22 dakikalık süre nedeniyle bir ara film hiç bitmeyecek hissi yaşıyorsunuz. “İşte tamam, bu bölüm sonu canavarıydı” dediğiniz anlarda bile film devam ediyor ve beklenmedik olaylar yaşanabiliyor.

Uzun süresi, inandırıcılığı arka plana atan aksiyonlarına rağmen film kendini izlettirmeyi de başarıyor. Game of Thrones’un Serçe Parmak’ı Aidan Gillen’ı kötü adam rolünde izleyip, Thomas ve arkadaşlarının neler yapacağını, başlarına daha neler geleceğini merak ediyoruz. Böylece, Ball ve ekibi, her zaman izlenebilecek bir seriye vedasını yapmış oluyor. 

Süper güçlü isyancılar

Süper kahraman filmlerinde ne olursa olsun kahramanımızın ölmemesine de alıştık da normal insanların o kadar tehlikeli olaylar sonucunda sapasağlam kalması gerçekten inandırıcılığı öldürüyor. Evet, beklenildiği gibi aksiyonu hiç düşürmüyor ama aksiyonu düşürmemek adına da “Yok artık” dedirten sahneler izlettiriyor film. Denge bir türlü tutturulamıyor. 

‘Mad Max’i andıran çölde araç ve tren kapışması sahnesiyle açılışını yapan film; ‘Açlık Oyunları’, ‘The Walking Dead’ ve benzeri birçok yapımdan esintiler taşıyor. Sanki bildiğimiz filmlerin hepsinin toplamı gibi.