Gazetevatan.com » Yazarlar » Gençlerin Amerika’sı

Gençlerin Amerika’sı

13 Ocak 2017 Cuma


Andrea Arnold’ın yazıp yönettiği American Honey’nin birçok derdi var: Sosyal eşitsizlik, özgürlük, ırkçılık vb... Ancak en büyük derdi ‘Aşk’. Tüm sorunların karşısına sevgi ve hayalleri koyup, mücadele veriyor. 69’uncu Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’nü kucaklayan film, Arnold’un sinemaya olan arzusunu her bir karesinde hissettiriyor.

Star (Sasha Lane) 18’inde, genç ve güzel bir kız. Bir gün çöplerde yemek ararken, Jake’in de bulunduğu (Shia LaBeouf) bir minibüs dolusu gençle tanışıyor. Jake’ten hoşlanan Star, “Bizimle gel” teklifine kayıtsız kalamıyor. Tüm yoksulluğu, şiddeti, her şeyi, herkesi arkasında bırakıp birkaç parça eşyasıyla bilinmeyen bir yolculuğa çıkıyor. Kapı kapı dolaşıp dergi satan bu gençlerle beraber olmak Star için ne kadar eğlenceli olsa da aslında birçok yeni sorunun da başlangıcı oluyor. Grubun başı Krystal (Riley Keough) tarafından bir yandan para getirmesi yoksa gruptan atılacağı tehditleri alırken diğer yandan aşkını yaşamaya çalışıyor.

Drama boğmuyor

Film, rüyaların ülkesi Amerika’da ilginç bir yolculuğa çıkartıyor. Amerika gençliğinin yaşamını izliyoruz. Arka planda sosyal adaletsizliğe vurgu yapılıyor. Bir yanda süper lüks villalarında partileyen üst sınıf, diğer tarafta hayatta kalma mücadelesi veren göçmenler ve orta sınıflar... Arnold, birçok röportajında söylediği gibi “İşçi sınıfını” tanıyor ve o dünyayı yazıp anlatıyor. Bunu yaparken de elini korkak alıştırmıyor fakat drama da boğmuyor.

Üç saate yakın süren film, birçokları için çok tercih edilir gibi görünmese de şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki karakterler sizi en başından itibaren etkisi altına alıyor ve izlemeyi bırakamıyorsunuz. Bir film değil de belgesel izliyor gibi hissediyorsunuz. Görüntüler enfes. 

Oynamıyorlar yaşıyorlar

Başrolleri paylaşan Lane ve LaBeouf bildiğiniz canlandırdıkları karakterlerin içine balıklama dalıyor. Hani oynamıyorlar da sanki gerçekte ekranda gördüğümüz kişiler aslında onlarmış gibi... Lane’nin ilk sinema deneyimi. LaBeouf’un ise çılgın kişiliğine yakışan en iyi performansı. Ele avuca sığmaz, hayatı boşvermiş bir sokak çocuğu gibi ama derinlerde huzurlu bir yuva hasreti çeken, sevgiye aç biri... Star ise ‘American Honey’ şarkısında bahsettiği gibi: Çok masum, saf ve tatlı.

Filmde, tekrar eden

sahneler yerine minibüste yer alan diğer karakterlerin yaşamlarına ve neden orada olduklarına biraz daha inilmesi iyi olabilirdi.

Müziklere gelince... Yolculuğun olmazsa olmazı müzikler American Honey’in de vazgeçilmezi. Arnold yer yer dinlettiği şarkılar ile mesajını veriyor.

Dünya bir yana aşk bir yana

Özellikle Açlık Oyunları serisiyle gönüllerimize taht kuran Jennifer Lawrence (Aurora) ve yakışıklılığıyla dillere destan Chris Pratt’ı (Jim) bir araya getiren Passengers (Uzay Yolcuları) da bu hafta vizyona giren filmlerden. Aksiyon, dram ve romantik türündeki film, her şeyi arkalarında bırakıp başka bir gezegene doğru 120 yıllık yolculuğa çıkan Aurora ve Jim’in yaşadıklarını anlatıyor. Derin bir kış uykusu halinde yapılan yolculuğun bitmesine 4 ay kala uyanmaları gerekirken Jim tam 90 yıl önce gemideki bir arıza nedeniyle uyanıyor. Bir yıl boyunca geminin içinde dönüp dolanıyor. Yalnızlık başına vurunca da güzeller güzeli Aurora’yı da uyandırıyor. Uzayda yol alan devasa gemide tek başlarına kalan çiftimiz arasında, ister istemez (başka çareleri de olmadığına göre) yakınlaşma başlıyor. Ancak bir yanda Jim’in yalanı, bir yanda geleceği görmek isteyen Aurora’nın tekrar uykuya dönme isteği, diğer yanda ise arızaları artan bir gemi var.

Bir ara olayı Titanik’e bağlayan filmi izlemesi oldukça keyifli. Karışık bir dili yok. Fakat karakter derinlikleri ve mantık sorunları direk göze çarpıyor. Mesela, 120 yıllık uykuda insanların biraz bile yaşlanmaması konusunda pek bir şey anlatılmıyor. Fakat Lawrence ve Pratt’ın uyumu gayet iyi. Koyu, uzun saçlarını kestirip kısa sarı yapan Lawrence’ın bu kararını bir türlü anlayamıyordum. Filmdeki ışıltısını görünce anladım. Tabii Jim’in onu uyandırıp uyandırmama konusundaki mücadelesini de...