Perinçek’in ‘soykırım yoktur’ zaferi!

VATAN DIŞ HABERLER |  16 Ekim 2015 Cuma - 2:30 | Son Güncelleme : 16 10 2015 - 2:30


AİHM Büyük Dairesi, “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” sözleri nedeniyle İsviçre’yle davalık olan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in lehine karar verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Aralık 2013’te 2. Daire’nin verdiği hükme uydu ve “soykırım”ı inkârın cezalandırılmasının ifade özgürlüğü ihlali olduğunu teyit etti. Strasbourg’da görülen davada mahkeme, Perinçek’in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları hakkındaki açıklamaları nedeniyle İsviçre’de ceza alması konusunda verilen ihlal kararıyla ilgili bu ülkenin itiraz başvurusunu reddetti. Kararı 7’ye karşı 10 oyla alan AİHM Büyük Dairesi, böylece İsviçre’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğü ile ilgili 10. maddesini ihlal ettiğini kabul etmiş oldu. 
 
İçtihat oluşturacak
 
AİHM Büyük Dairesi’nin açıkladığı karar, Avrupa’daki ifade özgürlüğü açısından içtihat oluşturacak. Yani benzer bir davada aynı kararın verilmesi bu kadar uzun zaman almayacak. Kendisi kararın aleyhinde olan ve ‘Hayır’ oyu kullanan AİHM Başkanı Dean Spielmann’ın açıkladığı kararda ayrıca bir uluslararası ceza mahkemesinin 1915’te yaşanan olaylar hakkında herhangi bir bağlayıcı karar alamayacağı belirtildi. Hayır oyu kullanan yargıçlar kararın sonuna ekledikleri şerh yazılarında Ermeni olaylarının da Yahudi Soykırımı gibi bir tarihi gerçek olduğunu, AİHM’in bunu inkar etmeye yetkisi olmadığını savundu.  
 
 
Clooney’nin karısı kaybetti!
 
Ermenistan’ın hukuk ekibinde bulunan ünlü avukat Lübnan asıllı Emel Alamuddin Clooney dünkü duruşmaya katılmadı. 
 
 
‘Hayır’cı başkan açıkladı
 
Kararı, Perinçek’in aleyhinde ‘hayır’ oyu kullanan AİHM Başkanı Dean Spielmann açıkladı. 
 
 
ERMENİ TARAFI ŞOKTA!
 
‘Pazarlamacı Perinçek’
 
Perinçek lehindeki karar Ermenistan cephesinde büyük bir hayal kırıklığıyla karşılandı. Ermenistan Adalet Bakanı Arman Tatoyan, “Mahkemeye görgü tanıklarının ifadelerini, ‘soykırım fotoğraflarını’ ve delillerini sunduk” derken Ermeni basını ‘büyük şok’ olarak nitelediği kararı kınadı. Ermenistan Halk Radyosu ‘inkar pazarlamacısı’ olarak tanımladığı karar için “Bu inkar politikasının önünü açabilir” dedi. 
 
‘Ermenistan ilişkilerini etkiler’
 
AiHM’in kararını Ermenistan açısından Vatan’a değerlendiren Bölgesel Araştırmalar Merkezi (RSC) kurucu direktörü Richard Giregosian, şunları söyledi: “Perinçek lehine verilen karar Ermenistan’ı şüphesiz ki çok mutsuz etti. Bu karar elbette Ermenistan tarafından yeni bir negatif tepki dalgasına neden olacak. Hali hazırdaki kutuplaşmış Türkiye,Ermenistan ilişkilerinde ek ger-
ginlik de doğurabilir.” 
 
İŞTE MAHKEMENİN KARAR GEREKÇELERİ
 
İfade ve fikir özgürlüğüne sansür olmaz
 
128 sayfalık karar metninde şu gerekçeler yer aldı:
 
- NEFRET ÇAĞRISI YOK: Davalının ifadeleri hoşgörüsüzlük veya nefret çağrısı anlamına gelmiyor. 
 
- ONUR KIRICI DEĞİL: Perinçek’in sözleri Ermeni cemaati için cezai yaptırımı gerektirecek seviyede onur kırıcı değil. 
 
- YASA ZORUNLU DEĞİL: İsviçre’nin bu tür bir yasa çıkarması için herhangi bir uluslararası zorunluluk bulunmuyor. 
 
- BU BİR SANSÜR: İsviçre mahkemesi genel kanaatin aksine görüş bildiren bir kişinin ifade özgürlüğünü kısıtlamış ve sansür uygulamıştır. 
 
- DEMOKRASİYE UYMUYOR: Demokratik bir toplumda şok edici, rahatsız edici, kızdıran ifadelerin de yeri vardır ve bu tür sözlerin dile getirilebildiği ifade özgürlüğü olmadan demokrasiden bahsedilemez.
 
- DİREKT MAĞDUR YOK: Mahkememiz 1915 olaylarının Ermeniler için ne kadar hassas ve önemli olduğunun farkındadır. Ancak bu olayların üzerinden 90 yıl geçmiş olması, direkt mağdurlarının kalmaması nedeniyle zaman konusu da göz ardı edilemez. 
 
- YAHUDİ SOYKIRIMINA İTHAF: Yahudi Soykırımı tüm dünya tarafından kabul edilen tarihi bir gerçektir. Bu mahkeme Yahudi Soykırımı’nı inkar edenlerin, gaz odalarının var olmadığını söyleyenlerin, kurban sayılarını tartışanların yanında hiç olmamıştır. Bunları inkar edenlere demokratik toplumlarda ceza verilmesi gerekli bir durumdur. 
 
- CEZAYA GEREKLİ DEĞİL: İsviçre’deki mahkemeler Ermeni olaylarıyla ilgili toplumda soykırım olduğuna dair genel kanıyı baz alarak karar almıştır. ‘Genel konsensüse’ göre karar vermek problemli bir durumdur. Mahkememiz kurban yakınlarının ve Ermenilerin onurlarının korunması için demokratik bir toplumda cezai yaptırım uygulanmasını uygun görmemiştir. 
 
MADDE 10 NE DİYOR?
 
İfade özgürlüğü
 
1- Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.
 
2- Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.
 
 
PERİNÇEK ÇOK MUTLU
 
Galile gibi ‘Dünya dönüyor’ dedik
 
Mahkemeye eşi Şule Perinçek, Vatan Partisi Genel Başkanı Yardımcısı Yaşar Okuyan’la gelen Doğu Perinçek karar sonrası açıklamalarda bulundu. Perinçek şöyle konuştu: “Avrupa’da düşünce hürriyeti uğruna yüzyıllarca büyük mücadeleler verildi. Başka bir karar da zaten hiçbir zaman beklenemezdi. Galile’nin dediği gibi Dünya, Güneş’in etrafında ve kendi etrafında dönüyor. Biz de o büyük özgürlükçülerden aldığımız cesaretle, milletimizin özgürlük tarihine dayanarak Dünya’nın döndüğünü söylüyorduk.” 
 
Ne olmuştu?
 
 
Perinçek, İsviçre’de 2005 yılında verdiği konferanslarda, “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” demesi üzerine bu ülke yargısınca ‘ırkçı ayrımcılık’ gerekçesiyle 2007 yılında 30 gün hapis ve para cezasına çarptırılmış ve bunun ardından 2008 yılında AİHM’e başvurmuştu. AİHM 2. Dairesi ise 17 Aralık 2013 tarihli kararında, ‘ifade özgürlüğü’ vurgusu yaparak İsviçre’yi haksız bulmuştu. Ancak İsviçre bu karara itiraz ederek, davayı Büyük Daire’ye taşımıştı. AİHM’in temyiz organı olarak görev yapan Büyük Daire, 28 Ocak’taki ilk duruşmada tarafların savunmalarını dinlemişti.
 
 
 
 
 

ETİKETLER