Performans uğruna "ölümü hiçe sayıyorlar"

AA |  20 Ağustos 2019 Salı - 16:02 | Son Güncelleme : 20 08 2019 - 16:02

Rus araştırmacıların spor salonuna düzenli giden erkekler üzerinde yaptıkları araştırma, vücut geliştirmek ve yağ yakmak uğruna kalıcı zararlara neden olan performans artırıcı ürünleri tüketmekten vazgeçmediğini ortaya koydu.


Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma  Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Avrupa Endokrinoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi  Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada  milyonlarca sağlıklı insanın tıbbi bir neden olmaksızın kas geliştirme, yağ  yakma, fiziksel görünüşü iyileştirme, güç ve performansı artırma amacıyla   çeşitli ürünler kullandığını söyledi.
 
 
Bu ürünlerin sağlığı tehdit ettiğinin altını çizen Yıldız, konunun  artık bir toplum sağlığı problemi haline geldiğini vurguladı.
 
Yıldız, Dünya Anti-Doping Ajansı tarafından, bu ürünlerin atletler ve  profesyonel sporcularda kullanımının uzun süredir yasaklandığını anımsatarak,  bunların amatör olarak spor yapan kişiler tarafından da kas geliştirme, yağ  yakma, fiziksel görünüşü iyileştirme, güç ve performansı artırma amacıyla  kullanıldığını hatırlattı.
 
"Ürünlerle ilgili bilgiler internet üzerinden ediniliyor"
 
Fransa'nın Lyon şehrinde düzenlenen Avrupa Endokrinoloji Kongresi'nde  sunulan, sporcularda performans artıran ürünlerin kullanımına ilişkin yapılan  bilimsel araştırmanın sonuçları hakkında bilgi veren Yıldız, "Saint Petersburg  Üniversitesi  araştırıcılarınca yapılan çalışmayla, sporcularda performans  artıran ürünlerin kullanımı incelendi. Çalışmaya düzenli olarak spor salonuna  giden erkekler dahil edildi." dedi.
 
Prof. Dr. Yıldız, araştırma kapsamında, katılımcılara yapılandırılmış  bir soru formunun doldurulduğunu aktararak, "Araştırmaya göre, performans artıran  ürünleri kullanan erkeklerin yüzde 74'ünü 22-35 yaş aralığındakiler oluşturdu. En  çok kullanılan ürünün testosteron üzerinde etkili olduğu ve haftalık enjeksiyon  şeklinde alındığı belirlendi. Katılımcıların yüzde 49'u bu ürünlerle ilgili  bilgileri internetten edinirken, ürünleri kullananların yüzde 74'ü bunların olası  yan etkileri ve uzun dönem zararlarını bildiklerini ancak yine de kullanmaya  devam ettiklerini ifade etti. Ayrıca, katılımcıların yaklaşık yarısı bu ürünlerle  ilgili bilgileri internet üzerinden edindiği belirtti." diye konuştu.
 
Araştırma sonucunun iki yönden endişe verici olduğuna değinen Yıldız,  şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Bunlardan birincisi kullanım oranının her 3 kişiden biri şeklinde çok  yüksek olması, ikincisi de katılımcıların büyük çoğunluğunun bu ilaçların  zararlarını bildiklerini belirtmeleri ve buna rağmen ilaç kullanımına devam  etmeleri.
 
Çünkü, bu ürünler hekim bilgisi dışında kontrolsüz kullanıldığında  sağlık üzerinde hem kısa hem uzun vadede olumsuz etkilere ve bağımlılık yaratma  potansiyeline sahip. Söz konusu ürünler, erkeklerde saç dökülmesi, meme dokusunda  büyüme, testislerde küçülme, sperm sayısında azalma, kısırlık, prostat kanseri,  kadınlarda ise yüzde ve vücutta aşırı tüylenme, saç dökülmesi, ses kalınlaşması,  göğüslerde küçülme, yumurtlama bozuklukları, ergenlerde büyüme ve gelişme  geriliğine neden olabiliyor. Ayrıca, sinirlilik, öfke, paranoya, duygudurum  bozuklukları, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, böbrek ve karaciğer  hasarına yol açabiliyor ve hatta erken ölüm riskini artırıyor."
 
Prof. Dr. Yıldız, yeni araştırma ve literatürdeki diğer veriler  ışığında bu ürünlerin kullanımına yönelik toplumsal düzeyde tedbirler alınması ve  sağlık üzerindeki olumsuz etkilere ilişkin bilimsel verilerin toplumla  paylaşılması gerektiğini vurguladı.
 
Bu konuda toplumu bilgilendirmeye yönelik çalışma yapılmasının önem  taşıdığına değinen Yıldız, bu kapsamda özellikle internet mecralarının ve sosyal  medyadan da faydalanılmasının uygun olduğunu sözlerine ekledi.
 

ETİKETLER