Milano’da Türkiye’yi temsil edecek

Burak Tapan/brktpn@gmail.com |  14 Ekim 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 14 10 2017 - 2:30

Zeynep Sevi Yılmaz, Mor Ufuklar filmiyle Milano Uluslararası Film Festivali’nde ödül için yarışacak. Oyuncu Trabzon Uluslararası Film Festivali’nde de “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”nü kazandı.


Sitcom dizisiyle başlayıp uluslararası festivallere uzanan oyunculuk hikayenizi nasıl anlatırsınız? 
 
9 Eylül Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunuyum. İstanbul’a geldiğim yıllarda tiyatro yaptım, Zorlu Çocuk ve Kadıköy Sanat Tiyatrosu’nda çalıştım. Asistanlık yaptım. Reklamlarda yer aldım. Sonrasında Home Ofis dizisinde yer aldım. İlk defa “Mor Ufuklar” filminde başrolde yer aldım. “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü Meryem rolüyle Trabzon Uluslararası Film Festivali’nde kazandım.  
 
Aynı zamanda Madrid Uluslararası Film Festivali’nde de aday gösterildiniz. Tüm bunlar ne hissettirdi size?
 
Çok heyecanlandım. Madrid Trabzon’dan önceydi. Mor Ufuklar filmiyle yine Milano Uluslararası Film Festivali’ne katılacağım. Ödül töreni 2 Aralık’ta. Zannedersem konunun güncel bir yaraya dokunması, festivaldeki diğer filmlerin ise daha bireysel filmler olması bizi öne çıkardı. 
 
Filmdeki Meryem karakteri, Suriyeli bir mülteci ve ailesinin tamamını Ege Denizi’nde kaybetmiş bir kadın. Bu rol size ne kattı?
 
Evet, savaş ve mülteci meselesini, Meryem’in gözünden görüyoruz.  Hazırlık aşamasında Arapça çalışmak oldukça zordu. Yıllardır bu meseleyle ilgili çok kafa patlattım, mülteci kamplarını,  çocukları düşündüm. Bunlar karakterle bütünleşmemi sağladı. 
 
Popüler olma kaygım yok
 
Ekrandaki görünürlüğünüzden çok festivallerdeki başarınızla öne çıkıyorsunuz. Bu durum sizi düşündürüyor mu?
 
Popüler kültür, bir an önce tüketilen, parlayan ve harcanan şeyleri kapsıyor. İnternetle sanatçı ve oyuncu olmak birbirine karıştı. Sistem sizi göz önünde olmak zorunda bırakıyor. Hiç deneyimi olmayan insanlara kim alan açacak... Popüler olmayan pek çok insan da gayet güzel şeyler ortaya koyabiliyor. Ancak benim popüler olma kaygım yok. Öbür yandan tabii ki de ana akım filmlerde rol alıp bir şeyler öğrenebileceğim iyi yönetmenlerle çalışmak isterim. 
 
Oyunculuk için her şeyi yaparım
 
Oyunculuk adına ne gibi fedakarlıklar yaptınız?
 
Yani oyuncu olmak birazcık oynama güdüsüyle ilgili. O yüzden herkes oyunculuk yapabilir, illaki bölümü okumaya gerek yok. Mesleğin cilvesi bu, adliyeye girip “Ben avukat olacağım” diyemezsiniz. Oyunculuk için durum başka. Fedakarlığa gelirsek evet oyunculuk için her şeyi yapabilirim. Hayattaki en büyük tutkum bu. Yakaya yapışan ve bırakmayan bir şey bu. Ama Türkiye’de oyunculuk bölümü mezunu olmak bile büyük fedakarlık bence.
 
Bu koşuşturma içerisinde özel hayat nerede kalıyor?
 
Uzun bir beraberliğim vardı yeni bitti. Arkadaşlarım ve yeni tanıştığım insanlar bana yeterli.
10 yıl sonra kendinizi gördüğünüz yeri neresi? 
Sanırım ilerleyen yıllarda aklımda kalan ve hayat vermek istediğim rollerle bir filmde yer almak isterim. Mümkünse yurt dışındaki sanat camiasında ayağım olsun. Londra’da National Theatre’da sahne alayım... Hayaller bitmez . 
 
Kime hayat vermek istersiniz?
 
Malala Yusufzay’ı oynamak isterim. İlham veren insanlardır benim için önemli olan...