Gazetevatan.com » Yazarlar » Yaşa artık takılmayın

Yaşa artık takılmayın

10 Haziran 2018 Pazar


Yapmayın etmeyim kardeşim. Haberiniz okunsun, yorumu fazla tıkı bol olsun diye yapmayın bu haberleri, oynamayın vatandaşın umutlarıyla…
Kendimizle şüphe eder olduk. Biz mi bir şeyler atlıyoruz yoksa yanlış mı okuyoruz kanunları… Etmeyin!!!
Kaç kişi var bu ülkede emeklilikte yaşa takılan siz biliyor musunuz? Ben size belirteyim 5.7 milyon… Sayının çokluğunun farkına varın!!!
Haber enflasyonu var. Erken emeklilik çıkmış da şartlarının neler olduğunu yazan bile var. Yayınlanan kanunu eline alıp okumamış ömründe bir kez olsun Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kapısından içeri girmemişlerin bu akıl almaz yorumlarıdır ortalığı birbirine katan. Vatandaşla kurumu karşı karşıya getiren.
Nerede var? Hangi torbada? Kanunun neresinde atıfta bulunmuş gösterin ben mesleği bırakacağım…
Atlamışsın bu yüzden yazmamışsın deyin gazetemden özür dileyip köşeyi terk edeceğim… Bakın ne demiş Çalışma Bakanı: 
“Türkiye’de özellikle sosyal güvenlik sistemimizin gelir ve gider arasındaki dengesinin aktüerya hesabının sorumlusuyuz. Çok üzülerek ifade etmek istiyorum ki, bu reform çalışan insanlarımızın hangi yaşta emekli olacaklarını bir şekilde biçimlendirmiş, netleştirmiş ve ortaya koymuştur. Onun için üzüldüğüm kısım şu kısım, bu beklentileri maalesef karşılayamayacağız.”
Altını siz anlayın diye çizdim. Okuyun bol keseden sallamayın!!!
 
Yetmedi mi?
 
SGK Sigorta Primleri Genel Müdürü’nün açıklamasını da yazayım ben size. Çalışamayacak yaşa gelen insana emekli denir. ‘Ben 10 bin günü tamamladım ama 45 yaşındayım, bana maaş verin’ denilemez çünkü bu sisteme aykırıdır. Bunun aksi sistemin dengelerini bozar. Bu konuda bir çalışma yok” 
 
Siyasiler de gördü artık
 
Siyasette vaatler şüphesiz ki hiç bitmez, bitmemeli de. Seçim öncesi verilen vaatler uzun vadede yerine getirilse de en azından yerine getiriliyor diye sevinmiyor değiliz. 
2005 yılından bu yana mevcut hükümetin de zaman zaman vaatleri arasında yer alsa da emeklilikte yaşa takılanlar mali tablolara bakıldığında astarı yüzünden pahalı bir hesapla karşılaşılıyor. 
Mevcut durumda 12 milyon emeklimizin ülkemize maliyeti yıllık 
200 milyar lirayken kimse bu rakamı daha da yukarılara taşımaya cesaret edemiyor. 
Mevcut sistemde yaş sorununun değiştirilmesi demek 12 milyonluk emekli nüfusunun 17 milyona çıkması anlamına geliyor. Bu aynı zamanda 21 milyonluk çalışan nüfusunun da otomatik olarak 
5 milyon eksilerek 16 milyona gerilemesine sebep olacak. 
Bu durumda emekli nüfus çalışan nüfusu geçecektir, çalışan nüfusun azalması ile birlikte verim ve üretkenlik azalacak, tüketim artacak.
Realist bir yaklaşımla konuyu incelediğimizde 81 milyonluk nüfusa sahip bir ülkede 21 milyon çalışan varsa ve bunun yarısı kadar emekli mevcutsa ülke olarak pek ilerlememiz mümkün olmayacaktır.