Külliye'de 8 Mart'a özel koruyucu aile yemeği

AA |  07 Mart 2019 Perşembe - 18:46 | Son Güncelleme : 07 03 2019 - 18:46

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Bakım ve eğitim masrafları devlet tarafından karşılanan bu çocuklarımıza açacağınız şey sadece gönülleriniz. Bir insana, içinde bayram sabahlarının, yaz tatillerinin, karne günü kutlamalarının birlikte geçirildiği bir çocukluğu hediye etmekten daha anlamlı ne olabilir?" dedi.


Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında  koruyucu aileler, devlet koruması altında büyüyen çocuklar, iş insanları,  sanatçılar ve gazetecilere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kış Bahçesi'nde yemek  verdi.
 
Burada konuşan Emine Erdoğan, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar  Günü'nü kutlayarak, "Bu hafta her salonda kadınların sorunları konuşuluyor.  İnanıyorum ki onlarca yıl da konuşulmaya devam edecek. Ben de bu sefer istedim ki  bu anlamlı günde merhametin, vicdanın, fedakarlığın yuvalandığı yürekleri misafir  edelim. Merhameti kalplerinin içine bir astar gibi geçirmiş koruyucu ailelerimiz  ile tanışalım, gösterdikleri yüce gönüllülük için onları da tebrik edelim."  ifadesini kullandı.
 
 
Bir şekilde ailelerinden uzak düşmüş çocuklara yuva olan koruyucu  ailelerde, babalık yapan beyefendilerin de hakkının ödenemeyeceğini vurgulayan  Emine Erdoğan, "Ama biliyoruz ki bu süreç, kadınların kabulü ve içinden taşan  şefkati paylaşmak istemesiyle başlıyor. Bu nedenle, koruyucu aile sisteminin  temel zemininin kadınların yürekleri olduğunu düşünüyorum. Bu yüce gönüllülüğü  gösteren tüm kadınlarımıza ve baba şefkatiyle kanadı kırık yavrularımızı himaye  eden tüm beyefendilere insanlık adına teşekkürlerimi sunuyorum." diye konuştu.
 
Koruyucu aileliğin önemine dikkati çeken Emine Erdoğan, "Ne mutlu ki  bugün ülkemizde aileler akşam evlerine çekildiğinde, tam 5 bin 360 evin  penceresinden, mahyalardan parlar gibi sımsıcak bir ışık sızıyor. Şefkatin,  fedakarlığın ışığı..." dedi.
 
İnsanın insana emanet olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, paylaşmanın  kendine has bir bereketi olduğunu, yardımlaşmadan doğan iyiliğin ruhumuzda adeta  detoks etkisi yaptığını söyledi.
 
Sosyal sorumluluk denilen yardımlaşma metodunun, yaşam kültürünün  özünü oluşturduğunu belirten Emine Erdoğan, "Eytam Nezareti, Darüşşafaka,  Darülaceze gibi kurumlar yetimin, kimsesizlerin hamisi kurumlardır. Bugün de  devletimizin kolları, kimsesiz yavrularımızı sarıp sarmalamak için sonuna kadar  açıktır. Çağın şartlarını dikkate alarak modern metodlar geliştirmektedir.  Eskiden olduğu gibi birçok çocuğun aynı odada yaşamak zorunda olduğu çocuk  yurtları ortadan kalkmıştır. Sevgi evleri, çocuklarımız için sıcak yuvalar  olmuştur. Bunun bir adım ötesinde ise koruyucu aileler bulunmaktadır."  açıklamasında bulundu.
 
 
"Bu çocuklarımızın 688'i engelli"
 
Gönül Elçileri projesi kapsamında yaygınlaştırılan koruyucu aileliğin,  milletin yüreğinde büyük karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren  Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"2002 yılında koruyucu aile yanındaki çocuklarımızın sayısı sadece 515  iken, 2019 Şubat ayı itibarıyla 5 bin 360 aile yanında tam 6 bin 556 çocuğumuz  bulunmaktadır. Bu çocuklarımız içinde 688'i engellidir. Bunların arasında yüzde  100 ağır engelli çocuklarımızın olduğunu da biliyorum. Böyle yavrularımıza kol  kanat geren ailelere ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Rabb'im onlardan razı  olsun."
 
Geçmişte, devlet koruması altındaki çocuklarla ilgili toplumda bazı  olumsuz algıların olduğunu hatırlatan Emine Erdoğan, onların genelde hayata 1-0  yenik başlamış, mağlubiyetten başka gerçeklik tanımamış insanlar olarak lanse  edildiğini, ancak gerçeğin böyle olmadığını dile getirdi.
 
"Merhameti yürürlüğe koymalıyız"
 
Hayatın, herkesin kalbini mutlaka bir kere burktuğunu anlatan Emine  Erdoğan, "Ama bu, çocuklarımızın baştan sona mutsuz bir hayat geçirecekleri  anlamına gelmez. Biliyoruz ki bugün devletimizin kanatları altında yetişmiş nice  başarılı doktor, öğretmen, hukukçu, sanatçı ve sporcumuz var. Hepsi mutlu ve  hayata değer katan insanlar. O nedenle acımayı tedavülden kaldırıp, dar  zamanların merhemi olan merhameti yürürlüğe koymalıyız." diye konuştu.
 
 
Şu anda devletin himayesinde güven içinde yaşayan, ama sıcak aile  ortamına hasret çocukların olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, şöyle devam  etti:
 
"Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız büyük bir titizlik  içinde onları sıcak yuvalarla buluşturma gayreti içinde. İnanıyorum ki  toplumumuzda bu çağrıya cevap verecek nice güzel gönüllü insan var. Bakım ve  eğitim masrafları devlet tarafından karşılanan bu çocuklarımıza açacağınız şey  sadece gönülleriniz. Bir insana, içinde bayram sabahlarının, yaz tatillerinin,  karne günü kutlamalarının birlikte geçirildiği bir çocukluğu hediye etmekten daha  anlamlı ne olabilir?"
 
Dünyanın 7 büyük harikasının olduğunu hatırlatan Emine Erdoğan, "Ben,  8. harikanın, bir insana, dönüp baktığında tebessüm edeceği bir çocukluk inşa  etmek olduğunu düşünüyorum. Bundan daha iyi bir eser olabileceğine de  inanmıyorum. Sizleri de bu eserin sanatçıları olmaya davet ediyorum." dedi.
 
"Atacağınız en küçük adım, toplumda dalga dalga yayılacaktır"
 
Koruyucu ailelere de yaşadıkları deneyimlerin çevreleriyle  paylaşılmasının ihtiyaç olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Lütfen eşinize, dostunuza, komşularınıza, sahip çıktığınız çocukların  şen kahkahalarının evinizdeki bereketi nasıl artırdığını, gönülleri yıkayıp  pirüpak yaptığını anlatın. Anlatın ki bu iyilik hareketi toplumda daha çok  karşılık bulsun. Yürekleri iyilikle taşan insanlar hiçbir şey yapamasalar da bir  haftasonunu sevgi evlerine ayırıp evlatlarımızı sevindirebilirler. Onların hayat  yolculuğunda bir fener olabilirler. Aramızda çok kıymetli sanatçılarımız var.  Onlar toplumda rol modellerimiz. İnanıyorum ki sizlerin koruyucu ailelik  konusunda atacağınız en küçük adım, toplumda dalga dalga yayılacaktır."
 
Bir çatı altında yaşamak ve birbirimize aile demek için kan bağının  şart olmadığının altını çizen Emine Erdoğan, "Aynı anne-babadan olmasa da hepimiz  hayatın karnından karındaşız. Kendi aile bireylerimizin olduğu kadar  komşularımızın, tüm çocukların, engelli bireylerin, yaşlıların, şehit ailelerinin  de velileri, hamileriyiz." ifadesini kullandı.
 
 
Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle böylesine ulvi bir konu etrafında bir  araya gelmeyi çok anlamlı bulduğunu belirten Emine Erdoğan, kadınların fıtratları  gereği bulundukları her yeri bahara çevirebildiğini, kadınların el attığı her  şartın iyileşebildiğini vurguladı.
 
Sivil toplum kuruluşlarında, kadınların çoğunlukta olduğuna işaret  eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Kadınlar, toplumun dertlerine derman olmayı kendilerine vazife  addetmiştir. Kadınların sosyal sorumluluk projelerine kattığı yüksek yaşam  enerjisi, toplumsal gelişimimizin yegane garantisidir. Koruyucu aile projesine  katılarak evlerinin kapılarını çocuklarımıza açan, sevgi evlerinde evlatlarımıza  gönüllü annelik yapan tüm kadınlarımıza kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sizler  birer kahramansınız ve iyi ki varsınız. Evlatlarımıza da güzel gelecekler  diliyorum. Onları gelecekte vatana millete hayırlı evlatlar olarak görmeyi umut  ediyorum."
 
Yemekte, koruyucu aile yanında büyümüş İrem Başak Bilgin de  yaşadıklarını ve koruyucu ailesinin kendisine kattıklarını anlattı.
 
 
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un da bir   konuşma yaptığı programda, koruyucu aileler ve devlet koruması altında yetişmiş  gençler söz alarak, tecrübelerini davetlilerle paylaştı.
 
Merve, Muhammet ve Büşra Başoğlu tarafından gerçekleştirilen yan flüt  ve piyano dinletisinin ardından sanatçılar Şükriye Tutkun, Bengü ve Nil  Karaibrahimgil de birer şarkı seslendirdi.
 
 
Program da Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından  hazırlanan kısa video gösterimi de yapıldı.
 
Yemeğe, Hülya Koçyiğit, Burak Kut, Mustafa Sandal, Tolgahan Sayışman,  Turgay Tanülkü, Burcu Altın, Demir Saygı ve Leya Kırşan gibi isimler de katıldı.
 

ETİKETLER