Kovid-19 ile mücadelenin en önemli silahlarından biri: Güçlü bağışıklık sistemi

AA |  28 Mart 2020 Cumartesi - 13:33 | Son Güncelleme : 28 03 2020 - 13:33

Küresel salgın olarak tüm dünyayı etkileyen yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) korunmak için hijyen kurallarına uyumun yanında güçlü bağışıklık sisteminin önemine de işaret edilirken, bu dönemde özellikle dengeli ve zengin beslenme, kaliteli uyku ile egzersizin güçlü immün sistemi için temel unsurlar arasında olduğu bildiriliyor.


Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) pandemi olarak kabul ettiği Kovid-19  salgını ile mücadelenin kesintisiz ve etkin sürdürülebilmesinde bireysel olarak  alınacak tedbirler, en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.
Kovid-19'dan korunmada kişisel hijyen kurallarına uyum kadar, güçlü  bağışıklığın da önemine dikkat çekilirken, bunun doğru beslenme, kaliteli uyku ve  egzersiz birleşimiyle desteklenebileceği vurgulanıyor.
Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İstinye  Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu,  "Bağışıklık sistemini harekete geçirecek bir beslenme biçimi veya özel bir besin  takviyesi henüz yok ancak besin hijyenini (iyi yıkamak) sağlayarak bireyler  kendilerini enfeksiyona karşı koruyabilirler. İmmün sistemimizin fonksiyonlarının  sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinde bakır, folat, demir, selenyum, çinko, A, B6,  B12, C ve D vitaminleri gibi birçok besin öğesi önemli rol oynamaktadır. Bu  besinlerin kaynaklarını dengeli bir beslenme düzeni ile tüketmek, bağışıklık  fonksiyonlarını destekleyecektir." diye konuştu.
 
"Besinlerde çeşitlilik sağlayın"
Elmacıoğlu, iyi bir diyetin, sağlık için önemli olduğunu belirterek,  "Çeşitli besinlerden oluşmuş beslenme örüntüsü, genel iyilik halini destekler,  kalp hastalığı, felç, bazı kanserler, diyabet ve osteoporoz (ince kemikler) gibi  sağlık problemlerinin riskini azaltabilir ve kilonuzu yönetmenize yardımcı  olabilir. Mantıklı bir şekilde yemelisiniz, çeşitli yiyeceklerden oluşan bir  diyet seçmek, sigara içmemek ve ev içinde bile aktif kalmak sağlığınızı  artırmanın harika yoludur." ifadelerini kullandı.
Tüm besin gruplarından dengeli ve çeşitli bir biçimde oluşturulmuş  öğünlerin sağlıklı beslenme hedeflerine ulaşmada bireylere yardımcı olacağını  dile getiren Elmacıoğlu, günlük beslenmede aşırı yağ, tuz ve şekere sahip  yiyeceklere ihtiyaç olmadığını kaydetti.
Elmacıoğlu, beslenme alışkanlıklarını ve besin örüntüsünü sağlıklı  hale getirmek için şu önerilere kulak verilmesi gerektiğini belirtti:
"Günde 5 porsiyon sebze-meyve tüketin. Besinlerinizde çeşitlilik  sağlayın. Tam tahıl ürünlerini tercih edin. Biyoyararlılığı yüksek protein  kaynaklarından yararlanın. Kurubaklagiller, balık eti, tavuk eti, yumurta,  kırmızı et gibi kaynakları tüketirken, kırmızı etin aşırı yağlı kısımlarını veya  tavuk etinin derisini tüketmemeye özen gösterin. Haftada mümkün olursa 1-2  porsiyon gibi balık kaynaklarını tüketin. Günde 3 porsiyon kadar süt ürünleri  tüketmeye özen gösterin. Süt ürünlerini tercih ederken bunun 1 porsiyonunu  yoğurt, 1 porsiyonunu süt ve 1 porsiyonunu peynir olarak tüketebilirsiniz. Yağ  tüketiminde trans yağlardan kaçınmalı, az miktarda doymuş, daha fazla tekli  doymamış ve çoklu doymamış yağ asitlerinden dengeli bir tüketim sağlamalısınız.  Şeker ve yağ içeriği yüksek besinler, enerji içeriği bakımından da yüksektir. Bu  tür besinler, beslenmemizde daha az yağ veya daha az şeker içeren, besleyicilik  değeri yüksek olan besinler ile yer değiştirmelidir."
 
"Besleyiciliği yüksek kaliteli besinleri tercih edin"
Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, sosyal izolasyon sürecinde tüketilen  besinlerden en iyi şekilde yararlanılması gerektiğini anlatarak, şöyle devam  etti:
"Öncelikle, normalde tüketilen besin miktarlarından fazlasını almak  veya yersiz bir panik haliyle stok yapmak zorunda değilsiniz. Sağlıklı bir  bireyseniz, gerekli öneriler ve hijyen koşullarına uyarak alışverişinizi  yapabilirsiniz. Bu süreçte en doğru alışveriş önerisi, besleyicilik oranı yüksek,  uzun süre dayanabilen besinlere yönelmek ve ihtiyacımızdan fazlasını almamaya  gayret göstererek israfı önlemektir. Taze besinlerinizi dayanıklılık süreleri  içinde öncelikli olarak kullanmaya özen gösterin. Taze besinlerden, özellikle kök  sebzelerinin raf ömürlerinin uzun olduğu ve bunların tercih edilebileceği  bilinmelidir."
Elmacıoğlu, salata yapraklarının ve taze otların da dikkatlice  yıkayıp, durulayıp kurutulduktan sonra, uygun bir şekilde buzdolabında  saklanabileceğini söyledi.
 
Genel gıda güvenliği tavsiyelerine uymaya devam edilmeli
Şu anda Kovid-19'un yiyecekleri işlerken veya hazırlarken bulaştığını  gösteren hiçbir kanıt olmadığını, bu nedenle genel gıda güvenliği tavsiyelerine  uymaya devam edilmesi gerektiğini dile getiren Elmacıoğlu, yemek hazırlarken  ellerin iyice yıkanması, yüzeylerin temizlenmesi ve çiğ et/balığın diğer  gıdalardan ayrılmasının önemli olduğunu anlattı.
Elmacıoğlu, gıda güvenliği rehberlerinin önerdiği gıda güvenliği  kurallarına uymanın, dayanıklı, besleyici değeri yüksek kaliteli besinleri tercih  etmenin, gıda ve kişisel hijyene özen göstermenin başlıca önerileri olduğunu  aktardı.
Gün içerisinde sıvı gereksinmesini başta su olmak üzere, ayran, maden  suyu gibi seçenekler ile desteklemek gerektiğini, bu nedenle aşırı çay ve kahve  tüketiminden uzak durulmasını öneren Elmacıoğlu, "Unutulmamalıdır ki bağışıklık  sistemi sadece beslenme ile güçlendirilmez. Ancak sağlıklı beslenme  alışkanlıklarına sahip olmak bağışıklık fonksiyonlarını destekler. Bu süreçte  fiziksel aktivite, yeterli sıvı alımı, sağlıklı yeterli ve dengeli besin  tercihleri, düzenli uyku bize yardımcı olacaktır." ifadelerini kullandı.
 
İzolasyon süreci için bu önerilere dikkat
İç Hastalıkları ve Metabolizma Uzmanı Dr. Ayça Kaya da "Kovid-19 ile  mücadele için sosyal izolasyonun yanında, bağışıklık sistemimizi güçlü tutan  doğru beslenme, kaliteli uyku ve yeterli egzersizi kapsayan bir yaşam tarzı  oluşturmak önemlidir." dedi.
Kaya, bu zor dönemi olabildiğince rahat atlatmak için tüketilen  gıdaların protein, lif, vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin olmasının  güçlü bir bağışıklık adına büyük önem taşıdığını söyledi.
Doğru miktarda protein alımının oldukça önemli olduğunu, haftada 2 kez  balık tüketerek, günlük beslenmede ceviz/badem/fındık, keten tohumu bulundurarak  Omega-3 ihtiyacının karşılanabileceğini anlatan Kaya, şu bilgileri verdi:
"Evde oturduğumuz dönemlerde doğru karbonhidrat kaynaklarına  yönelmeliyiz. Unutmayalım güçlü bağışıklık sistemi güçlü bağırsak sağlığından  geçer. Bağırsak floranızın güçlü olması açısından ev yapımı turşu, şalgam suyu,  yoğurt, kefir, peynir gibi probiyotik kaynaklarını ve yağlı tohumlar, soğan,  sarımsak, muz, elma, kuru baklagiller, yulaf gibi prebiyotik kaynaklarını  tüketin. Tabağımızın en az yarısını salata ve sebzeyle doldurup kalan yarısına  yoğurt gibi önemli bir süt grubu üyesini, diğer kalan kısımlarına da et ve  karbonhidrat türü besinleri koymalıyız. Günlük yağ ihtiyacınızı karşılamak  bağışıklık sistemimiz için önemli ancak ihtiyacımızdan fazla olan yağdan  kaçınmalıyız. Kan şekerini hızla yükselten şeker, şekerli yiyecek ve içecekler,  beyaz ekmek de dahil hamur işi ürünlerden, işlenmiş et ürünleriyle aşırı tuz  içeren besinlerden ve vitamin, mineral emilimini olumsuz etkileyebildiği için  alkollü içeceklerden uzak durun."
Kaya, gün içerisinde yeterli miktarda su içmenin de oldukça önemli  olduğunu ancak özellikle enfeksiyon durumlarında su tüketiminin daha özenli  şekilde artırılması gerektiğini belirterek, günde en az 8-10 bardak su  tüketilmesini önerdi.
Ayrıca Kaya, güçlü bağışıklık sistemi için günde 6-8 saat kesintisiz  olarak uyunması gerektiğini ifade etti.
 
Güçlü bağışıklık için vitaminler olmazsa olmaz
İç Hastalıkları ve Metabolizma Uzmanı Dr. Ayça Kaya, koronavirüse  karşı bağışıklık sistemini güçlü tutmak için belirli mikro besinlere özellikle  ihtiyaç olduğunu, Çin'de yayımlanan güncel bir derlemede koronavirüsle mücadele  için A, B, C, D ve E vitaminlerinin, selenyum, çinko, demir minerallerinin ve  Omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin öneminin vurgulandığını aktararak, şu  bilgileri verdi:
" - A ve D vitamini: Karaciğer, balık, süt, yumurta, peynir, yoğurt,  ıspanak, maydanoz, mercimek, pırasa, brokoli, pazı, havuç, patates ve bezelyeden  karşılanabilir.
- D vitamini: Eğer kan değerlerinizde D vitamini eksikliğiniz  görünüyorsa, D vitamini takviyesi kullanmanız gereklidir. Ayrıca, her gün balkona  veya pencereye çıkıp yarım saat el, kol ve yüzünüzü güneşlendirmek D vitamini  ihtiyacınızın karşılanması için önemlidir.
- E vitamini: Ceviz, badem, fındık, gibi kuruyemişlerden,  zeytinyağından ve yumurtadan karşılanabilr.
- C vitamini: Kivi, turunçgiller, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler  gibi kaynakları düzenli olarak tüketin.
- B vitamini: Tam tahıllı gıdalar, et/tavuk/balık, yumurta, süt  ürünleri, yağlı tohumlar ve koyu yeşil yapraklı sebzeleri tüketmek bu ihtiyacı  karşılamayı sağlar.
- Demir: Hücre oksijenlenmesi için en önemli minerallerden olan demiri  sağlamak için kırmızı et, yumurta, karaciğer, kurubaklagiller, pekmez de günlük  beslenmede düzenli olarak bulundurulmalı. Demir kaynaklarını C vitamini ile  beraber tüketmek yararlılığını artıracaktır.
- Çinko ve selenyum: Kırmızı et, mantar, bezelye, kuru baklagiller,  kabak çekirdeği, süt ürünleri ve yumurta ile bu ihtiyaçlar karşılanabilir."
En önemli bağışıklık sistemi koruyucusunun hareket olduğuna işaret  eden Kaya, ev içerisinde yeterli fiziksel aktivite düzeyini sağlayacak  egzersizler yaparak bağışıklığa katkıda bulunabileceğini sözlerine ekledi.