Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye’de bir kargaşanın çıkmasını isteyen çok çevre var

22 Nisan 2019 Pazartesi - 16:00 | Son Güncelleme : 22 04 2019 - 16:19

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çubuk’un Akkuzu mahallesindeki şehit cenazesine gitmeden önce şehidin ailesi ile önceden görüştüklerini ve ilçedeki mülki yetkililere ön bilgi verildiğini söyledi.


Çubuk’daki saldırının ardından gazetelerin Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, gelecekte olası şehit cenazelerine katılıp katılmayacağıyla ilgili “Görevimiz neyse o görevimizi yapacağız” dedi.

CHP lideri, olay anını ve sonrasındaki gelişmeleri şöyle değerlendirdi: "Arkadaşlarımız bütün görüntüleri izliyor, bakıyor, tespitler yapıyor. Köyde vatandaşlarla temasa geçtik. Yani işi sadece savcıya bırakmadık. Bunların kimlikleri ne bunların hepsini öğreneceğiz" ifadelerini kullandı.

(Hulusi Akar’ın kalabalığa ‘Mesajınızı verdiniz’ sözleri) O konuşmayı duymadım. Ama tabii  Hulusi bey o atmosferin etkisi ile mi o konuşmayı yaptı, yoksa başka bir gerekçe mi vardı onu bilemiyorum. Bunu Hulusi beye sormak lazım. Çok farklı düşünmek istemiyorum. Kalabalık var, onların dağılması lazım, dolayısıyla böyle bir açıklama ile onların dağılmasını isteyebilir. Dolayısıyla o atmosferin getirdiği bir konuşma olarak yorumluyorum.

KAOS İSTEYEN BAŞKA UNSURLAR DA VAR

Türkiye'nin normalleşmesini istemeyen, üzülerek ifade edeyim, siyasetçiler ve başka unsurlar da var. Türkiye’nin süratle normalleşmesi gerekiyor, çok ciddi sorunları var. Türkiye özellikle dış politikada üzerinde pazarlıklar yapılan bir ülke haline geldi. Bir ucunda Trump var, bir ucunda Putin var. Dolayısıyla bu kadar sıkışmış bir Türkiye’nin en azından siyaset olarak ortak hareket etmeye, ortak tepki vermeye ihtiyacı var. Sonuçta bu ülke hepimizin ülkesi ve ülkede huzurun egemen olmasını istiyoruz. Ama bunu istemeyen başka mecraların olduğunu, başka  siyasetçiler olduğunu, çok ayrıştırıcı, çok kutuplaştırıcı, toplumda kin ve nefret tohumları eken söylemlerde bulunan siyasetçilerin olduğunu görüyoruz. Bunlar geçmişte de Türkiye’ye büyük zararlar verdi, bugün de korkarım ki aynı  zararları vermek için kendilerine özel bir yol haritası belirlemişler. Bu Türkiye’nin geleceği açısından sıkıntılı. Yani başka unsurlar derken, üç aşağı beş yukarı hepimiz tahmin edebiliriz. Türkiye de bir kaosun çıkması, Türkiye’de bir kargaşanın çıkmasını isteyen çok çevre var. Bu çevrelere izin vermemek lazım. 

SOKAĞA İZİN VERMEDİM

81 ilde il başkanlarımız bir açıklama yapacaklar. Alanda, yani sokakta bir eylem yapılmasının doğru olmadığını ifade ettik. Çünkü bu provakatörlere ciddi fırsatlar tanıyabilir.

ZIRHLI ARACI İADE ETMİŞ

(Zırhlı makam aracını iade mi etti?) Epey oluyor ama, evet. İhtiyaç duymadık. Tabii şartlar ne olur kestirmek zor. Şartlar bizi bir zırhlı araca binmeye mecbur ederse alırız. Bugün düşündüğümüz bir olay değil. Gerekirse kendi güvenliğimizi kendimiz de sağlayabiliriz.

(Genel Merkez’e özel önlem var mı?) Talebimiz olmadı. Ama şunu ben görüyorum, sabah gelirken veya akşam çıkarken korumaların elinde bazen uzun namlulu silahlar oluyor. Demek ki bir duyum alıyorlar herhalde. O duyum nedeniyle biraz daha önlemleri sıkılaştırıyorlar diye düşünüyoruz. Bazen ellerinde hiç silah yok, biz rahatlıkla gidip gelebiliyoruz. Bazen ellerinde uzun namlulu silahlar oluyor, bazen sayıları artıyor, bazen sayıları azalıyor

(Sığındığı evde) Diyaloglar iyiydi. Aileden birisi Mansur beye diğeri de AK Parti’ye oy verdiğini karı koca... Biraz korktular, ‘Evimiz yani taşlanır, yanar, fakir biriyim burayı zor bela yaptık nasıl olacak ‘ diye paniğe kapıldı. Sonra oradaki polisler, korumalar, Emniyet Genel Müdürü; ‘Meraklanma öyle bir şey olmaz’ diye söylediler. Muhammet vardı çocuğu.  Muhammet ile sonra ayrılırken vedalaştık, elimi öptü, ben de onu kucakladım. Küçük bir çocukları vardı, bir de 3 aylık bir çocukları vardı.

ETİKETLER