Kemal Kılıçdaroğlu’ndan grup toplantısında flaş açıklamalar

20 Kasım 2018 Salı - 14:50 | Son Güncelleme : 20 11 2018 - 17:57

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Osman Kavala'nın da tutuklu bulunduğu soruşturma kapsamında akademisyenlerin gözaltına alınmasına tepki göstererek, "Osman Kavala 13 aydır tutuklu. Tek kişilik hücrede, suç da bulamıyorlar. Evlerini basalım, bunları gözaltına alalım, delil buluruz diye, gezi olaylarından intikam almaya çalışıyorlar. Gezi olayları bu ülkenin demokrasi ve özgürlük sesidir. Gezi budur. Gezi'de bu memleketin onurlu gençleri bir diktatöre diz çöktürdüler ve bunu bütün dünya gördü" dedi.


 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye'de adalet sistemini eleştirerek, "En son FETÖ'nün elebaşı vardı, iş adamı. Savcı hakkında takipsizlik kararı verdi. Niçin, parası var, arkada dayısı var. Bunlar adalet dağıtamazlar. Adaleti bunlar yok ediyor zaten. Kışlaya siyaseti sokmayın demiştim. Sokarsanız Türkiye'nin başı beladan kurtulmaz. Adliyeye siyaseti soktular. Bir kişinin talimatıyla kararlar verilmeye başlandı" diye konuştu. 
 
'SON 18 AYDA 20 BİN 957 ÇOCUK HAMİLE KALDI'
 
Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Dünya Çocuk Hakları Günü olduğunu anımsatarak, çocuklara hak ettikleri değerin verilmediğini belirtti, şunları söyledi:
 
"Son 18 ayda 20 bin 957 çocuk hamile kaldı. Bunlar daha çocuk. Çocukluklarını yaşamak durumundalar. Oyun oynamak isterler, ama hamile bırakıldılar. Cinsel istismara uğrayarak 16 yaş altında doğum yapan çocukların sayısı 15 bin 937. 3 bin çocuğumuz cezaevlerinde. 2 milyon çocuk işçimiz var. Çocuklarımıza gerçekten gerekli değeri veriyor muyuz? Ve daha acı olanı Yemen'de, Körfez'de tam bir kan gölüne dönen bir coğrafya var. Binlerce kişi hayatını kaybediyor. Ölen de öldüren de Müslüman. Mezhep savaşları yüzünden, inanç yüzünden bir insan öldürülür mü? İnsan, Allahın yarattığı en değerli varlık değil midir? Bu öldürmekten kimler kazanıyor. Çocuk Hakları Günü'nde şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. İslam dünyası bu savaşı bitirmek istiyor mu? Bugün çocuk hakları günü. Yemende 5,5. milyon çocuk savaşın ortasında. Dünya bunları seyrediyor. Acı olan da zaten budur." 
 
'EDEP AHLAK SAHİBİYSEN, O KOLTUKTAN AYRILACAKSIN KARDEŞİM'
 
Kemal Kılıçdaroğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Kadir Mısıroğlu'na ziyaretini de eleştirerek şöyle konuştu:
 
"Mevcut Diyanet İşleri Başkanı inançla siyaseti bir araya getirdi. Türkiye Cumhuriyeti'ne ihanet eden bir vatan hainini gitti makamında, yattığı yerde ziyaret etti. Diyanet İşleri Başkanlığı bizim en gözde kurumlarımızdan biridir. Genelkurmay Başkanlığı'nı aynı gün kurarken topluma şu mesajı veriyor; Kışlaya siyaset girmeyecek, camiye siyaset girmeyecek. O nedenle iki kurum da gözbebeğimiz. Siyasetin aracı olması kabul edilemez. Peki, bu fesli Kadir kim, bir vatan haini, hainlikle de tarif edilemez sözlükte yeri yok bunun. Erdoğan'ın akıl hocası, defalarca kendisi söylüyor zaten. Gidip Erdoğan'a düşüncelerimi aktarıyorum diyor. BOP'a (Büyük Ortadoğu Projesi) taraftarım, ABD ne alacaksa alsın, bana hilafeti versin diyor. Buna vatan haini denmezse ne denir? Ben yine Diyanet İşleri Başkanına soruyorum? Bu vatan hainini hangi gerekçeyle ziyaret ettiniz?  Hangi şehit, hangi gazi evini ziyaret ettiniz insani gerekçeyle. Diyanet İşleri Başkanlığı değerli, önemli bir kurumdur. Bütün bu gelişmelere karşı giysinle gidip bir deliyi ziyaret etmen, o koltukta oturmanı artık zorunlu kılmıyor. Eğer sen edep, ahlak sahibiysen o koltuktan ayrılacaksın kardeşim."
 
'GEZİ OLAYLARINDAN İNTİKAM ALMAYA ÇALIŞIYORLAR
 
Kemal Kılıçdaroğlu, Osman Kavala'nın da tutuklu bulunduğu soruşturma kapsamında akademisyenlerin 16 Kasım günü sabaha karşı gözaltına alınmasına tepki göstererek şöyle konuştu:
 
"Adaleti dağıtanlar adaletsizlik yaparsa adalet çürümüş olur. Adalet mülkün temelidir demişlerdir. 16 Kasım 2018; Sabaha karşı polisler bir grup akademisyenin, profesörün kapısını çalar, gözaltına alır. Evlerini sabahın köründe basıp, şafak baskını yapıp, bunları götürmek ne demektir? Sizi, biz cezalandırıyoruz demektir. Osman Kavala 13 aydır tutuklu. Tek kişilik hücrede, suç da bulamıyorlar. Evlerini basalım, bunları gözaltına alalım delil buluruz diye. Gezi olaylarından intikam almaya çalışıyorlar. Gezi olayları bu ülkenin demokrasi ve özgürlük sesidir. Gezi budur. Gezide bu memleketin onurlu gençleri bir diktatöre diz çöktürdüler ve bunu bütün dünya gördü."
 
'TÜRKİYE BUGÜN ÜRETİM YAPAMAYAN BİR ÜLKE KONUMUNDADIR'
 
Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bugün üretim yapamayan bir ülke konumunda olduğunu da savunarak, şöyle devam etti:
 
"Türkiye bugün üretim yapamayan bir ülke konumundadır. En temel belirtisi de tarımda geldiğimiz noktadır. Eğer saman, mercimek ithal ediyorsak canlı hayvan ithal ediyorsak, zeytin ve zeytinyağı ithal ediyorsak bu ülkede üretim durmuş demektir. Bir devlet politikası olarak Türkiye'nin üretimini özendirmesi lazım. Ülke üretecek ki; ülkenin her tarafından barış, kardeşlik, mutluluk egemen olsun. Tarımda teşvik politikasına bakıyorsunuz, milli gelirin yüzde 1 oranında çiftçiye destek verilir. Bugüne kadar verildi mi? Verilseydi 278 milyar lira aktarılması gerekirdi. Verilen miktar 123 milyar. 155 milyar TL çiftçinin hakkı, çiftçiye teslim edilmedi. Dava açın dedik, kimse korkudan dava açamıyor. Zamlar arka arkaya geliyor. Yeme gelen zam yüzde 90."
 
'ÖZELLEŞTİRME YAPARAK HAPİSHANE YAPAN DÜNYADAKİ TEK HÜKÜMET BU'
 
Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'un hiçbir sorununun çözüme kavuşturulmadığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Kaç yıldır İstanbul'u yönetiyorlar. 20 yıldır İstanbul'un hangi sorununu çözdüler. Hiçbir sorununu çözmediler. Her sorunu büyüttüler, hiçbir sorunu da çözmediler.İDO'yu da kapatacağız diyorlar. Yüzlerce işçi kapıya konulacak. AK Parti demek, enflasyon, işsizlik, yolsuzluk demektir. Şeker fabrikalarını özelleştirdiler. Et kombinalarını kapattılar. Kâğıt fabrikalarını özelleştirdiler. Özelleştirme yaparak, fabrika satarak hapishane yapan dünyadaki tek hükümet bu. Enflasyonla mücadele diye esnafla mücadele ediyorlar. Önümüzdeki yerel seçimde önünüzde bir ders verme imkanınız var, o dersi verin kardeşim."
 
ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞSİZ SAYISI 1 MİLYON 110 BİN'
 
Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'de üniversite mezunu işsiz sayısının 2004 yılında 308 bin olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti:
 
"Şimdi ise üniversite mezunu işsiz sayısı 1 milyon 110 bin. Yarın çıkıp derlerse, 'bizim ülkemizde biz bütün işsizleri üniversite mezunu yaptık, bununla da gurur duyuyoruz' diye şaşırmayın. Saray ve çevresinde işsizlik yok ama. Herkesin bir eli yağda, bir eli balda." 
 
'3 SORU SORMUŞTUM CEVABINI BEKLİYORUM'
 
Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta sorduğu 3 soruyu yineleyerek cevap istedi. Kılıçdaroğlu sorularına cevap verilmemesi durumunda her hafta dile getireceğini vurgulayarak şöyle konuştu:
 
"3 soru sormuştum cevabını bekliyorum. Bir; Cemal Kaşıkçı Türkiyede öldürüldü, ses kayıtları elindeydi ve katilleri niçin serbest bıraktın? Kimin talimatını yerine getirdin. İki; 3 Ağustos 2018'de 100 günü açıkladılar. Hiçbir emeklinin aylığı bin lira altında olmayacak dendi. Ne oldu bu bin lira? Niye yapmıyorsunuz? Üç; 15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri için para toplanmıştı. Şehit yakınları ve gazilerin hakkını biz savunuyoruz. Nerede bu para? Eğer onu da götürdüyseniz, sizin yatacak yeriniz yok."
 
 

ETİKETLER