Kaşıkçı’nın cesedini halıya sarıp başkonsolosluktan çıkarmışlar

22 Ekim 2018 Pazartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 22 10 2018 - 2:30

Suudi Arabistan’dan gelen infaz ekibindeki Muhammed Almadani’nin, muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinden sonra kıyafetlerini giyip konsolosluktan çıktığı ortaya çıktı. Gazeteciyi binadan sağ çıkmış gibi gösteren infaz ekibi, halıya sardığı cesedi, yok etmesi için konsolosluk aracıyla Mardinli ‘işbirlikçiye’ teslim etmiş


Kimliğini gizli tutarak Reuters’a konuşan üst düzey bir Suudi yetkili, muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın cesedinin Suudi konsolosluğundan çıkarılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yetkili, Kaşıkçı’nın yanlışlıkla öldürüldüğünü, cesedin binadan halıya sarılıp çıkarıldığını öne sürerek 15 kişilik ekibin İstanbul’a gelme nedenini açıkladı. Yetkili, ifadesinde Suudi Krallığı’nın, muhalifleri müzakere ile barışçıl yollarla ülkeye getirme yönünde talimatı olduğunu 15 kişilik ekibin de bu nedenle İstanbul’a geldiğini söyledi. Ekibin amacı, başta Kaşıkçı’yı binaya girdiğinde ülkeye dönmeye ikna etmeye çalışmak, gerekirse İstanbul’da güvenli bir evde tutup Riyad’a dönmeyi reddetmesi halinde serbest bırakmaktı. 
 
Kaşıkçı bağırınca boğdular
 
Plan bu şekilde işlemedi ve ekip talimatları aştı. Kendisine uyuşturucu verilip kaçırılacağını anlayan Kaşıkçı dışarıda kendini bekleyen ve bir saat içinde çıkmazsa yetkililere haber verecek biri olduğunu da söyledi. Kendisiyle konuşan Mahir Abdülaziz Mutreb’e diplomatik normları ihlal ettiğini belirterek “Bana ne yapacaksınız? Kaçırmayı mı planlıyorsunuz?” dedi. Mutreb “Evet seni uyutup kaçıracağız” yanıtını verdi. Kaşıkçı sesini yükseltince ekip panikledi, bağırmaması için ağzı kapatıldı ancak gazeteci, boğularak yaşamını yitirdi. Suudi yetkili, iddialarına Kaşıkçı’nın ‘halıya sarılıp’ İstanbul’daki yerel işbirlikçilerce konsolosluktan çıkarıldığını da ekledi. 
 
Kaşıkçı’nın dublörü uçtu, gitti
 
1961 doğumlu Mustafa Muhammed M. Almadani’nin, Kaşıkçı’nın kıyafetlerini giyip Apple marka akıllı kol saati ve güneş gözlüğünü takarak konsolosluktan çıkmış gibi gösterildikten sonra Almadani’nin kıyafetleri Sultanahmet’te çöpe attığını da söyledi. Almadani, Atatürk Havalimanı’na Sky Prime Aviation’a ait jetle geldi, 03.41’de pasaporttan giriş yapıp Mövenpick Hotel’de kaldı. Tarifeli uçakla 00.18’de çıkış yaptı. 
 
Kamera kayıtları kanıt oldu
 
Konsolosluktaki ekip Muhammed M. Almadani’nin Kaşıkçı kılığında binadan çıkışının göründüğü kamera kayıtlarını kanıt olarak gösterip Riyad’daki yönetime rapor yazdı. Kaşıkçı’nın Türk yetkilileri uyardığını duyunca onu serbest bıraktıkları ve yakalanmadan ülkeye döndükleri de ifadeye eklendi. Öte yandan Kaşıkçı’nın cenazesinin doğrudan bir yere gömülmediği ve Suudi konsolosluğunun Türkiye’de irtibatlı olduğu bir kişi aracılığıyla yok edilmeye çalışıldığı öğrenildi. 
 
Mardinli işbirlikçi kim?
 
Kaşıkçı’nın cansız bedeninin teslim edildiği Mardin nüfusuna bağlı kişinin de polisce arandığı belirtildi. Türkiye’de yürütülen soruşturma kapsamında da önemli bulgulara erişildi. Kaşıkçı’nın konsolosluktaki A ve B ünitelerinde hırpalanıp, C ünitesine taşındığı tespit edildi. Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmada, konsolosluk binasının C ünitesinde, Suudi Arabistan’dan gelen 15 kişinin parmak izleriyle ilgili eşleştirmeler yapıldı. 
 
Kalaşnikoflu Kaşıkçı! 
 
Başka bir kişi ise Kaşıkçı’nın 1998 yılında Afganistan’da çekildiğini iddia ettiği bir fotoğrafı paylaştı. Elinde silah tutan bir kişinin yer aldığı fotoğraflar tepki çekti ve ‘sahte’ olduğu iddia edildi. Ancak fotoğrafı paylaşan kişi aynı fotoğrafın 2015 yılında Kaşıkçı’nın kendi kişisel hesabından paylaşıldığını gösteren ‘ekran alıntısı’ paylaştı.
 
Görevden alınan üst düzey Suudi yetkililer ve soru işaretleri 
 
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın en yakınındaki isimlerin görevine son verilmesine rağmen kendisine dokunulmaması dikkati çekti. Kaşıkçı arbede sırasında öldü açıklaması” ise inandırıcı bulunmadı. Gözaltına alındığı açıklanan 18 kişi arasında Türkiye’ye gelen 15 ismin olup olmadığı merak ediliyor. Arap ve dünya kamuoyu şimdi “ceset nerede?” sorusunun yanıtını arıyor. Suudi medyası ise “adaletin gerçekleşmeye başladığını” yazıyor.
 
Üst düzey 5 kişi görevden alındı 
 
Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul başkonsolosluğunda öldürüldüğünü kabul etmek zorunda kalan Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud, üst düzey 5 kişiyi de görevden aldı. Görevden alınan isimlerin Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a en yakın şahıslardan oluşması gözlerden kaçmadı. Kendisine yakın isimler görevden alınırken, Veliaht Prens Bin Selman’a dokunulmamasının ise “onun masum olduğu” algısını oluşturmayı amaçladığı belirtiliyor. Görevden alınanlardan ikisi Arap ülkeleri kamuoyunda en fazla öne çıkan isimler arasında yer alıyor. Bu isimlerden ilki Veliaht Prens’in en yakınındaki danışmanlarından birisi olan Kraliyet Divanı Müsteşarı Suud bin Abdullah el-Kahtani. Kral Suud Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Suud Kahtani, Arap Emniyet Bilimleri Nayif Üniversitesinde de yüksek lisansını tamamladı. Suudi Arabistan Kraliyet Divanı’nda bakan düzeyinde görev yapan 40 yaşındaki Suud Kahtani, daha önce de Kraliyet Divanı’ndaki Basın İşleri ve Araştırma Merkezi Genel Müdürlüğü ve Kral Abdullah döneminde Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ofisinde danışmanlık görevlerini üstlenmişti. Suud Kahtani, özellikle Veliaht Prens’in göreve gelmesiyle oluşan Suudi Arabistan’ın yeni politikalarını benimseyen önemli kişilerden biri olarak biliniyor.
 
Görevden alınan bir diğer üst düzey yetkili ise Yemen’de Husilere karşı meşru hükümeti desteklemek amacıyla Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Arap koalisyonunun sözcülüğünü yürüten Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Tümgeneral Ahmed Asiri. Asiri Yemen’deki gelişmelerle ilgili yaptığı basın açıklamalarından dolayı Arap kamuoyu tarafından yakından tanınan bir isim.
 
Görevden alınan diğer önemli üç isim
 
Diğer üç ismin, Suudi Arabistan Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Pilot Muhammed bin Salih er-Rumeyh, Genel İstihbarat Başkanlığını Koruma İdaresi Müdürü Refad bin Hamid el-Mihmadi ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Abdullah bin Halif eş-Şayi olduğu kaydedildi.
 
‘Özgür olduğum için şükran duyuyorum!’
 
Geçen yıl Şükran Günü’nde çekildiği söylenerek paylaşılan bir fotoğrafta Cemal Kaşıkçı’nın, “Şükran duyuyorum çünkü özgürüm ve özgürce yazıyorum” dediği belirtildi... 
 
NY Times’ın Beyrut Şefi Ben Hubbart, kişisel Twitter adresinden Cemal Kaşıkçı’nın da bulunduğu bir fotoğrafı paylaştı ve ve 2017 yılında Şükran Günü’nde çekildiğini yazdı. Ardından bu fotoğrafın altına bir çok yorum yapıldı. Bir arkadaşı ise 2017 yılında Amerika’da arkadaşlarının düzenlediği Şükran Günü’ne katılan Kaşıkçı’nın, konuşma sırası kendisine gelince; “Şükran duyuyorum çünkü özgürüm ve özgürce yazıyorum”  dediğini paylaştı. 
 

ETİKETLER