İran’da ‘Laptoplu Molla’ dönemi

MERVE KURT / DIŞ HABERLER |  02 Haziran 2014 Pazartesi - 2:14 | Son Güncelleme : 02 06 2014 - 2:14


Merve Kurt, Ahmedinecad sonrası İran’daki değişimi görmek için bu ülkeye gitti. İki ay kaldığı 5 şehirde nabız tuttu İran deyince akla kapalı bir toplum geliyor ama Tahran’ın göbeğindeki laptoplu molla heykeli bile değişimi gösteriyor.

İran hem yakın hem de bir o kadar uzak olan komşularımızdan... Kültürel ve tarihsel yakınlığımızın en çok olduğu ülkelerden biri olmasına rağmen pekçoğumuzun gerek kendi ön-yargılarımızdan gerekse de İran’ın dünya basınında çizmiş olduğu imajdan dolayı gerçek manada tanıyamadığı bir ülke... İran’a gitmeden önce kendi çevremden ‘Ne işin var orada, oraya gidip de ne yapacaksın’ gibi bir sürü söz işittim. İran’ı gezecek, tanıyacak ve orada iki ay yaşayarak ‘farklı’ bir hayat tecrübesi edinecektim. Uzak ülkeydi biraz İran...



Paris uçağı gibi

İran’da kadınların hicaba (örtünme) girmek zorunda olduklarını bilmeyen yoktur . Ben de yanımda şallarla çıkmıştım yola. Ancak uçakta kimsenin ne başında ne de elinde örtüleri vardı. Uçak İran semalarına yaklaştığı gibi bir anda uçakta bir hareket, bir kıpırtı başladı. Pantolonların, taytların üzerine uzun elbiseler, tunikler giyilirken başlara da eşarplar geçiriliyordu. Özellikle kadınların yüzlerindeki o tarif edilemez gergin ifadeyi unutamıyorum. Tahran uçaktan görünmeye başladığı gibi beni tuhaf bir heyecan ve endişe sarmıştı bile. Uçaktaki o gerginliğin etkisi şüphesiz etkendi, öte taraftan şehrin üzerinde gördüğüm sis bulutu da bu tedirginliği arttırdı. Hava kirliliğinden kaynaklı bir sis bulutuydu bu.

Tahran’ın büyüsü

Tahran 10 milyonu aşkın nüfusu ile Batı Asya’nın en kalabalık şehirlerinden biri. Hemen her türlü insanı bulmanız mümkün: zengin, fakir; Fars, Türk, Kürt, Pakistanlı, Arap... Mesela Tahran’da yaşayan her 10 kişiden 4’ü başka şehirlerden buraya iş ya da eğitim imkanları nedeniyle göç etmiş. Kişi başına düşen yıllık milli geliri yaklaşık 10 bin dolar civarı olan İran’da kamu sektöründe çalışanların yüzde 35’lik kesimi, endüstri ve sanayide çalışanların da yüzde 45’lik kesimi Tahran’da toplanmış.



Şehrin görünmez duvarları

Şehrin görünmez bir duvarla Kuzey-Güney diye ayrıldığı gerçeği insanı Kuzey’den Güney’e, Güney’den Kuzey’e gidip gelirken sarsıyor. Kuzey’de trafikte lüks arabalar görmeniz mümkün. Alışveriş ve tüketim açısından da Tahran’ın kuzey bölgesinde yer alan Tecriş’te geleneksel kapalı çarşılardan tutun lüks mağazalara kadar birçok farklı mekan var. Ticaretle uğraşan ve daha yüksek gelir grubuna mensup ailelerin yaşadığı yer Kuzey bölgesi iken, devlet kademelerinde çalışan, devlete ve ideolojisine yakın olanların yaşam alanı Güney. Şehrin kuzeyinde uluslararası Farsça dil okulu da bulunuyor. Avrupa’dan özellikle akademik çalışmalar yapmak için buraya gelip Farsça öğrenenlerin yanı sıra Uzakdoğu’dan bilhassa Çin ve Kore’den ticaret yapmak için Farsça öğrenmeye gelenler de var. Avrupa’nın İran’a ekonomik yaptırımlarından dolayı Çin ve Kore İran’ı daha elverişli ve girilmesi kolay bir pazar olarak gördüğünden aralarında pekçok ticari anlaşmalar olmakta.



Simge olmuş

İran’da birçok yerde ellerinde laptop çantaları ile başları önlerinde mollalarla karşılaşıyorsunuz. Dizüstü bilgisayarlar adeta İran’da mollaların simgesi haline gelmiş. Hatta Tahran’da ilk günden dikkatimi çeken ‘laptoplu molla’ heykeline anlam verememişken hemen ertesi gün Kum’da mollaları ellerinde laptoplarla görünce bunun ne anlama geldiğini biraz olsun anlamıştım.

Burnu bantlı kadınlar ülkesi

İran sokaklarında özellikle de Tahran’ın kuzey bölgesinde yürürken sürekli karşınıza burnunda sargı, bant olan kadınlar çıkıyor. Çünkü İran’da tam bir estetik ameliyat çılgınlığı var. Estetiksiz burun görmek çok zor. Hatta burun estetiği yaptırmak sınıfsal bir üstünlük göstergesi gibi bile algılanmaya başlanmış ki, estetiğe parası yetmeyenler bile ‘zengin göstersin diye’ sadece burun bantı takıp dışarı çıkıyorlar. Estetik merakı öyle bir hal almış ki, yüksek bedel ödemek istemeyen İranlılar’a hizmet veren bir ‘korsan sektör’ bile oluşmuş. Tahran’da 7 binden fazla estetikçi olduğu tahmin ediliyor. Ancak bunlardan sadece 157’si lisanslı plastik cerrah. Ayrıca sanılanın aksine sadece kadınlar değil, erkekler de burun estetiğine çok büyük rağbet gösteriyor.



Kozmetik merakı

mollaların geçtiğimiz senelerde estetik ile ilgili olarak verdikleri olumlu fetvalar, muhafazakar kesimde de estetiğin artmasına neden olmuş. İran dünyada burun estetiğinin en çok yapıldığı ülke. 80 milyon nüfuslu ülkede burun estetiği ameliyatı yaptıran kadınların sayısı, nüfusu 300 milyonu aşan ABD’dekininden tam 7 kat daha fazla. Burun estetiğinin fiyatı ise 1000 dolardan başlıyor, 5 bin dolara kadar çıkıyor. Asgari ücretin 300 dolar, ortalama maaşın ise 600-700 dolar olduğu İran’da, kadınlar her yıl 2.1 milyar doları kozmetiğe ve kişisel bakıma harcıyor. Ortadoğu’daki kozmetik ürünleri piyasasının yüzde 29’unu İran oluşturuyor. Özellikle gençler makyajsız sokağa çıkmıyorlar. Nüfusunun yüzde 65’i 30 yaşın altında olan olan ülkede 15-45 yaş arasındaki 14 milyon İranlı kadın her ay 7 dolarlık kozmetik alımı yapıyor.