İnsan biriktirmeyi paraya tercih ederim

20 Eylül 2014 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 20 09 2014 - 2:30


Uzun yıllardır farklı radyo kanallarında sabah ve akşam yayınlanan programları ile ülke gündemindeki olayları, siyaseti mizahla süsleyerek dinleyiciye ulaştıran, meçhul karakter Sivrisinek ile trafikte olanlara keyifli dakikalar yaşatan, radyonun duayen ismi Nihat Sırdar ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Nihat Sırdar kimdir?                                    

Mesleği radyoculuk olan, yirmi yıldır bu işi yapan, otomobil ve gezme meraklısı, pisboğaz bir adam Nihat Sırdar. Daha güzel bir ülkede yaşamayı kendine dert edinmiş milyonlarca insandan biriyim işte.

Radyoculuk hayatına nasıl başladınız?

Lise yıllarında radyo dinlerdim. Özel radyolar yoktu o zaman elbette. TRT radyoları vardı. Hem bu radyo merakım hem de radyoculukla ilgili izlediğim filmler etkiledi beni ve radyocu olmaya karar verdim. Önce diksiyon dersleri, sonra stajyer radyoculuk derken bugünlere geldim.

Mikrofon başına geçtiğiniz günü neler hissetmiştiniz?

Bir gece yayınıydı. Müthiş bir heyecan, ne yapacağını bilememek. Neyse ki dinlenmeyen bir saatti.

Hiç unutamadığınız bir yayınınız var mı?

Deprem ve doğal afet yayınlarını unutmak imkansız.  O yayınlar ile müthiş bir iş başardık dinleyicilerimle. Sayelerinde en hızlı şekilde afet bölgelerine yardımları biz ulaştırdık.

TELEVİZYONU DÜŞÜNMÜYORUM

Sivrisinek ile yollarınız nasıl kesişti? Beraber çalışmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?

Arkadaşımın yerine yaptığım bir yayın sırasında, tesadüfen ortaya çıktı Sivrisinek. O kadar güldük ve eğlendik ki devamını istediler.

Radyo programınız dışında “Bütün Kazlar Toplandık” isimli gösteriniz var. İsmine nasıl karar verdiniz?

Ödediğimiz yüksek vergiler sebebi ile kendimizi kaz gibi hissetmemizden yola çıkarak, bir vergi dairesi kuyruğu kalabalığında bulduğum bir isim. Nil Karaibrahimgil’den de esinlenme… Dolayısıyla izin alarak oyunun ismini “Bütün Kazlar Toplandık” koydum.

Radyoculuk hayatınızı ne kadar daha sürdürmeyi planlıyorsunuz?

Kafamda belli bir süre yok. Burası Türkiye. Öyle çok uzun vadeli planlar yapamıyorsunuz malum.

“Çakallarla Dans 2” filminde kısa bir rolünüz oldu. Oyunculuk yapmak nasıl bir deneyim sizce?

Oyunculuk zor iş. Çalışma koşulları, “gibi yapmak”… İşin zorluğu gerçekten çok büyük. Oyuncu olmak için mutlaka yetenek gerekli. Yeteneği olmayanı oyuncu yapmak zor.

İleride radyo programcılığını bırakıp TV’ye adım atmayı düşünür müsünüz?

Yok. İyiyim ben böyle. Radyo daha huzurlu ve özgür.

 

Sivrisinek bir hayal kahramanı

Bugüne kadar hayranlarınızdan beklenmedik sevgi gösterileri oldu mu?

Oldu elbette. Hiç beklemediğimiz bir anda yolumuzu kesenler, trenle yaptığımız bir seyahat sırasında gecenin bir saatinde Malatya Gar’ında beni bekleyenler, radyodan anlattığım bir yemeği yapıp ülkenin bir ucundan gönderenler…

Programda yaptığınız yemek sohbetleri yoğun bir ilgiyle takip ediliyor. Yemek merakınızın nereden geliyor?

Annemin güzel yemek yapmasından sanırım. Rahmetli, Boşnak’tı ve çok güzel yemek yapardı. Çocukken güzel yemeklere alışınca insan, ömrünü böyle tatları arayarak geçiriyor demek.

Sivrisinek’in kimliği büyük bir merak konusu...

Sivrisinek, bir hayal kahramanı. Bizim uydurduğumuz bir şey ve bu yüzden insanların zihninde bir kimliğe, bir vücuda oturtulması doğru değil. Nasıl hayal etmek istiyorlarsa...

En beğendiğim yerler Trakya ve Ege; buralarda hiç bir zaman sıkılmıyorum

Sabah ayrı akşam ayrı program yapıyorsunuz? Sabah yayınınızın ilerleyişi nasıl oluyor, konuları neye göre belirliyorsunuz?

Tüm gündemi takip ediyorum. Programın içeriği, gündemdeki konulara göre belirleniyor. Bir metin yok. Her şey doğaçlama oluşuyor.

Peki akşam yayınınız... Onun konuları daha farklı, nasıl hazırlanıyorsunuz, konu seçimini Sivrisinek ile beraber mi yapıyorsunuz?

Yayın öncesinde Sivrisinek ile bir konu belirliyoruz. O konu üzerine uzun bir giriş yapıp dinleyicilerle sürdürüyoruz yayını.

Takip ettiğiniz dizi, sevdiğiniz yazar, film var mı?

İyi dizi izlerim. Ama yabancı diziler. Türk dizileri, rating sisteminin değişmesiyle müthiş bir kalite kaybı yaşadı. Artık bir Ezel olmaz. Ama düzenli olarak izlediğim tek Türk dizisi Kardeş Payı. Selçuk Aydemir’in askerleriyiz.

Sizin radyo fenomeniniz kim?

Benim bir radyo fenomenim yok. Bu işe girerken kendime örnek aldığım insan, Ferhan Şensoy idi. İlla bir fenomenim olacaksa kendisidir. Ama fenomen yanlış kelime olur. Usta daha iyi bence.

Çok fazla seyahat ediyorsunuz. En çok beğendiğiniz ve gitmekten bıkmadığınız yerler neresi?

Kesinlikle Trakya ve Ege. Hiçbir yerinden sıkılmıyorum buraların.

Günlük yaşamınızda, bir gününüz nasıl geçer neler yaparsınız?

Eğer seyahatte değilsem; az uyku, çok haber takibiyle geçiyor günüm.

Daha güzel bir ülke için...

Daha güzel bir ülkede yaşamayı kendine dert edinmiş milyonlarca insandan biriyim.