İdolüm yok oyuncu özgün olmalı

MELİS GÜVENÇ / mguvenc@gazetevatan.com |  04 Kasım 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 04 11 2017 - 2:30

Aşk ve Mavi dizisiyle oyunculuğa adım atan Gülderen Güler oyunculukta kendi çizgisinin olduğunu söylüyor ve ekliyor, “İlla beğendiğim oyuncuların yürüdüğü yollardan geçmem gerekmiyor” diyor


Aşk ve Mavi dizisinde Sevda karakterinin size etkisi nasıl oldu?

Sevda çok masum ve saf bir karakter. Ben Sevda’yı çok seviyorum. Onda, belki de açığa vuramadığım tüm duyguları yaşıyorum.  Sevda aşık oldu herkese rağmen evlendi. Fakat sonunda o adamın gerçek yüzünü gördü bir de şiddet gördü. Senaryoda bu sahneleri ilk okuduğumda gerçekte böyle bir şeyin var olduğunu hatırlamak ve hepimizin başına gelebileceği ihtimali beni çok korkutmuştu.  

Gelecek hayalleriniz neler?

Birçok farklı karaktere hayat vermek, yardıma ihtiyacı olan canlılara elimden geldiğince yardım etmek, belki bir dans okulu açmak ve eğer bir gün aşık olursam, o kişiyle dünyayı gezmek hayallerim arasında.

 

Her oyuncunun bir alternatifi var

İdolleriniz kimler? 

İdol olarak gördüğüm kimse yok. Çünkü oyuncunun özgün olması gerek. Tabii ki severek izlediğim ve birlikte rol almak istediğim çok değerli oyuncular var. Ama bu onları taklit etmek ya da onların yürüdüğü yollardan geçmek anlamına gelmiyor. Her insan gibi her oyuncunun da kendi yolu, kendi çizgisi olmalı. Haluk Bilginer, Demet Akbağ ve Erdal Beşikçioğlu birlikte çalışmak istediğim, ilk aklıma gelen isimlerden.

Sektörde kalıcı olmak için neler yapıyorsunuz?  Olmadığım biriymiş gibi yaşamıyorum. Hiçbir şeyin mesleğimin önüne geçmesine izin vermiyorum. Set dışında kalan zamanımın çoğunu spora ve kendimi geliştirmeye ayırıyorum. Sektörde tutunabilmek için ‘ben oldum’ dememeniz gerekiyor. Ben dahil bütün oyuncular için bir gerçek var ki, hiçbirimiz alternatifsiz değiliz. Tercih edilir olmak için önce mesleğine saygı duymanız gerekir. Ön planda bir iş yapıyorsanız, özel hayatınızdan tutun tüm yaşantınıza dikkat etmek zorundasınız. 

 

Hızlı yaşanan ilişki aşk olamaz

Özel hayatınız nasıl gidiyor?

Özel hayatımla ilgili uzun vadeli planlar yapmaktan kaçınıyorum. Çünkü bu durum, kontrol edilebilir şeyler değil.

Yeni jenerasyon aşkı farklı yaşıyor diyor eskiler. Bu görüşe katılıyor musunuz, sizce neyi kastediyorlar?

Aşk, ilişki, ayrılık bir kısa mesaja sığdırılamayacak kadar büyük ve özel şeyler. Bence aşkın bir zorluğu olmalı. Eskiden insanlar her istediklerinde görüşemiyor ve birbirlerini merak ediyorlarmış. Günümüzde kimse kimseyi merak etmiyor. Zaten sürekli mesajlaşma durumu içindeyiz.  Çok çabuk birlikte olup, ayrılıyoruz. İlişkimizi, duygularımızı çok çabuk harcıyoruz. Böyle olunca da yaşanan durumun aşk olduğuna inanmıyorum.