Gündüz doktor gece müzisyenler

BURAK KARA / bkara@gazetevatan.com |  23 Nisan 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 24 04 2017 - 16:39

Asıl meslekleri doktorluk ama hepsinin ortak tutkusu müzik. Her biri en az bir enstrüman çalıyor. “Doktor olmasak müzisyen olurduk” diyorlar. Yaptıkları müzikle hastalarını tedavi ediyorlar, ünlü gece kulüplerinde sahne alıyorlar. Aralarında albüm yapanlar bile var. İşte Türkiye’nin müzisyen doktorları


Konser günü büyük ameliyat almamaya çalışıyoruz

Tıp dilinde ‘ses teli’ anlamına gelen Kord Vokal mesleğin zirvesindeki doktorlardan oluşuyor. Vokalde Liv Hospital genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy, bateride Florance Nighthingale Hastanesi dahiliye uzmanı Yard. Doç. Dr. Bülent Yardımcı, klavyede İstanbul Tıp Fakültesi Anestezi uzmanı Prof. Dr. Mert Topel. Yoğun tempolarından dolayı fotoğrafta yer alamayan Dr. Yusuf Bayrak bas gitarda ve Dr. İsmail Koçak’ta oluşan Kord Vokal müzik grubu altı yıldır Türkçe rock icra ediyor, İstanbul’un önemli kulüplerinde konserler veriyorlar. Grubun ciddi bir hayran kitlesi var. Prof. Dr. Murat Aksoy “Başlangıçta kendini eğlendirmek için yaptığın bir hobi iken, ileride hata yapmaman gereken bir performansa dönüştü müzik. Çok iyi olmak için uğraşıyorum  aynı tıpta olduğu gibi. Sesim daha çok açıldı gitgide. Arkadaşlar eskiden zorlandıkları yerleri daha rahat çalıyorlar, performansımız  daha iyi bir yere gitti” diyor.  Konser günü büyük ameliyat almamaya çalışan grup üyeleri, acil bir durum olduğunda hastanede kaldıklarını hastayı toparlayıp konsere gittiklerini  söylüyorlar. Hastaları ve meslektaşlarının da konserlerini kaçırmadığını belirtiyorlar.

 

Psikoterapi seansları rock şarkısına söz oldu

23 yıl önce Ege Tıp Fakültesi'nde kurulan ve ikisi psikiyatrist doktor, dört kişiden oluşan Korteks grubunun üyeleri sıkı Rockçılar. Doktorlar, hastaneden arda kalan vakitlerinde buluşup konser veriyor. İsim arama çalışmaları sırasında akıllarına ilk Vorteks ismi gelen psikiyatrist hekimler, beynin en gelişmiş kısmı olan ‘korteks’i kendilerine grup ismi olarak seçmişler. Grubun solisti ve sözlerin büyük bir kısmını yazan Psikiyatris Alp Karaosmanoğlu, bazı parçalarında psikoterapi görüşmelerinden etkilendiğini söylüyor. Karaosmanoğlu, "Grup olarak 20 yıldan fazladır müzik yapıyoruz. Tıp fakültesine girdiğimde müzik odasının kapısını çaldım ve kapıyı ilk açan arkadaşla hala beraberiz. Bu arkadaşım Kocaeli Üniversitesi Psikiyatri anabilim dalı başkanı, Prof. Dr. Ümit Tural. 1994'den beri beraber müzik yapıyoruz. Grup elemanları yıllar içinde değişti ama biz bağımızı hiç kaybetmedik. Mecburi hizmetler ve ayrı şehirlerde yaşamak da bizi ayıramadı. Az da buluşabilsek sabırla emeklerimizi üst üste koyarak 2009 yılında bir albüm çıkardık. Anadolu yakasında Shaft bize ilk sahne veren yerlerden. Orada 10'a yakı konser verdik yakında da ikinci albüm geliyor” diyor.

Prof. Dr. Oğuz Acar

Memorial Şişli Hastanesi Üroloji Bölümü

Doktor olmasaydım müzisyen olurdum

Türkiye’nin sayılı ürologlarından birisi olan Prof. Dr. Oğuz Acar, müzik ile 6 yaşındayken gittiği piyano kursunda tanışmış. Piyano kursunu her ne kadar yarım bıraksa da müzik sevdasını akordeon ve bağlama ile sürdürmüş. Şimdi iş yoğunluğu ve stres atmak için ağırlıklı olarak gitar ve ud çaldığını söyleyen Prof. Dr. Acar, “Eğitim ve iş hayatım boyunca müzik benim ayrılmaz bir parçam oldu. Doktor olmasaydım müzisyen olurdum. Müzik kesinlikle ruha etki ederek bedende olumlu etkiler bırakıyor” diyor.

Op. Dr. Kemal Demir

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı

Cajon dahil vurmalı çalgılar ustası oldu

“Kendimi bildim bileli dinlediğim müziğe ritim tutarım 13 yaşındayken bir oyuncak teften şarkının değişik yerlerinde değişik tonlar çıkarabildiğimi fark ettim. Sonra babam bana sormadan darbuka ve bongo aldı. İlgini çekerse devam et çekmezse zorlama dedi. Sonraki beş altı yıl sadece sosyal ortamlarla sınırlı kalarak cajon ve ritm çaldım. Üniversite ve ihtisas yıllarında aşırı ihmal ettim. Birkaç yıldır yeniden müzikle ilişkimiz kuvvetlenerek geri döndü. Hobisiz insan robota dönüşüyor.

Prof. Dr. Ali Rıza Kural

Robotik Cerrahi ve Üroloji Uzmanı

Türk Sanat Müziği profesörü

Prof. Dr. Ali Rıza Kural, mandolin, ud ve keman çalıyor ama onun tercihi daha çok ses icrası. Prof. Kural, 2008’de ‘Hayal İçinde’ adlı albümü çıkardım. Albümün konserini TİM salonlarında verdim. Ardından Sevdiklerimin Sevdikleri albümü ve 2016’da Kalan Müzik etiketiyle çift CD’lik Klasikler albümünü yayınladı.

Doç. Dr. Darda Bayraktar

Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Bölümü

Müzik pek çok hastalığın ilacı

Doç. Dr. Bayraktar, “Müziğin benim hayatımdaki yeri eşim Soley’in hayatıma girmesi ile farklı anlamlar kazandı.  Müzik başta stres olmak üzere bir çok olumsuz şeyin ilacı gibidir. Bu nedenle bir onkoloji uzmanı olarak ağır bir hastalık ile mücadele eden insanların mutlaka bir müzik aleti ile uğraşarak kafalarının içini boşaltmalarını istiyorum. Örneğin prostat kanseri olan bir hastam oldukça endişeliydi ama müzik enstrümanı çalmaya başlayınca oldukça rahatladı, tedavisi daha olumlu geçmeye başladı.”

 

Hastalara 15 dakika müzikli terapi uyguluyorlar

Ney, tambur, gitar, keman… Tüm bu enstrümanlar, Memorial Hastanesi’nin kalp yoğun bakım ünitesinde bulunuyor. Hastanenin Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Bingür Sönmez, arkadaşları ameliyat sonrası yoğun bakımdaki hastaları müzik terapisiyle rahatlatıyorlar. Ekip 15 hasta üzerinde bir araştırma yapmış. Tansiyonu yüksek, çarpıntısı olan hastalara ney çaldıklarında on dakika içinde tansiyonlarının düştüğünü, nabızlarının yavaşladığını görmüşler. Ekip ameliyattan çıkan tüm hastalarına sabah akşam 15’er dakika müzikli terapi yapıyor.

 

Yorum Yazın
Gönder
Yorumlar
    Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...