Gazete Vatan Logo

Odatv davasında karar!

Odatv davasına bakan mahkeme, Soner Yalçın, Hanefi Avcı ve Yalçın Küçük'ün tutukluluk halinin devamına karar verdi

Oda TV davasında ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tahliye talebini reddederek duruşmayı 27 Aralık'a erteledi...

‘TÜBİTAK’ı affetmeyeceğim’

Oda Tv davasında tutuklu sanık Soner Yalçın, TUBİTAK’ın yazdığı raporlarla kurnazlık yaptığını öne sürerek “Bilirkişiler savcı, avukat olmuş. TÜBİTAK’ı affetmeyeceğim” dedi

Gazeteciler Soner Yalçın, Nedim Şener, Ahmet Şık ve Doğan Yurdakul’un yargılandığı Oda Tv davasının 14. duruşması dün İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya yoğun ilgi gösterilirken, sabahın erken saatlerinde çok sayıda gazeteci de meslektaşlarına destek olmak için adliye önünde buluştu. Grubun yaptığı açıklamada, iktidarın gazetecilerden intikam aldığı ifade edildi. Gazeteciler, yanlarında getirdikleri mektupları, yine yanlarında getirdikleri tahtadan yapılan ağaca astı. Ayrıca tutuklu gazetecilerin fotoğraflarının basılı olduğu pankartın üstüne de Soner Yalçın’ın kitabı Samizdat bırakıldı.

‘Tarihini değiştirdim’

Duruşmada ilk olarak savunma yapan tutuklu sanık Hanefi Avcı, TÜBİTAK’ın, delil sayılan dosyaların oluşturma tarihlerine dikkat çekerek “virüsten önce oluşturuldu” dediğini hatırlatan Avcı, “Bu dosyaların tarihi çok kolay değiştirilebilir. Ben Cezaevinde bile iki tane dosya oluşturdum 2006 ve 2014 tarihli. Bunu size de sundum” dedi.

Gazeteci Soner Yalçın da, . TÜBİTAK’ın yazdığı raporlarla kurnazlık yaptığını ve kafa karıştırdığını söyledi. Yalçın, “TUBİTAK’ı affetmeyeceğim. Ülkem benden kitaplar yazmamı beklerken teknik hukuk anlayışınız yüzünden gece gündüz TÜBİTAK raporuna çalışıyorum” dedi.

‘Sıra çocuklarda mı?’

Mahkemenin TÜBİTAK’a, ek raporda cevap vermesi için, Müyesser Yıldız’ın bilgisayarında işlem yapan “İlim” isimli kullanıcıya ilişkin soru sorduğunu ve “İlim” adlı kişinin Yıldız’ın oğlu İlim Uğur olduğunu söyleyen Yalçın, “Biz cezaevinde yatarız önemli değil. Ama çocuklarımızı karıştırmayın. Ne istiyorsunuz bizden, biz bittik sıra çocuklarımıza mı geldi?” dedi. Yeni hukuk sisteminde avukat ve savcıya ihtiyaç olmadığını söyleyen Yalçın, bilirkişilerin avukat ve savcı gibi davrandığını söyledi.

Savunmasının son kısmında davanın Ergenekon davasıyla birleştirilme talebine ilişkin de yorum yapan Yalçın, “Yanlış hatırlamıyorsam Hanefi Avcı o davada tanık, şimdi hem tanık hem sanık aynı davada mı olacak?” dedi. Mahkeme tahliye taleplerini reddetti.

"BİZİM DE DİL SORUNUMUZ VAR"

Savunmasında cezaevlerinde yapılan açlık grevlerine dikkat çeken Soner Yalçın, "KCK davası tutuklulukları açlık grevi yaparak dil sorunlarını çözdüler. Ancak bizim de dil sorunumuz var. Oda tv savcıları düşünce özgürlüğü dilini anlamıyorlar" dedi. İddianamede kara propaganda yapmakla suçlandığını, buna örnek olarak ise yazdığı haberlerin iddianameye eklendiğini söyleyen Yalçın, "Savcılar haberin doğruluğuna bakmıyorlar ki. Sosyal bilimi bilmeyen savcı iktidara muhalif haberleri suç saymaktadır" dedi.

Haberin Devamı