Gül, Gezi’yi CNN ve BBC’den izlemiş

İLKER AKGÜNGÖR- KENAN BUTAKIN / VATAN HABER MERKEZİ |  15 Haziran 2015 Pazartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 15 06 2015 - 3:09


Abdullah Gül’ün en yakınındaki isimlerden Ahmet Sever’in kitabı merak edilen birçok konuyu içeriyor. Gül’ün Gezi eylemleri ve dış politikaya farklı baktığı, ayrıca kendisiyle AK Parti’deki bazı gelişmelerden kırgınlık duyduğu anlaşılıyor.
 
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Başdanışmanı Ahmet Sever’in yazdığı ‘Abdullah Gül ile 12 Yıl’ adlı kitap yayınlandı. Sever, Çankaya Köşkü’nde yaşanan birçok önemli olayın perde arkasına ve bilinmeyenlere kitapta yer veriyor. Kitapta, Gül’ün Türkmenistan’dan döndükten sonraki günüyle ilgili şu bilgiler var:
 
 
‘Uyumamıştı’
 
“Cumhurbaşkanı ertesi sabah (1 Haziran sabahı) danışmanlarını Tarabya Köşkü’nde toplantıya çağırdı. Son derece endişeli olduğu her halinden belliydi. Gece neredeyse hiç uyumamıştı. O sıralarda olayları Türk televizyon kanallarından takip etmek mümkün değildi. Çalışma odasında CNN ve BBC izliyordu. Gül, ‘Ne tuhaf bir durum. Kendi ülkemizde, hatta şehrimizde olup bitenlerle ilgili görüntüleri yabancı televizyonlardan takip ediyoruz’ dedi. Türkiye’de basının içinde bulunduğu durumu gösteren çarpıcı ve üzücü bir tabloydu bu. Korku herkesin içine sinmişti.”
 
Mehmet’in arkadaşları
 
“Cumhurbaşkanı Gül’ün Harvard’ta okuyan oğlu Mehmet’e arkadaşları ‘Babanla görüşmek istiyoruz’ talebinde bulundu. Hepsi, muhafazakâr ailelerin, Ak Partililer’in çocukları olan 20-21 yaşlarında 10 genç (4 Haziran) geldi. Abdullah Amca diye başlayarak, ‘Gezi’de arkadaşlarımız var. Bu olay çevre duyarlılığıyla başladı. Ak Parti karşıtı bir olay olarak başlamadı. Neden bu kadar sert davranılıyor oradakilere. Okuldaki arkadaşlarımız da birbirine düşman gibi bakar hale geliyor’ dedi. Gül gençlere, ‘Yatıştırmak için çok çaba harcıyorum’ diye cevap verdi.”
 
Gül’ü üzen AK Partililer
 
Kitapta anlatılana göre Gül, görevi süresince en çok Cumhurbaşkanlığı süresi ve ikinci kez seçilmesiyle ilgili kurucusu olduğu AKP yetkililerinin tavırlarına kırıldı: “En çok Bekir Bozdağ ile kendisine kariyer danışmanlığı yapan Burhan Kuzu, Nurettin Canikli, Egemen Bağış ve Faruk Çelik’in sözleri kendisini üzmüştü. Kendisine özel çıkarılan ‘2007’den önce seçilmiş Cumhurbaşkanı ikinci defa seçilemez’ hükmünün CHP tarafından AYM götürülmesi ve iptal edilmesinin ardından gülümseyerek, ‘Bakar mısın, nereden nereye geldik’ dedi.”
 
“Davutoğlu’nun yüzüne söyledi”
 
“Başbakan Erdoğan’ın ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun sanki Türkiye’den çok Mısır ve Suriye’nin başbakanı ve dışişleri bakanı gibi davranarak çok ileri gittiğini, bunun Türkiye’nin menfaatlerine de aykırı olduğunu, kantarın topuzunun kaçtığını düşünüyordu. Bunu Davutoğlu’nun yüzüne de söyledi.”
 
Arınç’ı vazgeçirmiş
 
4 Kasım 2013’te Başbakan kızlı erkekli aynı evde kalan öğrencilerin denetleneceğini söyledi. Arınç bunu kesin bir dille yalanladı. “Asparagas” dedi. Başbakan ise ertesi gün Arınç’ı açığa düşürdü. Arınç “Birilerinin kum torbası olmak istemem” dedi. (...) Başbakan karşılaşmalarında Arınç’a son derece sert tepki göstermiş ve yaralayıcı ifadeler kullanmıştı. Arınç da kırgın ve küskün bir şekilde istifa kararı alıp evine çekilmişti. Üç bakan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Kültür Bakanı Ömer Çelik... Devreye girmesini rica ettiler. Gül, telefonla Arınç’ı aradı ve uzun bir görüşmenin sonunda onu zor da olsa kararından vazgeçirdi.”
 
 
‘Sakın gitme’
 
“2012 başında İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya tarafından ifadeye çağrılan Hakan Fidan, bir hafta önce aldığı istihbaratı Gül’le paylaştı: ‘Sayın Cumhurbaşkanım Oslo görüşmeleriyle ilgili olarak beni şüpheli sıfatıyla 7 Şubat’ta İstanbul’dan ifade vermeye çağırdılar.’ Cumhurbaşkanı şaşkına döndü: “Böyle bir şey nasıl olur? Sakın gideyim deme.”
 
 
“Yüce Divan’a gönderirim”
 
“Abdullah Gül’ün olan bitenlerden sıtkının sıyrıldığını ve kenara çekilme kararı aldığını gözlemledik. Köşk’te durum değerlendirmesi yaparken ‘Ben aşağıya insem’ diye söze girdi ve hepimizi umutlandıran şu cümleleri kurdu: “Türkiye’yi kısa sürede yıldızının parladığı döneme tekrar götürürüm. 
AB sürecini yeniden canlandırırım. Dış politikadaki yanlışları düzeltirim. Ülke çok kutuplaştı, bunu giderecek adımları peş peşe atarım. Demokratikleşmeye ağırlık veririm. Haklarında yolsuzluk iddiası bulunan dört bakanı derhal Yüce Divan’a gönderirim...”
 
 
Mutlu’yu aramış
 
“Cumhurbaşkanı İstanbul Valisi Mutlu’yu (1 Haziran) aradı. ‘Gelişmelerin seyrinden çok kaygılıyım. Kaldırın Taksim’deki bariyerleri, bırakın yürüsün insanlar. Yoksa Allah korusun ortaya çok kötü görüntüler çıkacak.” dedi. Vali Mutlu da, ‘Ben de aynı görüşteyim. Ancak Sayın Başbakan’ı ikna edemiyoruz. Bir tek siz ikna edebilirsiniz’ dedi. Cumhurbaşkanı kendisini aradı. Başbakan çok kızgındı. Ancak görüşmenin sonunda bariyerlerin kaldırılması konusunda kendisini ikna etti.
 
Demirbaş’a izin çıkardı
 
Kanser olan hapisteki Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın tedavisi için Sırrı Süreyya Önder, Gül’ün devreye girmesini istemiş. Gül de talimat vermiş: “Ancak bir direnç söz konusuydu. Bu konuyu hatırlattığımda Cumhurbaşkanı sinirlendi ve kızgınlığı bakanlığa iletildikten sonra yurt dışında tedavi izni çıktı.”
 
Gül’ün zoruna giden yanıt
 
Erdoğan, 2012’de Cumhurbaşkanı Gül’ün ikinci kez seçilmesini önleyen bir yasa hazırlayınca, Gül kendisine dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin aracığıyla ‘Konuyu aramızda konuşarak hallederiz Böyle bir yasa beni rencide eder’ diye haber gönderdi. Bakan Ergin, konuyu Erdoğan’la görüştükten sonra olumsuz yanıtla döndü. Yasaklandığını düşünen Abdullah Gül çok kırıldı.
 
Bir ipte iki cambaz oynamaz
 
Benzer bir kırılma Abdullah Gül, Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrıldığı sırada yaşandı. Gül, Çankaya’dan sonra yeniden siyasete dönmeyi düşünüyordu. Ancak Erdoğan faktörü onu caydırdı. Gül, “Tayyip Bey buna karşı çıkar. Aramızda çatışma çıkar. Anlaşamayız. Bu ülke içinde hayırlı olmaz. Bir ipte iki cambaz oynamaz” dedi ve hamle yapmaktan vazgeçti. 
 
First Lady’den baskın!
 
ABDULAH Gül’ün 2007 yılında Cumhurbaşkanı seçilmesine karşılık askerler başörtüsü konusundaki hassasiyeti nedeniyle eşi Hayrünnisa Gül’ün Köşk’teki başyaverlik binasını ziyaret etmesi istenmiyordu. buna çok içerleyen Hayrünnisa Hanım, kendi sürdüğü otomobille başyaverlik binasına gitti. Hayrünnisa Gül’ü gören askerler adeta şok geçirdi
 
Bağış’ın bakanlığını önledi
 
Ahmet Sever’e göre 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasından sonra 4 bakanın özellikle de Egemen Bağış’ın kabine dışı kalmasını sağlayan aktör  Abdullah Gül oldu. Erdoğan, yeni kurulacak bakanlar kurulunda Egemen Bağış’ı tutmak istiyordu. Cumhurbaşkanı Gül buna da karşı çıktı ve bunun yanlış anlamalara yol açacağın söyledi. 
 
 
 
 
 
 
 

ETİKETLER