Geleceği sanal mağara devrinde yaşayacağız

BURAK KARA / bkara@gazetevatan.com |  01 Temmuz 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 01 07 2018 - 2:30

Felsefe alanlarındaki araştırmalarıyla tanıdığımız Ayşe Acar, sanal gerçeklik, robotlarla yaşam ve gelecek üzerine yazdığı kitaplarla adeta bize yol gösteriyor. “Robot olsun çamurdan olsun” diyen Acar ile sanal gerçekliği ve geleceği konuştuk


Gelecek nereye taşınıyor?

Çok hızlı ilerlediği için tüm dünya yapay zekayı konuşuyor. Fakat yapay zekanın her geçen gün tanımı da değişiyor. ‘Yapay zeka budur’ diye tutabildiğimiz bir şey yok. Bilinç sahibi makineler konusunda ciddi bir gelişme var. Bilinçleri olacak mı, bunlar konuşuluyor. Gelecekte bu robotik sistemler hayatın her yerinde, her meslek grubunda, her evde rahat rahat parasız konumlanacak. Yavaş yavaş sanal gerçeklik bizim birincil gerçekliğimiz olacak. Gerçek olmayan ama gerçek gibi olan deriz ya sanala, sanki ikinci bir gerçeklik gibi konumlanacak yavaş yavaş.

Zaman ve mekan algısı da değişecek anlaşılan...

İnsanlar mekandan mekana hareket etmek istemiyorlar artık. Bilgisayar bağımlısı çocuklar doğdu. Bilgisayarın başından kalkmayan ve son derece de mutlu olan bir nesil bunlar. Ama bizim kuşağımız ve bizden önceki kuşakta çocukların sokakta oynaması, hareket etmesi daha sağlıklı gözüküyordu. Yeni bir insan türü çıktı. Şimdi bu nesil geleceğin öncüsü. Ne iş varsa siber mekanlarda yürütülmeye başlanacak gelecekte. Toplantılar, hekimlerle görüşmeler... Cave (mağara) dedikleri çoklu kullanıma açık ortamlar olacak. Herkesin ‘mağara’ dedikleri alana ortak kullanım verilecek. Farklı yerlerden insanlar bu simülasyona virtual reality gözlüklerini takarak girecek. Yakın zamanda bu gözlüklerde lenslere dönüşecektir tabii. Lensler yeni bir gerçeklik ortamında görüşme yapmamızı sağlayacak. Doktorlar kendi evinizde görüşeceksiniz. O zaman tüm verileri giydiğiniz kıyafetlerden alıyor olacak. Nanoçipler, vücudun içinde hareket eden bir ajan gibi zaten rapor veriyor olacak bağlı olduğunuz tıp merkezine.

Sosyal medyanın sokaklarında gezeceğiz

Başka neler var peki?

Çok fantastik gelebilir ama rasyonel alanda yapılan bu işlerin, buna hukuk, siyaset dahil olmak üzere, siber mekanlara taşınacağını düşünüyorum ben. Sanal gerçeklikte Twitter sokaklarında geziyor olacağız. Mesela elimizde bir cihazla yapıyoruz bunu şu an. Bunlar sadece aracılar. İşimize yarıyorlar ama bu saatten sonra artık engel teşkil ediyor. Twitter’ı sanal bir şehir olarak düşünün. Bu şehrin sokaklarında protestolar da olabilir, partiler de olabilir. Kendi avatarımızı yaratarak da girebiliriz. Dolayısıyla sosyal medyanın tam içinde olacağız.

Çin Seddi ve Paris evinize gelecek!

Peki seyahat alışkanlıkları da değişlecek mi?

Sanayi devriminden sonra ulaşımın hızlanmasıyla beraber artık insanlar tak diye istedikleri şehre gidebiliyorlar. Bir miktar para toplayan öğrenciler bile rahatça seyahat ediyor artık. Herkesin hayalinde gitmek istediği belirli şehirler var. Tat, dokunma duyuları da simüle ediliyor artık üç boyutlu ortamda. Eğer ben Paris’i gezebileceksem duyu organları deneyimiyle, Paris’e gitmeyi tercih edeceğimi sanmıyorum. Bu mutlak değil. Ama yeni jenerasyon bunu tercih edecek. Gezmek için Çin Seddi’ne gitmeyecek. Çin Seddi ya da Paris bana gelsin diyecek.

Robotlar işimizi bir anda elimizden almayacak

Ya meslekler, robotlar devreye girince işsiz mi kalacağız hepimiz?

Ben geleceği üç güne ayırıyorum. Birinci günde meslekler yok olmayacak. Ama bu meslekler yapay zeka bir hakimiyetle çalışacak. Hatta evimizde birçok kişisel asistan olacak ve işlerimizi onlar yapacak. İkinci günde meslekler açısından hiç bilmediğimiz meslekler ortaya çıkacak. Klasikleri robotlar alacak. Çünkü onların başarısı çok yüksek. Bir insan hekim yüzde 30 hata yapıyorsa, yapay zeka yazılımlı hekim onu yüzde 2’ye indiriyorsa ben tabii ki robot hekime gitmeyi tercih edeceğim. İkinci gün klasik meslekler insanların elinden alınacak ama insanlar ne iş yapcak bunu söylemek için daha çok erken.

Üretim olacak meslekler olmayacak

Korkmamız gereken robotların hakim olduğu gelecek ne zaman gelecek?

İvmesi çok arttığı için 20 yıl sonra corporation tamamlanmış olur. 2070’lerde tamamen bu kaygı duyulan teknoloji tekillilik başlar, Oxford’tan Nick Bostrom ve Elon Musk bu konuda uyardı. Bahsettiğim ikinci gün 2070 yılında başlayacak ve ‘insanlar işsiz kalacak’ diyor Bostrom. O yıllarda bambaşka bir şey geliyor olabilir. Ben ise üçüncü günde insanların mesleği olacağını düşünmüyorum. Üretim olacak ama bugünün meslekleri olmayacak.

Yeni bir insan perspektifi geliyor

İnsan robotları üreterek kendi neslini mi bitiriyor?

Bu çok temel bir kaygıdır. Bu yapay zeka insan türünü yok edecek diyoruz. Ben olumsuz görmüyorum. Fakat sadece şunu söylemeye çalışıyorum; yeni bir insan perspektifi geliyor. Gelecekteki insanlar yine biz olacağız ama evrilmiş olacağız.

Yalan söylememek erdem olmayacak

Robotlara toplumsal değerleri nasıl öğrenecek?

Yapay zeka sistemler insanın simüle edilmesidir bir nevi. Biz insanlar bu değerleri öğrendik ama farklı uygulamalarımız var. Farklı ülkelerde, coğrafyalarda değerler anlamı değişiyor. Ben İstiklal Marşı’nı duyduğumda burnumun ucu sızlıyor. Mesela yalan söyleyebiliriz hepimiz. Ama buna rağmen doğruyu söylemeyi seçiyorsak diyoruz ki erdemli bir davranış bu. Peki gelecekte çok bariz düşünceler olacak. Yalan söylemiyor olmak erdem olmaktan çıkmış olacak. Onun yerine başka bir bakış açısı olacak. Çünkü insanlar birbirinin düşüncelerini okuyabilecek.

Robotlarla aile kuracağız

Robotlarla evlenebilecek miyiz?

Tabii ki! Hatta aile de kuracağız. Bir müddet sonra bunlar çok olağan karşılanmaya başlanır. İleride bu konularla ilgili çok faşist düşünceler de çıkabilir. İnsanlar ve robotların konumu hemen değil ama eşitlenecektir şüphesiz. Avrupa Parlamentosu bunu konuşuyor şu anda. Bir kere robotlara kimlik vermek zorundayız. Kişi diyebilir miyiz? Bu özelliklerini olması için ikametgahının, banka hesabının olması lazım. Sorumluluğu kime vericez? Burada hukukun belirlediği standartlar önemli.

Robotun kullandığı bir araba yolda giderken yaşlı bir kadın ya da dört yaşında bir çocuktan birine çarpmak zorunda. Bu robot kimi seçecek?

Algoritmayla çalışacak ve matematiksel olarak hareket edecek, duygularıyla hareket etmeyecek.

ETİKETLER


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep