Evde geçirilecek bayramda "dengeli beslenme" önerisi

AA |  23 Mayıs 2020 Cumartesi - 11:27 | Son Güncelleme : 23 05 2020 - 11:27

Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mükerrem Kaya, evde geçirilecek Ramazan Bayramı'nda protein ile sebze ağırlıklı beslenme ve hareketsiz kalmama uyarısında bulundu.


Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs  (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Ramazan Bayramı'nda uygulanacak sokağa çıkma  kısıtlaması sürecinde, vatandaşların evlerinde kalacağı 4 gün boyunca beslenme ve  fiziksel aktiviteyle ilgili dikkat etmesi gerekenleri değerlendirerek, bayramın  ilk gününe hafif bir kahvaltıyla başlanmasını tavsiye etti.
 
Reçel gibi şeker oranı yüksek gıdalardan uzak durulması gerektiğini  ifade eden Kaya, "Yumurta, peynir, zeytin, domates, yeşil biber ve maydanoz gibi  geleneksel kahvaltının vazgeçilmez gıdalarına mutlaka yer verilmeli, ekmek olarak  tam buğday ekmeği tercih edilmelidir." dedi.
 
Kaya, öğle yemeğinde protein ve sebze ağırlıklı yemeklerin tercih  edilmesi ve bulgur gibi gıdalara da yer verilmesi gerektiğini belirterek,  yemeklerin yavaş çiğnenmesini önerdi.
 
Hamur işleri ve tatlılar daha az tüketilmeli
Yemek için yeterli zaman ayrılması önerisinde de bulunan Kaya, "Öğün  atlamamaya dikkat edilmelidir. Akşam yemekleri erken saatlerde yenilmeli,  kızartılmış, çok tuzlu ve ağır yemeklerden uzak durulmalıdır. Börek ve baklava  gibi hamur işleri ve tatlılar daha az tüketilmeli, fındık, fıstık ve badem içeren  sütlü tatlılar tercih edilmelidir." ifadelerini kullandı.
 
İnsanların ramazan ayı boyunca iftar ve sahur olmak üzere iki öğüne  adapte olduğuna işaret eden Kaya, öğün saatlerinin yeniden düzenlemesinin ilk  günlerde oldukça zor olduğunu aktardı.
 
Daha fazla yemek yeme isteğinin sindirim sistemi rahatsızlıklarına  sebep olabileceğine dikkati çeken Kaya, şöyle konuştu:
"Bu durum kilo artışının yanı sıra sağlığı da olumsuz yönde etkiler.  Mide ve bağırsak sistemine aşırı yüklenme bayram keyfinizi kaçırabilir. Sağlıklı  bir sindirim sistemi için yoğurt ve kefir gibi probiyotik içeren gıdaların  tüketimi artırılmalı. Ayrıca probiyotiklerin bağırsaktaki fonksiyonlarını  gösterebilmeleri için prebiyotik içeren sebze, meyve ve kuru baklagiller gibi  gıdalar ile desteklenmelidir. Bayramda ve bayram sonrasında metabolizmanın eski  hızına ulaşması için dengeli beslenme ve fiziksel aktivite şarttır. Diğer  taraftan ramazanda yavaşlayan metabolizmanın daha da yavaşlamasına sebep olacak  tek tip beslenmeye dayalı diyet uygulamalarından da kaçınmak lazım."
 
Kaya, yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Bayramı'nda da büyük önem  taşıdığını vurguladı.
 
Günde en az 2-2,5 litre su tüketilmeli
Sıcaklığın arttığı bugünlerde sıvı tüketiminin önemine işaret eden  Kaya, şöyle devam etti:
"Vücut mineral dengesini korumak için yemeklerle birlikte içecek  olarak su, maden suyu veya ayran tercih edilmeli, şekerli ve gazlı içeceklerden  uzak durulmalıdır. Su tüketimi, hava sıcaklığının artması nedeniyle daha fazla  önem kazanmaktadır. Düzenli bir sindirim sistemi ve metabolizma için günde en az  2-2,5 litre su tüketilmelidir. Su içmekte zorlanıyorsanız, içerisine limon, elma  ve salatalık dilimleri veya nane yaprakları ilave ederek su içimini keyifli hale  getirebilirsiniz."
 
Kronik hastalığı olan kişilerin uyguladıkları diyete bayram süresince  de dikkat etmesini tavsiye eden Kaya, çay ve kahve tüketiminin su içimini  azaltmaması gerektiğini dile getirdi.
 
Sokağa çıkam kısıtlaması nedeniyle bu Ramazan Bayramı'nın çok farklı  olacağını, bu durumun beslenmeyi de etkileyeceğini dile getiren Kaya, "Her bayram  geleneksel bayram ikramlarının riskleriyle ilgili uyarılarda bulunurduk. Ancak bu  bayram evlerimizde kalacağız. Protein ve sebze ağırlıklı bir beslenme programı  uygulamalı ve fiziksel aktiviteye zaman ayırmalıyız. En azından yarım saatte bir  hareket etmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.