Gazetevatan.com » Yazarlar » Deri Bozukluklarının Psikolojik Boyutu

Deri Bozukluklarının Psikolojik Boyutu

24 Şubat 2015 Salı

Deri, embriolojik hayat gelişiminde sinir sistemi ile aynı yerden yani, ektodermden gelişir, dolayısıyla deri ve sinir sistemi arasında yakın ilişki vardır. Bugünkü konuğum MEF Üniversitesi öğretim üyesi, Yard. Doç. Dr. Gökçe Bulgan.


 
Bakın deri bozukluklarının psikolojik boyutu konusunda bizleri nasıl bilgilendirmekte. Haydi hep beraber okuyalım... Sağlıklı ve pırıl pırıl bir cilde sahip olmanız dileklerimle...
 
Egzema, sedef hastalığı, kaşıntı, kurdeşen, siğil ve akne gibi bazı deri bozukluklarında zihin-beden ilişkisinin önemli rolü bulunmakta. Bu gibi sorunlarla karşılaşıldığında fizyolojik olduğu kadar psikolojik etmenleri de hesaba katmak yararlı olabilir. Bir düşünün. Utandığınızda yüzünüzün kızardığını hissetmişsinizdir. O halde, derinin duyguyu nasıl dışarı yansıttığını da biliyorsunuz. Kaygı, korku, depresyon veya stres gibi psikojik sorunların yanı sıra kendimizle ilişkimiz ve çevremizdekilerle yaşadığımız iletişim sorunları deri bozuklukları olarak ortaya çıkabiliyor.
 
Deri-Zihin İlişkisi
 
Deri bir yandan bedenimizi sararak dış etmenlerden korurken diğer yandan dünyayla temasımıza olanak veriyor. İnsani bir ihtiyaç olan çevremizle temas, dokunma duyu organımız olan derimiz sayesinde kurulabiliyor. Deri-zihin ilişkisi, bebeğin anneyle temasındaki duygularla kurulmayla başlıyor. Anne-bebek temasındaki o ilk iletişimle başlayarak dokunma duyumuz sayesinde kendimizi ve çevremizi tanırız. Bebeklerin kendilerini keşfederken ne kadar şaşırdıklarına şahit olmuşsunuzdur. Örneğin, burunlarını göstererek gülümsemeleri gibi. Benzer şekilde büyüdükçe dünyayı da dokunma duyumuz sayesinde keşfederiz. Bu süreçte kendimizle ve sosyal çevremizle olan ilişkimizde kimi zaman sorunlar yaşayabiliriz. Özel hayatımızdaki sorunlarla baş edemeyebilir, iş ortamında yöneticimize kendimizi yeterince iyi ifade edemeyebilir, yoğun sorumluluklar sebebiyle iş stresi yaşayabilir veya kendimizi kaygılı ve mutsuz hissedebiliriz. Tüm bu yaşantılar psikosomatik dediğimiz psikolojik sorunların bedenselleştirilmesi olarak kendini gösterebilir. Migren, gastrit veya yukarıda belirttiğim deri bozuklukları psikosomatik sorunlardan bazılarıdır.
 
Deri Psikolojik Sağlığınızı Ele Veriyor
 
Deri, fizyolojik ve psikolojik sağlığı dışarı yansıtır. Düzenli uyuduğunuzda, sağlıklı beslendiğinizde ve mutlu olduğunuzda cildinizin nasıl sağlıkla parladığını görmüşsünüzdür.
 
Öte yandan, uykusuz ve sıkıntılı günler geçirdiğinizde bu durumun cildinize nasıl olumsuz yansıdığını da deneyimlemişsinizdir. Herhangi bir deri bozukluğu yaşadığınızda ne yaparsınız? Doğru cevap: Alanında uzman bir dermatologdan yardım alırsınız. Bu noktada bilinçli davranmak ve gereken tıbbi desteği almak çok önemli. Öte yandan, deri bozuklukları yaşayan bireyler üzerinde yapılan araştırmalar psikolojik sorunların dermatolojik tedavi sürecinin seyrini önemli ölçüde etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Örneğin, bazı durumlarda stres bağışıklık sisteminizi zayıflatıp derinin kendini yenileme kapasitesini etkileyebiliyor. Buna ek olarak, araştırmacılar deri bozukluğu olan bireylerde kaygı bozuklukları ve depresyon gibi psikolojik sorunların da yaşanabildiğini belirtiyor.
 
Deri ve psikolojik sağlık etkileşimine baktığımızda üç çeşit ilişkiden söz edebiliriz:
 
- Fizyolojik temelli deri bozuklukları psikolojik sorunlara neden olabilir,
 
- Psikolojik temelli sorunlar bedene deri bozuklukları olarak yansıyabilir, veya
 
- Deri bozuklukları duygusal ve psikolojik sorunlarla artabilir.
 
Yukarıda belirtilen durumlarda değişen derecelerde rolü olabilecek psikolojik sorunlardan bazıları şunlardır:
 
- Stres
 
- Kaygı
 
- Korku
 
- Depresyon
 
- Öfke
 
- Kendini yeterince ifade edememe
 
- Kendini olduğu gibi kabul edememe
 
- Düşük öz-güven
 
- Düşük öz-saygı
 
- Diğer bireylerle yaşanan iletişim sorunları
 
Listeyi uzatmak mümkün. Saydığım olası sorunları göz önüne aldığımızda deri bozukluklarının tedavi sürecinde tıbbi yardıma ek olarak psikolojik destek almanın tedavinin daha etkili olmasını destekleyeceğini söyleyebiliriz.
 
Psikolojinin çoğunlukla bireyin görünmeyen içsel sorunlarına odaklandığı, dermatolojinin ise görünen dışsal bozuklukları ele aldığı düşünüldüğünde en etkili tedavi iki bilim dalının birbirini desteklemesidir.
 
Dermatolojik Tedavi Sürecinde Psikolojik Destek Almanın Önemi
 
Tedavi sürecinde herkesin öncelikli psikolojik ihtiyaçları farklı olabilir. Psikoterapi, stresle baş etme teknikleri ve gereken durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilecek yöntemlerden bazılarıdır. İhtiyacınıza en uygun şekilde cevap verecek psikolojik desteğe alanındaki bir uzmanla görüşerek birlikte karar verebilirsiniz.
 
Süreçte profesyonel psikolojik destek almak yaşadığınız sorunlarla daha sağlıklı baş etmesini öğrenmenize, duygularınızın ifade edilmesine, kendinizle daha barışık olmanıza ve ilişkilerinizi güçlendirmenize yardımcı olabilir. Bir yandan dış bedeniniz için dermatolojik destek alırken, diğer yandan içinizde daha güçlü, daha güvenli, kendini olduğu gibi kabul eden ve seven bir birey olmayı öğrenebilirsiniz.