Emine Erdoğan: Lütfen sahillerin temizliğine özen gösterelim

AA |  10 Haziran 2019 Pazartesi - 15:36 | Son Güncelleme : 10 06 2019 - 19:08

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Okulların kapanmasına az zaman var. Tatil sezonu başladı. Vatandaşlarımızın büyük kısmı sahil kenarlarına gidecek. Lütfen sahillerin temizliğine özen gösterelim" dedi.


Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülen, DenizTemiz  Derneği (TURMEPA) iş birliğiyle hayata geçirilen "Sıfır Atık Mavi Tanıtım Projesi"nin,  Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde düzenlenen tanıtım toplantısına  katıldı.

Projenin çok önemli ayaklarından biri olan deniz kirliliğinin  önlenmesini konuşmak için bir arada olduklarını belirterek, programın  düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Erdoğan, insanlık ailesi olarak  uzun bir tarihi geride bırakarak bugünlere gelindiğini, her çağın kendi  gerçeğiyle anıldığını anlattı.

"Bugün içinde yaşadığımız çağ için sıklıkla bilgi çağı ya da teknoloji  çağı diyoruz. Fakat üzülerek söylüyorum ki, bizler aslında plastik çağını  yaşıyoruz." diyen Erdoğan, yapılan bir araştırmaya göre, dünyada 1 yılda üretilen  plastik miktarının 300 milyon tonu bulduğunu ve bu rakamın gün geçtikçe arttığını  dile getirdi.

Plastiklere dolanıp ölen kaplumbağalar

"Yani plastiklerle çepeçevre kuşatılmış durumdayız." ifadelerini  kullanan Erdoğan, yüzyılın en hüzünlü fotoğraflarından birinin, plastiklere  dolandığı için ölen deniz kaplumbağalarının ve diğer canlıların trajedisi  olduğunu vurguladı. 

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu sahne belgesel kanallarında gördüğümüz alelade bir durum değil.  Tüketim kültürünün, etrafındaki her şeyi tüketen ve öldüren bir yaşam biçimi  olduğunun ispatı. Bugün denizler ve okyanuslar, dünyanın plastik çöp deposu  haline dönmüş durumda. Ne yazık ki bu atıklar bir yerde kalmıyor, okyanustaki en  uzak adadan, okyanusun en derin noktasına kadar seyahat ediyor. Bilim insanları  kuzey kutup bölgesindeki deniz buzullarında dahi plastik parçacıklarına  rastlıyorlar. BM verilerine göre denizlerdeki çöplerin yalnızca yüzde 15'i deniz  yüzeyinde bulunuyor. Bu çöplerin yüzde 70'i deniz yatağında ve dipteki doğal  hayata telafisi çok zor zararlar veriyor. Türler yok olma tehlikesiyle karşı  karşıya geliyor, ekosistem büyük yaralar alıyor. Bildiğiniz gibi bir türün yok  olmasını müstakil bir olay olarak değerlendiremeyiz. Çevre krizi bütüncül bir  yaklaşım gerektirir. En başta anlamamız gereken şey, yok ettiğimiz her yaşam  formunun kendi varoluşumuzu da aynı sona hazırladığıdır."

Bu atıkların yalnızca denizleri kirletmekle kalmadığını, besin  zincirinin de bir parçası haline geldiğini,plastikleri yiyecek zannederek  yutan balıklarla bu kirliliğin insan sağlığını da tehdit ettiğini belirten  Erdoğan, deniz mahsulü yenildiği sanılırken, mikro plastiklerle beslenildiğini  aktardı.

"Deniz çöplerinin yüzde 80'i karasal kökenli"

Emine Erdoğan, her yıl yaklaşık 8 milyon ton çöpün denizlere ve  okyanuslara karıştığına işaret ederek, "Bu ne demek biliyor musunuz? 1 dakikada 1  çöp kamyonunun denize boşaltılması demek. İşte durum bu kadar vahim. Deniz  çöplerinin yüzde 80'inin karasal kökenli olduğunu biliyoruz. Yani bizlerin attığı  çöpler ve tek kullanımlık plastikler sulara karışıyor. Tabii sorunun daha da  derinine inersek, aşırı üretimi ve bilinçsiz tüketimi görüyoruz."  değerlendirmesini yaptı.

Bu noktada en çok ihtiyaç duyulan şeyin eğitim olduğunu vurgulayan  Erdoğan, "Biz, eğitimi atlar ve sürekli olarak çöp temizlemeye devam edersek  hiçbir yere varamayız. Çöpleri kaynağında ayrıştırmak kadar çöpün en başta  oluşmasını engelleyecek davranış biçimlerini de bir bilinç olarak  aşılamalıyız. Bununla beraber her kolaylığın iyilik olmadığını, mesela tek  kullanımlık plastik araç gereçlerin hayatı kolaylaştırmaktan ziyade yok ettiğini  gür sesle anlatmalıyız." şeklinde konuştu.

Erdoğan, çocukların ve gençlerin artık bu bilinçle yetiştiğine  inandığını ifade ederek, yine de tüm sivil toplum kuruluşlarını, özel sektörü ve  ilgili tüm kurumları bilinçlendirme çalışmalarına katkıda bulunmaya davet etti.

İşin yalnızca plastik şişe ya da poşetlerin sayısını azaltmakla  bitmediğine dikkati çeken Erdoğan, gündelik yaşamda doğal kabul edilen birçok  davranış biçiminin oluşturduğu zararın mutlaka anlatılması gerektiğinin altını  çizdi.

Dünya Ekonomik Forumu rakamlarına göre, sentetik kıyafetlerin her  yıkanışında bir kıyafetten bin 900 mikrofiber parçanın sulara karıştığını  vurgulayan Emine Erdoğan, "Küresel ölçekte baktığımızda kıyafetlerin yüzde  60'ının sentetik maddelerden üretildiğini görüyoruz. Dolayısıyla hayatımızın  başka alanlarında plastik kullanmadığımızı düşünsek bile sentetik maddelerden  üretilmiş kıyafetleri kullanarak hepimiz binlerce mikrofiber parçayı yeryüzü  sularına karıştırıyoruz. İşte bu örnek dahi bize konuya nasıl daha geniş bir  açıdan yaklaşmamız ve plastiğin günlük hayatımızda ne kadar yer tuttuğunu  etraflıca düşünmemiz gerektiğini ispat ediyor." ifadelerini kullandı.

"Deniz yüzeyinden 4 bin 613 metreküp katı atık toplandı"

Bugün "Sıfır Atık Mavi" etiketiyle bu konuyu İstanbul'da konuşuyor  olmanın da ayrı bir önem taşıdığını söyleyen Erdoğan, dünyanın göz bebeği,  şairlerin, ressamların ilham kaynağı İstanbul'un iki kıtayı birbirine bağlayan  Boğaz'ın temizliğinin de üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir husus  olduğunu vurguladı.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu noktada İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çalışmalarla,  sadece 2018 yılında deniz yüzeyinden 4 bin 613 metreküp, kıyılardan 19 bin 488  metreküp, plajlardan 15 bin 432 metreküp katı atık toplandı. Ayrıca kıyı ve  plajlardan 2 milyon 669 bin 751 kilo yosun temizlendi. Haliç ve dere ağızları 79  bin 766 metreküp çamurdan temizlendi. Yıllar öncesinin durumunu hatırlatmaya  sanırım gerek yok. Temizlik çalışmalarının yanı sıra gerek deniz uçakları gerek  insansız hava araçları gerek güvenlik kameralarıyla sıkı denetimlerini sürdürerek  gemilerin deniz kirliliğine sebep olmaları da engellendi. 6 bin 245 öğrencinin  katıldığı eğitim seminerleri düzenlendi. Onlara temizlemekten önce kirletmemenin  ne kadar kolay olduğu anlatıldı.

Biz, Orhan Veli'nin gözlerini kapatıp İstanbul'u dinlediğinde  işittiklerini, bizden sonraki nesillerin de işitip duyumsayabilecekleri bir  İstanbul'u miras bırakmak için çalışıyoruz. Bu noktada gayretlerinden ötürü  İstanbul Büyükşehir Belediyesine teşekkürlerimi sunuyorum."

Emine Erdoğan, karada ve havada olduğu gibi denizde de hayat olduğunun  unutulmaması gerektiğini belirterek, insanın doğaya sadece biyolojik devamlılığı  için değil, insan olma ve insan kalma yolunda mesafe kat edebilmek için de muhtaç  olduğunu, yok olan her ağacın, kirlenen her karış toprağın, plastik gölüne dönen  her suyun manevi habitatı da çoraklaştırdığını belirtti.

İnsanın ruhsal rehabilitasyonunun, iç dünyasının huzurunun, dışındaki  doğanın sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Erdoğan, "Denizler çöple  doldurmak için değil, bakıp ilham bulmak içindir. Üç tarafı denizlerle çevrili ve  akarsu yatakları açısından son derece zengin olan ülkemizin havasını, suyunu,  toprağını temiz tutmak, istisnasız herkesin vatani görevidir." dedi.

Okulların kapanmasına çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Erdoğan,  "Tatil sezonu başladı. Vatandaşlarımızın büyük bir kısmı yazlıklara, sahil  kenarlarına gidecekler. Buradan tüm vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum, lütfen  sahillerin, plajların temizliğine özen gösterelim. Ardımızda bıraktığımızı  sandığımız çöplerin ardımızda kalmadığını, kilometrelerce öteden dahi toplum  sağlığını tehdit ettiğini unutmayalım. Özellikle plastik şişe ve pipetlerin gerek  çevre temizliği gerekse deniz canlıları üzerindeki ölümcül etkilerini düşünerek  kullanmamaya dikkat edelim. Başlattığımız deniz temizliği seferberliği ile  milletimizin bu konuya yüksek bir duyarlılık göstereceğine gönülden inanıyorum."  değerlendirmesini yaptı.

"Dünya tüm kaynaklarıyla toplumların ortak mirasıdır"

Emine Erdoğan, Deniz Temiz Derneğine (TURMEPA) ayrıca teşekkür  ettiğini dile getirerek, "Değerli Başkanı Şadan Kaptanoğlu'nun dünya  armatörlerinin ilk kadın başkanı olmasından duyduğum memnuniyeti de ifade etmek  istiyorum. Baltık ve uluslararası denizcilik konseyi BIMCO'nun başına çevreci bir  Türk kadının gelmesi hepimiz için gururdur. Hayırlı, uğurlu olsun." diye konuştu.

"Çevrenin korunmasında cevaplamak zorunda olunan en önemli sorulardan  biri, bugüne kadar bize ulaşan dünya mirasını sonraki nesillere bırakıp  bırakamayacağımız." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dünya tüm güzellikleri ve kaynaklarıyla toplumların ortak mirasıdır.  O nedenle tüm bu değerleri korunmuş olarak gelecek nesillere ulaştırmak evrensel  bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu yerine getirebileceğimize inanabiliyorsak,  çevre krizini aşma yolunda sağlam adımlar atıyoruz demektir. Sıfır Atık Mavi Tanıtım Projesi hareketinin, dünyanın geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.  Umuyorum doğaya verdiğimiz mavi söze ilelebet sadık kalırız."

"Sıfır Atık Mavi Tanıtım Projesi"

Erdoğan, konuşması öncesinde, doğadan ilham alarak atık malzemeleri  sanata dönüştüren öğrencilerin eserlerinin sergilendiği stantları ziyaret etti.  Öğrencilerle tek tek selamlaşan Erdoğan, eserlerin yapılışlarına yönelik bilgi  aldı, onları tebrik etti ve fotoğraf çektirdi.

Atıklardan yapılmış çiçek tablosu da hediye edilen Erdoğan, Türk  Balıkadamlar Kulübü ve sahil güvenlik ekiplerinin "Sıfır Atık Mavi Tanıtım Projesi " kapsamında sabahın erken saatlerinden itibaren denizden çıkarttıkları atıkları  inceledi.

Proje tanıtımına desten vererek tekne geçit töreni yapan denizcilere  selam veren Emine Erdoğan'a Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da eşlik etti.

Bakan Kurum, program sonunda "Sıfır Atık Mavi Sözü"nü imzaladı.