Dünyanın en iyi 10 aşçısı arasında bir Türk

Zeynep Kakınç (zeynepkakinc@gmail.com) |  22 Temmuz 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 22 07 2017 - 2:30

Mardinli Şef Ebru Baybara Demir, Bask Dünya Aşçılık Ödülleri’ne, eğitmen şefliğini yürüttüğü Harran Gastronomi Okulu projesi ile aday gösterildi ve 110 aday arasından ilk 10’a kaldı.


Odünyanın en iyi on aşçısından biri.  Sadece Mardin’in değil Türkiye’nin gurur kaynağı. Ebru Baybara Demir’le ilk yıllar önce Mutfak Dostları Derneği’nin Mardin’e yaptığı gezide   tanışmıştım. Cercis Murat Konağı’nda harikalar yaratıyordu. Şimdi de yeni başarısı ile gündemde. Bask Dünya Aşçılık Ödülleri’ne aday gösterildi ve 110 aday arasından finale kaldı. 
 
Finale kaldığın projeyi anlatır mısın?
 
Ödüle aday gösterildiğim proje, Harran Gastronomi Okulu projesi. Bu projeyi UNHCR ve Harran Kaymakamlığı desteği ile gerçekleştirdik. Yerel toplum ve Suriyeli mültecilerin entegrasyonunu hedefleyerek yola çıktığımız bir “sosyal gastronomi” projesiydi ve ben eğitmen şefliğini yürüttüm. 
 
Ödülü alsaydın en çok yapmak istediğin şey neydi?
 
Ödül için hayalin neydi diye soracak olursanız, yörede kalıcı bir gastronomi okulu kurarak bunu profesyonel eğitimlerle desteklemeyi, özellikle kadınlara istihdam fırsatı yaratmayı çok istiyordum. Ödül bölgemize gelseydi gastronomi okulunun finansmanında kullanılacak ve zengin mutfak kültürümüzün kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacaktı.”
 
Bu başarı duygusu sana neler hissettirdi?
 
“Dünyada ilgiyle takip edilen bir organizasyonda yer alarak Türk mutfağından ve Türk gastronomisinden bahsedilmesine vesile olmak çok güzel bir duygu. 
 
Bask ile Mardin arasında köprü kurduk
 
Mutfağımıza kattığımız farklılıklarla daha çok zenginleşerek harika lezzetler yaratabildiğimizi paylaştım. Bu ülkenin en büyük değeri kadınlarımızı bu tarife ortak ettim. Onlarla istersek ne kadar büyük bir sofra kurabileceğimizi tüm dünyaya gösterdik. Yemek kültürü benim için bir yaşam biçimi ama benim hayalimde hep masaya yemeklerden fazlasını koyabilmek vardı.Hedefim, mutfak kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmak. Yarışma vesilesi ile gastronomi alanında dünyanın önemli merkezlerinden biri olan Bask ile Mardin arasında bir köprü kurulmuş oldu.
 
Tarçınlı patlıcanlı pilav (6 kişilik)
 
Malzemeleri:
 
- 1/2 kg kuşbaşı 
- 1 adet kuru soğan 
- 1,5 su bardağı haşlanmış nohut 
- 3 domates 
- 4 adet patlıcan 
- 1,5 su bardağı pirinç 
- 1 tatlı kaşığı karabiber, yenibahar 
- tereyağ 
 
Hazırlanışı:
 
Patlıcanları kızartın. Nohutu tuzlu suda haşlayın. Domatesleri ve kuru soğanları doğrayın. Kuzu eti suyunu salıp ardından kendi yağında kavrulup kavurma kıvamına geldiğinde ateşten alın. Eti dibe yayın, üzerine kuru soğanı serin. Nohut, domates ve en son patlıcan olacak şekilde kat kat dizin. Baharatları ekleyin ve pirinci patlıcanların üzerine yayın. Üzerine sıcak su ekleyerek pişmeye bırakın. Pirinç piştikten sonra tencereyi ters çevirin ve servis yapın.
 
Dobo (6 kişilik)
 
Malzemeleri:
- 1 adet kuzu but (2 kg)
- 1 su bardağı kavrulmamış badem
- 1 baş sarımsak
- 1 avuç tane karabiber
- 1 avuç tane yenibahar
- 1 çay bardağı sıvı yağ
 
Hazırlanışı:
Bademleri sıcak suda bekletin ve kabukları yumuşayınca soyun. Açılan ceplere badem ve soyulmuş sarımsakları koyun ve yarıkları kapatarak sıvı yağda kuzu budunun etrafı pembeleşinceye kadar kızartın. Kızaran kuzu butlarını başka bir tencereye alarak üzerini örtecek kadar su ilave edin. Tane yenibaharı ve tane karabiberi bir kesenin içine koyup tencereyeekleyin ve pişmeye bırakın. Dobo pişerken suyunun azalmaması için eksildikçe sıcak su ekleyebilirsiniz. 
Budun eti tamamen yumuşayana kadar kısık ateşte pişirin. Pişen kuzu butlarını önceden hazırladığınız sade pirinç pilavının veya bulgur pilavının üzerine didikleyin. Dobonun suyunu kaselere koyarak pilavla birlikte servis edebilirsiniz.