Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Barış Harekatı dönüm noktasıdır

AA |  20 Temmuz 2018 Cuma - 14:05 | Son Güncelleme : 20 07 2018 - 14:05

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kıbrıs Barış Harekatı'nın bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Gelecek 5-10 yıl içinde KKTC'yi Doğu Akdeniz'de bir çekim merkezine dönüştürmenin ortak gaye olması gerektiğini ifade eden Oktay, "Türkiye'de cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin uygulanmasıyla birlikte elde edilecek büyük kazanımların sonuçlarını, KKTC'de de görmek mümkün olacaktır." dedi.


Oktay, KKTC'de katıldığı Kıbrıs Barış Harekatı'nın 44. yıl dönümü  etkinliklerinde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Barış Harekatı'nın Kıbrıs için olduğu  kadar tüm Türk milleti için de tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı ve bu  günün "Kıbrıs Türkü'nün hür yaşama ve Ada'nın eşit sahibi olarak varlığını  sürdürme hakkı için verilen mücadelenin en şerefli günü" olduğunu söyledi.
  
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 44 yıl önce bugün, uluslararası  antlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullandığının altını çizen Oktay,  "Kıbrıs  Türkü'nü yok etmeye, tarih sahnesinden silmeye yönelik teşebbüsü başarısız  kılmıştır. Garantör Türkiye, şartlar ne olursa olsun daima Kıbrıs Türkü'nün  yanında olacağını o gün tüm dünyaya göstermiştir. Barış Harekatı bölgemizde barış  ve istikrarın güçlenmesine de katkıda bulunmuştur." şeklinde konuştu. 
 
Oktay, Kıbrıs Türklerinin Barış Harekatı'ndan güç alarak hukuk ve eşitlik mücadelesini güven içinde sürdürme imkanı bulduğuna işaret etti ve "Bu  mücadelesini kararlılık ve inançla bugünlere taşıyarak, sadece toplumsal  varlığını korumakla kalmamış, kendi kurumlarını oluşturmasını bilmiştir."  dedi. 
 
KKTC'nin bugün hükümetiyle, meclisiyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla  çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak  konumda olduğunu söyleyen Oktay, şunları kaydetti: 
 
"Kıbrıs, birikimi ve donanımıyla bizim için de iftihar kaynağı haline  gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı bu başarıya, birlik ve beraberlik içinde,  değerlerine sahip çıkarak gelmiştir. Gönül birliğimizi ve milli davaya olan  inancımızı muhafaza ettiğimiz sürece aşamayacağımız engel yoktur." 
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 1960'ta tesis edilen ortaklık  devletini Kıbrıslı Rumların 3 yıl sonra gasbetmeleriyle ortaya çıkan Kıbrıs  meselesini çözüme kavuşturmak için yarım asırdır farklı müzakere süreçlerinden  geçildiğini söyledi. Bu süreçte Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'nin her defasında  adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün tesisi için iyi niyet ve samimiyetle  çabaladığına dikkati çeken Oktay, şöyle konuştu:
 
"Türk tarafı, her zaman ortaya koyduğu çözüm iradesini 2004'te  Birleşmiş Milletler (BM) Kapsamlı Çözüm Planı referandumunda, uluslararası  kamuoyunun gözleri önüne sermiştir. 2008'de başlayan ve geçtiğimiz temmuz ayında  Kıbrıs Konferansı'nın sonuçsuz kalarak kapanmasıyla sona eren, son müzakere  sürecinde de yapıcı tutum sergileyen yine Türk tarafı olmuştur. " 
 
"Kıbrıs Rum tarafı siyasi gücü Kıbrıs Türkü ile paylaşmaya  yanaşmıyor"
 
Oktay, Kıbrıs Rum tarafının kendisini Ada'nın tek sahibi olarak  görmeye devam ettiğini ve siyasi gücü Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmaya  yanaşmadığını belirterek, "Bu durum, tüm çabalarımıza rağmen, Ada'da yeni bir  federal ortaklığın tesisini hedefleyen, bu sürecin de öncekiler gibi sonuçsuz  kalmasına sebebiyet vermiştir." değerlendirmesinde bulundu.  
 
Fuat Oktay, "Kıbrıslı Türkleri fiili bir azınlık olarak mevcut  devletlerine entegre etmeyi hedefleyen Rum zihniyeti, Kıbrıs Konferansı'nın  kapanmasından bu yana geçen bir yıllık sürede değişmemiştir. Rum tarafınca bu  konuda son dönemde yapılan açıklamaları da endişeyle takip ediyoruz." ifadelerini  kullandı. 
 
Rum tarafının yapıcılıktan uzak bu tutumunun değişmesini beklemenin  hiçbir şekilde gerçekçi olmayacağını vurgulayan Oktay, Rumların gelecekte  Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde bir ortaklığı tasavvur etmediğine  dikkati çekti. 
 
İleride girişilebilecek herhangi bir çözüm çabasının ancak Ada'daki  mevcut gerçekleri temel aldığı takdirde başarıya ulaşabileceğini dile getiren  Oktay, "Elbette her türlü çözüm, müzakere ve diplomasi yoluyla, uzlaşı sonucunda  bulunabilecektir." dedi. 
 
Oktay, Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru haline  gelmesine hiçbir şekilde göz yummayacağını belirterek, şunları kaydetti: 
 
"Kıbrıslı Türklerin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık haline  getirilmesine asla izin verilmeyecektir. Ana vatan ve garantör Türkiye  Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz'de istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacak bir çözüme  yönelik çabalarını, kararlılık ve iyi niyetle sürdürecektir. Bu yolda, ülkü  birliği yaptığımız Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle birlikte hareket edecek,  geçmişte olduğu gibi gelecekte de şartlar ne olursa olsun Kıbrıs Türkü'nün  yanında olacağız." 
 
Kıbrıs Türklerinin yaşam kalitesini daha da üst düzeye çıkaracak irade  ve kudrete sahip olduklarının altını çizen Oktay, "Kıbrıs Türk halkının maruz  kaldığı haksız tecridin siyasi, hukuki, ahlaki ve insani hiçbir açıdan izahı  yoktur. Uluslararası toplum bu uygulamalara daha fazla vakit kaybetmeden son  vermelidir." diye konuştu.
 
"Büyük çaplı projeleri hayata geçirme kararlılığımız sürecek"
 
Kıbrıs Türkü'nün ekonomik olarak daha güçlü bir düzeye gelmesi için,  tüm engellere rağmen el birliği, dayanışma ve azimle uzun soluklu bir mücadele  verdiklerini hatırlatan Oktay, ortak çaba ve fedakarlıklarla KKTC'de son yıllarda  gerçekleşen kalkınma hamlesi ve ona bağlı ekonomik büyümenin gurur verici  olduğunu ifade etti. Oktay, "Kıbrıs Türkü’nün hak ettiği refah düzeyine kavuşması  amacıyla büyük çaplı projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.  Sayın Cumhurbaşkanı'mızın daha önce açıkladığı çerçevede ekonomik kalkınmaya  yönelik yatırımların gerçekleşmesi için çalışmalarımızı yoğun olarak  sürdürüyoruz." şeklinde konuştu.
 
KKTC'nin ekonomideki gelişmeyi kalıcı hale getirmek için öncü  sektörler olan turizm ve yüksek öğretim alanlarındaki başarılarını kutlayan  Oktay, 16 üniversitede, 131 ülkeden gelen 100 binin üzerinde öğrencinin kayıtlı  olduğunu, bu üniversitelerde uluslararası standartlara uygun, kaliteli eğitim  sağlandığını anlattı. Oktay ayrıca uluslararası çapta bir turistik cazibe merkezi  haline gelmiş bulunan KKTC'ye sadece Ercan Havalimanı üzerinden yılda 2 milyon  yolcu geldiğini, özellikle gençlerin daha sık karşılıklı gidiş gelişlerinin  olmasının kültürel kaynaşmayı sağlaması bakımından da önem arz ettiğini  vurguladı.
 
KKTC ile Türkiye arasındaki denizi aşarak getirilen suyla bugün  Ada'nın içme suyu sorununun büyük ölçüde çözülmüş durumda olduğunu söyleyen  Oktay, şöyle devam etti:
 
"Güzelyurt ve Mesarya ovalarının sulanmasına yönelik çalışmalar da  devam ediyor. Böylece KKTC’de yüksek öğretim ve turizmin yanı sıra tarım  sektörünün de yeni bir atılım yapmasını, ekonominin öncü sektörlerinden biri  haline gelmesini birlikte başaracağız.
 
Ortak gayemiz, bu büyük başarıları yeterli bulmayarak bu noktadan daha  da ileri gitmek ve önümüzdeki 5-10 yıl içinde KKTC'yi Doğu Akdeniz'de bir çekim  merkezine dönüştürmek olmalıdır. Türkiye'de cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin  uygulanmasıyla birlikte elde edilecek büyük kazanımların sonuçlarını, KKTC'de de  görmek mümkün olacaktır.
 
Kıbrıs Türkü'nün hürriyeti, hukuku, refahı ve güvenliği bizim milli  davamızdır, bu topraklarda geleceğe korkusuz bir şekilde bakarak, barış ve huzur  içinde yaşaması önceliğimizdir. Karşılıklı anlayış ve gönül birliğimizi muhafaza  ederek, atılması gereken adımları kararlılıkla atacağız, ortaya çıkabilecek  sorunları geçmişte olduğu gibi bundan sonra da el birliğiyle aşacağız."
 
"Mazlum ve mağdurların yanında olmaya devam edeceğiz"
 
Fuat Oktay, önceki gün Kıbrıs açıklarında yaşanan insanlık  trajedisinde hayatını kaybeden mültecilere başsağlığı dileğinde de bulunarak,  "Bilinmelidir ki Akdeniz’de sulara gömülen sadece çaresiz insanları taşıyan  gemiler değildir. Suya gömülen ve can çekişen insanlığın vicdan ve merhametidir.  Biz kıyılara vurup son nefesini veren en temel insan hakkı olan yaşam hakkını  savunmaya devam edeceğiz. Dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa yanında  olacağız." dedi.
 
Barış Harekatı’nın 44. yıl dönümünde şehit ve gazileri anan Oktay,  kahramanların fedakarlığı sayesinde, Kıbrıs’ta can güvenliğinin kalmadığı ve kan  döküldüğü bir dönemde Ada'ya huzur ve barış geldiğini hatırlattı. Kıbrıs Türk  halkının asli unsuru olduğu Ada'da, 1974 öncesindeki acı dolu günlere asla  dönmeyeceğini vurgulayan Oktay, konuşmasını "Kıbrıs Türk Halkı'nın ve tüm  milletimizin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun." sözleriyle  tamamladı.

ETİKETLER