Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yerli aşımızı tüm insanlığın istifadesine sunacağız

AA |  08 Nisan 2021 Perşembe - 12:36 | Son Güncelleme : 08 04 2021 - 14:42

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, D-8 Teşkilatı 10. Zirve Toplantısı'na canlı bağlantıyla katıldı.
Erdoğan, "Türkiye olarak insan deneylerini yaptığımız yerli aşımızı, 'kimsenin geride bırakılmaması' ilkesiyle tüm insanlığın istifadesine sunacağız." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye  olarak halihazırda insan deneylerini yaptığımız yerli aşımızı, süreçlerin  tamamlanmasına müteakip kimsenin geride bırakılmaması ilkesiyle tüm insanlığın  istifadesine sunacağız." dedi. 
 
D-8 Teşkilatı 10. Zirve Toplantısı'na Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden  canlı bağlantıyla katılan Erdoğan, fiziken beraber olamasalar da toplantı  vesilesiyle ülke liderleriyle bir araya gelmekten büyük bahtiyarlık duyduğunu  dile getirdi. D-8'in kuruluşuna öncülük eden merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin  Erbakan'ı rahmetle yad eden Erdoğan, teşkilatın bugünlere gelmesinde emeği olan  tüm siyaset ve devlet adamlarına şükranlarını sundu. Zirvenin ülke, bölge ve tüm  insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz eden Erdoğan, zirve  toplantısıyla 4 yıla yakın bir süredir deruhte ettikleri dönem başkanlığını, dost  ve kardeş Bangladeş'e devrettiklerini söyledi. Bangladeş Halk Cumhuriyeti  Başbakanı Şeyh Hasina'ya başarı dileklerini sunan Erdoğan, dost ve kardeş  Bangladeş'i 50. bağımsızlık yıl dönümü nedeniyle ayrıca tebrik etti.
 
"Daha adil, müreffeh, istikrarlı dünya hedefi"
Sekretaryasına İstanbul'da ev sahipliği yaptıkları, üç kıtada temsil  edilen teşkilatın, kuruluşundan bu yana geçen çeyrek asırlık dönemde güçlenerek  yoluna devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Örgütümüzü kurarken savaş yerine barışın, çatışma yerine diyaloğun,  çifte standart yerine adalet ve kalkınmanın hakim kılınmasını esas almıştık.  Üstünlük yerine eşitliğin, sömürü yerine paylaşımın, baskı ve tahakküm yerine  insan hakları, özgürlük ve demokrasinin egemen olmasını şiar edinmiştik. Daha  adil, daha müreffeh, daha istikrarlı dünya hedefiyle çalışan bir yapı olarak  geride bıraktığımız sürede önemli işlere de imza attık. Ancak önümüzde halen  katetmemiz gereken ciddi bir mesafe olduğunu da biliyoruz. İnşallah el birliği  içinde çalışarak barış, huzur ve esenlik dolu bir dünyanın tesisi için mücadele  etmeyi sürdüreceğiz."
 
"Salgın, dünya genelinde birçok çarpıklığı da gün yüzüne çıkardı"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son 1 yıldır koronavirüs salgını  nedeniyle küresel çapta bir imtihanla karşı karşıya olunduğunu, şimdiye kadar 192  ülkede yaklaşık 3 milyon insanın hayatına mal olan salgının, dünya genelinde  birçok çarpıklığı da gün yüzüne çıkardığını ifade etti. Salt maddi zenginliğin,  sosyal adalet ve refahı temin etmeye kafi gelmediğinin salgın döneminde çok acı  bir şekilde görüldüğünün altını çizen Erdoğan, salgınla mücadelede ilk günden  beri uluslararası iş birliğinin önemine ve zaruretine dikkati çektiklerini  söyledi. Vatandaşlara en ileri sağlık hizmetlerini sunarken, dost ve kardeş  ülkeleri de asla kaderlerine terk etmediklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
"157 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa gönderdiğimiz tıbbi yardımlarla  bu zor dönemde dayanışmamızı açıkça ortaya koyduk. G-20 üyesi olarak salgının  küresel düzeye borç krizine dönüşmemesi için en yoksul ülkelere yönelik borç  ödemelerinin ertelenmesi girişiminin başlatılmasını ve bilahare süresinin  uzatılmasını destekledik. IMF ve Dünya Bankası gibi platformlarda bu amaçla  başlatılan çalışmalara katkı sağladık. Virüse karşı en büyük gücümüz olan aşı  meselesinin, çıkarlara ve kar hırsına kurban edilmemesi gerektiğini her  platformda açıkça ifade ettik. Türkiye olarak halihazırda insan deneylerini  yaptığımız yerli aşımızı süreçlerin tamamlanmasına müteakip kimsenin geride  bırakılmaması ilkesiyle tüm insanlığın istifadesine sunacağız. Kovid-19  hastalığına kurban verdiğimiz tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına  baş sağlığı hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Rabb'imden bizi ve tüm  insanlığı bu musibetten bir an önce kurtarmasını niyaz ediyorum."
 
"Katma değeri yüksek üretime ağırlık vermek mecburiyetindeyiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlıkları süresince, açıklamış  oldukları öncelikler doğrultusunda, teşkilatı güçlendirmeye ve bölgesel iş  birliğini daha da geliştirmeye çalıştıklarını aktardı. Erdoğan, bugün de  Bangladeş'in isabetle belirlediği "Dönüştürücü Bir Dünya İçin İş Birliği:  Gençliğin ve Teknolojinin Gücünden Faydalanmak" temasıyla toplandıklarını  anımsatarak şunları söyledi:
"1,1 milyarı aşkın çoğunluğu gençlerden müteşekkil D-8 nüfusu, en  değerli zenginliğimizdir. Güçlü ve etkili olmanın yolu iyi eğitim almış gençlere  sahip olmaktan geçer. Bu bağlamda, BM Genel Sekreteri Sayın Guterres'in, 2030 BM  Gençlik Stratejisi'ni destekliyoruz. Bu stratejide belirlenen hedeflere öncülük  etmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstanbul'da ev sahipliği yapmayı  arzu ettiğimiz BM Gençlik Merkezi Projesi tamamlandığında bu merkez,  teşkilatımızın kıymetli gençlerinin bir araya gelecekleri yeni bir platformu  teşkil edecektir. Günümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında öne çıkabilmek için  yüksek teknoloji ve inovasyon anahtar konumdadır. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme  oranlarının yakalanabilmesi için yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek  üretime ağırlık vermek mecburiyetindeyiz. Bu çerçevede, ülkelerimizin en  prestijli üniversitelerinin dahil olduğu 'D-8 Araştırma ve İnovasyon Öncüleri  Ağı' girişimini memnuniyetle karşılıyoruz. Yenilenebilir enerji, yapay zeka,  robotik, nesnelerin interneti, büyük veri, blok zincir ve nanoteknoloji gibi  yenilikçi alanlarda, üniversitelerimiz ve araştırma kurumlarımız arasında bilgi  paylaşımını mümkün kılan bu ağ, ülkelerimizin hak ettiği yere ulaşması bakımından  kritik önemdedir."
 
Erdoğan, iş birliği potansiyelini ticaretten yatırıma, kırsal  kalkınmadan tarıma, turizmden enerji ve ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar  birçok alanda hayata geçirmelerinin mümkün olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı  Erdoğan, "D-8 içi ticaret hacminin bugüne kadar 7 kattan fazla artması elbette  değerlidir ancak yeterli değildir. D-8 Tercihli Ticaret Anlaşması'nın tüm üye  ülkeler tarafından mümkün olan en erken zamanda yürürlüğe konulması büyük önem  arz ediyor. Türkiye olarak, D-8 ülkeleri arasında ticaretin kolaylaştırılmasını  teminen bir strateji belgesi hazırlayarak sizlere ilettik." diye konuştu.
 
Önümüzdeki dönemde, Ticaret Bakanlarının katılacağı bir toplantıya ev  sahipliği yaparak bu konularda da ilerleme sağlamayı hedeflediklerini anlatan  Erdoğan, şöyle devam etti:
"İslami finans kurumlarının likidite ihtiyaçlarını ve Müslüman  coğrafyanın artan altyapı finansman ihtiyaçlarını aynı anda karşılayacak ve  online platforma dayalı bir İslami Megabank fikrinin de yapılabilir olduğuna  inanıyoruz. D-8'i günümüzün ihtiyaçlarına göre yenilemeli, proje ve sonuç odaklı  bir yapıya dönüştürmeli, karar alma süreçlerini hızlandıracak adımlar atmalıyız."
 
"Yerel parayla ticarete ağırlık vermemiz şarttır"
Erdoğan, bir önceki zirvede de belirttiği gibi bu teşkilatın yeni üye  ve ortaklarla güçlendirilerek etki alanının daha da genişletilmesi gerektiğini  vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2017 yılındaki İstanbul Zirvemizde, yerel paralarımızla ticaret yapma  çağrısında bulunduğum da hatırlanacaktır. Geçtiğimiz dört yılda yaşananlar, bu  çağrının ispatını ve isabetini ortaya koydu. Ülkelerimizi, kur kaynaklı  risklerden korumak için yerel parayla ticarete ağırlık vermemiz şarttır. D-8  Takas Bankası'nın bu kapsamda çalışmalarını hızlandırmasını, henüz bu mekanizmaya  dahil olmamış üyelerin de gerekli adımları atmasını bu bakımdan faydalı  görüyorum."
Üretim, istihdam ve inovasyonun temel nüvesinin son tahlilde özel  sektör olduğuna ve D-8 çatısı altında özel sektörü destekleyen pek çok yapının  hayata geçirildiğine işaret eden Erdoğan, başta D-8 Ticaret ve Sanayi Odası olmak  üzere tüm bu yapıların daha aktif ve eşgüdümlü çalışması için diyalogları  kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, D-8 Genel  Sekreteri Cafer Kuşari ve tüm sekretarya personelini tebrik ederek salı günü  başlayacak başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan ramazan  ayının hayırlı, bereketli ve mübarek olması temennisinde bulundu.
 
"Kardeşliğimizi yeniden diriltmek için bir fırsata dönüştürmeliyiz"
Ramazana kavuşmak kadar bu kutlu ayı manası, ruhu ve temsil ettiği  değerlere mütenasip bir şekilde yaşamanın da önemine vurgu yapan Erdoğan, şunları  kaydetti:
"Bu ayı, sadece ibadetlerimizi artırmak için değil, kardeşliğimizi de  yeniden diriltmek, hatırlamak için bir fırsata dönüştürmeliyiz. Bilhassa  vatanlarından kilometrelerce uzakta, Kovid-19 salgını yanında zulümle, açlıkla,  yoksullukla mücadele eden Filistinli mültecilere, Arakanlı, Yemenli, Suriyeli  muhacirlere de sahip çıkmanın gayretinde olmalıyız. Unutmayalım ki kardeşliğimiz  ne kadar kaviyse Müslümanlığımız da o derece sağlamdır, muhkemdir, sarsılmazdır.  Kardeşliğimize sarılmaktan, dayanışmamızı güçlendirmekten, birbirimizi Allah  için, O'nun rızası için sevmekten başka bir çıkış yolumuz yoktur."
 
Erdoğan, kısa bir süre önce Bangladeş'te hastane ve onlarca konutun  zarar gördüğü yangından dolayı Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina'ya geçmiş olsun  dileklerini ileterek "Sahra hastanemizi yaptık, şimdi de konutları süratle  bitirerek Bangladeş'in emrine vermeyi düşünüyoruz." açıklamasında bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bangladeş'in D-8 Dönem  Başkanlığı'nı en güçlü şekilde destekleyeceklerini vurguladı.