Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seçim süreci bitti, mahkeme süreci başladı

AA |  05 Nisan 2019 Cuma - 15:03 | Son Güncelleme : 05 04 2019 - 17:06

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oyların yeniden sayımı ve itiraz süreciyle ilgili "Seçim süreci bitmiştir. Şimdi olayın mahkeme süreci var." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, il seçim kurulunda  alınan neticelerin kendi yaptıkları çalışmalarla örtüşmemesi durumunda nihai  mercinin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu belirterek, "Ondan sonra da Yüksek  Seçim Kuruluna müracaat etme hakkımız var. Bu bir hakkın gasbı değildir." dedi. 
 
Cuma namazını Eyüp Sultan Camisi'nde kılan Erdoğan, çıkışta basın  mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
 
Yerel seçimlere ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seçim  süreci bitmiştir. Şimdi olayın mahkeme süreci var." dedi.
 
Mahkeme sürecinde de ilçe seçim kurulları, il seçim kurulları ve  Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) oluşan üç basamak bulunduğunu dile getirerek,  Erdoğan, YSK'nın bu mahkeme sürecinin adeta patronu olduğunu belirtti.
 
Erdoğan, nihai kararı YSK'nın vereceğini dile getirerek, konuşmasına  şöyle devam etti:
 
"Bazen bakıyorum, sağ olsun ağzı olan konuşuyor, çünkü yaşamamışlar.  Belli kariyeri olanlar da konuşuyor. Örneğin ben damdan düşerek geldim. Nitekim  İstanbul'da tercihli oyla seçim yapıldığı zamanda, ben İstanbul'un ilçe ve il  seçim kurullarından milletvekili seçilmiştim. Fakat daha sonra YSK'ya müracaat  edildi ve benim o zaman milletvekilliğim alındı. Tabi yapacak bir şeyimiz yoktu.  Oranın verdiği karar nihai bir karardı. Ama tabi onda da bir hayır varmış. Daha  sonra İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı oldum."
 
"Bu bir hakkın gasbı değildir"
 
Şu anda ilçe seçim kurullarında yapılanların bir taraftan yapıldığın,  partilerin de en doğal hakkı olan itiraz süresini çalıştırdığını ifade eden  Erdoğan, "O olmazsa bir üstü, il seçim kurulları. İl seçim kurullarına da buna  göre yapılıyor müracaat. Oradan da netice alır veya almaz, çünkü her partinin de  aynı zamanda kendine göre bir skalalarını çalıştırma süreci var. Bunun için de  bakıyorsunuz bazı yerlerde onlarca arkadaşı parti teşkilatlarımızda  çalıştırıyoruz. Bazen bu yüzlerce, İstanbul gibi. Buralardan gelen netice de çok  önemli." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlde (İl Seçim Kurulu) eğer alınan neticeler  bizim yaptığımız çalışmalarla örtüşmüyorsa, bizim için nihai merci, Yüksek Seçim  Kuruludur. Ondan sonra da Yüksek Seçim Kuruluna müracaat etme hakkımız var. Bu  bir hakkın gasbı değildir. Tam aksine bize gönül veren tüm seçmenlere 'Tamam  şimdi benim gönlüm mutmain oldu. Şimdi artık ben huzur buldum.' dedirtmek için,  parti çalışmasını sürdürecektir." değerlendirmesinde bulundu.
 
 
"15 büyükşehir belediyesini AK Parti aldı"
 
İstanbul, Ankara ve Yalova ile değer birçok ilde yapılanın bu olduğunu  belirten Erdoğan, muhalefetin ise bir şeyler söylediğini anlattı.
 
Türkiye genelinde 30 büyükşehir belediyesinin 15'ini AK Parti olarak  kendilerinin aldığını, MHP'nin de Manisa'yı kazandığını dile getiren Erdoğan,  Millet İttifakı'nın ise geri kalan 14 büyükşehir belediyesini aldığını ifade  etti.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Cumhur İttifakı olarak bizim aldığımız oy, şu anda son gelişmelerle  yüzde 53,3'tür. Karşımızdaki dörtlü mekanizmanın oy noktasındaki durumu yüzde 47  bile değil. Arada böyle bir fark var. Bunu bir defa önce tüm benim milletimin de  bilmesi lazım ama şu anda Türkiye'ye, hiç onları alakadar etmediği halde iç  işlerine karışma gayreti içerisinde olan Amerika'nın bunu bilmesi lazım,  Avrupa'nın bunu bilmesi lazım. Önce siz kendi haddinizi bilin. Siz kendi  ülkenizde bu tür itirazları yıllarca yaptınız. Hatta Amerika'da bir değil, iki  değil, üç değil, bu noktada atılmış birçok adımlar var. Örnekleri var. Avrupa'da  bunların bir çok örnekleri var. Onların hiçbirisi bunu görmüyor. Şu anda  Türkiye'nin içişlerine müdahale gibi bir yola tevessül ediyorlar. Bir defa şunu  bilmeleri lazım, Türkiye dünyada ülkelerden bir ülke değildir. Herkes haddini  bilecek. Türkiye'de katılımıyla, şu anda yüzde 82-83'e varan bir katılımın  olduğu, bir demokrasi dersi tüm dünyaya verilmiştir. Bunlar böyle bir demokrasi  mücadelesini veriyorlar mı? Vermiyorlar."
 
Erdoğan, 51 ilin 24 tanesini partisinin, 10 tanesini de MHP'nin  aldığını, 34 ille Cumhur İttifakı'nın fark attığını ifade ederek, 911 ilçenin  511'ini AK Parti'nin kazandığını, bunun yüzde 55'e denk geldiğini söyledi.
 
MHP'nin ise 135 ilçe belediye başkanlığını kazandığını dile getiren  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplamını aldığımızda Cumhur İttifakı, ilçe  belediyelerinin yüzde 70'ini almıştır. Buradan da bunların bir ders alması lazım.  Hala buradan bir ders çıkarmıyorlar. 386 belde var. 386 belde belediyesinin 202  tanesini AK Parti olarak biz aldık, açık ara. MHP, 89 tanesini aldı. Toplamda  Cumhur İttifakı olarak yüzde 75. Nal topluyor diğerleri, yüzde 25. Yani millet  bir defa Cumhur İttifakı'na gönlünü vermiştir. Bütüne baktığımız zaman tüm  belediyelerde, 754 belediyeyi sadece AK Parti olarak biz aldık. "
 
 
"Fark orada daha da açılmış vaziyette"
 
İstanbul ve Ankara'da sayımların devam ettiğini ifade eden Erdoğan,  İstanbul'da 39 ilçe belediyesi bulunduğunu, bunlardan 24'ünün AK Parti, 1'inin  MHP olmak üzere, 25'inin Cumhur İttifakı tarafından alındığını söyledi.
 
Burada bir defa bir ders olduğunu ifade eden Erdoğan, Yüksek Seçim  Kurulunun henüz verdiği kararı bilmediğini ama şu haliyle bile İstanbul  Büyükşehir Belediye Meclisinin kahir ekseriyetinin AK Parti'ye, Cumhur  İttifakı'na ait olduğunu dile getirdi.
 
Erdoğan, Ankara'da ise durumun daha da farklı olduğunu, orada 107  Büşükşehir Belediye Meclis Üyesine sahip olduklarını, muhalefetin ise 39 üyesinin  bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
 
"Fark orada daha da açılmış vaziyette. Şimdi bir defa bu gerçeği  görmeden değerlendirme yapıyorlar. Sen çalışmanı yapacaksın. Bu çalışmanı  yaparken bir defa birçok alınacak kararlar, menkul, gayrimenkul, bütçe vesaire  bunların onayı nereden geçecek? Meclisten geçecek. Komisyonlar kurulacak şimdi.  Bu komisyonlarda sen istediğin gibi 'Ben başkanım, ben komisyonları istediğim  gibi kurabilirim.' diyebilir misin? Öyle bir yetkin, hakkın yok. Ben belediye  başkanlığından geliyorum. Ama bu bazı kariyer sahipleri falan çıkıyorlar  televizyon televizyon dolaşıyorlar şimdi oralarda ahkam kesiyorlar. Önce işi  bilin ya, bilmeden konuşmayın. Böyle kitapta yazıldığı gibi değil."
 
Burada da bir gerçek olduğunu, her şeyden önce bir belediye başkanının  eğer kendi meclisinde sırtını dayayacağı bir çoğunluğu yoksa, komisyonları  istediği gibi oluşturamayacağını, bütçeyi istediği gibi çıkartamayacağını ifade  eden Erdoğan, "Orada onu sürekli olarak denetleyen ki bu da demokrasinin o  denetleme mekanizmasıdır. Bu denetleme mekanizması sana bu noktada herhangi bir  yanlışında, şunda, bunda yol vermez. Dürüst, doğru gidiyorsan, oradan aldığın  onayla hareket ediyorsan orada da sana 'tamam, eyvallah' der. Çünkü onlar da bir  yerde o şehrin geleceği için önemli adımlar atmak isterler. İstanbul için de  Ankara için de bu böyle. Ama bizim şu anda tek beklentimiz şudur, telaşa gerek  yok." diye konuştu.
 
 
"Sen bir defa mazbatanı aldın mı?"
 
Erdoğan, şu anda Cumhurbaşkanı olduğunu ancak bunun yanında  Anayasa'nın tanıdığı bir başka imkanla aynı zamanda AK Parti'nin de genel başkanı  olduğunu hatırlattı.
 
Erdoğan, "Burada bir defa yeni yönetim sisteminde, yeni mekanizmada  muhalefetin ifade ettiği gibi şeyler söz konusu değil. Bu iki görevimi ben  yürütmek durumundayım. Hem partimin genel başkanlığını hem de Cumhurbaşkanlığı  sürecini yönetmek durumundayım." diyerek, şöyle devam etti:
 
"Bütün bunları yönetirken de bir şeye de özellikle tabii dikkat  edeceğim. Örneğin, şu anda bir Anıtkabir olayı yaşandı değil mi? Şimdi bu  Anıtkabir olayında bakıyorsunuz İstanbul'dan beyefendi çıkıyor, gidiyor. Sen bir  defa şu anda mazbatanı aldın mı? Almadın. Mazbatanı almadığın halde, bir defa  Anıtkabir'in protokol işlevi nedir, bundan da haberin yok. Orada buna kılavuzluk  yapanlar, onlar da tabii buna yanlış kılavuzluk yaptılar ve burada sen git  Misak-ı Milli Kulesi'nde deftere nasıl yazılacağını da bilmiyor. Böyle bir şeyi  zaten yazma hakkın da yok. Belediye başkanlığı mazbatanı alırsın, eyvallah. O  zaman bunu rahat rahat yaparsın. Buna da kimse mani olmaz. Ama şu andaki yaptığı  işlev, bir defa protokol usulü açısından kesinlikle yanlıştır.
 
Biz yıllar yılı, Başbakanlığımda da Büyükşehir Belediye Başkanlığımda  da Cumhurbaşkanlığımda da sürekli Anıtkabir'e gideriz, geliriz. Hiçbir zaman  bizler oradaki usule, erkana aykırı hareket etmemişizdir. Bunun önce usul, erkan  öğrenmesi lazım. Ama ne yazık ki usul, erkan da öğrenemeden buna tabii yanlış  kılavuzluk yaptılar ve yanlış da yola düştü. Kalkıp daha mazbatasını almadığı bir  yerde altına da böyle bir isim işledi ve şimdi ne oldu? Milli Savunma Bakanlığı  da defteri oradan çekti, aldı. Onun için sabırla, bilinmeli ki bu seçimlerin  nihai kararını Yüksek Seçim Kurulu verecektir. Yüksek Seçim Kurulu nihai kararı  verdiği andan itibaren de iş bitmiştir."
 
 
Rusya seyahati
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya seyahatinin sorulması üzerine de şu  andaki seyahatin Üst Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısının Rusya ayağı olduğunu  belirterek, şunları kaydetti:
 
"Bu konularımızın içerisinde tabii S-400 önemli bir yer tutuyor. Tabii  Amerika'nın şu andaki söylentileri, vesaireleri falan bunlar çok yanlış şeyler.  Çünkü biz bir defa S-400 ile ilgili süreci, bunu bitirdik ve S-400 ile ilgili  ödemelerimiz devam ediyor. Bunları yapıyoruz ama biz Amerika'ya da teklifimiz  şuydu, 'Sizden de patriotları alalım.' Ama Amerika bize uygun şartlarda, yani  Rusya'nın S-400'de tanıdığı şartlarda maalesef patriotlarda aynı şartları onlar  bize tanımadı. Tanımadığı için de biz şu anda, şu duruşta oraya sıcak bakmıyoruz.  Ama S-400 süreci bizim işliyor ve temmuz ayında da teslimatlar başlayacak.  Geliyorum F-35 olayına. F-35'ler konusunda da yine önüne gelen bir şeyler  söylüyor. Biz iki tanesini teslim almıştık ve bunlar şu anda Amerika'da. Üçüncüyü  de teslim ettiler ve şimdi çok kısa bir süre içerisinde, yani haftalar söylüyorum  dördüncü de gelecek. Dördüncüyü de teslim edecekler.
 
Bizim şu anda pilotlarımız bir general öncülüğünde orada aynı zamanda  çalışmaları yürütüyorlar ve biliyorsunuz Dışişleri Bakanım Mevlüt Çavuşoğlu NATO  toplantısı için de oradaydı. Orada da Dışişleri Bakanı Pompeo ile falan  görüşmeler yaptı. Bu arada da tabii NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in yani  Amerika'da yapmış olduğu konuşma, genel kurulda manidardır. O konuşmasında adeta  'NATO ülkesi üyelere herhangi bir yaptırım... Bunlar doğru şeyler değildir. Çünkü  bizim hepsine ihtiyacımız var' ifadesini kullandı. Daha önce de yaptığı bir  açıklamasında Stoltenberg, şunu söylemişti. 'Biz üyelerimizden kimin hangi silahı  aldığına veya alacağına müdahale edemeyiz.' Bütün bunlar ortada, açık. Şimdi de  Stoltenberg'in oradaki süresi 2022'ye kadar ayrıca uzatıldı."
 
Erdoğan, bunların dışında Rusya ile ikili ticaret hacmi, ilişkili  ilişkiler, doğal gaz, kültür, sanat noktasındaki ilişkileri de görüşeceklerini,  bunları da pazar günü yapılacak brifingde etraflıca ele alacaklarını aktardı.
 
 
Atatürk Havalimanı'ndaki büyük taşınma
 
Atatürk Havalimanı'ndaki büyük taşınmaya ilişkin bir soru üzerine de  Erdoğan, çok akıllıca, planlı bir taşınma işleminin sürdürüldüğünü dile  getirerek, şu değerlendirmede bulundu:
 
"Gece saat 22.00 gibi başlayıp ertesi gün saat 10.00'a kadar süren bu  taşıma işlemlerinde hakikaten bugüne kadar olmamış bir taşıma işlemi var. Bini  aşkın tır, bunun yanında kamyonlar ama tabii hepsinden öte buradaki taşınması  yapılan bütün elektrik, elektronik bütün mekanizmalar çok hassas aletler.  Bunların taşınması söz konusu ama arkadaşlarımız bütün hassasiyetlerini ortaya  koyarak, yönetim kurulu olsun, Ulaştırma Bakanlığımız olsun bu işin takibini  yapıyorlar. Ve önümüzdeki hafta artık her şey rayına oturacak. Dünyanın en güçlü,  en büyük hava limanı inşallah artık uygulamada adımlarını da atmış olacak."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak,  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti Genel Başkanvekili  Numan Kurtulmuş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da eşlik etti.
 

ETİKETLER