Cumhurbaşkanı Erdoğan: İlave tedbirler olabilir

AA |  22 Kasım 2020 Pazar - 14:33 | Son Güncelleme : 22 11 2020 - 16:56

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Isparta, Burdur, Gümüşhane, Kastamonu ve Sinop 7. Olağan İl Kongreleri’ne canlı yayına katıldı. Erdoğan açıklamasında koronavirüs önlemleri ile ilgili önemli bir uyarıda bulunarak 'Kısıtlamalara uyulmazsa ilave tedbirler olabilir' dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin kendi iradesini siyasetine, diplomasisine, sahaya  yansıttıkça rahatsızlıkların ve tepkilerin dozunun arttığını belirterek,  "Ülkemizi eskiden yaptıkları gibi içerideki maşalarını ve dışarıdaki  mekanizmalarını kullanarak sinsi oyunlarla ve tuzakla tehditle, tecritle teslim  alabileceklerini sananların heveslerini hep kursaklarında bıraktık." dedi. 
 
Erdoğan, partisinin Isparta, Burdur, Gümüşhane, Kastamonu ve Sinop 7.  Olağan İl Kongrelerine canlı bağlantıyla katıldı.
 
Salgın tedbirleri sebebiyle bir süre ara verilecek kongrelerin son  beşinin yapıldığını ifade eden Erdoğan, dünyada en büyük mutluluğun sağlık  olduğunu belirten ecdadı, yaşanılan bu dönemde daha iyi anladıklarını söyledi.
 
Erdoğan, salgının yeni dalgasının tüm dünyayla birlikte ülkeyi de  etkisi altına aldığını anımsatarak, "Bu sebeple insan hareketliliğini mümkün  olduğu kadar azaltarak virüsün bulaşma hızını düşürecek ilave tedbirler almak  mecburiyetinde kaldık. Milletimiz TMM diye ifade ettiğimiz temizlik, maske,  mesafe kurallarıyla bu tedbirlere hassasiyetle riayet ederse inşallah birkaç  hafta içinde salgın grafiğinin boynunu yeniden aşağı çevirmeyi başaracağız. Aksi  takdirde sınırlamalara devam etmek, hatta belki ilave tedbirler almak durumuyla  karşı karşıya gelebiliriz." diye konuştu.
 
Dünyadaki büyük demografik değişimlerin ve güç kaymalarının bu tür  büyük salgınların ardından yaşandığını dile getiren Erdoğan, şayet bu süreçten en  az kayıpla ve en önde çıkılırsa ülkeyi ve milleti aydınlık bir geleceğin  beklediğine inandıklarını kaydetti.
 
Erdoğan, geçtiğimiz 18 yılda ülkeye demokraside ve ekonomide  kazandırdıkları avantajları yeni dönemde hedeflere ulaşmanın itici gücü olarak  kullanacaklarını vurgulayarak, salgın döneminde sadece sağlık alanında yeni  hastaneleriyle, donanımlarıyla, personeliyle kurulan güçlü altyapının ne derece  hayati önemi olduğunun görüldüğünü anlattı.
 
Aynı şekilde eğitimden ulaşıma, enerjiden sanayiye kadar her alanda  benzer yatırımlarda ülkeyi bugünler için hazırladıklarını dile getiren Erdoğan,  şöyle devam etti:
 
 "Bir süredir ardı ardına yaşadığımız saldırılar ve karşılaştığımız  tuzaklar tıpkı bir asır önce yapılmaya çalışıldığı kadar bizi Anadolu  bozkırlarına hapsetme amacı taşıyordu. Milletimizle birlikte İstiklal Harbinden  sonraki en büyük mücadelemizi vererek bu kirli senaryoyu yırtıp çöpe attık.  Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize daha sıkı sarıldık. Vatanımıza,  ezanımıza, bayrağımıza daha sıkı sarıldık. Medeniyetimize, tarihimize,  kültürümüze, uzunca bir süre bize unutturulmaya çalışılan haklarımıza daha sıkı  sarıldık. Kendi vatandaşlarımızla birlikte kalbini ve gözünü bize yöneltmiş tüm  dostlarımızın dualarıyla engelleri aşa aşa bugünlere geldik."
 
 "Saldırıların hep üzerine gittik"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kendi iradesini siyasetine,  diplomasisine, sahaya yansıttıkça rahatsızlıkların ve tepkilerin dozunun elbette  arttığını belirterek, şöyle konuştu:
 
"Ülkemizi eskiden yaptıkları gibi içerideki maşalarını ve dışarıdaki  mekanizmalarını kullanarak sinsi oyunlarla ve tuzakla tehditle, tecritle teslim  alabileceklerini sananların heveslerini hep kursaklarında bıraktık. Bize yapılan  saldırılara, savunmada kalarak cevap vermek yerine üzerine üzerine gittik.  Sokakları karıştırmaya çalıştılar, ihanetlerini ortaya serdik. Önce emniyet ve  yargı, ardından ordu içindeki FETÖ'cüleri kullanarak darbe yapmaya kalktılar.  Demokrasiye, milli iradeye ve hukuka daha güçlü şekilde sarıldık. Terör  örgütleriyle mahallelerimizi çukurlarla bölmeyi, sınırlarımızı taciz etmeyi  denediler. Başlarını ezdik. Siyaseti etkisiz hale getirerek, vesayeti diriltme  hesabına girdiler. Cumhur İttifakı'yla yönetim sistemimizde tarihi bir değişim  gerçekleştirdik. Irak'ta ve Suriye'de bölgemizin ve medeniyetimizin kalbine bir  hançer gibi saplanacak oluşumlar kurmaya kalktılar, önüne geçtik. Ekonomimizi  yıkmayı denediler. Yapısal reformlarımızı yeni bir anlayışla hızlandırarak bu  saldırıyı da engelleyecek adımları attık. Gelişmiş ülkelerin dahi önüne  geçemediği salgın dalgasının altında kalmamızı umdular, tam tersine kendimizle  birlikte tüm dostlarımıza el uzattığımız bir mücadele iklimi tesis ettik."
 
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, "Hiçbir ülkeyle, kurumla siyaset yoluyla, diyalog, müzakere  yoluyla çözülemeyecek sorunumuzun olmadığına inanıyoruz. Bunun için Avrupa  Birliğine tam üyelikten mülteciler meselesine kadar ülkemize verdiğiniz sözleri  tutun, birlikte daha yakın, daha verimli bir iş birliği tesis edelim çağrısında  bulunuyoruz. Aynı temenniyi müttefikimiz Amerika ile olan ilişkilerimiz için de  ifade ediyoruz." dedi. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Isparta, Burdur, Gümüşhane,  Kastamonu ve Sinop 7. Olağan İl Kongrelerine canlı bağlantıyla katıldı.
 
Ne yaparlarsa yapsınlar demokrasiden, milli iradenin üstünlüğünden,  hak ve özgürlüklere sahip çıkmaktan, değişim kararlığından vazgeçmediklerini  belirten Erdoğan, şimdi bu süreci yeni hukuk ve ekonomi reformlarıyla daha da  ileriye taşıyacak bir atılım başlattıklarını söyledi.
 
Erdoğan, bugüne kadar sadece Allah'tan yardım beklediklerini, millete  güvendiklerini, hukuktan ve hakkaniyetten sapmadan doğru bildikleri yolda  yürüdüklerini ifade ederek, girdikleri her mücadelede milleti yanlarında  bulduklarını aktardı.
 
AK Parti'nin bugüne kadar milletin gönlündeki yerini korumasının,  girdiği her seçimden açık ara birinci çıkmasının sırrının samimiyetinde olduğunu  dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Biz milletimize verdiğimiz her sözde samimiydik. Biz ülkemize  yaptığımız hizmette, her yatırımda, her projede samimiydik. Biz Türkiye'nin  bölgesel ve küresel düzeydeki her çıkarını savunurken samimiydik. Biz doğrudan  bekamızı hedef alan saldırılar karşısında verdiğimiz her mücadelede samimiydik.  Biz 83 milyon vatandaşımızın her birinin özgürlüğünü genişletmek, güvenliğini  temin etmek, refahını artırmak için attığımız her adımda samimiydik. Cumhur  İttifakı'nı kurarken de samimiydik."
 
Erdoğan, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası mücadelesini, nice  sınamaları başarıyla geçerek bugünlere gelen Cumhur İttifakı'nın çatısı altında  yürüttüklerini vurgulayarak, ülkenin ve milletin menfaatleri söz konusu olduğunda  tüm bireysel ve siyasi farklılıkların üzerine çıkılabileceğinin en güzel örneği  olan Cumhur İttifakı'nın gidişinden de gayet memnun olduklarını söyledi.
 
"Sayın Bahçeli'ye ve tüm MHP camiasına, 15 Temmuz darbe girişimi ve  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başta olmak üzere, ülkenin ve milletin  menfaatine olan her hususta yanımızda bulundukları için bir kez daha şükranlarımı  sunuyorum." diyen Erdoğan, hep birlikte daha yapacak çok işleri, hayata geçirecek  çok politikaları olduğunu dile getirdi.
 
"Yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son günlerde bizimle asla ilgisi olmayan kimi  bireysel açıklamalar ile reform gündemimize yaptığımız vurgular bahane edilerek  yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz. Velev ki geçmişte  birlikte çalışmış olsak bile hiç kimsenin şahsi ifadeleri Cumhurbaşkanı'yla  hükümetimizle partimizle ilişkili hale getirilemez. Bizim ne dediğimiz, nerede  durduğumuz, nereye gittiğimiz bellidir ve istikametimizde en küçük bir değişiklik  yoktur." diye konuştu.
 
Teröre bulaşmış ve terörle el ele, kol kola yürüyenlerin hiçbir zaman  yanında olmadıklarını ve bu kişilerle dirsek temasında bulunmadıklarını  vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Şu anda yargının tasarrufu altında olanlar bizim yüzlerce, binlerce  insanımızın, Yasin Börü'lerimizin ölümüne neden olanlar, Kobani katliamının  failleri hiçbir zaman Tayyip Erdoğan tarafından, dava arkadaşları tarafından asla  ve asla savunulamaz. CHP'nin ve arkasındaki mahfillerin dümen suyuna girenlere,  'Siz gidin heykellerinizle, iç kavgalarınızla, karanlık pazarlıklarınızla  uğraşın, düşün bu ülkenin ve milletin yakasından.' diyoruz. Türkiye'yi dışarıya  şikayet ederek, başka ülkelerin yönetimlerine bize nasıl ve nerelerden  saldıracaklarının akıllarını vererek, dün söylediğini bugün yalayarak siyaset  yaptığını sananların sonu hüsran olacaktır. Gezi eylemlerini organize edenlerin  savunucusu olamayız.
 
Biz 18 yıldır olduğu gibi bugün de yarın da milletimizin  hizmetkarlığını yapmayı en büyük şeref kabul ederek yolumuza devam edeceğiz. Biz  özellikle Gezi olaylarının finansörlüğünü yapan ve bunlarla ilgili olarak da şu  anda içeride olan özellikle bugün, yarın hiçbir zaman bunları savunucusu olmadık,  bundan  sonra da olmayız. Bunca yıldır iktidar gücünü kullanan bir parti olarak  elbette eksiklerimiz olmuştur, hatta belki hatalarımız da olmuştur. Ama  samimiyetimizi, hizmetlerimizi, vizyonumuzu kimse sorgulayamaz, aksini iddia  edemez. İstikamet doğru olunca eksikleri tamamlamak mümkün hale geliyor. Bugün de  tüm samimiyetimizle çareyi yine milletimizde arıyoruz. Bunun dışındaki her türlü  fitne ve fesat girişimlerini reddediyor, sizlerden de dikkatli olmanızı  istiyorum."
 
 "Gezi olaylarının finansörü olanlarla hiçbir zaman bir arada  olamayız"
 
Erdoğan, "Terör örgütleriyle el ele, kol kola, omuz omuza, Ankara'dan  İstanbul'a yürüyenlerle biz birlikte olamayız. Gezi olaylarının finansörü  olanlarla, Kavala'larla, onlarla hiçbir zaman bir arada olamayız. Kobani'yi  unutamayız. Biz Diyarbakır'da Kürt kardeşlerimizi öldürenlerin savunuculuğunu  yapamayız. Hukuka sarılarak onların savunmasını yapmaya girenler kusura  bakmasınlar artık şunu bilmeleri lazım ki AK Parti hiçbir zaman bunları  savunmamıştır, savunmaz. Ama AK Parti Diyarbakır'da öldürülen Yasin Börü  kardeşlerimizin yanındadır, yanında olmaya devam edecektir." şeklinde konuştu.
 
Milletin binlerce yıldır doğu ile bağını güçlü tutarak hep batıya  yöneldiğini dile getiren Erdoğan, asırlar boyunca farklı medeniyetler ve  kültürler arasındaki ilişkinin vasıtası, hakkın ve hakkaniyetin temsilcisi olarak  geniş bir coğrafyaya mühür vurulduğunu söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileri için Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü,  Abaza diye bir ayrım olmadığını dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Biriz, beraberiz, iriyiz, kardeşiz ve hep birlikte Türkiye'yiz. Daha  öncesini bir kenara bıraksak bile sadece Osmanlı'nın Avrupa'da 600 yıllık geçmişi  vardır. Bugün de kendimizi Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.  Daima NATO başta olmak üzere batı ittifaklarının en güçlü üyesi olduk. Bizi başka  arayışlara mecbur bırakmadıkları sürece savunmadan ticarete kadar tercihimizi hep  batıdan yana kullandık. Ama bu ülkemize ve milletimize yönelik açık saldırılara,  farklı kılıflar altında dayatılan haksızlıklara, çifte standartlara boyun  eğeceğimiz anlamına da gelmiyor. Her şeye rağmen hiçbir ülkeyle, kurumla siyaset  yoluyla, diyalog, müzakere yoluyla çözülemeyecek sorunumuzun olmadığına  inanıyoruz. Bunun için Avrupa Birliği'ne tam üyelikten mülteciler meselesine  kadar ülkemize verdiğiniz sözleri tutun, birlikte daha yakın, daha verimli bir iş  birliği tesis edelim çağrısında bulunuyoruz.
 
Aynı temenniyi müttefikimiz Amerika ile olan ilişkilerimiz için de  ifade ediyoruz. Türkiye'nin sınırlarının güvenliği ve savunma ihtiyaçları  konusundaki hassasiyetine saygı gösteren bir Amerika ile bölgesel ve küresel  düzeyde yapabilecek çok işimiz olduğunu düşünüyoruz. Kadim tarihi ilişkilere  sahip olduğumuz Türk Cumhuriyetleri, Rusya, Körfez ülkeleri başta olmak üzere tüm  Asya ve Afrika coğrafyasıyla önümüzde çok büyük iş birliği potansiyeli olduğunu  da biliyoruz. Böylesine geniş bir vizyona sahip Türkiye'yi kendilerinin dahi  uymadığı kuralları bahane ederek, köşeye sıkıştırmaya çalışanlardan artık bu  yöntemlerden vazgeçmelerini istiyoruz. Bizim hiçbir ülkenin hakkıyla, hukukuyla,  hele hele siyasi ve toprak bütünlüğüyle asla sorunumuz yoktur. Tam tersine biz  müdahil olduğumuz her yerde bu ilkeler çerçevesinde hareket ediyoruz."
 
"Herkes için adalet istemek suçsa, evet suçluyuz"
 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin karşısına dikilenlerin ise ya terör  örgütlerinin ya darbecilerin ya da zalim rejimlerin yanında saf tuttuğunu  gördüklerini söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
 
"Geçmişleri, sömürge ve zulüm utançları ile dolu olanların bugün aynı  düzeni başka görünümler altında sürdürme gayretlerini yüzlerine vurmak bir suçsa,  evet suçluyuz.  Mazlumların ve mağdurların yanında yer almak, onların sesini  dünyaya duyurmak, imkan bulunduğunda da haklarını bilfiil sahada korumak bir  suçsa, suçluyuz.
 
Herkes için adalet, herkes için özgürlük, herkes için aydınlık bir  gelecek istemek suçsa, evet suçluyuz. Ama bizim için bu şekilde davranmak,  medeniyetimizin ve tarihimizin üzerimize yüklediği bir sorumluluktur. Bu  sorumluluktan kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, kaçmadık ve  kaçmayacağız. Genel başkanından mahalle temsilcisine kadar tüm AK Parti  mensupları, işte böyle büyük ve tarihi bir vebalin altındadır."
 
"Üye sayısı 11 milyon 200 bini aşarak tarihin en yüksek rakamına  ulaştı"
 
Milletin, geçtiğimiz 18 yılda olduğu gibi 2023'e giden yolda ve daha  sonrasında umudunun yine AK Parti'de olduğunu her fırsatta gösterdiğini dile  getiren Erdoğan, gönül seferberliği ile başlattıkları üye kampanyasına olan  ilginin, milletin de aynı hissiyata sahip olduğunu gösterdiğini belirtti.
 
Üye sayısının 11 milyon 200 bini aşarak tarihin en yüksek rakamına  ulaştığını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Her yıl 1 milyon yeni üye hedefi ile milletimizle olan gönül bağımızı  sürekli daha ileriye taşımayı hedefliyoruz. Kongrelerimizi, özellikle bu yeni  dönemde işaret taşları olarak görüyoruz. Hem ahde vefayı en üst seviyede tutarak  hem yeni isimlerle, yeni heyecanlarla, yeni enerjilerle teşkilatlarımızı  güçlendirerek 2023'e hazırlanıyoruz. İnşallah evlatlarımıza miras olarak 2053  vizyonlarını hayata geçirecekleri büyük ve güçlü Türkiye'yi bırakacağız. Bunu  yapacak olan sizlersiniz.
 
Ben şimdi salona bakıyorum, salonda çok heyecan görmüyorum. Eskiden  Gümüşhane'nin, Burdur'un salonları sürekli olarak alkışlarla inlerdi. Isparta  aynı şekilde inlerdi. Dolayısıyla bunu her an görmek, yaşamak arzusu içindeyiz.  Aynı şekilde Sinoplu, Kastamonulu kardeşlerimi aynı heyecan içinde görmek  istiyorum. Bu vesileyle kuruluşundan bugüne teşkilatlarımızda görev almış tüm  kardeşlerime, şükranlarımı sunuyorum. Yol arkadaşlarımızdan dar-ı bekaya irtihal  edenlere Allah'tan rahmet diliyorum. İlçe kongrelerimizde görev alan, bugün de il  kongrelerimizde görev alacak olan kardeşlerime Rabbimden başarılar temenni  ediyorum. AK Parti teşkilatları olarak, hükümet olarak, meclis grubu olarak daha  çok çalışmamız daha çok gayret göstermemiz gereken bir döneme girdik. Sizler de  illerdeki temsilcilerimiz olarak bu yeni sürecin lokomotifliğini üstleneceksiniz.  Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık eylesin diyorum."
 
Erdoğan, Burdur, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu ve Sinop il  kongrelerinde görev üstlenecek partililere başarılar dileyerek sözlerini  tamamladı.