Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeyi verdi! Yüzde 33 arttı...

AA |  02 Mayıs 2019 Perşembe - 12:30 | Son Güncelleme : 02 05 2019 - 15:45

TOBB'un 75. Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hububat alım fiyatlarını açıkladı. Erdoğan,"Arpa alım fiyatı yüzde 33 artışla ton başına 1100 lira olarak, sert ekmeklik buğdayın fiyatı yüzde 29 artışla ton başına bin 350 lira olarak belirlenmiştir" dedi.

'Bazıları Türkiye ittifakı ifademizden fitne çıkarma gayretinde'diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hiçbir zaman kucaklaşmadan kaçmadık. Onun için Türkiye İttifakı dedik, Cumhur İttifakı dedik. Terör örgütüyle ele olanlar bizimle ittifak halinde olamazlar" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen TOBB 75. Genel Kurulu'nda konuştu. Erdoğan, "Bazı sirk  cambazları döviz rezervine yönelik gayri samimi açıklamalarla bir psikolojik  olumsuz hava oluşturmanın gayreti içindedir." dedi. 
 
TOBB'un 75. Genel Kurulu'nun ülke ve iş dünyası için hayırlara vesile  olmasını dileyen Erdoğan, burasının yönetimin, ticaretin, ihracatın, istihdamın, Türkiye ekonomisinin tamamının temsil edildiği bir çatı olduğunu belirtti.
 
Ahiliğin ve lonca teşkilatının bugünkü mirasçısı olan TOBB'un en  başından beri hep birlikte çalıştıkları, yol yürüdükleri bir kuruluş olduğunu  aktaran Erdoğan, ekonomi başta olmak üzere ülkenin geleceğine ilişkin hemen her  konuda iş dünyasıyla istişareye özel önem verdiklerini söyledi.
 
Aldıkları tüm kararların ortak aklın, ortak ihtiyaçların ve ortak  vicdanın ürünü olması için gayret gösterdiklerini dile getiren Erdoğan, Ankara ve  tüm şehirlerde iş dünyasının bu en büyük çatısının genel kurullarına, ekonomi  şuralarına, ödül törenlerine ve diğer pek çok etkinliğine katılarak yol  arkadaşlığını güçlendirdiklerini ifade etti.
 
Her vesileyle ülkenin ve şehirlerin sorunlarını, taleplerini,  beklentilerini konuştuklarını, tartıştıklarını ve birlikte çözüm yolları  geliştirdiklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Ülkemizin 81 şehrinde faaliyet gösteren 365 oda ve borsamız büyük ve  güçlü Türkiye davamızın ete kemiğe büründürülmesinde lokomotif görevi ifa etti.  Oda ve borsalarımız kendilerini çağın yeniliklerine uydurarak, dijitalleşmeyi  hızlandırarak hem verdikleri hizmetlerin kalitesini yükselttiler hem de daha  derinlemesine analizler yapma imkanına kavuştular. Biraz sonra en iyi hizmet  veren oda ve borsa temsilcilerine ödülleri takdim edilecek. Türkiye'yi 2023  hedeflerine inşallah yine birlikte ulaştıracağız. İş dünyamız kendini geleceğe ne  kadar hızlı hazırlarsa biz de o hedeflerimize o derece çabuk varırız. TOBB çatısı  altında bir araya gelen 1,5 milyon girişimcimiz, temsilcisi oldukları yatırım,  ihracat, istihdam dinamikleriyle geleceğimizin de güvencesidir. Sizlerin azmi,  çalışkanlığı, dirayeti ve kabiliyetiyle önümüze çıkartılan engelleri birer birer  aşarak hedeflerimize doğru yürümeye devam ediyoruz. Sizler ürettiğiniz, istihdamı  artırdığınız, ihracatı yükselttiğiniz, yatırımlarınıza devam ettiğiniz,  yeniliklere açık olduğunuz sürece Allah'ın izniyle bu ülkenin ve milletin önünde  kimse duramaz. Türk malı ifadesi artık dünyanın dört bir yanında kalitenin  sembolü haline gelmişse bu başarının altında sizlerin imzası var."
 
"Girişimcilerimizin çok büyük emeği ve katkısı var"
 
Bugün Türkiye'nin itibarı iftihar verici bir seviyeye ulaşmışsa bunda  adeta bir alperen ruhuyla dünyada ayak basmadık yer bırakmayan girişimcilerin çok  büyük emeği ve katkısı bulunduğunun altını çizen Erdoğan, "Bir kez daha  Türkiye'nin büyümesi, güçlenmesi, gelişmesi, kalkınması, zenginleşmesi  mücadelemize katkı veren her bir kardeşime teşekkür ediyorum." dedi.
 
Geride kalan 17 yıldaki istikrar ve güven ikliminde gerçekleştirilen  bu başarıların gelecek dönemde çok daha büyük başarılara imza atılabileceğinin  işareti olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Türkiye'yi 2003'ten 2018'e kadar yılda ortalama yüzde 5,6 büyütme  başarısını birlikte gösterdik. Ülkemize 210 milyar dolarlık uluslararası yatırım  getirme başarısına birlikte imza attık. Her ne kadar döviz kurundaki dalgalanma  sebebiyle dolar bazında geçen yıl biraz gerilemiş de olsa milli gelirimizi 3  kattan fazla artırmayı birlikte başardık. İhracatımızı 36 milyar dolardan 169  milyar doların üzerine beraberce çıkardık. Turizmde 12,8 milyon turist sayısından  46 milyon turist sayısına birlikte ulaştık. Birileri borçlanma rakamları  üzerinden fırtına koparmaya çalışıyor, bunun farkındayız. Maruz kaldığımız bunca  saldırıya rağmen kamu borç stokumuzun milli gelirimize oranı yüzde 13,7  düzeyindedir. Göreve geldiğimizde bu oran yüzde 60'ın üzerindeydi. Ülkemizi  IMF'ye 23,5 milyar dolar borçtan devralarak Mayıs 2013'te IMF'ye olan borcu  herhalde sıfırlamayı bir kenara koymak mümkün değil, biz sıfırladık. Aynı şekilde  Merkez Bankamızın döviz rezervi o zamanlar 27,5 milyar dolarken hamdolsun, şu  anda onunla mukayese edilemeyecek konuma geldi ama bazı sirk cambazları bu  konuyla ilgili bile döviz rezervine yönelik bakıyorsunuz gayri samimi açıklamalar  yapmak suretiyle bir psikolojik olumsuz hava yaratmanın gayreti içinde.  Türkiye'yi kur, faiz, enflasyon sarmalına hapsetmek isteyenlere karşı bu zaferi  beraber kazanacağız."
 
Erdoğan, ekonomide özellikle 2015'e kadar elde edilen büyük  başarıların gerisinde hep birlikte aynı hedeflere yönelmek olduğunu ifade ederek,  şunları söyledi:
 
"Son dönemde ardı ardına ülkemize ve milletimize kurulan tuzakların  sebebi ülkemize siyasi olduğu kadar ekonomik olarak da diz çöktürmektir. Değerli  arkadaşlar, seçimin birkaç ay öncesinde Allah aşkına geçmişte de olduğu gibi  patates, soğan meselesini neyle izah edeceğiz? Bunların hepsi bir siyasi müdahale  anlayışı değil midir? Ondan sonra bütün bu patatesin, soğanların, bunların  hepsinin nasıl çürütüldüğünü, o depolardan, ambarlardan nasıl çıkarılıp  çöplüklere götürüldüğünü herhalde hep birlikte gördük. Bunlarla ne adına, nereye,  ne mesajlar verilmek istendiğini de hep birlikte milli bir mesele olarak  görmeliyiz. Bir kez daha tekrarlıyorum, son yıllarda maruz kaldığımız tüm  saldırılar, şahsımızı değil doğrudan doğruya Türkiye'yi, 82 milyonun tamamını can  evinden vurmayı amaçlamaktadır. Ülke ve millet olarak teslim olmayı  reddettiğimiz, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmakta kararlı olduğumuz  için bize bedel ödetmeye çalışıyorlar."
 
 
Bir zamanlar toplu iğne bile üretemeyen bir ülkenin kendi bölgesinde  ve dünyada söz sahibi haline gelmeye başlamasının birilerini rahatsız ettiğinin  çok açık olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Ne yaparlarsa yapsınlar, biz bu yoldan  geri dönmeyeceğiz. Şunu unutmayın, kaderin üstünde bir kader olduğunun bilinciyle  tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülkümüze sıkı sıkıya sarılacağız.  Merhum Aliya İzzet Begoviç'in 'Savaş ölünce değil, düşmana benzeyince  kaybedilir.' sözünü asla aklımızdan çıkarmadan inancımıza, tarihimize ve  kültürümüze sıkı sıkıya sahip çıkarak mücadeleyi sürdüreceğiz. Türkiye ittifakı  diyerek 82 milyon vatandaşımızı işte bu ortak payda altında bir araya gelmesi  idealini hayata geçirmeye çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
Son zamanlarda "kucaklaşma zamanı" ifadesinin moda olduğunu belirten  Erdoğan, "TOBB, bu çatının altında kucaklaşmıyorsa, bunun hesabını herhalde ben  verecek değilim. Biz hiçbir zaman kucaklaşmadan kaçmadık. İşte onun için 'Türkiye  ittifakı' dedik, onun için Cumhur İttifakı dedik. Bazıları hemen söyleme  amacımızın ne olduğu gayet açık olan Türkiye ittifakı ifademizi, Cumhur  İttifakı'nın alternatifi gibi göstererek fitne çıkarma peşine düştü. Halbuki  Cumhur İttifakı milletimizin tamamını aynı idealler etrafında buluşturma  çabamızın lokomotifidir, sürükleyici gücüdür." diye konuştu.
 
Cumhur İttifakı'nı 15 Temmuz gecesi kurşunların, bombaların altında  kurduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"O zaman bu ittifaktan kaçanlar 7 Ağustos'ta zorla Yenikapı'ya gelip  Yenikapı ruhunu güya kabul ettiğini söyleyenler, ondan sonra Yenikapı ruhunu  reddederek ortadan kaçmışlar, terör örgütleriyle omuz omuza kol kola seçimlere  girmişlerdir. Herhalde bunu da görmemiz lazım. Dağdan talimatlar geldiğinde...  Dağdan gelen talimatlar neydi? 'Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de, Antalya'da  seçime girmeyeceksiniz.' Sen parti değil misin? Niye girmedin seçime? Kiminle  ittifak halinde oldun? Nasıl omuz omuza oldun? Kusura bakmayın terör örgütüyle el  ele olanlar bizimle ittifak halinde olamazlar. Benim 4 evladımın, 4 Mehmet'imin  Berat Gecesi'nde şehit edildiği bir olayda kusura bakmasınlar bizler buralara el  bebek gül bebek gidemeyiz. Biz nereye nasıl gidileceğini çok iyi biliriz."
 
"Hiçbir zaman tahrik unsuru olmadıklarını ve olmayacaklarını" belirten  Erdoğan, "Ülkemizin son dönemde yaşadığı kritik süreçte milletimizin hep  yanımızda yer alıyor olması, bizim en büyük güven ve güç kaynağımızdır. İş  dünyamız da bu büyük imtihandan alnının akıyla çıkmayı başarmıştır." diye  konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada iş gücünün en hızlı arttığı ülkelerden  biri olarak istihdamı yükseltmeye zaten sürekli ihtiyaç olduğunu, bu durumun  kritik dönemlerde daha önemli hale geldiğine işaret etti.
 
TOBB ile 2011'de bir istihdam seferberliği başlattıklarını ve 1,5  milyon hedefine ulaştıklarını hatırlatan Erdoğan, "15 Temmuz darbe girişiminin  hemen ardından bu ihanetin ekonomik ayağını çökertmek için başlattığımız ve 1,5  milyon rakamına yaklaştığımız istihdam seferberliği de birlikte başardığımız en  önemli işlerden biridir. Şimdi geçtiğimiz ağustos ayından bu yana maruz  kaldığımız ekonomik saldırılara hep birlikte çok daha güçlü bir cevap verme  zamanıdır. Son dönemde bir miktar irtifa kaybı olduğu için bu defa çıtayı daha da  yukarıya taşıdık." ifadelerini kullandı.
 
"Ülkeniz bugün sizlerden böyle bir fedakarlık bekliyor"
 
Daha önce yine bir istihdam seferberliği için TOBB çatısı altında,  bakanlarla bir araya geldiklerini ve Türkiye'deki oda ve borsalara çağrıda  bulunduklarını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Neydi bu? Yaklaşık 1,5 milyon üyesi bulunan TOBB'un her bir üyesi  kalksa 1-2 istihdam sağlasa bu sayı 3 milyona varır. O gün biz bu sözleri aldık.  Şimdi bu yıl sonuna kadar biz bu istihdamı bekliyoruz. Diyorum ki o zaman kalkıp  bazı bu milleti çok sevdiğini iddia edenler ne dediler? 'TOBB iktidarın yan  bahçesi midir veya arka bahçesi midir veya şusu mudur, busu mudur' TOBB'un böyle  milli bir meselede, istihdam meselesinde hükümetle dayanışma içinde olmasından  daha doğal ne olabilir? Biz bu çağrımızı yaptık."
 
Söz konusu çağrıyı yalnızca TOBB'a değil, diğer STK'lara da gelecek  haftalarda yapacakları toplantılarda aynen yönelteceklerini bildiren Erdoğan,  şunları söyledi:
 
"2,5 milyonluk ilave istihdam için 'Burası Türkiye, burada iş var'  sloganıyla yola çıktık. Öncü veriler, bu yılın ilk çeyreğinde istihdamda 100 bin  kişilik bir artışa işaret ediyor. Bu yeniden yükselişe geçtiğimizi göstermesi  bakımından önemli bir rakamdır ama yeterli değil. Yaz sezonunun da açılmasını  fırsat bilerek gaza basmalı ve hedefimize doğru süratle yol almalıyız. İstihdam  seferberliğine gerekiyorsa şartlarını zorlama pahasına destek vermek burada  bulunan her bir iş insanımızın ülkesine, milletine ve şehrine olan vefasının  gereği diye inanıyorum. Sahip bulunduğunuz her şeyi borçlu olduğunuz ülkeniz  bugün sizlerden böyle bir fedakarlık bekliyor."
 
"Yapamayacaksan böyle bir ihaleye niye girdin?"
 
Bazı müteahhitlerle ilgili bir konuya değinen Erdoğan, "Bir diğer konu  şu anda öyle müteahhitlerimiz de var ki eğer burada olanlar varsa kusura  bakmasınlar aldıkları işi 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl geri bırakmak suretiyle adeta o  yatırımlar bir laşe haline dönmüştür. Bunlara gerekli uyarılar yapıldığı halde  biz kalkıp da onların hesaplarına herhangi bir blokaj veya bloke uygulamadık,  böyle bir şey yok ama yatırım orada duruyor. Eğer bunu yapamayacaksan böyle bir  ihaleye niye girdin? Böyle bir işi niye aldın? Biz çoğu zaman bakanlarımızla,  şahsım da başta olmak üzere bu insanların peşine düştük." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Diğer yandan limanlarımıza ve limanlarımız dahil olmak üzere bütün bu  yüklerin taşınması konusunda şu 17 yıl içinde yapılan alt yapı yatırımlarını  görmezlikten gelebilir miyiz? Benim ülkemin en doğusundan, en kuzeyinden bütün  limanlara varıncaya kadar her türlü taşımacılığı yapmaya şu anda bizim altyapımız  müsait değil mi? Bunu bir kenara koyalım, raylı sistemde yine aynı şekilde birçok  yatırımlarla bu işler aşılmadı mı? Havacılıkta yine aynı şekilde kargo uçuşlarla  bunları sadece ülke içi değil ülke dışına taşımada yine bu fırsatları bu ülkenin  yönetimleri 17 yıldır sağlamadı mı?"
 
Turizmde bu yıl 46 milyon rakamına ulaşılacağını belirten Erdoğan,  "Turizmde biz talepler geldiğinde bunların hepsine gereken desteği verdik. Kültür  ve Turizm Bakanımız burada. Aynı şekilde OSB'lerde her türlü desteği verdik,  veriyoruz. Gerek yerli gerekse küresel sermaye. Daha geçen hafta bakanım geldi,  önüme bir proje koydu. Konuştuk, ettik. Dedi ki 'Memnuniyetle burada bu adımı  atabiliriz.' Şehir hastaneleriyle sağlıkta en önemli adımları attık, atıyoruz.  Yerli yabancı kim olursa olsun hepsine bu kapıları açtık, açmaya devam ediyoruz."  değerlendirmelerinde bulundu.
 
Yerli ve yabancı yatırımlara ilişkin TOBB ve TÜSİAD mensuplarıyla  görüştüğünü aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Onlara da söyledim. Kim gelirse  veya kimleri getirirseniz başımız  gözümüz üstünde yeriniz vardır, yeter ki getirin, yeter ki ülkemizde yatırım  yapsınlar. Bunların önünü kesmek diye bir şey bizim hükümetimizde, kabinemizde  olamaz. Biz her zaman TOBB olsun diğer STK'larımız olsun bu tür yatırımlar,  girişimlerde hiçbir zaman ön kesmedik tam aksine destek verdik. Eğer böyle  olmasaydı biz ihracatımızı 36 milyar dolardan 169 milyar dolara çıkartamazdık.  Bunun yanında yine aynı şekilde dünyanın bizi özellikle kur, enflasyon, faiz  sarmalında tehdide aldığı bir dönemde ki benim faiz konusundaki hassasiyetimi  zaten sizler de biliyorsunuz. Bundan (enflasyon) kurtulmak, bunu minimize etmek  ki bir ara bunu biz 4,6'ya kadar düşürdük ve o dönemde enflasyon 6-7  civarındaydı. Buralara kadar düştü, tek haneli rakamda. Ondan sonra işte Gezi  olayları patlak verdi. Gezi olaylarının faillerinin de kimler olduğunu  biliyorsunuz. Bunlar niye yapıldı? Bunlar Türkiye'ye diz çökertmek için atılan  adımlardı. Şimdi benzer adımları atmak istediler başarılı olamadılar,  olamayacaklar. Biz bu yolumuzda gayretle, inanarak devam edeceğiz."
 
Erdoğan, "Hükümet ve iş dünyası olarak milletimizle birlikte  geçtiğimiz 17 yılda yazdığımız büyük başarıyı ve bu başarı hikayesini devam  ettirmek hepimizin elindedir. Bu ülkenin yeniden popülist siyasetçiler, hesapsız,  kitapsız hareket eden yöneticiler, kifayetsiz muhterisler elinde istikrarsızlık  batağına saplanmasına göz yumamayız." çağrısında bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, terör döneminde  yaşananlara dikkati çekti. Terörün artık eskisi gibi bu bölgelerde esmediğini  vurgulayan Erdoğan, "Sadece bu ay içerisinde 170'i aşkın teröristi etkisiz hale  getirdik. Yine yapılan operasyonlar çerçevesinde İzmir'de 12 YPG'liyi bu gece  yakalamak suretiyle gözaltına almış bulunuyoruz. Güvenlik noktasında bunu  başarmadan tabii ki ekonomide de başarıyı yakalamak mümkün değil." diye konuştu.
 
İstikrar ve güvene verdiği önemi dile getiren Erdoğan, istikrar ve  güven olmadan ekonomik istikrarı yakalamanın mümkün olmayacağını belirtti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artık eski halin  olmadığını, artık bir huzur ikliminin estiğini söyleyerek, "Bu huzur iklimini  daimi kılacak olan şey, buradaki yatırımcılarıma da söylüyorum, sizlerin oralarda  yapacağınız yatırımlarla istihdam sıçrama yapacaktır." dedi.
 
Bu konuyu dün TÜSİAD'ın yöneticilerine de söylediğini anlatan Erdoğan,  şöyle devam etti:
 
"Tek vaatleri ülkemizi eskiye döndürmek olanların ne milletimize ne de  sizlere verebileceği hiçbir şey yoktur. Biz ülkemizi eskiye döndürmeyi değil,  2023 hedeflerine ulaştırmayı planlıyoruz. Önümüze kurulan tuzakların, ayağımıza  takılan çelmelerin tek amacının bizi bu hedeften vazgeçirmek, kazanımlarımızdan  mahrum etmek olduğunu biliyoruz. Biz milletimizin talep ve beklentileri  karşısında ne kadar hürmetkar ve esneksek, ona yönelen saldırılar karşısında da o  derece kararlı ve keskin duruş sahibiyiz."
 
 
"Şikayetleri ve beklentileri yakından takip ediyorum"
 
Türkiye'nin önünde, ülkelerin ancak 100 yılda bir elde edebilecekleri  siyasi, jeostratejik ve ekonomik fırsatlar bulunduğunu çok iyi bildiklerini ifade  eden Erdoğan, "Şayet bunları doğru şekilde değerlendiremezsek hem ecdadımıza hem  evlatlarımıza mahcup oluruz. Gece gündüz verdiğimiz mücadelenin asıl sebebi de  işte budur." dedi.
 
Bu büyük vizyonların peşinden giderken günlük ihtiyaçları da asla  ihmal etmediklerini ifade eden Erdoğan, milletin her bir ferdiyle birlikte iş  dünyasının yaşadığı sıkıntılara da yakından vakıf olduklarını söyledi. Erdoğan,  sokakla, pazarla, marketle, mutfakla ilişkisini hiçbir zaman kesmemiş bir  siyasetçi olarak şikayetleri ve beklentileri yakından takip ettiğini belirtti.  Öncelikli hususlardan başlayarak sorunların çözümü için gereken önlemleri birer  birer hayata geçirdiklerini dile getiren Erdoğan şunları söyledi:
 
"24 Haziran seçimlerinden bu yana KOBİ'lerimiz için pek çok destek  programı uyguladık. Bu çerçevede kimi programların sürelerini uzattık,  kimilerinin kapsamını genişlettik, kimi alanlarda da yeni programlar başlattık.  Finansman konusundaki sıkıntıları aşmak için hem kamu hem özel bankaları harekete  geçirdik. Vergi indirimleriyle beyaz eşya, mobilya, otomotiv ve konut  sektörlerine ilave destekler sağlamadık mı? Zorunlu arabuluculukla ticari  anlaşmazlıkların hızlı ve etkin şekilde çözülmesini sağlayacak yeni bir yol  açtık. Cari açığın milli gelirimize oranını düşürerek döviz ihtiyacımızı  azalttık. Asgari ücreti enflasyon oranının çok üzerinde artırarak milletimizi  ekonomik dalgalanmalara karşı korumaya çalıştık. Milletimizin sebze ve meyve  fiyatlarının aşırı yükselişiyle ilgili şikayetlerine kulak vererek, kısa vadeli  bir çözüm olarak tanzim satış formülünü geliştirdik. Bu konuyla ilgili daha köklü  çözüm hazırlıklarımız da sürüyor. İstanbul Havalimanı'nın açılışı dahi tek başına  uluslararası yatırımcılar ve ülkemiz iş adamları için yepyeni imkanların devreye  girmesi anlamına geliyor. Bunların dışında da sizlerin talebiyle atılan pek çok  adım var. Asli işimizin işte bunlar olduğunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadan  çalışmaya devam edeceğiz."
 
"Tüm göstergeler yeniden yükseliş trendine girildiğine işaret ediyor"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sorunların çözülmediğini, özellikle kur,  faiz ve enflasyonu mutlaka hedeflere uygun seviyelere indirmekte kararlı  olduklarını ifade etti.
 
Seçim döneminin geride kaldığını ve tüm vakit ve enerjileriyle yeniden  icraata yoğunlaştıklarını söyleyen Erdoğan, "Esasen tüm göstergeler yeniden  yükseliş trendine girildiğine işaret ediyor. Yaptırım tehditleri, Türkiye ile  ontolojik sorunu olan çevrelerin boş durmayacağını da açıkça gösteriyor. Ama  artık biz de onların numaralarını çözdük, nasıl tedbir alacağımızı öğrendik.  Şifreler çözülmüştür. Bundan sonra artık öyle çok can yakıcı dalgalanmaların  ortaya çıkması kolay kolay mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu.
 
Tarihi reformların, güçlü siyasi iradeler ve bununla birlikte büyük  riskleri göze almayı gerektirdiğini de bildiklerini belirten Erdoğan, "Biz işte  bu iradeye sahibiz. Bu riskleri de üstlenmeye hazırız. Önümüzdeki dört yılı bu  doğrultuda en verimli şekilde kullanacağız." diye konuştu.
 
"Yatırımcıya engel çıkartan karşısında bizzat şahsımı bulur"
 
Erdoğan, orta ve uzun vadeli programların hazırlıklarını büyük ölçüde  tamamladıklarını dile getirerek şunları kaydetti:
 
"Sizlerden ülkemizde, girişimcilerimizin, iş dünyamızın yanında bir  cumhurbaşkanına ve yönetime sahip olduğunuz gerçeğini asla unutmamanızı rica  ediyorum.  Bu ülkede ister uluslararası ister milli olsun herhangi bir  yatırımcının önüne engel çıkartan karşısında bizzat şahsımı bulur. Türkiye,  serbest piyasa ekonomisi ilkeleri çerçevesinde gelişecek ve büyüyecektir.  Tekelleşmeye çalışanın, üreticinin ve tüketicinin sömürülmesine elbette rıza  göstermeyeceğiz. Ama her adımımızı da serbest piyasa kuralları içerisinde  atacağız. Türkiye'nin zenginliğinin, özel sektörün güçlenmesinden geçtiği  konusunda en küçük bir şüpheye sahip değiliz. Bunun için yapısal reformlara  odaklanacak ve felaket tellallarının heveslerini kursaklarında bırakmayı  sürdüreceğiz."
 
Savunma sanayisinde, "Türkiye'nin otomobili" gibi stratejik projelerde  finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesinde, nitelikli insan kaynağı  yetiştirilmesinde ve diğer tüm alanlarda hep birlikte hareket etmeye devam  edeceklerini anlatan Erdoğan, G-20'den İslam İşbirliği Teşkilatına kadar tüm  uluslararası platformlarda Türkiye'yi güçlendirmek için beraberce daha çok  çalışacaklarını vurguladı.
 
Erdoğan, "Ülkemize inanır, milletimize güvenirsek hep birlikte  kazanırız. Biz sizlere inanıyoruz, sizlere güveniyoruz. Sizlerden ülkenize karşı  aynı hissiyatla hareket etmenizi özellikle bekliyoruz." ifadesini kullandı.
 
 
Hububat alım fiyatlarını açıkladı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında tarım sektörüne müjde verdi. Gıda  güvenliğinin önemine dikkati çeken Erdoğan, "Öyle dönemler olur ki ne kadar çok  paranız, diğer alanlarda ne kadar çok üretiminiz olursa olsun insanlarınızı  doyuracak gıdanız yoksa hiçbirisi işe yaramaz. Gerçek bağımsızlığın yolu gıda  güvenliğinden geçiyor." dedi.
 
Tarım sektörüne ayrı bir önem verdiklerinin altını çizen Erdoğan,  "Yaptığımız barajlarla, sulama tesisleriyle, tohum ve gübre konusunda attığımız  adımlarla, uyguladığımız destek politikalarıyla gıda güvenliğimizi sağlamaya  çalıştık. Böylece ülkemizi tarımsal hasıla bakımından Avrupa'da ilk sıraya,  dünyada ise 7'nci sıraya taşıdık. Tarımla uğraşanların toprağına ve üretime sahip  çıkması için gereken tedbirleri almaya devam edeceğiz." diye konuştu.
 
Mevsim itibarıyla çiftçinin toprağını sürdüğünü, alın terini  akıttığını ve hasat dönemi için hazırlanmaya başladığını anlatan Erdoğan, yağış  bakımından bereketli bir yıl geçirildiğini, mevcut durumun tarımda üretimin en az  geçen yıl seviyesinde olacağını gösterdiğini söyledi.
 
Erdoğan, hububat alım fiyatını hasat dönemi başlamadan açıklayarak  üreticinin emeğine göz diken fırsatçıların önüne geçtiklerini belirterek şunları  kaydetti:
 
"TMO tarafından geçen yıl ton başına 1050 liradan alınan sert ekmeklik  buğdayın fiyatı bu yıl yüzde 29 artışla ton başına 1350 lira olmuştur. Kaliteli  buğday ise yüzde 4 primli olarak alınacak ve böylece ton başına fiyat bin 400  lirayı geçecektir. Arpa alım fiyatı yüzde 33 artışla ton başına 1100 lira olarak  belirlenmiştir. Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı üreticilerimize buğday ve arpa  için yaklaşık 200 lira prim, mazot, gübre desteği ödemesi yapılacaktır. Yeni  hasat döneminin ülkemize ve milletimize hayırlı ve bereketli olmasını  diliyorum."
 
Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Başkanı Rifat  Hisarcıklıoğlu ile TOBB tarafından 8 kategoride düzenlenen proje yarışmasında  birinci olan oda ve borsaların yöneticilerine ödüllerini verdi.
 
 
 
 
 
 
 

ETİKETLER