Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü' mesajı

AA |  17 Haziran 2019 Pazartesi - 16:48 | Son Güncelleme : 17 06 2019 - 16:48

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Denizlerin, okyanusların, yer altı ve üstü su kaynaklarının korunması, çölleşmeyle mücadele ve küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri gibi sorunların çözümü, tüm insanlığın iş birliğiyle mümkün olacaktır." ifadesini kullandı.


"Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü" nedeniyle ATO Congresium'da  düzenlenen etkinlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajı da okundu.
 
Dünyanın küresel ısınma, kuraklık, susuzluk, çölleşme, biyolojik  çeşitliliğin azalması ve bazı canlı türlerinin yok olması gibi ciddi çevre  felaketleriyle mücadele ettiğine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmede  bulundu:
 
"Denizlerin, okyanusların, yer altı ve üstü su kaynaklarının  korunması, çölleşmeyle mücadele ve küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri  gibi sorunların çözümü, tüm insanlığın iş birliğiyle mümkün olacaktır. Türkiye,  ekolojik çeşitlilik ve tabiat varlıkları bakımından oldukça zengin bir ülkedir.  Bu zenginliğin, bu mirasın kıymetini bilmek ve bu mirası gelecek kuşaklarımıza  daha da geliştirerek, zenginleştirerek aktarmak için var gücümüzle çalışacağız.  Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için tüm vatandaşlarımızı duyarlı  olmaya çağırıyorum."
 
"BUGÜNE KADAR 4,5 MİLYAR FİDAN TOPRAKLA BULUŞTURULDU"
 
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de konuşmasında çölleşmenin,  dünyayı tehdit eden ve gün geçtikçe büyüyen, savaşlardan daha tehlikeli ve sinsi  olduğunu söyledi.
 
Birleşmiş Milletler (BM) Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi'nin (UNCCD)  imzalandığı 17 Haziran 1994'ten beri çeyrek asrın geride kaldığını ifade eden  Pakdemirli, bu süreçte ülkelerin bir araya gelerek pek çok çalışma yaptıklarını  ve taraflar konferanslarında kritik kararların altına imza atıldığını kaydetti.
 
Pakdemirli, Türkiye'de her yıl 50'ye yakın ülkeden, 100 civarında  uzmana, çölleşmeyle mücadele konusunda eğitim verildiğini dile getirerek, 2018  sonu itibariyle 800'ün üzerinde yabancı uzmanın bu kapsamda eğitim aldıklarını  bildirdi.
 
Türkiye'nin çölleşmeyle mücadelede sınır tanımadığını belirten  Pakdemirli, bu çerçevede Afrika ülkelerinin tamamına yakınıyla iş birliği  yapıldığını söyledi.
 
Bakan Pakdemirli, Türkiye'nin son 17 yıldaki çalışmalarıyla çölleşme  ve erozyonla mücadelede büyük adımlar attığına dikkati çekerek, "Sayın  Cumhurbaşkanımızın himayelerinde başlatılan Ulusal Ağaçlandırma Seferberliği'yle  bugüne kadar 4,5 milyar fidan toprakla buluşturuldu. Hedefimiz, 2023 yılına kadar  dünya nüfusu kadar yani 7 milyar fidanı toprakla buluşturmak." diye konuştu.
 
"ÖNLEMLERİMİZİ ALMALIYIZ"
 
Çölleşmenin sosyal etkilerine de değinen Pakdemirli, "Çok geç olmadan,  araziler üretkenliğini tamamen kaybedip topraklar insanlar için tamamen  yaşanılmaz bir yer olmadan önlemlerimizi almak zorundayız. Bu önlemleri alırken  de sadece kendi topraklarımızı değil küresel olarak tüm toprakların korunması  gerektiği ilkesi ile bütüncül bir bilinçle hareket etmeliyiz." ifadesini  kullandı.
 
Pakdemirli, Türkiye'de 1970'li yıllarda erozyonla denizlere, göllere  ve barajlara taşınan toprak miktarı yılda 500 milyon ton iken, son yıllarda  yapılan çalışmalarla bu miktarın yılda 154 milyon tona düşürüldüğünü bildirdi.
 
Pakdemirli, hedeflerinin 2023 yılında akarsularla denizlere taşınan  toprak miktarını 130 milyon tona düşürmek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
 
"Son 17 yılda yapılan ağaçlandırma, erozyonla mücadele ve iyi tarım  uygulamalarıyla taşınan toprak miktarı 72 milyon ton azaltıldı. Bu miktar  yaklaşık 30 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alana karşılık geliyor. Bu miktar  yaklaşık 30 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alana karşılık gelmektedir. Bir  başka ifadeyle yaklaşık 300 bin dekarlık bir tarım arazisinin kaybı önlenmiştir.  Türkiye son 17 yılda, 5,2 milyon hektar alanda yapmış olduğu çalışmalara ilave  olarak, arazi tahribatının dengelenmesi hedefleri kapsamında, 2030 yılına kadar  1,5 milyon hektar alanda ağaçlandırma ve erozyonla mücadele, 750 bin hektar mera  ıslahı ve 2 milyon hektar tarım alanını ıslah etmeyi hedefliyor."
 
DİĞER MESAJLAR
 
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürü Ahmet İpek de  toprağın yok edilmesinin başta gıda kıtlığı, açlık, göç, işsizlik, yoksulluk,  savaş ve istikrarsızlık olmak üzere çeşitli sonuçları olduğunu söyledi.
 
Bu durumun dünyada 1 milyardan fazla insanı sosyal, çevresel ve  kültürel açıdan etkilediğini belirten İpek, "Toprakların korunması, tabii  kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve gıda güvenliğinin sağlanması için küresel  ölçekte çölleşme ve erozyonla mücadele edilmesi bir zorunluluktur." dedi.
 
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, video mesajında, dünyada her  yıl 24 milyar ton verimli toprağın kaybedildiğinin altını çizdi. Kurak alanlarda  meydana gelen tahribatın gelişmekte olan ülkelerin gayri safi milli hasılasına  yılda yüzde 8'lik düşüşe yol açtığını ifade eden Guterres, "Bizler bu eğilimleri  acilen tersine çevirmek mecburiyetindeyiz. Toprağı korumak ıslah etmek ve daha  iyi kullanmak suretiyle zorunlu göçü azaltabilir gıda güvenliğini artırabilir ve  ekonomik büyümeyi teşvik edebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
 
UNCCD İcra Direktörü İbrahim Thiaw ise verimli arazilerin yüzde  25'inin kullanılamaz halde geldiğine dikkati çekerek, geleneksel bilgiler  teknolojiyle birleştirilirse 150 milyon hektarın 2030'a kadar yenilenebileceğini,  tarımla uğraşan küçük çaplı işletmeler için 50 milyar dolar kadar ilave gelir  oluşturulabileceğini ve 200 milyon kişiye besin sağlanabileceğini kaydetti.
 
Konuşmaların ardından, etkinlik kapsamında düzenlenen uluslararası  fotoğraf yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi. Bakan Pakdemirli,  yarışmaya katılan fotoğraflardan oluşan serginin açılışını da gerçekleştirdi.
 

ETİKETLER