Corona virüse nasıl yakalanıyoruz

AA |  29 Temmuz 2020 Çarşamba - 15:54 | Son Güncelleme : 29 07 2020 - 15:54

Yeni tip corona virüsün (Kovid-19) bulaşma riski uzun seyahatlerde, insanların bir araya geldiği törenler ve ziyaretlerde, toplu yapılan etkinliklerde artıyor.


Öksürme, aksırma, hapşırma ile havaya saçılan virüs, bulunduğu ortam  veya eşyalara dokunulduktan sonra ağız ve buruna taşınıyor, solunum yolu,  karaciğer, mide, bağırsak, sinir sistemine ulaşıyor ve hastalığa yol açıyor.
 
Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi  İlhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan  kentinde Aralık 2019'da ortaya çıkan ve kısa sürede dünyaya yayılan Kovid-19'un  etki gücünün hala son derece yüksek olduğunu, kısıtlama, karantina gibi  tedbirlerin ardından normalleşme sürecinde de vakaların görüldüğünü vurguladı.
 
Koronavirüslerin (CoV), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu  (MERS-CoV) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS-CoV) gibi daha ciddi  hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesi oldunu  anlatan İlhan, Kovid-19'un da ölümcül seyredebilen bir hastalık olduğunu  anımsattı.
 
Söz konusu virüsün bilim için çok yeni olduğunu ve henüz tam  bilinmediğini hatırlatan İlhan, Kovid-19'un insandan insana damlacık yoluyla  bulaştığını söyledi.
 
İlhan, "Virüs, solunum yolundan öksürme, aksırma, hapşırma ile havaya  saçılan virüslerin bulunduğu ortam veya eşyalara dokunulduktan sonra ağız ve  buruna taşınır. Virüs alındıktan sonra solunum yolu, karaciğer, mide, bağırsak,  sinir sistemine ulaşır ve hastalık yapar." dedi.
 
Virüsün, herkesi farklı etkilediğine dikkati çeken, enfekte kişilerin  çoğunun hafif ila orta düzeyde bulgular geliştirdiğini ve hastaneye kaldırılmadan  iyileştiğini dile getiren İlhan, hastalığın en yaygın belirtilerinin ateş, kuru  öksürük, yorgunluk; daha seyrek olarak boğaz ağrısı, ishal, konjunktivit, baş  ağrısı, tat alma veya koku duyusunun kaybı, ciltte döküntü ya da el veya ayak  parmaklarında renk değişimi ve ciddi bulguların ise solunum güçlüğü veya nefes  darlığı, göğüs ağrısı veya göğüste baskı, konuşma veya hareket kaybı şeklinde  bulgular gösterdiğini anlattı.
 
Bulguların ciddi boyutlara ulaşması halinde, derhal tıbbi yardım  alınması gerektiğini vurgulayan İlhan, hafif belirtiler gösteren ve başka bir  sağlık sorunu olmayan kişilerin, tedavi sürecini evde geçirebildiğini ifade etti.
 
İlhan, "Virüsle enfekte olan kişiler ortalama 5-6 gün içinde  semptomları göstermeye başlar. Bununla birlikte, bu süre 14 günü bulabilir."  dedi.
 
"İller arası seyahatler koronavirüsün bulaşmasına zemin  hazırlamaktadır"
Normalleşme adımları hayata geçirilirken virüsün etki gücünün bittiği  yanılgısıyla hareket edilmemesi gerektiğini, bunun, geri dönüşü olmayan sonuçlara  yol açabileceğini belirten İlhan, bu süreçte yeni vakaların ihmallerden  kaynaklandığının ortaya konulduğuna dikkati çekti.
 
İlhan, "İller arası seyahatler koronavirüsün bulaşmasına zemin  hazırlamaktadır." uyarısında bulunarak mümkün olduğunca toplu bir araya gelinen  uzun seyahatlerden kaçınılması, zorunluluk halinde ise maskenin yol boyunca  çıkarılmaması, ellerin ağız, burun ve göze değmemesine özen gösterilmesi ve  hijyenin sağlanması gerektiğini belirtti.
 
Necmi İlhan, "Koronavirüs mücadelesinde geldiğimiz aşamada yeni  vakaların daha çok düğün, nişan, sünnet, asker uğurlama gibi toplu olarak bir  arada bulunulan yerlerden kaynaklandığı belirlendi. Yapılan filyasyon  çalışmalarında (sahada temaslı arama) aynı törene katılan, hatta aynı soy isme  sahip bireyler daha fazla sayıda karşımıza çıktı." diye konuştu.
 
"Mümkün olduğunca iletişim araçları ile bayramlaşma yapılmalı"
Bu dönemde çok daha dikkatli olunması ve bilim insanlarının yaptığı  uyarıların artık bir davranış biçimine dönüştürülmesi gerektiğini anlatan İlhan,  yakın dönemde en büyük tehdidin Kurban Bayramı'nda yapılabilecek ihmallerden  kaynaklanabileceğini aktardı.
 
Prof. Dr. İlhan, sözlerine şöyle devam etti:
"Hem Kurban Bayramı'nın yaklaşması hem yaz dönemi olması nedeniyle  iller arası seyahatler artacaktır. Tüm bunlar koronavirüsün bulaşmasına zemin  hazırlamaktadır. Bugün Kovid-19 ile ilgili en iyi bilinen konu bulaşma yoludur ve  virüs kalabalık ortamlarda çok hızlı yayılmaktadır. Öyle ki geçtiğimiz hafta  açıklanan günlük koronavirüs tablosunda Anadolu'daki bir ilimizde tek bir düğün  sırasında o günkü Türkiye vakalarının yüzde 10'u saptanmıştır. Hangi ortam olursa  olsun mutlaka fizik mesafe, maske, hijyene dikkat edilmelidir.
 
Önümüz bayram ve herkes gittiği yere Kovid-19 riskini beraberinde  götürdüğünü ve gittiği yerin de risk taşıdığını iyi bilmelidir. Bu nedenle  bayramda mümkün olduğunca iletişim araçları ile bayramlaşma yapılmalı, mümkün  olmayacaksa açık alanda ve fizik mesafe ile bir araya gelinmeli, ziyaretler kısa  tutulmalı, ev içinde oturuluyorsa camlar sürekli açık olmalı, ziyaretler  öncesinde telefon açılarak saat belirlenmeli, bir grup misafir çıktıktan ve  ortamda en az yarım saat havalandırma yapıldıktan sonra ve maske ile misafir  kabul edilmeli ve ortamda herkesin maske takması sağlanmalı."
 
"Plajlarda fiziksel mesafe önemli ve maske takılmalı"
Tatil beldelerinde de ihmallerin de çok risk taşıdığını anımsatan  İlhan, "plajda, denizde ya da havuzda virüs bulaşmaz" algısının yanlış olduğunun  altını çizdi.
 
İlhan, "Görülüyor ki çoğu zaman plaj ve denizde fizik mesafeyi  sağlamak mümkün olmamakta, daha da riskli olarak plajda vatandaşlar maske  takmamaktadır. Oysa bu alanlar  virüs için çok uygun ortam oluşturmaktadır.  Türkiye'de farklı illerden gelen vatandaşlar, hatta gurbetçi vatandaşlarımız ile  risk daha da artmaktadır. Bu nedenle, tatil beldelerinde plajda etraftakilerle  aradaki mesafenin en az 1,5-2 metre olması, deniz ya da havuzda yakın  yüzülmemesi, ortak alanların kullanımında hijyene dikkat edilmesi, ortak duş,  kabin kullanımından kaçınılması önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
 
"Kışlık erzak için hazırlıklar toplu olarak yapılmamalı"
Sonbaharın da yaklaşmasının riski artıracağına değinen Prof. Dr.  İlhan, "Önümüzdeki süreci en az temasla, en az bulaşma geçirmek zorundayız. Zira  ağustos ayı geliyor ve sonbahara, insanların işine, okuluna, büyük şehirlere  dönmesine az zaman kaldı. Bu nedenle ne kadar düşük rakamlar ile sonbahara  girilirse o kadar az zarar ile süreç atlatılacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
 
Eylül ayı ile mevsimsel grip, zatürre gibi bu dönemde en sık görülen  ve ölümcül sonuçlara yol açabilen solunum yolu hastalıklarının da görülme  sıklığının artacağını vurgulayan İlhan, bağışıklık sisteminin güçlü olmasının  önemine işaret etti.
 
Sonbaharla birlikte kışlık yiyecek için de hazırlıkların yapılmaya  başlandığını, bunun için çok sayıda kişinin bir araya gelebildiğini anlatan  İlhan, şöyle konuştu:
"Malum yaz aylarında Anadolu'da kadınlarımız bir araya gelip kış  hazırlığı yapıyor, tarhana, yufka gibi çeşitli erzaklar hazırlıyor. Kurban  Bayramı sonrası etlerin parçalanması ve hazırlanması için de bir araya geliniyor.  Kışlık erzak için hazırlıklar toplu olarak yapılmamalı, herkes kendi evinde  yapmaya çalışmalı, birliktelikten olabildiğince kaçınılmalı. Eğer yapılacaksa  bile maske takılmalı ve fiziksel mesafe korunarak çalışılmalı."
 
"Taziyeler, mümkünse iletişim araçları ile verilmeli"
Türk gelenek ve göreneklerinde acı tatlı günde bir araya gelinmesinin  çok önem taşıdığından düğün, asker uğurlama, sünnet ve cenaze törenlerinde çok  sayıda kişinin aynı ortamda yer alabildiğine dikkati çeken İlhan, bu süreçte  bundan kaçınılmasının hayati öneme sahip olduğuna işaret etti.
 
Yeni vakalarda asker uğurlama ve taziye ziyaretlerinin etkisinin  olduğunun verilerle ortaya konduğunu hatırlatan İlhan, bunların da iletişim  araçları kullanılarak yapılmasının uygun olduğunu belirtti.
 
Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Cenazelerde, özellikle camilerde fiziki mesafe kuralına uyulduğunu  görüyoruz ancak taziyelerde kimi zaman fizik mesafe ve maske kuralına uyulmuyor.  Her ne kadar bizim değerlerimizde taziye vermek çok önemli olsa da mümkünse şu an  için iletişim araçları ile taziye verilmeli ya da kısa süreli temas etmeden fizik  mesafe ve maske ile taziye yapılmalı. Mutlaka yapılacaksa, ziyarete gelenler  toplu olarak kabul edilmemeli, maske asla çıkarılmamalı ve diğer tedbirlere  uyulmalı. Unutmayalım, yaşamak ve yaşatabilmek için fiziksel mesafe, maske ve  hijyen en büyük kalkanımız olacak."
 

ETİKETLER

Kovid-19 corona virüs