Binali Yıldırım: Adamına göre plan tadilatı olmayacak

21 Mart 2019 Perşembe - 21:05 | Son Güncelleme : 21 03 2019 - 23:22

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, CNN TÜRK'te Ahmet Hakan'ın sunduğu 'Tarafsız Bölge' programına konuk oldu.


AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, CNN Türk canlı yayınında gazeteci Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtladı.
 
İşte Yıldırım'ın açıklamalarından satırbaşları:
 
HDP ve Kürt seçmen işini ayırt etmek gerekiyor. Geçmiş seçimlere bakalım biz Güneydoğu'daki illerin bazılarında ikinci bazılarında birinci partiyiz. Dolayısıyla Kürt vatandaşlarımızdan Kürt seçmenden HDP dışında oy alan parti AK Parti. Koca İstanbul seçimlerini 10.5 milyon seçmenin oy kullanacağı seçimleri getirip HDP'ye sıkıştırmak İstanbul'a da haksızlık olur. HDP oy veren Kürt seçmenden de ben oy alacağım.
 
 
ETNİK KİMLİĞİMİZLE GURUR DUYALIM
 
Bu benim yeni söylediğim bir şey değil. 16 yıl boyunca bunu söyledim. Annemize babamıza biz karar vermiyoruz ki. O kararı biz vermiyoruz. Dolayısıyla doğuştan gelen kimliğimiz bizim şerefimizdir, onurumuzdur. Bunu saklamaya gerek yok. Bu bizim millet olmamız, kardeşliğimiz için olmazsa olmaz şeylerdir. Ancak bir şey vardır. Ay yıldızlı bayrağımız, vatan toprağımız, milletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti devletimiz vazgeçilmemiz. Bunlara gözümüz gibi bakacağız.
 
 
SEZAİ TEMELLİ AÇIKLAMASI
 
Bu yönlendirme yapılıyor. Bu yönlendirme CHP tarafından da HDP tarafından da yapılıyor. Altında bir de uyarı var. Kazanamazsanız sebebini söylüyorum diyor. Ben de diyorum ki o halde HDP seçmeni, bu şehirde yaşayan bu şehir için söyleyecek sözüm var diyen bu şehrin geleceğini düşünen herkes partisini, tercihini ertelesin. İstanbul seçiminde beraber yol alalım. İstanbul bizim evimiz, işimiz, memleketimiz. Ortak geleceğimiz. Ben bunu iyi yapacağımı düşünüyorum. Bu iddia boş bir iddia değil. Bunun arkasında 16 yıllık bir tecrübe var. Şunu söylemek istiyorum HDP ya da Kürt seçmen, oylarını pazarlamak pay etmek bunları etik bulmuyorum. Etik bulmamanın ötesinde saygısızlık olarak görüyorum.
 
Ben sakinimdir, ağır konuşurum. Soyadım gibi iş yaparım. Şunu söyleyeyim; Bana hiçbir kimse hiçbir şartta istemediğim bir şeyi yaptıramadı. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı adaylığına kendim karar verdim çok da istekliyim.
 
ÇEKİCİ GÜÇ İSTANBUL'DA
 
Meclis Başkanlığı, Atatürk'ün koltuğu önemli bir iş. Ben de orada 7 ay bulundum. Önemli işler de yaptık. Benim geçmiş yaşamım boyunca yaptıklarım dikkate alındığında orası benim için daha uzun süre götürülecek bir yer değil. Ben sokakta oldum. Ben her yerde mutlaka bir hizmet, üretim, bir iş, vatandaşın hayatı nasıl kolaylaştırılır, nasıl mutlu olunur. Bunun için uğraştım. Meclis başkanlığında bunu da yapamazsınız ki...
 
İstanbul bir başbakanlık gibi bir yer. Niye bunu söylüyorum? İstanbul'u bir şehir gibi düşünmeyin. İstanbul bütün şehirlerin temsilcilerinin olduğu bir yerdir. Türkiye nüfusunun yüzde 20'si burada. Toplam verginin yarısı İstanbul topluyor, ihracatın yüzde 45'ini yapıyor. Gelen turistin üçte biri İstanbul'a geliyor. Milli gelirin yüzde 31'ini İstanbul tek başına sağlıyor. 140 ülkesinden ekonomik olarak daha fazla. İstanbul BM'ye bağlı müstakil bir ülke olsa 41. ülke oluyor. Ekonomi ve nüfus bakımından. İstanbul'u Türkiye haritasından ayır Türkiye çökezler. Çekici güç İstanbul'da.
 
Hiçbir makam küçümsenmez. Ucunda vatandaşa hizmet varsa bütün makamlar kutsaldır.
 
 
SOSYAL BELEDİYECİLİK BAŞLADI
 
Şöyle, bir kere geçen 25 yıl bizim dönemimiz. Biz geçmişimizi yok sayamayız. 1994 İstanbul ne haldeydi... O zaman ne vardı, yollar çamurdu, çukurdu, su yoktu. Hava kirliliği had safhadaydı. Ben buna İstanbul 0.0 versiyonu diyorum. Recep Tayyip Erdoğan geldi ayağa kaldırdı. Yollar temizlendi, çöpler alınmaya başlandı. İnsanlar bir nefes aldı. Onun döneminden sonra sosyal belediyecilik başladı. Bu şehirde yaşayan insanlarla temas kurup, sosyal belediyecilik anlamında destekler verildi. Engellilere, ihtiyaç sahiplerine, sokak hayvanları.
 
İstanbul'da gittikçe güncelleşen ağırlaşan yeni ihtiyaçlar doğdu. Trafik sorunun çözülmesi, yeşil alanlarının artırılması, otopark ihtiyacının giderilmesi gibi sorunlar ortaya çıktı. Raylı sisteme önem verildi.
 
İstanbul 4.0 nedir?
 
Türkiye son 16 yılda altyapıda 39 sıradan 9. Sıraya yükseldi dünyada. Teknoloji dahil. Bütün altyapıyı kastediyorum. Bu muazzam bir şey. Hakkari neyse İstanbul’da aynı.
 
 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilirseniz teknolojiyi mi kullanacaksınız?
 
İstanbul’un sorunlarına mahalle mahalle çözme zamanı geride kaldı. İstanbul’un elinde her gün toplanan 30 milyon veri var. Bu verileri analiz etmemiz lazım bu verilerden İstanbulluların ihtiyaçları ne nasıl çözüm üretilmesi lazım bunları fiziken çözmek mümkün değil Teknoloji merkezinde analiz edilecek. Bulunduğumuz yerde bir sokakta bir sorun. O sorun daha peydah olmadan bizim tarafımızdan bilinecek ve müdahale edilecek. İstanbul’a sürücüsüz araçlar gelecek. İnsan elinin değdiği yerlerde manuel olduğu için bir kurguyu bozabiliyorsunuz. Avantaj sağlayacak yerde dezavantaj sağlayabiliyorsunuz.
 
İstanbulluları davranışlarına göre ihtiyaçlarını önceden görmek ona göre kararlar almak da diğer bölümü. İstanbullu ne yapmak istiyor. Hafta sonu yürümek? Noktasal olarak bunu tespit etmemiz gerekiyor. İkisine de aynı şeyi yazmaya kalkarsak. Teknoloji bunu eldeki veriyle inceliyor.
 
ADAMINA GÖRE PLAN TADİLATI OLMAYACAK
 
Adamına göre plan tadilatı olmayacak. Daha doğrusunu söyleyeyim, bir yer var dolaşıyorsunuz. Şişli'de küçük bir arsa kalmış. Ben buraya bir revize imar planı yaptırayım, bunu da meclisten geçireyim. Bu olmayacak. Bu tip ısmarlama bir kişiye kazandıracak, azad edecek planlar benden geçmez. Burada İstanbullulara söz veriyorum. İmar çirkinliğini ortaya çıkaran da bu. Bütün her şey olmuş bitmiş, ekonomik zenginlik oluşmuş sen uyanıklık yapıyorsun bir şekilde işini kovalıyorsun, çeviriyorsun. Onun etrafındaki binaların hakkı nerede kaldı?
 
 
Amerika'da Türk evi var. Yıkıp yeniden yapmaya karar verdik. 2 sene ruhsat alamadık. Yüksek katlı yapıyoruz. Hava hakkı diye kavram var. Bütün etrafındaki binalar bizim yüksekliğe göre yapılmış gibi onun maliyetini çıkarıyorlar. Ondan sonra yapıyorsunuz.
 
Burada bir imsal tutturulmuş. Buna uygun olarak yapacaksan yap!
 
500 BİN İSTİHADM
 
En az 500 bin. İstanbul’da biz 4.0 belediyeciliğinde üretim turizm ve istihdam. Mesela Yeni İstanbul Havalimanı tam devreye girdiğinde İstanbul’da 225 bin doğrudan insan çalışacak. Bunu nasıl sağlayacağımızı anlatayım… İstanbul’un şu andaki mili gelir payı 232 milyar dolar.
 
2017’yi bir hatırlayın ben Başbakandım. Trump ABD’de seçildi ve çok fazla senaryolar yazıldı. Ama öyle olmadı biz 7,4 büyüdük herkes şaşırdı. İzi sıkıntıları gördük ve tedbir aldık. Bunun İstanbul’la bağlantısı şu; İstihdam oluşturmada ekonomiye büyütmede bir deneyimim var İstanbul’da da bunu yapacağız. Bu ekonomik sıkıntıdan da en fazla etkilenen de İstanbul’dur. İstanbul’un ekonomisini büyüttüğümüz zaman burada iş alanları oluşacak. Bunu turizm ile yöneteceğiz. İstanbul en çok merak edilen 5. Büyük şehir dünyada. Sağlık hizmetlerinin en iyi verildiği 5. Şehir .Bu iki alanı hemen konuşalım. Turizmde 13.5 milyon insan geliyor. Bu az. Biz bunu yükselteceğiz. Avrupa’ya her yıl fuarlar için 50 milyon insan gidiyor. Fuarlara gidenlerde minimum 5 bin dolar harcıyor. Havalimanına açılacak olan alan fazlasıyla yeterli olacak. Bu iş için ideal bir yer. Kongre ve fuar turizminin biz yüzde 10’una talibiz. Biz şimdi fuarlara şöyle bir yaklaşımız var . Burada desteği vereceğiz oradan gelenlere de bu desteği vereceğiz İnsanlar buraya gelecek. 5 yıl içindeki fuar turizmdeki hedefimiz 5 milyon. Bu bize 7.5 milyar lira kazanç sağlayacak.
 
Tepeden tırnağa hizmet sektöründe ciddi bir artış olacak. Binlerce insan iş sahibi olacak. İkincisi deniz turizmi; İstanbul bir deniz şehri. İstanbul herkesin merak ettiği bir yer. İstanbul Yenikapı Marmaray istasyonunun yanına Avrupa’nın en büyük arkeoloji müzesini yapıyoruz. Gelenler burayı da görecek. Yenikapı’da bir kruvazör liman.
 
İstanbul'da şu anda 39 bin nitelikli yatak var. Sağlık turizminde İstanbul’un müthiş bir potansiyeli var. Sağlık turizminin önünde engeller var . Bu engelleri kaldırmak belediyenin işi.
 
Afrika Ortadoğu Balkanlar gibi bölgeyi İstanbul’dan idare edecekler. Bunların buraya gelip yerleşmesi onlara imtiyazlar verilmesi bizim işimiz. Ekonomide pastayı büyütmek istiyoruz. Burada çalışacak olan insanlarda akıl teriyle çalışan bilgisayar yabancı dil bilen.
 
Bizim yatırımına ön ayak olacağımız işler var. Az önce bahsettim. Biz Bayrampaşa’ya bir teknoloji üssü kuruyoruz. Burada bu veriler sentez edilecek. Ve büyükşehrin yönetimi için kullanılacak. Fikir benden destek senden’ bu iş adamlarının da işine geliyor gençlerin de. Belediye olarak biz 500 milyon dolar gibi bir kaynak ayıracağız.
 
Katma değeri yüksek Tuzla’da bioteknoloji dediğimiz şey. Geleceğin ilaçlarını üretmek. Biz şimdi 25 – 30 milyar lira ilaç için para harcıyoruz. İstanbul’un bütçesi kadar parayı biz ilaca veriyoruz. Kendi ilaç, aşı ve serumu üreteceğiz. Sağlıkla ilgili aklına ne gelirse bunu yapabilecek bir altyapımız var. Bu merkez bir kümelenme merkezi olacak. Burada 60 bin kişi çalışacak .Biz araziyi vereceğiz çalışanlar olacak. Bu İstanbul’da yapacağımız her şey Türkiye için yapılıyor.
 
AKAN TRAFİK VADEDİYORUM
 
Ben akan bir trafik vadediyorum. İstanbul halkı 5 sene içerisinde kademe kademe akan trafiğe kavuşacak. Trafik akacak. Bu benim işim bunu Türkiye’de yaptım İstanbul’da da hayli hayli yaparım. Ben ulaştırma Bakanlığı da yaptım. Trafik sorununu büyük ölçüde hallettim. Ben size bir örnek vereyim Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya olmasaydı İstanbul’un trafik hali nasıl olurdu?
 
285 km yeni metro ağı yapılacak.  İkinci dönem için 1100 km’ye çıkıyor bu.

ETİKETLER