Gazetevatan.com » Yazarlar » İran sanatıyla dünyaya açılıyor

İran sanatıyla dünyaya açılıyor

06 Şubat 2016 Cumartesi


Uzun yıllardır uygulanan ambargonun kaldırılması ile İran kapılarını modern dünyaya açmaya hazırlanıyor. Üstelik bu açılımı da sanat yolu ile yapacak.
 
Sanatın, ülkelerin gelişmişlik ve medeniyet seviyesinin göstergesi olduğunun bilincine varmış bu ülke 70’li yıllarda yani Şah Döneminde satın alınan ancak yıllarca depolarda saklanan birbirinden değerli pek çok sanat eserini gün yüzüne çıkarmaya hazırlanıyor. Aralarında; Pollock, Bacon, Picasso, Warhol, De Kooning, Rothko, Kandinsky, Motherwell, Frank Stella, Hockney, Henry Moore, Giacometti ve Calder gibi önemli isimleri barındıran bu modern koleksiyonun tahmini değerinin iki buçuk milyar dolar olduğu söyleniyor. Bunun yanı sıra klasik koleksiyonlarında yer alan Renoir’ın ‘Gabriella With Open Blouse’ 1907 tarihli eseri 8 milyon dolar, Paul Gauguin’in ‘In Still Life With Japanese Woodcut’ 1889 tarihli eseri ise 45 milyon dolar değerinde.
 
Paul Gauguin - In Still Life With Japanese Woodcut
 
İran sanatı her yerde
 
Dünya ile İran arasında bir köprü görevi görecek olan koleksiyon, ilk olarak Berlin’de daha sonra Mayıs ayında Prado Foundation, Milano’da ve son olarak 2017’de Washington DC’de izleyici karşısına çıkacak. Değişim sürecinde dünyaya modern yüzünü göstermeye hazırlanan İran için artık çıplak heykellerin gizlenmesine gerek yok. Öyle görünüyor ki çağdaş sanat, bu yeni açılımlar sayesinde İran’ın günlük yaşamının bir parçası olacak.
 
Sanatsal faaliyetler anlamında özellikle geçtiğimiz sene kendisini iyice göstermeye başlamış olan İran, 2015 Contemporary İstanbul Fuar’ının ‘focus’ bölümünde misafir ülke olarak yer almış ve oldukça dikkat çekmişti.  2015 Venedik Bienali’nde de İran Pavyonu en çok konuşulan bölümlerden bir tanesiydi. Örneğin, benim de çok sevdiğim, Monir Farmanfarmaian’nın geometrik şekilli mozaik ayna ve dönen kaligrafik heykeli bienale damgasını vuran bir eserdi. Bu arada Farmanfarmaian, Guggenheim New York’ta sergisi olan ilk İranlı kadın sanatçı olma ünvanını da taşıyor. Bu günlerde ise Dubai’de Leila Heller Galeri’de sergisi olan ünlü isimlerden İranlı YZ Kami de, 1997’de MOMA’daki sergisiyle oldukça gündem yaratmıştı.
 
Gençlerin entelektüel, sanatçıların bakış açılarının çok geniş olduğu bir ülke olan İran’da sanatsal faaliyetler alanında gerçekleşecek önemli etkinliklerden bir diğeri ise Belçikalı sanatçı Wim Delvoye’un Mart ayında açılacak olan sergisi. Geçen sene Belçika’daki atölyesinde ziyaret ettiğim sanatçı 2016’da gerçekleşecek sergisinin planından bahsederken “İran gibi sanat alanında yüksek potansiyelli bir ülkede sergi yapacak olmak bana heyecan veriyor.” sözleriyle sevincini belirtmişti.
 
Önümüzdeki sonbaharda dünya sanat takvimindeki yerini alacak olan Tehran Sanat Fuar’ı ise şüphesiz tüm sanat dünyası merakla bekliyor.
 

Monir Farmanfar-maian - Square
 
Sergiler, fuarlar bir yana, İran ayrıca edebiyatıyla da dünyada öne çıkmış bir ülke. Abbas Kiyarustemi, Hidayet, Ömer Hayyam, Hafız, Sadi, Firdevsi gibi isimler zaten aşina olduklarımızdan sadece bir kaçı. Buradan çıkarılacak tek sonuç ise sanatın evrenselliğine bir kez daha saygı duruşunda bulunmamız gerektiğidir.